loose - Turkish English Dictionary
History

loose

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "loose" in Turkish English Dictionary : 53 result(s)

English Turkish
Common Usage
loose adj. oynak
loose adj. gevşek
loose adj. bol
General
loose v. ateş etmek
loose v. salıvermek
loose v. kaçmak
loose v. serbest bırakmak
loose v. atmak
loose v. çözmek
loose v. ateşlemek
loose v. salmak
loose v. gevşetmek
loose v. kurtulmak
loose v. açmak
loose n. ishal
loose n. kararsızlık
loose n. intizamsızlık
loose adj. çözük
loose adj. müphem
loose adj. yarım yamalak
loose adj. hafifmeşrep
loose adj. çuval gibi
loose adj. başıboş
loose adj. malın gözü (kadın)
loose adj. sallanan (diş)
loose adj. bol
loose adj. bağlanmamış (saç)
loose adj. bağlı olmayan
loose adj. ahlaksız
loose adj. aslından uzak (yorum)
loose adj. şüpheli
loose adj. gevşemiş
loose adj. bağsız
loose adj. serbest
loose adj. kilit ve anahtar altında saklanmayan
loose adj. yumuşak (öksürük)
loose adj. sıkı olmayan
loose adj. sıkıca bağlanmamış
loose adj. dökümlü (giysi)
loose adj. dağınık
loose adj. hafif
loose adj. malın gözü
loose adj. açık
loose adj. ahlakı düşük
loose adj. gevşek
loose adj. az sıkışık
loose adv. gevşek olarak
loose adv. kabaca
loose adv. üstünkörü
Technical
loose az sıkışık
loose gevşek
Computer
loose seyrek
Marine
loose laçka

Meanings of "loose" with other terms in English Turkish Dictionary : 394 result(s)

English Turkish
General
be at a loose end v. boşta olmak
be at loose ends v. serbest olmak
be at loose ends v. birinin bir işi olmamak
be loose v. bol gelmek
be loose-fitting v. bol gelmek
be on the loose v. kayıplara karışmak
be on the loose v. dağıtmak
be still on the loose v. sırra kadem basmak
be still on the loose v. kayıp olmak
be still on the loose v. hala/henüz yakalanmamış olmak
be still on the loose v. kayıplara karışmak
become loose v. gevşemek
become loose v. sallanmak
become loose v. çözülmek
break loose v. kendini kurtarıp kaçmak
break loose v. kopmak (kıyamet)
break loose v. boşanmak
break loose v. kendini kurtarmak
break loose v. kurtulmak
break loose from v. -den kopmak
break loose from v. -den kopup sarkmak
break loose from v. -den kopup sallanmak
cast loose v. çözmek
cast loose v. ayırmak
come loose v. yerinden oynamak
come loose v. açılmak
come loose v. gevşemek
come loose v. çözülmek
convert loose change to bills v. para tümletmek
convert loose change to bills v. bozuklukları tümletmek
cut loose v. cıvıtmak
cut loose v. kurtlarını dökmek
cut loose v. ayrılmak
cut loose v. vazgeçmek
cut loose v. çözmek
cut loose v. bağlarını koparmak
cut loose v. kendini tutmamak
cut loose v. baskıdan kurtarmak
cut loose v. gayrete gelmek
cut loose v. sökmek
cut loose v. açmak
cut loose v. aşka gelmek
cut loose v. ilişkiyi kesmek
cut loose from v. yakasını kurtarmak
cut loose from v. yakasını sıyırmak (denetim/baskı vb'nden)
cut loose from v. ayrılmak (bir yerden)
cut loose from v. yakasını kurtarmak (denetim/baskı vb'nden)
cut loose from v. -den çıkmak
cut loose from v. yakasını sıyırmak
cut loose from v. -den kurtulmak
cut loose from v. dizginleri koparıp -den ayrılmak
cut loose from v. ayrılmak (bir yerden/gruptan)
cut loose from v. ipleri koparmak
cut somebody loose v. kelepçelerini çözmek
cut somebody loose v. çözmek
for all hell break loose v. kıyamet kopmak
get loose v. açılmak
get loose v. sallanmak
get loose v. kaçıp kaybolmak
get loose v. çözülmek
get loose v. gevşemek
get loose v. yerinden oynamak
get loose v. kaçmak
get loose v. kaçıp gitmek
give a loose v. salıvermek
give a loose v. serbest bırakmak
give a loose v. salmak
give a loose v. özgür bırakmak
go on the loose v. çapkınlık yapmak
have a screw loose v. aklından zoru olmak
