few - Turkish English Dictionary
History

few

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "few" in Turkish English Dictionary : 10 result(s)

English Turkish
Common Usage
few adj. az
General
few adj. birkaç
few adj. az miktar
few adj. kıt
few adj. azıcık
few pron. bazıları
Phrases
few sayıca az
Meteorology
few az bulutlu
Military
few yedi veya daha az sayıda uçak gördüğünü yer önleme istasyonuna bildirmede kullandığı bir kod
few havadan önlemede

Meanings of "few" with other terms in English Turkish Dictionary : 246 result(s)

English Turkish
Common Usage
a few adj. birkaç
General
be few and far between v. çok seyrek olmak
be few and far between v. nadir rastlanmak
escape with few scrapes v. hafif sıyrıklarla kurtulmak
escape with few scrapes v. hafif sıyrıklarla atlatmak
make a few bucks v. birkaç kuruş para kazanmak
be so few one can count them on the fingers of one hand v. parmakla gösterilmek
escape with nothing but a few scrapes v. birkaç sıyrıkla kurtulmak
escape with nothing but a few scrapes v. birkaç sıyrıkla atlatmak
be modeling a few things v. ufak tefek modellik yapmak
make a few calls v. (telefonla) birkaç yeri aramak
gain a few pounds v. birkaç kilo almak
a man of few wants n. pek az isteği olan bir adam
a few thousand n. birkaç bin
few of n. birkaçı
a man of few words n. az konuşan adam
a man of a few words n. az konuşan adam
the privileged few n. mutlu azınlık
a few words n. iki çift söz
a few words n. iki çift laf
a few points worth stressing n. üzerinde durulması gereken birkaç konu
few decades n. birkaç on yıl
a few bags of coffee n. birkaç paket kahve
very few people n. çok az insan
few options n. birkaç seçenek
very few adj. çok az
a few adj. birkaç
a good few adj. birçok
not a few adj. az değil
not a few adj. birçok
quite few adj. azca
quite a few adj. birçok
rather few adj. azca
too few adj. çok az
precious little/few adj. çok küçük/az
a few more adv. birkaç tane daha
every few hours adv. birkaç saatte bir
in few adv. sözün kısası
in every few days adv. birkaç günde bir
few and far adv. nadiren
a few times adv. birkaç kez
every few days adv. birkaç günde bir
in few adv. velhasıl
in few adv. kısaca
quite a few adv. epeyce
a few days adv. birkaç gün
a few years ago adv. birkaç yıl önce
within a few days adv. birkaç gün içinde
within a few days adv. birkaç gün içerisinde
a few days adv. birkaç gün içinde
in the past few days adv. yakın zaman önce
in a few days adv. birkaç gün içinde
a few days apart adv. (birkaç) gün ara ile
few minutes later adv. birkaç dakika sonra
a few minutes ago adv. birkaç dakika önce
in the past few days adv. geçtiğimiz günlerde
with few exception adv. az bir istisnayla
in a few words adv. kısaca
in a few words adv. birkaç kelimeyle
in a few words adv. birkaç sözcükle
a few weeks ago adv. birkaç hafta önce
a few months ago adv. birkaç ay önce
a few days ago adv. birkaç gün önce
a few hours ago adv. birkaç saat önce
for a few days adv. birkaç günlüğüne
in a few hours adv. birkaç saat içinde
on a few occasions adv. birkaç vesilede/vakada
within a few days from adv. itibaren birkaç gün içerisinde
within a few days from adv. itibaren birkaç gün içinde
a few times adv. birkaç defa
in the last few days adv. son birkaç gün içinde
a few times adv. birkaç kere
few times a week adv. haftada birkaç kez
after a few weeks adv. birkaç hafta sonra
for a few months adv. bir kaç aylığına
quite a few adv. oldukça fazla
a few hours later adv. birkaç saat sonra
as few as adv. ... kadar az (sayıda)
a few of prep. birkaçı
a few of prep. -den birkaçı
a few of prep. dan bazıları
a good few pron. bir hayli kalabalık
some few pron. birkaç kişi
some few pron. bazıları
Phrases
few and far between tek tük
few and far between seyrek
a few years after birkaç yıl sonra
