gelişigüzel - Turkish English Dictionary
History

gelişigüzel



Meanings of "gelişigüzel" in English Turkish Dictionary : 46 result(s)

Turkish English
Common Usage
gelişigüzel random adj.
gelişigüzel by chance adv.
General
gelişigüzel indiscriminate adj.
gelişigüzel hit or miss adj.
gelişigüzel scratchy adj.
gelişigüzel at haphazard adj.
gelişigüzel slack adj.
gelişigüzel excursive adj.
gelişigüzel cursory adj.
gelişigüzel promiscuous adj.
gelişigüzel haphazard adj.
gelişigüzel superficial adj.
gelişigüzel desultory adj.
gelişigüzel scratch adj.
gelişigüzel casual adj.
gelişigüzel arbitrary adj.
gelişigüzel hit-and-miss adj.
gelişigüzel giddy-paced adj.
gelişigüzel hit-or-miss adj.
gelişigüzel any old how adv.
gelişigüzel at random adv.
gelişigüzel in a slapdash manner adv.
gelişigüzel by chance adv.
gelişigüzel casually adv.
gelişigüzel helterskelter adv.
gelişigüzel spasmodically adv.
gelişigüzel irregularly adv.
gelişigüzel fitfully adv.
gelişigüzel sporadically adv.
gelişigüzel for no reason adv.
gelişigüzel illogically adv.
gelişigüzel irrelevantly adv.
gelişigüzel arbitrarily adv.
gelişigüzel helter-skelter adv.
gelişigüzel procrastinatingly adv.
gelişigüzel negligently adv.
gelişigüzel dilatorily adv.
gelişigüzel apropos of nothing prep.
Idioms
gelişigüzel go-as-you-please adj.
gelişigüzel in fits and starts
gelişigüzel hit or miss
gelişigüzel hit and miss
gelişigüzel by fits and starts
Informatics
gelişigüzel arbitrary
Food Engineering
gelişigüzel random
Marine Biology
gelişigüzel arbitratory

Meanings of "gelişigüzel" with other terms in English Turkish Dictionary : 59 result(s)

Turkish English
General
çabucak ve gelişigüzel giymek toss on v.
bir şeyi sonradan gelişigüzel bir şekilde başka birşeye eklemek tack something on to v.
gelişigüzel uzanıp gitmek trail v.
gelişigüzel yapmak make random v.
gelişigüzel atılmış şeyler ile darmadağınık olmak be littered with v.
gelişigüzel yayılıp büyümek (bitki) ramble v.
gelişigüzel kesmek cut irregularly v.
koyuvermek (gelişigüzel) slap v.
gelişigüzel boya vurmak slap paint on v.
gelişigüzel yapmak (binayı) throw up v.
gelişigüzel seçmek choose randomly v.
gelişigüzel yapmak jerry-build v.
gelişigüzel yapmak throw together v.
basit gelişigüzel örnekleme simple random sampling n.
kümeden gelişigüzel örnekleme clustered random sampling n.
gelişigüzel örnekleme accidental sampling n.
kademeli gelişigüzel örnekleme stratified random sampling n.
gelişigüzel olarak indiscriminateness n.
gelişigüzel yayılma sprawl n.
kuralları umursamadan gelişigüzel giyim casualwear n.
gelişigüzel işlev arbitrary function n.
gelişigüzel desen crazy quilt n.
gelişigüzel desen patchwork quilt n.
ulusal gelişigüzel desen çalışmaları sergisi national crazy quilt exhibition n.
gelişigüzel desen yapan sanatçıların eserlerinin sergilendiği sergi national crazy quilt exhibition n.
gelişigüzel soru random question n.
gelişigüzel yapılmış shoddy adj.
gelişigüzel/rastgele tasarlanmamış scattershot adj.
gelişigüzel biçimde casually adv.
gelişigüzel bir biçimde anyhow adv.
gelişigüzel bir şekilde cursorily adv.
gelişigüzel son hızla tesadüfen at random adv.
gelişigüzel bir biçimde casually adv.
gelişigüzel bir şekilde excursively adv.
gelişigüzel bir biçimde scratchily adv.
Technical
gelişigüzel veri işleme in-line processing
gelişigüzel numune alma random sampling
gelişigüzel örnek random sample
gelişigüzel örnek alma random sampling
gelişigüzel numune random sample
gelişigüzel karma alfabe random mixed alphabet
Computer
gelişigüzel işlev arbitrary function
gelişigüzel sıralı bilgisayar arbitrary sequence computer
Informatics
gelişigüzel işlem sıralı bilgisayar arbitrary sequence computer
Marine
çok yönlü gelişigüzel dalgalar multi directional random waves
çok yönlü gelişigüzel dalga kuvveti multi directional random wave force
gelişigüzel yerleşim pellmell placing
gelişigüzel dalgalar random waves
gelişigüzel dalga gücü random wave force
gelişigüzel salınımın incelenmesi random oscillation analysis
tek yönlü gelişigüzel dalgalar uni-directional random waves
Geometry
gelişigüzel şekil arbitrary shape
Statistics
sınırlı gelişigüzel örnekleme restricted random sampling
gelişigüzel örnekleme accidental sampling
Linguistics
gelişigüzel örneklem random sampling
Geology
gelişigüzel manyetiklenmiş fay randomly magnetized fault
Military
gelişigüzel mayınlama random mine laying
British Slang
gelişigüzel/kötü yapılmış iş bodge job
gelişigüzel yapmak/tamir etmek bodge