bir kez - Turkish English Dictionary
History

bir kez



Meanings of "bir kez" in English Turkish Dictionary : 7 result(s)

Turkish English
Common Usage
bir kez once adv.
General
bir kez for once adv.
bir kez e'er adv.
bir kez ever adv.
bir kez once adv.
bir kez one time adv.
Technical
bir kez once

Meanings of "bir kez" with other terms in English Turkish Dictionary : 89 result(s)

Turkish English
Common Usage
bir kez daha once again adv.
bir kez daha once more adv.
General
bir şeyi ilk kez yapmak do something for the first time v.
oyunculuk işini bir kez daha gözden geçirmek give acting a second thought v.
babasını son bir kez görmek see one’s father for the last time v.
annesini son bir kez görmek see one’s mother for the last time v.
bir şeyi ilk kez denemek try something for the first time v.
iki kez tekrarlanması gereken bir harfin yalnızca bir kez yazılması haplography n.
bir ilanın gazeteye bir kez konması insertion n.
yılda bir kez gerçekleşen etkinlik annual n.
bir kez olan ve bir daha tekrarlanmayan olay one-off n.
düşmanın çelik yelek giyme ihtimaline karşı iki kez gövdesine bir kez kafasına ateş edilmesi mozambique drill n.
düşmanın çelik yelek giyme ihtimaline karşı iki kez gövdesine bir kez kafasına ateş edilmesi mozambic drill n.
düşmanın çelik yelek giyme ihtimaline karşı iki kez gövdesine bir kez kafasına ateş edilmesi failure to stop drill n.
düşmanın çelik yelek giyme ihtimaline karşı iki kez gövdesine bir kez kafasına ateş edilmesi failure drill n.
ilk kez hamile kalan veya sadece bir çocuk doğuran kadınla ilgili primiparous adj.
bir iki kez once or twice adv.
bir çok kez more than once adv.
bir kez olarak for this once adv.
bir kez daha once more again adv.
bir kez daha yet again adv.
bir çok kez on several occasions adv.
saatte bir kez once per hour adv.
haftada bir kez once a week adv.
günde bir kez once a day adv.
sadece bir kez one time only adv.
bir kez daha one more time adv.
en az bir kez at least one time adv.
sadece bir kez only once adv.
haftada bir çok kez several times a week adv.
yılda bir veya iki kez once or twice a year adv.
son bir kez one last time adv.
bir kez daha againward adv.
Phrases
bir kez daha on one occasion
bir çok kez times without number
daha önce bir kez once before
bir kez bile no even once
Proverb
söz ağızdan bir kez çıkar word spoken is past recalling
söz ağızdan bir kez çıkar word once spoken is past recalling
laf ağızdan bir kez çıkar word spoken is past recalling
laf ağızdan bir kez çıkar word once spoken is past recalling
Colloquial
bir iki kez once or twice
haftada bir kez once a week
hayatımda bir kez olsun for once in my life
son bir kez for a last time
hayatında bir kez olsun babanı dinle for once in your life you listen to your father
hayatta bir kez once in a lifetime
haftada en az bir kez at least once a week
haftada en az bir kez at least once in a week
Idioms
bir kez parlayıp sönen a flash in the pan
bir kez daha once and again
bir kez daha once again
şans kapıyı bir kez çalar opportunity knocks but once
Speaking
insan bir kez genç olur you're only young once
delikanlılık bir kez yaşanır you're only young once
sadece bir kez daha just one more time
yalnızca bir kez oynadık we only played it once
sadece bir kez giyildi it's only been worn once
sana son bir kez dokunmadan without touching you one last time
bir kez daha deneyebilir miyim? can i have another go?
bir kez daha deneyebilir miyiz? can we have another go?
hadi bir kez daha deneyelim let's try it once more
dünyaya bir kez geliyorsun! you only live once!
hayata bir kez geliyoruz we only go around once
bin kez düşün bir kere konuş put mind in gear before opening mouth
bir şey söylemeden önce iki kez düşün think twice before saying anything
senede bir kez biraraya gelirler they get together once a year
sana bir kez daha soracağım so i'm going to ask you one more time
hayatımda bir kez olsun senin kitap okuduğunu görmedim i've never seen you read a book in my life
bir kez daha teşekkür ederim thank you once again
Trade/Economic
yılda bir kez hesapların incelenmesi annual audit
yeni çıkan bir ürün veya hizmetin ilk kez görücüye çıkması rollout
Politics
senede bir kez yapılan ulusa sesleniş state of the union address
senede bir kez yapılan ulusa sesleniş annual address
bir kez daha görüşülmek üzere iade etmek recommit
Technical
her-kez-bir-satır yazıcı line-at-a-time printer
bir kez daha bölmek subdivide
Computer
bir kez tara scan once
bir kez çalıştır run once
hepsini bir kez dene round robin
bir kez sor ask once
bir kez yanıp sön flash once
bir kez yoksay ignore once
her hücreyi sadece bir kez numaralandır number each cell only once
her’-kez’-bir’-satır yazıcı line-at-a-time printer
her-kez-bir-sayfa yazıcı page-at-a-time printer
Marine Biology
bir kez yumurtlayan semelparous
Hunting
tetiğin çekilmesi ile silindirin sağa veya sola bir kez dönmesini sağlayan iç parça hand
Music
müzik dilinde ilk kez karşılaşılan bir notayı çalmak veya söylemek sight-read