hand - Turkish English Dictionary
History

hand

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "hand" in Turkish English Dictionary : 57 result(s)

English Turkish
Common Usage
hand n. el
General
hand v. yakalamak
hand v. uzatmak
hand v. devretmek
hand v. yardım etmek
hand v. elle vermek
hand v. el vermek
hand v. vermek
hand v. (elden ele) vermek
hand v. elden teslim etmek
hand n. alkış
hand n. hüner
hand n. rençper
hand n. yan
hand n. yardım
hand n. akrep veya yelkovan
hand n. işçi
hand n. yetki
hand n. sıra
hand n. taraf
hand n. parti
hand n. hazır
hand n. demet
hand n. salkım
hand n. maharet
hand n. ibre
hand n. yelkovan
hand n. oyun
hand n. hevenk
hand n. kudret
hand n. pay
hand n. ırgat
hand n. yetenek
hand n. ustalık
hand n. amele
hand n. ehil
hand n. kurt
hand n. el yazısı
hand n. (saat) akrep
hand n. ihtiyatsız
hand n. usta
hand n. imza
hand n. el
hand n. adam
hand n. yönetim
hand n. kol
hand n. adam gücü
hand n. kontrol
hand n. çiftlik işçisi
Trade/Economic
hand işçi
Technical
hand tulum
Textile
hand tutum
Marine
hand tayfa
hand tayfadan biri
hand yelkeni sarmak
Hunting
hand tetiğin çekilmesi ile silindirin sağa veya sola bir kez dönmesini sağlayan iç parça
Ottoman Turkish
hand tevdi etmek

Meanings of "hand" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
Common Usage
hand out v. dağıtmak
shake someone's hand v. birinin elini sıkmak
second hand adj. ikinci el
Irregular Verb
hand-feed v. hand-fed - hand-fed
General
be a dab hand at something v. uzmanı olmak
hand over v. eline vermek
get the upper hand v. öne geçmek
bear a hand v. yardım eli uzatmak
get out of hand v. bozulmak
hand in one's notice v. istifasını vermek
keep something near at hand v. el altında bulundurmak
give someone a free hand v. birine geniş yetki vermek
come to hand v. varmak
get out of hand v. yoldan çıkmak
rub with the hand v. sürtmek
get out of hand v. azmak
hand in v. getirmek
raise a hand v. el kaldırmak
be hand in glove v. canciğer olmak
have the whip hand of v. üstünlük sağlamak
be a dab hand v. erbabı olmak
give a free hand v. birine serbestlik tanımak
get out of hand v. kontrolden çıkmak
press someone's hand v. birinin elini sıkmak
hand over v. yüklemek
hand down v. miras bırakmak
live from hand to mouth v. kıtı kıtına idare etmek
gain the upper hand v. üstün gelmek
oil someone's hand v. birine rüşvet vermek
lend someone a helping hand v. birine yardım elini uzatmak
take pen in hand v. kaleme sarılmak
hand feed v. elle beslemek
have the upper hand v. büyük avantaj sağlamak
be at hand v. el altında olmak
ask for the girl's hand for one's son v. kız istemek
thrust out one's hand v. elini uzatmak
hand in one's chips v. ölmek
try one's hand at v. bir şeyi yapmayı denemek
ask for the girl's hand in marriage v. kız istemek
pay by hand v. elden yatırmak
hand in v. iletmek
get upper hand v. kontrolü ele almak
get out of hand v. idare edilememek
hand on v. başkasına vermek
come to hand v. çıkmak
raise one's hand v. el kaldırmak
get the upper hand v. galip gelmek
live from hand to mouth v. kazandığını yemek
lend a hand v. yardım etmek
give someone a hand v. birini alkışlamak
hand over v. devretmek
be a dab hand v. uzmanı olmak
hand in v. teslim etmek
be at hand v. yaklaşmak
be a dab hand v. ustası olmak
thrust out hand v. el uzatmak
give someone a hand v. birine yardım etmek
be hand in and glove with v. ile yakın ilişki içinde olmak
raise one's hand v. parmak kaldırmak
come to hand v. gelmek
be at hand v. yakında olmak
get out of hand v. çığırından çıkmak
hand on v. dolaştırmak
overplay one's hand v. kendi olanaklarına fazla güvenmek
hand down v. bırakmak
turn a hand to v. bir işle uğraşmaya başlamak
oil one's hand v. rüşvet vermek
hand back v. geri vermek
show one's hand v. niyetini açığa vurmak