few and far between çok nadir
few and far between nadir
few and far between seyrek olarak
with few exceptions az bir istisnayla
with a few exceptions birkaç istisna hariç
with a few exceptions birkaç istisna dışında
except a few issues birkaç konu dışında
to mention but a few bir kaçını belirtmek gerekirse
to mention but a few bir kaçını belirtmemiz gerekirse
to name a few birkaç isim vermek gerekirse
to name a few birkaçını saymak gerekirse
to name but a few birkaçını saymak gerekirse
to name but a few birkaç isim vermek gerekirse
never underestimate the power of a few azınlığın gücünü asla yabana atma
few in number sayıca az
for the next few years önümüzdeki bir kaç yıl boyunca/süresince
for the next few years önümüzdeki bir kaç yıl için
for the next few years önümüzdeki bir kaç yıla ilişkin
as few as ...kadar az
until a few years ago birkaç yıl öncesine kadar
for a few moments bir süre
only a few days left (for) sayılı gün kaldı
just a few days left (for) sayılı gün kaldı
few if any pek az
few if any çok fazla değil
Proverb
many are called but few are chosen çoğu (bir çok kişi) çağrılır pek azı seçilir
he who begins many things, finishes but few çok işe başlayan az iş bitirir
you win a few, you lose a few her zaman başarılı olamazsın
Colloquial
have had a few kafayı bulmuş
have had a few içkili
have had a few kafası kıyak
have had a few sarhoş
have had a few küfelik
only a few days to the end of the summer yazın bitmesine sayılı günler kala
for a few months birkaç aydır
for a couple/few of days birkaç günden bu yana
for a couple/few of days birkaç günden beri
quite a few oldukça fazla
quite a few oldukça çok
just for a few seconds sadece birkaç saniyeliğine
a few nights ago birkaç gece önce
just a few words sadece birkaç söz
in the first few hours ilk birkaç saat içerisinde
for a few years now birkaç seneden beri
in the next few minutes sonraki birkaç dakikada
learn a few new tricks birkaç yeni numara öğrenmek
a few years back birkaç yıl önce
just a few days sadece birkaç gün
over the last few hours son birkaç saattir
a few years ago birkaç sene önce
a few of us would like to take you to dinner birkaçımız sizi yemeğe çıkarmak istiyoruz
a few years later birkaç yıl sonra
a few years back birkaç sene önce
in a few months birkaç ay içerisinde
try to work a few things out birkaç şeyi çözmeye çalışmak
just a few of sadece birkaç
quite a few bir hayli çok
put on a few pounds birkaç kilo almak
a few years ago birkaç yıl önce
my doctor told me I could stand to lose a few pounds doktorum bana birkaç kilo verirsem iyi olacağını söyledi
Idioms
drop someone a few lines birine iki satır yazmak
few and far between tek tük
a good few makul miktarda
a good few uygun sayıda
every few days birkaç günde bir
few and far between arada bir
few and far between nadir
few and far between arada sırada
few and far between bazı bazı
few and far between çok ender
few and far between seyrek
few and far between ara sıra
few and far between az
few cards short of a deck aklı noksan
few cards shy of a full deck tahtası noksan
few cards shy of a full deck aklı noksan
few bricks short of a load tahtası eksik
few bricks short of a load tahtası noksan
few cards short of a deck tahtası noksan
few bricks short of a load aklı noksan
few cards shy of a full deck tahtası eksik
few cards short of a deck tahtası eksik
plus a few cents küsür
plus a few hundredths küsür
catch a few rays güneş banyosu yapmak
catch a few rays güneşlenmek
the chosen few seçilmiş birkaç kişi
open a few doors for someone (birinin) işini kolaylaştırmak
open a few doors for someone (birisi için) bazı kapıları açmak
raise a few eyebrows şaşırtmak
raise a few eyebrows endişeye neden olmak
hang a few on iki tek atmak