have a screw loose v. bir tahtası eksik olmak
let (a child) run loose v. başı boş bırakmak
let loose v. yumuşamak
let loose v. serbest bırakmak
let loose v. çözüp koyvermek
let loose v. salıvermek
loose countenance v. heyecanlanmak
loose hair v. saçlarını açmak
loose hair v. saç açmak
loose off v. kurşun yağdırmak
loose off v. mermi yağdırmak
loose off v. atmak
loose off v. ateşlemek
loose off v. ateş etmek
loose off at v. parlamak
loose off bullets v. kurşun yağdırmak
loose off bullets v. mermi yağdırmak
loose one’s tongue v. dilini çözmek
loose one’s tongue v. dili çözülmek
loose one's footing v. ayağı kaymak
loose one's marbles v. aklını kaçırmak
loose one's patience v. dinden imandan çıkmak
loose one's seat v. yerinden olmak
loose one's senses v. balatayı sıyırmak
loose one's senses v. çıldırmak
loose one's senses v. kafayı yemek
loose one's senses v. kafayı çizmek
loose one's senses v. aklını kaçırmak
loose out v. boşa harcamak
make loose v. gevşetmek
play fast and loose with v. hafife almak
play fast and loose with v. oynamak
play fast and loose with v. aldatmak
play fast and loose with v. çarpıtmak
pry something loose v. kanırtmak
set loose v. özgür bırakmak
set loose v. salıvermek
set loose v. başı boş bırakmak
set loose v. serbest bırakmak
turn loose v. serbest bırakmak
turn loose v. salıvermek
twist loose v. kanırtmak
wear one's hair loose v. saçlarını açmak
work loose v. gevşemek
work loose v. çözülmek
work loose v. açılmak
work something loose v. bir şeyi yavaş yavaş gevşetmek
loose bowels n. ishal
loose box n. (bina içi) ahır
loose cannon n. sorumsuz ve pervasız
loose cannon n. delişmen
loose cannon n. serseri mayın
loose cannon n. delifişek
loose cannon on deck n. delişmen
loose cannon on deck n. sorumsuz ve pervasız
loose cannon on deck n. serseri mayın
loose cannon on deck n. delifişek
loose cash n. bozuk para
loose change n. madeni paralar
loose coupling n. gevşek bağlaşım
loose cover n. koltuk kılıfı
loose cover n. kanepe kılıfı
loose end n. yarım kalmış iş
loose end n. yarım bırakılmış iş
loose end n. bitirilmemiş iş
loose ends n. yarım kalmış işler
loose ends n. sonuçlandırılmamış işler
loose fitting n. gevşek bağlantı
loose ground n. gevşek zemin
loose ground n. gevşek toprak
loose knot n. gevşek budak
loose leaves n. kopmuş yapraklar
loose leaves n. dikişsiz sayfalar
loose living n. ahlak kurallarına aykırı olarak yaşama
loose pulley n. avara kasnak
loose retelling n. bir hikayenin hayali detaylarla yeniden aktarımı
loose robe n. entari
loose side n. gevşek taraf
loose stone n. oynak taş
loose talk n. söylenti
loose talk n. boşboğazlık
loose tea n. yaprak çay/ demleme çay
loose term n. farklı sözcüklerle farklı anlamlar kazanan terim
loose term n. anlamı belirlenmemiş sözcük
loose term n. belirli bir anlamı olmayan terim
loose ties n. gevşek ilişkiler
loose tooth n. sallanan diş
loose trousers n. bol pantolon
loose woman n. hafifmeşrep kadın
loose-leaf file n. klasör
loose-leaf page n. föy volan
loose-unsuitable-inadequate behaviour n. hafif meşreplik
at loose ends adj. gayesiz
at loose ends adj. karışık
at loose ends adj. işsiz ortalıkta
at loose ends adj. boşlukta
at loose ends adj. intizamsız
at loose ends adj. işsiz ortalıkta karışık
having a screw loose adj. tahtası eksik
loose-jointed adj. esnek
loose-leaf adj. sayfaları çıkarılıp takılabilen
loose-leaf adj. sayfaları çıkarılıp tekrar takılabilen (kitap/defter)
on the loose adj. serbest
on the loose adj. kaçmış mahkum
on the loose adj. hapishane kaçağı
quite loose adj. bolca
very loose adj. çok seyrek
very loose adj. kağşak
at a loose end adv. gayesiz
at a loose end adv. boşlukta
a screw loose arıza
a screw loose bozuk şey