force one's hand v. dayatmak
wait on someone hand and foot v. el pençe divan durmak
have something on hand v. el altında bulundurmak
be hand in glove v. içli dışlı olmak
hand on v. devretmek
know something like the back of one's hand v. adı gibi bilmek
hand up v. yetişmek
get the whip hand of v. avantaj sağlamak (birisine karşı)
turn a hand to v. bir işe el atmak
give someone a helping hand v. birine yardım elini uzatmak
hand down v. devretmek
hand over v. bağışlamak
hand in one's checks v. ölmek
get out of hand v. şirazesinden çıkmak
launder by hand v. elle yıkamak
show one's hand v. niyetini açıklamak
have the whip hand of v. avantaj sağlamak (birisine karşı)
wash by hand v. elle yıkamak
wait on someone hand and foot v. varını yoğunu vermek (bir başkası için)
gain the upper hand v. büyük avantaj sağlamak
get the upper hand v. büyük avantaj sağlamak
wander from the subject at hand v. ele alınan konudan ayrılmak
be hard at hand v. kapıda olmak
give a free hand v. tam salahiyet vermek
get the upper hand v. dizginleri ele geçirmek
turn a hand v. fiziki iş yapmak
ask for the girl's hand v. kız istemek
be hard at hand v. kapıya dayanmış olmak
gain the upper hand v. avantaj birinde olmak
upper hand v. galip gelmek
get out of hand v. çığrından çıkmak
give a hand v. yardım etmek
hand down v. kuşaktan kuşağa devretmek
turn one's hand to v. bir işle uğraşmaya başlamak
press money into someone's hand v. birinin eline para sıkıştırmak
pay cash in hand v. avucuna saymak
live from hand to mouth v. elden ağıza yaşamak
kiss one's hand v. el öpmek
get the whip hand of v. üstünlük sağlamak
have one's hand in v. karışmak
dye by hand v. elle boyamak
know like the palm of one's hand v. avucunun içi gibi bilmek
hand over v. teslim etmek
hand something in v. teslim etmek
be an old hand at v. bir konuda bayağı tecrübeli olmak
take each other by the hand v. el ele tutuşmak
pay in hand v. avucuna saymak
take upper hand v. kontrolü ele almak
wave one's hand v. el sallamak
know a place like the palm of one's hand v. avucunun içi gibi bilmek
lay one's hand on v. bulmak
force one's hand v. zorlamak (birisini birşey yapmaya)
hand in v. sunmak
give a free hand v. tam serbestlik vermek
pass from hand to hand v. elden ele gezmek
hand on v. babadan oğula geçirmek
turn one's hand to v. bir işe el atmak
hand up v. uzanmak
hand down v. karar vermek
hand out v. yazılı kağıdı dağıtmak
take the upper hand v. kontrolü ele almak
take in hand v. yönetimi ele almak
deliver something by hand v. elden vermek
give a free hand v. tam yetki vermek
get the upper hand v. üstün çıkmak
deliver by hand v. elden teslim etmek
live from hand to mouth v. kıt kanaat geçinmek
have one's hand in v. bulaşmak
raise one's hand to somebody v. el kaldırmak
turn one's hand v. fiziki bir iş yapmak
be a dab hand at something v. erbabı olmak
bear a hand v. yardım etmek
gain the upper hand v. avantaj birine geçmek
hand out v. bağışlamak
have a hand in v. bir işte parmağı olmak
come to hand v. bulunmak
hand in one's resignation v. istifasını vermek
got one's hand in v. belirli bir işe alışmak
got one's hand in v. belirli bir işe başlamak
get one's hand in v. belirli bir işe alışmak
get one's hand in v. belirli bir işe başlamak
have the upper hand v. galip gelmek
turn a hand to v. el atmak
get numb hand v. eli uyuşmak
hand in v. vermek
hand out v. vermek
hand over v. vermek
hand something in v. vermek
take in hand v. idaresini ele almak
get one's hand in v. eli alışmak
get one's hand in v. usta olmak
got one's hand in v. bir işe alışmak
cross somebody's hand v. rüşvet vermek
force somebody's hand v. zorla yaptırmak
bestow hand on somebody v. yaşama döndürmek
get the whip hand of somebody v. üstünlük sağlamak
bestow hand on somebody v. el uzatmak