hang a few on birkaç içki içmek
hang a few on birkaç bira içmek
have a few too many içkiyi fazla kaçırmak
have a few too many sarhoş olmak
pull a few strings nüfuzunu kullanarak birine menfaat sağlamak
pull a few strings torpil yaptırmak
pull a few strings araya adam sokmak
pull a few strings birine yaranmak için nüfuzunu ve gücünü kullanmak
hoist a few birkaç kadeh içmek
hoist a few iki tek atmak
get off a few good ones birkaç iyi espri yapmak
have a few irons in the fire kırk tarakta bezi olmak
a few bad apples birkaç çürük elma
throw back a few pints birkaç bira içmek
throw back a few pints birkaç kadeh içmek
you've got to crack a few eggs to make an omelette bir şeyi başarmak için bir şeylerden vazgeçmen gerek
Speaking
a few times in a year yılda birkaç kez
he's a man of few words az konuşan biri o
let's not haggle over a few dollars üç kuruş için pazarlık yapmayalım
can i ask you a few questions sana birkaç soru sorabilir miyim
I have to take care of a few things bir iki şey halletmem gerekiyor
why don't you stay with us for a few weeks? neden birkaç hafta bizimle kalmıyorsun?
mine's a few years younger benimki birkaç yaş küçük/genç
I have to wash a few things out yapacak bazı işlerim var (birisinden kurtulmak için söylenir)
I have to wash a few things out bir şeyler yıkamam lazım
we broke up a few months ago birkaç ay önce ayrıldık
your table will be ready in a few minutes masanız birkaç dakika içinde hazır olacak
you'll never guess who i ran across a few days ago birkaç gün önce kime rastladım tahmin bile edemezsin
you'll never guess who i ran across a few days ago bil bakalım birkaç gün önce kime rastladım
i did a few jobs with him onunla birkaç iş yapmıştım
few times a week's a lot haftada birkaç kez çoktur
can we have a few words in the hallway? koridorda biraz konuşabilir miyiz?
i missed it by a few minutes (uçağı vb) kıl payı kaçırdım
we tried a few times birkaç kez denedik
i've got a few meetings benim birkaç toplantım var
i had an accident a few years back birkaç sene önce bir kaza geçirdim
i had an accident a few years ago birkaç sene önce bir kaza geçirdim
they'll be there in a few minutes birkaç dakikaya orada olacaklar
i shall be in the far east for a few days ben birkaç günlüğüne uzak doğuda olacağım
give her a few minutes ona birkaç dakika ver
give him a few minutes ona birkaç dakika ver
it takes just a few minutes bu sadece birkaç dakika sürer
it just takes a few minutes bu sadece birkaç dakika sürer
there are quite a few things you need to do yapman gereken bir çok şey var
we had a few drinks bir şeyler içtik
he mentioned it a few years ago birkaç yıl önce bahsetmişti
for the next few weeks sonraki birkaç hafta
there are a few names birkaç işim var
a few days later birkaç gün sonra
I've got a few of those myself benim de birkaç tane olmuştu
of course, i have a few friends here, but i don't have a true friend tabi ki, burada birkaç arkadaşım var, ancak gerçek bir arkadaşım yok
take a seat for a few minutes please birkaç dakika oturun lütfen
the theory has a few holes in it teoride bazı açıklar var
we have very few / little of...left çok az kaldı
I got a few questions for you size birkaç sorum olacak
we are a few clicks away bir kaç tık ötenizdeyiz
Slang
a few fries short of a happy meal aptal
a few fries short of a happy meal mal
a few fries short of a happy meal mankafa
a few fries short of a happy meal bir tahtası eksik
hit a few games birkaç el oynamak
a few of y'all bazılarınız
Politics
vital few nitelikli azınlık
Computer
too few tags çok az etiket
too few knots çok fazla düğüm
Social Sciences
few bad apples excuse (sınıf/toplum/grup vb) içerisindeki bazı kimselerin olumsuz yönlerinin diğerlerini de etkilemesi
few bad apples excuse kurunun yanında yaşın da yanması