do it - Turkish English Dictionary
History

do it

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "do it" in Turkish English Dictionary : 11 result(s)

English Turkish
Slang
do it v. aşk yaşamak
do it v. birisini yatağa atmak
do it v. cinsel ilişkiye girmek
do it v. cinsel ilişki yaşamak
do it v. götürmek
do it v. mercimeği fırına vermek
do it v. mala vurmak
do it seks yapmak
do it (karşı cinsi) götürmek
do it sevişmek
Computer
do it yap

Meanings of "do it" with other terms in English Turkish Dictionary : 240 result(s)

English Turkish
General
make it do v. idare etmek
vow not to do it again v. tövbe etmek
consider it necessary (to do sth) v. gerekli görmek
make it possible (for somebody) to do something v. zemin sunmak
how-to-do-it book n. el kitabı
do-it-yourself n. birinin kendi başına monte edebileceği (şey)
do-it-all inventor n. elinden her iş gelen mucit
do-it-yourself n. birinin kendi başına yapabileceği şey (şey)
do-it-yourselfer n. tamir işlerini kendi yapan kimse
do-it-all inventor n. herşeyi yapan mucit
do-it-yourself n. kendin yap
do-it-yourself project n. kendin yap projesi
do-it-yourself adj. yardımsız yapılabilen
Phrases
it would never do! expr. olacak iş mi bu!
it would never do! expr. olur iş değil!
it would never do! expr. olacak iş değil!
it will never do! expr. olacak iş mi bu!
it will never do! expr. olur iş değil!
it will never do! expr. olacak iş değil!
what do you call it expr. adı neydi
what do you call it expr. adını unuttum şimdi, hani …, işte o
what do you call it expr. adını unuttuğum o kadın/adam/şey
what do you call it expr. ne diyorsunuz ona, işte o
what more do you want - jam on it? expr. buldun da bunama
do it like you mean it expr. hakkını vererek yap
Proverb
if you want a thing done well do it yourself bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın
if you want a thing done well do it yourself kendi ununu kendin öğüt
Colloquial
somebody had to do it expr. birinin bunu yapması gerekiyordu
let someone else do it expr. bırak bir başkası yapsın
let someone else do it expr. bırak başka biri yapsın
come on you can do it expr. haydi bunu yapabilirsin
well do it then expr. öyleyse yap da görelim
well do it then yap o halde
Idioms
take it into one's head to do something v. bir şeyi yapmayı kafasına koymak
let george do it v. bir işin yapılması başkasından beklemek
let george do it v. bir işi başkasına kakalamak
take it upon yourself to do something v. durumdan vazife çıkarmak
not find it in one's heart (to do something) v. gönlü razı olmamak
not find it in oneself (to do something) v. gönlü razı olmamak
not find it in oneself (to do something) v. gönlü istememek
not find it in one's heart (to do something) v. gönlü istememek
feel it beneath (one) (to do something) v. gururuna yedirememek
not find it in one's heart (to do something) v. içine sinmemek
take it upon oneself to do something v. kendine vazife edinmek
make it one's business to do something v. kendine vazife edinmek
feel it beneath one (to do something) v. onuruna yedirememek
it would take an act of congress to do something n. bir şeyin imkansız olması
it would take an act of congress to do something n. bir şeyin mümkünatının olmaması
that will do it expr. yeterli
that will do it expr. bu kadar yeterli
that will do it expr. bitti sayılır
that will do it expr. tam şimdi bitti
that should do it expr. yeterli
that should do it expr. bu kadar yeterli
that should do it expr. bitti sayılır
that should do it expr. tam şimdi bitti
let george do it expr. bırak bir başkası yapsın
far be it from me to do something expr. benim üstüme vazife değil ama
let george do it expr. bırak başka biri yapsın
it would take an act of congress to do something expr. deveye hendek atlatmaktan zor
do you want jam on it? expr. daha ne istiyorsun?
it would take an act of congress to do something expr. imkanı yok
it would take an act of congress to do something expr. mümkün değil
find it in oneself (to do something) (bir şeyi yapma) isteğinde/cesaretinde olmak
find it in one's heart (to do something (bir şeyi yapma) isteğinde/cesaretinde olmak
wouldn’t put it past someone (to do something) (birinin) ... yapması şaşırtıcı/sürpriz olmaz/beni şaşırtmaz
it took me ages to do it yapması çok zamanımı aldı
make it a point to (do something) (bir şeyi yaptığından) emin olmak
Speaking
may it do you no good! expr. al da başına çal!
you do get used to it expr. alışmışsındır artık
do you get it expr. anlıyor musun
if you want a thing done properly do it yourself expr. bir işin iyi yapılmasını istiyorsan kendin yap
why did you do it? expr. bunu neden yaptın?
it is usual to do so expr. böyle yapmak adettir
it goes against the grain for me to do it expr. bunu istemeyerek yapıyorum