loose milk açık süt
Phrasals
tear loose from v. -den kurtulmak
let loose izin vermek
let loose bırakmak
let loose of someone or something tutmaktan vazgeçmek
let loose of someone or something bırakmak
Proverb
loose lips sink ship boşboğazlık adam öldürür
Colloquial
all hell breaks loose ve kızılca kıyametin koptuğu an
break loose kaçmak
break loose kurtulup kaçmak
break loose sıyrılıp kaçmak
loose nukes nükleer silahların veya malzemelerin kötü kişilerin eline geçmesi
loose talk söylenti
on the loose firari
on the loose firarda
on the loose kaçak
on the loose hapisten kaçmış
then all hell broke loose sonra kıyamet koptu
Idioms
a loose cannon deli fişek
a loose cannon serseri mayın
all hell breaks loose kıyamet koptu
all hell breaks loose kızılca kıyamet koptu
all hell broke loose kızılca kıyamet koptu
all hell broke loose kıyamet kopmak
all hell is let loose kızılca kıyamet koptu
at a loose end başıboş
at a loose end avare
at a loose end işsiz güçsüz
be at a loose end boşlukta olmak
be at a loose end çıkmazda olmak
be at a loose end çıkmaza düşmek
be at a loose end yapacak bir şeyi olmamak
be at a loose end boşta olmak
be at a loose end çıkmazda bulunmak
be at loose ends yapacak bir şeyi olmamak
be at loose ends boşlukta olmak
be at loose ends boşta olmak
be loose-tongued boşboğaz olmak
be loose-tongued ağzı gevşek olmak
break loose yakayı sıyırmak
cut loose with something (a loud scream) bağırmak
cut loose with something (a loud scream) çığlık atmak
cut one's wolf loose içki içmek
cut one's wolf loose kafayı çekmek
got wiring loose inside one's head birkaç tahtası eksik
got wiring loose inside one's head bir iki çivisi çıkmış
have a loose screw vidası gevşek olmak
have a loose screw keçileri kaçırmış olmak
have a loose screw bir tahtası eksik olmak
have a loose screw kafadan kontak olmak
have a loose tongue ağzı gevşek olmak
have a loose tongue boşboğaz olmak
have a screw loose bir tahtası eksik olmak
have a screw loose vidası gevşek olmak
have a screw loose deli olmak
have a screw loose birkaç tahtası eksik olmak
have a screw loose kafadan kontak olmak
have a screw loose keçileri kaçırmış olmak
have a slate loose keçileri kaçırmak
have got a screw loose kafadan kontak olmak
have got a screw loose vidası gevşek olmak
have got a screw loose bir tahtası eksik olmak
have got a screw loose keçileri kaçırmış olmak
have some loose ends yarım kalmış/bitirilmemiş kısımları bulunmak
keep someone loose birinin üzerine varmamak
keep someone loose birini rahat bırakmak
keep someone loose birini sıkmamak
let loose infilak etmek
let loose beraat ettirmek
let loose işten el çektirmek
let loose aklamak
let loose uzaklaştırmak
let loose görevden almak
let loose havaya uçmak
let loose salıvermek
let loose patlamak
let loose with something (a loud scream) çığlık atmak
let loose with something (a loud scream) bağırmak
loose cannon nerede ne yapacağı belli olmayan çevresine zarar veren kimse
loose cannon deli fişek
loose cannon on deck deli fişek
loose cannon on rolling deck nerede ne yapacağı belli olmayan çevresine zarar veren kimse
loose end eksik kalmış/tamamlanmamış kısım
loose end yanıtlanmamış sorular
loose lips sink ships yerin kulağı vardır
loose translation özensiz/alelacele/çalakalem yapılmış çeviri/tercüme
on the loose kayıplara karışmış
on the loose sırra kadem basmış
play fast and loose sorumsuz davranmak
play fast and loose düşünmeden hareket etmek
play fast and loose with yeterli özeni/dikkati göstermemek
tie up loose ends önceki sorunları halletmek/aradan çıkarmak
Speaking
bedlam broke loose kıyamet koptu
hang loose! sakin ol!
hang loose! rahat ol!
he has a screw loose aklından zoru var
stay loose! sakin ol!
stay loose! rahat ol!