be finally at hand v. gelip çatmak
strengthen somebody's hand v. birine yürek vermek
strengthen one's hand v. durumunu kuvvetlendirmek
hand out v. ücretsiz dağıtmak
hand over v. denetlemek
give food to a person or an animal by hand v. elle beslemek
give food to a person or an animal by hand v. eliyle beslemek
give a friendly hand v. dostluk eli uzatmak
lend a hand v. el vermek
lend a hand v. el atıvermek
work cash in hand v. peşin çalışmak
hand in one's resignation v. istifasını sunmak
hand down from father to son v. babadan oğula geçmek
get out of one's hand v. kontrolünden çıkmak
hand down the next generations v. gelecek nesillere aktarmak
hold one's hand v. elini tutmak
hold on to one's hand v. elini tutmak
take someone in hand v. gözetip denetlemek
take someone in hand v. birine bakmak
take someone in hand v. ilgilenmek
take someone in hand v. birine nezaret etmek
take someone in hand v. gözetip denetleyerek idare etmek
take someone in hand v. birini gözetmek
take someone in hand v. birini idare etmek
take in hand v. gözetmek
take in hand v. idare etmek
take in hand v. nezaret etmek
take in hand v. bakmak
take in hand v. ilgilenmek
be at hand v. yolu düşmek
have the upper hand v. üstün gelmek
have the upper hand v. kontrolü ele geçirmek
have the upper hand v. üstünlüğü ele geçirmek
have the upper hand v. alt etmek
be an old hand at something v. (bir işin) kurdu olmak
have a hand in v. parmağı olmak
be so few one can count them on the fingers of one hand v. parmakla gösterilmek
have one's hand in v. parmağı olmak
come to ask for the girl's hand in marriage v. (kız) istemeye gelmek
kiss one's hand v. elini öpmek
wait hand and foot v. bir dediğini iki etmemek
wait hand and foot v. el pençe divan durmak
pass from hand to hand v. elden ele dolaşmak
travel from hand to hand v. elden ele dolaşmak
calculate by hand v. elle hesaplamak
glad-hand v. yapmacık bir sıcaklıkla selam vermek
hand-pick v. toplamak
lend a hand to v. -e yardım etmek
give a hand to v. -e yardım etmek
glad-hand v. sahte bir sıcaklıkla el sıkmak
give a hand to v. -e elini uzatmak
lend a hand to v. -e elini uzatmak
hand-pick v. seçmek
hand-knit v. örmek
try one's hand at v. -e el atmak
pay cash-in-hand v. parayı elden yatırmak
pay cash-in-hand v. (parayı) elden yatırmak
try one's hand at v. -i denemek
hand feed v. elle vermek
hand down v. kuşaktan kuşağa geçmek
hand on v. elden ele geçirmek
hand grip v. gömme tutamak
get out of hand v. elden çıkmak
get out of hand v. elden kaçmak
get out of hand v. denetimden çıkmak
rule with an iron hand v. katı bir şekilde yönetmek
hand to on a silver platter v. altın tepside sunmak
hand over one's authorities v. yetkilerini devretmek
hand over one's authority to v. yetkilerini devretmek
take in hand v. yola getirmek
take in hand v. üstüne almak
lend a hand v. yardım eli uzatmak
come to hand v. ele geçmek
be in hand v. (anlaşma) başlamak
be in hand v. başlamış olmak
be kept on hand v. yedekte bulundurulmak
have cash in hand v. parası olmak
hand down a decision v. hüküm vermek
hand down a decision v. karar vermek
have free hand v. serbest olmak
hand over v. tevdi etmek
take something in hand v. denetim altına almak
try one's hand v. denemek
take something in hand v. eline almak
try one's hand v. şansını denemek
take something in hand v. duruma el koymak
take something in hand v. ele almak
take something in hand v. kontrol etmek
raise one's hand v. elini kaldırmak
lift one's hand v. elini kaldırmak
hand down v. kararı bildirmek
hand down v. aşağıya kadar uğurlamak
hand the microphone to v. mikrofunu uzatmak
hand the microphone to v. mikrofon uzatmak
extend a hand v. elini uzatmak
buy at first hand v. birinci elden satın almak
buy at second hand v. ikinci elden satın almak