do you like it? expr. beğendin mi?
this time we’re going to do it right expr. bu sefer işi düzgün yapalım
what more do you want-jam on it expr. buldun da bunuyorsun
do you believe it? expr. buna inanıyor musun?
there are many ways to do it expr. bunu yapmanın birçok yolu var
I couldn't do it alone expr. bunu tek başıma yapamadım
we don't want to do it expr. bunu yapmak istemiyoruz
it has nothing to do with me expr. benimle bir ilgisi yok
do you like it here? expr. burayı sevdin mi?
do you like it here? expr. burayı sevdiniz mi?
do you like it here? expr. buradan hoşlandın mı?
do you like it here? expr. buradan hoşlandınız mı?
do you like it here? expr. burası hoşuna gitti mi?
do you like it here? expr. burası hoşunuza gitti mi?
do with it for now expr. bununla idare ediver şimdilik
she's making you do it, isn't she? expr. bunu sana o yaptırıyor değil mi?
why would I do it on purpose? expr. bunu neden bilerek yapayım ki?
do you know what it is? expr. bunun ne olduğunu biliyor musun?
what does it have to do with me? expr. benimle ne ilgisi var?
I would not have the conscience to do it expr. bunu yapmaya vicdanım razı olmaz
don't do it again expr. bunu bir daha yapma
only one that can do it expr. bunu yapabilecek tek kişi
are you ready to do it? expr. bunu yapmaya hazır mısın?
I will never do it expr. bunu asla yapmayacağım
do I have to spell it out for you? expr. bunu sana açıklamalı mıyım?
it is all I can do expr. bütün yapabileceğim bu
there's really nothing that you can do about it expr. bu konuda gerçekten yapabileceğin hiçbir şey yok
do with it for now expr. bununla idare ediver işte
I didn't mean to do it expr. bunu yapmak istememiştim
do i have to spell it out for you? expr. bu sana açıklamam gerekiyor mu?
do you know what it is? expr. bunun ne olduğunu biliyor musunuz?
what do I get out of it? expr. bundan benim çıkarım ne olacak?
what is it supposed to do? expr. bu ne işe yarayacak?
you'd better not do it expr. bunu istersen yapma
do you even doubt it? expr. bundan bir şüphen mi var?
can you do it for me? expr. bunu benim için yapar mısın?
what do I get out of it? expr. bundan ne çıkarım var?
can you or can't you do it? expr. bunu yapabilir misin yapamaz mısın?
I dont want to do it expr. bunu yapmak istemiyorum
you have to do whatever it takes expr. bedeli ne olursa olsun her şeyi yapmalısın
you're not the one who'd have to do it expr. bunu yapması gereken kişi sen değilsin
what more do you want-jam on it expr. buldun bunama
it has nothing to do with this expr. bunun konuyla bir ilgisi yok
do I have to spell it out (for you)? expr. bunu anlaman için daha ne yapmalıyım (resim mi çizeyim/tek tek heceleyeyim mi)?
how many times do i have to say it? expr. bunu daha kaç kere söylemem gerek?
what do I get out of it? expr. bundan benim ne çıkarım olacak?
do you even doubt it? expr. bundan bir kuşkun mu var?
what are you going to do about it? expr. bu konuda ne yapacaksın?
do you know how personal it is to me? expr. bunun benim için ne kadar özel olduğunu biliyor musun?
don't ever do it again expr. bunu sakın bir daha yapma
do you know anything about it? expr. bunun hakkında bir şey biliyor musun?
do you think that i took it? expr. benim aldığımı mı düşünüyorsun?
it has nothing to do with me expr. benimle bir alakası yok
I will find a way to do it expr. bunu yapmanın bir yolunu bulacağım
what more do you want-jam on it expr. bulmuş da bunuyorsun
I can't do it alone expr. bunu tek başıma yapamam
you'd better not do it expr. bunu yapmasan iyi olur
do it this way expr. bunu bu yoldan yap
I didn't mean to do it expr. bunu yapmak istemedim
there isn't anything they can do about it expr. bu konuda yapabilecekleri hiçbir şey yok
I don't know what i can do about it expr. bunun hakkında ne yapabileceğimi bilmiyorum
do you have any use for it? expr. bu işine yarar mı?
how long do you keep it up? expr. buna daha ne kadar devam etmeyi düşünüyorsun?
it doesn't do us any good expr. bir işimize yaramaz
do you like it here? expr. burayı seviyor musun?
what do we get out of it? expr. bundan ne çıkarımız var?
why do you use it? expr. bunu neden kullanıyorsun?
İf you can dream it you can do it expr. eğer hayal edebiliyorsan yapabilirsin
İf you can dream it you can do it expr. hayal edebiliyorsan yapabilirsin
if you have a chance then do it expr. fırsatın varken yap
do you think you got what it takes? expr. gereken özelliklerin sende olduğunu mu düşünüyorsun?
do you want to make something of it? expr. erkeksen al/yap gibi meydan okuma ifade eden bir söz
if you do not want to do it expr. eğer yapmak istemiyorsan
I will do whatever it takes expr. elimden geleni yaparım
if you don't want to do this i'll do it myself expr. eğer yapmak istemiyorsan ben kendim yapacağım