Slang
he's got a screw loose somewhere kafadan kontak
he's got a screw loose somewhere tahtası eksik
kangaroos loose in the top paddock zeka yönünden yetersiz
loose stool cırcır olmak
loose stool ishal olmak
loose stool amel olmak
loose stool motoru bozmak
loose woman yollu
you turn-a loose-a my coat ceketimi/montumu bırak (da gideyim)
Trade/Economic
foot-loose industries serbest ayaklı endüstri
loose ends yarım kalmış işler
loose issue stock dağıtıma hazır stok
loose leaf föy volan
loose leaf method föy volan yöntemi
loose leaf page föy volan
loose leaves çıkarılıp takılabilen sayfalar
loose monetary policy gevşek para politikası
loose monetary policy para arzını artırmaya yönelik politikalar
loose sheet hareketli föy
loose standard gevşek standart
loose-leaf method hareketli föy yöntemi
ultra-loose monetary policy aşırı gevşek para politikası
Law
loose woman iffetsiz kadın
not to loose the inheritance rights mirastan yoksun bulunmamak
Technical
block of loose rock küskülük kaya tabakası
come loose yerinden oynamak
come loose yerinden çıkmak
layer of loose rock küskülük kaya tabakası
loose bolt gevşek civata
loose boss rollers with non-removable bosses çıkarılabilir kovanlı serbest baskılar
loose bulk materials gevşek yığın malzemeler
loose coupling gevşek kuplaj
loose earth gevşek toprak
loose earth gevşek zemin
loose fasteners gevşek civata
loose fill type insulant gevşek dolgu tipi yalıtım gereci
loose filling material gevşek dolgu malzemesi
loose fit gevşek alıştırma
loose fit gevşek geçme
loose flange gevşek flanş
loose flanges and seals gevşek flanşlar ve contalar
loose gravel gevşek çakıl
loose ground gevşek zemin
loose ground gevşek toprak
loose knot gevşek budak
loose knot çıkar budak
loose lintel serbest lento
loose list gevşek liste
loose material gevşek gereç
loose metal gevşek metal
loose pack rolling gevşek dizili haddeleme
loose part contacts gevşek kısımlı kontaklar
loose pattern gevşek modeller
loose piece çekme parça
loose piece gevşek parça
loose rivet gevşek perçin
loose rock gevşek kaya
loose round gevşek kartuş
loose sand gevşek kum
loose sand gevşek olarak yığılmış kum
loose screw gevşek vida
loose seal gevşek conta
loose soil gevşek zemin
loose soil çürük zemin
loose state gevşek halde
loose steel tube kolay geçmeli çelik boru
loose weld tel kopması
loose wool bağlayıcısız cam yünü
loose woven seyrek dokunmuş
loose-fill insulation gevşek dolgu yalıtım
loose-joint hinge çıkar yapraklı menteşe
loose-leaf binder dikişsiz cilt kabı
loose-piece pattern takma parçalı model
loose-pin hinge çıkarpimli menteşe
loose-proof connector boşalmayan/açılmayan konnektör
sand in a loose state gevşek haldeki kum
Computer
loose gesture rahat hareket
loose list gevşek liste
Telecom
loose tube gevşek tüp
loose tube gevşek tüplü
loose tube gevşek tüp 
Electric
loose plug prize tamam takılmamış fiş
loose plug tam yerine oturmamış fiş
Textile
loose fabric gevşek kumaş
loose fibre gevşek lif
loose fit bol kesimli
loose randomized cotton fibres gevşek rastgele pamuk lifleri
loose-fitting dress bol elbise
Construction
loose aggregate gevşek agrega
loose bulk material gevşek yığın malzeme
loose connection gevşek bağlantı
loose coupling gevşek bağlaşım
loose coupling gevşek kuplaj
Automotive
loose contact temassızlık
Traffic
loose gravel gevşek malzemeli zemin
Railway
loose heel gevşek ökçe
Marine
let loose kaloma etmek
loose pulley avara kasnak
Medical
loose skin gevşek deri
Marine Biology
loose ice gezgin buzlu
loose pack ice gezgin buzlu
Zoology
loose-jowled dar çeneli
Tobacco
loose ends of a cigarette sigaranın ucundan tütünün dökülmesi
Environment
loose surface contamination kolayca giderilebilen kirlenme
loose surface or removable contamination kolayca giderilebilen yüzey kirlenmesi
Military
loose control gevşek kontrol
loose issue stock parça stok
Basketball
loose ball hiçbir takımın sahip olamadığı yerde seken top
loose-ball foul top hiçbir takımın kontrolünde değilken yapılan faul
Cinema
loose adaptation gevşek uyarlama
loose adaptation serbest uyarlama
Bookbindery
loose bookmaker sayfa şeridi
British Slang
have a slate loose bir tahtası eksik olmak
loose change (cepteki) bozuk para