offer a hand of friendship v. dostluk eli uzatmak
was one's hand v. elini yıkamak
strengthen one's hand v. elini güçlendirmek
lend a hand to v. yardım etmek
lend a helping hand to v. yardımına koşmak
lend a helping hand to v. yardım etmek
lend a hand to v. imdadına yetişmek
lend a hand to v. yardımına koşmak
lend a helping hand to v. yardımına yetişmek
lend a helping hand to v. imdadına yetişmek
lend a hand to v. yardımına yetişmek
shake someone's hand v. birisinin elini sıkmak
raise hand v. parmak kaldırmak
hand out food v. yemek dağıtmak
take someone by the hand v. elinden tutmak
take someone by the hand v. elini tutmak
hand something to someone v. bir şeyi birine elden vermek
walk hand in hand v. ele ele yürümek
sit hand in hand v. ele ele oturmak
hand something back to someone v. birine bir şeyi elden geri vermek
hand something down from generation to generation v. kuşaktan kuşağa aktarmak
hand something around v. elden ele vermek/dolaştırmak
extend a hand v. yardım eli uzatmak
hand-wash v. elde yıkamak
wash by hand v. elde yıkamak
keep on the left-hand side of something v. bir şeyin solunda kalmak/olmak
keep on the left-hand side of something v. bir şeyin solundan gitmek
hand-rear v. bir yenidoğanı biberonla beslemek
execute under hand or under seal v. imzalı ve mühürlenmiş bir şekilde düzenlemek (belge)
hand back v. iade etmek
put one's hand in one's pocket v. elini cebine sokmak
put one's hand in one's pocket v. elini cebine koymak
burn one's hand v. elini yakmak
hand-translate v. elden çevirmek
overtake on the right-hand side v. (bir aracı) sağlamak
make a lot of hand gestures v. bir sürü el hareketi yapmak
let go of one's hand v. elini bırakmak
be spotted with cigarette in hand v. elinde sigarayla kameralara yansımak
be spotted with cigarette in hand v. elinde sigarayla görüntülenmek
jam one's hand in the door v. elini kapıya sıkıştırmak
force someone’s hand v. elini zorlamak
receive by hand v. elden teslim almak
put out a hand v. elini uzatmak
pay by hand v. elden ödemek
hand luggage n. bagaj
hand thinning n. elle seyreltme
hand lotion n. el losyonu
hand clapping n. alkışlama
little hand n. küçük el
left hand derivative n. soldan türev
hand rake n. el tırmığı
left hand rule n. sol el kuralı
hand hammer n. el çekici
old hand n. deneyimli kimse
hour hand n. saatte akrep
hand labour n. el emeği
hand held computer n. el bilgisayarı
unsteady hand n. titrek el
hand spinning n. eğirme
old hand n. tecrübeli
left hand n. sol el
hand towel n. el bezi
hand the expense n. masraf ne olursa olsun
1st hand n. birinci el
left hand limit n. soldan limit
second hand n. saat kadranında saniye ibresi
hand hole n. el deliği
old hand n. eski kurt
old hand n. usta
hand truck n. el arabası
left hand motion n. saat aksi yönüne hareket
left hand page n. sol sayfa
old hand n. kurt
left hand direction n. sol el yönü
hand loom n. el dokuması
hand axe n. el baltası
hand glass n. el aynası
good hand n. hamarat işçi
hand advance n. el avansı
second hand n. saniye ibresi
big hand n. çılgınca alkış
hand labor n. el ile yapılan iş
hour hand n. saat akrebi
left hand n. sol taraf
shake of the hand n. el sıkma
hand calculator n. hesap makinesi
the minute hand n. saat yelkovanı
hand baggage n. el bagajı
outstretched hand n. uzatılan el
hand work n. el emeği
left hand motion n. sola hareket
hand printing n. el baskısı
hand span n. karış
hand to hand struggle n. göğüs göğüse mücadele
hand grenade n. el kumbarası
right hand direction n. sağ el yönü
eye hand coordination n. el göz koordinasyonu
hand organ n. laterna
cow hand n. sığır çobanı
whip hand n. üstünlük
long hand n. el yazısı
old hand n. deneyimli kişi
hand puppet n. kukla
good hand n. çalışkan işçi
palm of the hand n. avuç