how do you like it? expr. hoşlandınız mı?
how do you like it? expr. hoşuna gitti mi?
how do you like it? expr. hoşunuza gitti mi?
do you like it? expr. hoşlandın mı?
how do you like it? expr. hoşlandın mı?
do you still have it? expr. hala sende mi?
do you want to see it? expr. görmek ister misin?
may it do you no good! expr. hayrını görme!
it will do none of us any good expr. hiçbirimizin hayrına olmaz
do you like it? expr. hoşlandınız mı?
do you like it? expr. hoşuna gitti mi?
do you like it? expr. hoşunuza gitti mi?
do it quick expr. elini çabuk tut
I'm willing to do whatever it takes to keep my business afloat expr. işimi ayakta tutacak ne varsa yapmaya hazırım
do you think it will scar? expr. iz kalacak mı?
you can do it whenever you want expr. istediğin zaman yapabilirsin
what does it do? expr. ne işe yarıyor?
if it were easy everyone would do it expr. kolay olsa herkes yapardı
I'd do it myself expr. kendim yapardım
I'll do whatever it takes expr. ne gerekirse yaparım
we're going to do it, sink or swim! expr. öyle de olsa böyle de olsa bu işi yapacağız (batsa da çıksa da bundan geri durmak yok !)
what's it got to do with it? expr. ne alakası var
we're going to do it, sink or swim! expr. onu yapacağız!
it looks like it will continue to do so expr. olmaya devam edecek gibi görünüyor
what is it supposed to do? expr. ne işe yarayacak bu?
do you like it there? expr. orayı sevdin mi?
do you like it there? expr. oradan hoşlanıyor musun?
does he dare do it? expr. o işi yapmaya cesareti var mı?
what does it have to do with me? expr. ne alakası var benimle?
what are you going to do with it? expr. ne yapacaksın bununla?
you do not want a part of it expr. onun bir parçası olmak istemezsin
it behooves one to do something expr. mek/mak gerekir/yakışır/yaraşır/icap eder
I will do it however it is you want it done expr. nasıl yapılmasını istiyorsan öyle yaparım
do you like it there? expr. oradan hoşlandın mı?
do not let anyone see it expr. kimse görmesin
do you find it funny? expr. komik mi buluyorsun?
what does it do? expr. ne işe yarar?
I figured out how to do it expr. nasıl yapacağımızı buldum
that wouldn't have anything to do with it expr. onunla bir alakası yoktur
he should have known better than to do it expr. o işi yapmayacak kadar aklı olmalıydı
do you like it there? expr. orayı seviyor musun?
what do you think it means? expr. ne anlama geliyor dersin?
we're going to do it, sink or swim! ya herrü ya merrü
i had rather not do it yapmasam daha iyi
i had rather not do it yapmamayı tercih ederim
if it was you you wouldn't do it sen olsaydın yapmazdın
do not use (it) unless you have to zorunda kalmadıkça kullanmayın
I would do (it) yapacaktım
I was going to do (it) yapacaktım
I will do it later (bunu) sonra yaparım
it doesn't have anything to do with you seninle bir ilgisi yok
i had to do it yapmak zorundaydım
do it again tekrar yap
you're saying you didn't do it yapmadığını söylüyorsun
would you do it again? yine yapar mıydın?
do you not like it? sevmedin mi?
you don't think i can do it? yapamayacağımı mı sanıyorsun?
if you don't have the nerve to do it i'll do it yapacak cesaretin yoksa ben yaparım
what more do you want-jam on it sen de bulmuşsun bulandırıyorsun
do you know what time it is? saatin kaç olduğunu biliyor musunuz?
do you know what time it is? saatin kaç olduğundan haberin var mı?
do you know what time it is? saatin kaç olduğundan haberiniz var mı?
do you know what time it is? saatin kaç olduğunu biliyor musun?
what do you think it means? sence ne anlama geliyor?
it has nothing to do with you seninle ilgisi yok
do you think it would work on me? sence bu bende işe yarar mı?
do you think it will work on me? sence bu bende işe yarar mı?
do you doubt/suspect it ? şüphen mi var?
i decided not to do it yapmamaya karar verdim
how do you think i should do it? sence nasıl yapmalıyım?
just do it yap gitsin
you don't have to do it yapmak zorunda değilsin
you don't have to do it yapmak zorunda değilsiniz
you'd do it for me sen de benim için yapardın
what temperature do you think it is? sence hava kaç derece?
do you like it? sever misin?
do you like it? seviyor musun?
where do you think I can find it? sence nerede bulabilirim?
do you like it? sevdin mi?
do you like it? sevdiniz mi?
how do you like it? sevdiniz mi?
how do you like it? sevdin mi?
how do you like it so far? şu ana kadar nasıl buldun?
Slang
do it to death v. bir işi çok önemsemek
Technical
do-it-yourself kit n. kendin-yap eşyası
do-it-yourself n. kendin-yap
Automotive
do it yourself mechanic n. amatör tamirci
do it yourself expr. kendin yap
Sport
just do it sadece yap
Abbreviation
diy (do it yourself) expr. kendi başına yap