bony - Turkish English Dictionary

bony

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bony — Definition

Meaning:
kemikli, cılız
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈboʊni/ – BrE /ˈbəʊni/)
Part of speech:
Sıfat: bony
Synonyms:
gaunt
Antonyms:
fleshy

Meanings of "bony" in Turkish English Dictionary : 15 result(s)

English Turkish
Common Usage
bony adj. kılçıklı
It is a small but bony fish.
Küçük fakat kılçıklı bir balıktır.

More Sentences
bony adj. kemikli
The cow has a bony back.
İneğin kemikli bir sırtı var.

More Sentences
General
bony adj. kemiksi
bony adj. bir deri bir kemik
bony adj. sıska
bony adj. zayıf
bony adj. kemiksel
bony adj. kemik gibi
bony adj. kemikleri çıkmış
bony adj. kısır
bony adj. zayıf
bony adj. boş
bony adj. cılız
Geology
bony n. karbonlu şeyl
bony n. kemik kömürü

Meanings of "bony" with other terms in English Turkish Dictionary : 12 result(s)

English Turkish
General
become bony v. zayıflamak
bony-plated adj. kemikli plakalarla kaplı
Technical
bony fish n. kemikli balık
Medical
bony spur n. osteofit
Anatomy
bony prominences n. kemik çıkıntıları
Marine Biology
bony bream n. bir avustralya tatlı su ışın yüzgeçli balığı
bony bream n. ringa balıklarından nematalosa cinsine ait çeşitli kemikli avustralya tatlı su balıklarına verilen ad
bony pike n. zargana
bony-eared adj. kemik kulaklı
Zoology
bony labyrinth n. kemik labirent
Sport
bony tissue n. kemik doku
Slang
slam bony n. ani ereksiyon