sleight of hand n. kurnazlıkla yapılan hile
hand feeding n. elden yemleme
hand lathe n. el tornası
farm hand n. çiftlik işçisi
hand baggage n. bagaj
sleight of hand n. hokkabazlık
old hand n. üstat
deck hand n. tayfa
bird in the hand n. çantada keklik
palm of the hand n. aya
hand lever n. el manivelası
scurf on baby's hand n. uykuluk
running hand n. el yazısı
hand basin n. lavabo
hand reel n. el çıkrığı
hand mirror n. el aynası
hand over hand n. tutuna tutuna tırmanma
upper hand n. üstünlük
passing from hand to hand n. alavere
hour hand n. akrep
cow hand n. sığırtmaç
hand luggage n. el bagajı
hand spear n. balık mızrağı
left hand side n. sol kenar
hand jack n. el krikosu
hand drill n. el matkabı
cash on hand n. kasa bakiyesi
sleight of hand n. el çabukluğu
hand labour n. kol emeği
hand lifting n. elle sökme
left hand drive n. sol direksiyon
hand reset n. elle sıfırlama
second hand store n. ikinci el mağazası
hand waiving n. el sallama
hand tools n. el aletleri
old hand n. tecrübeli kimse
hand reset n. elle silme
good hand n. gayretli işçi
minute hand n. yelkovan
whip hand n. avantaj
upper hand n. galip gelme
hand shaking n. el sıkışma
hired hand n. adam
powerful hand n. güçlü el
heavy hand n. zorba
heavy hand n. otorite
heavy hand n. baskıcı
strong hand n. sertlik
strong hand n. demir yumruk
strong hand n. baskı
heavy hand n. despot
heavy hand n. zalim
heavy hand n. sakar
heavy hand n. tiranlık
heavy hand n. baskı
heavy hand n. zorbalık
strong hand n. güçlü el
strong hand n. zulüm
hand tool n. el aleti
fuel on hand n. yakacak mevcudu
smart hand n. akıllı el
clever hand n. akıllı el
hand book n. el kitapçığı
raw hand n. düz işçi
raw hand n. deneyimsiz işçi
charge hand n. ekip şefi
first hand n. ilk el
charge-hand n. kalfa
hand-printed head scarve making n. yemenicilik
hour-hand n. akrep
hand-printed head scarve selling n. yemenicilik
hand-printed head scarve seller n. yemenici
hand-made rug n. el halısı
hand-me-down n. kullanılmış elbise vey eşya
hand-printed head scarve maker n. yemenici
hand-churned ice cream n. dövme dondurma
field-hand n. tarla işçisi
hand-to-hand fighting n. göğüs göğüse kavga
hand-rolled cigarette n. sarma sigara
hand-knit n. örgü
hand-out n. dağıtım
hand-painted kerchief n. yazma
free-hand drawing n. elle taslak yapma
free-hand drawing n. serbest el çizimi
free-hand drawing n. elle çizim yapma
second-hand smoke n. pasif olarak maruz kalınan sigara dumanı
right-hand n. sağ
second-hand smoke n. pasif içicilik
second-hand bookseller n. sahaf
wash-hand-basin n. küvet
right-hand man n. en çok güvenilen kimse
right-hand man n. sağ kol
second-hand clothes dealer n. eskici
second-hand book trade n. sahaflık
hand bone n. el kemiği
hand molding n. elle şekil verme
hand throttle n. el gazı
hand shears n. el makası
hand planting n. elle dikim
hand mixing n. elle karıştırma
hand power n. el gücü
hand lamp n. el feneri
hand camera n. portatif kamera
hand spreading n. elle serme
hand truck n. iki tekerlekli el arabası
hand-towel rack n. havlu kutusu
hand tools n. el aygıtları
hand power n. kol kuvveti
hand sprayer n. el püskürtücüsü
hand spray n. el duşu
hand cutter n. demirci el makası
hand tamper n. el tokmağı
hand knob n. tutamak
hand fire extinguisher n. el yangın söndürme aleti
hand clamp n. kıskaç
hand camera n. el kamerası
hand drive n. el kumandalı
hand clamp n. el mengenesi
hand-rail n. korkuluk
hand tools n. takım
short hand n. stenografi
first hand n. birinci el
free hand n. tam yetki
left-hand lock n. sol kilit
left-hand lock n. sol kapı kilidi
left-hand door n. sol kapı
minute hand n. (saat) yelkovan
minute hand n. dakika kolu
minute hand n. saat yelkovanı
receptacle for soiled hand-towels n. kullanılmış havlu sepeti
hand loom n. el tezgahı
hand sewn n. el dikişi