impasse - Turkish English Dictionary

impasse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

impasse — Definition

Meaning:
çıkmaz
Pronunciation (IPA):
(AmE /ɪmˈpæs/ – BrE /ɪmˈpɑːs/)
Part of speech:
İsim: impasse (impasses)
Synonyms:
deadlock
Antonyms:
breakthrough

Meanings of "impasse" in Turkish English Dictionary : 8 result(s)

English Turkish
General
impasse n. çıkmaz
The world trade negotiations have been at an impotent impasse.
Dünya ticaretine ilişkin müzakereler çıkmaza girmiş durumda.

More Sentences
Trade/Economic
impasse n. çıkmaz
The world trade negotiations have been at an impotent impasse.
Dünya ticaretine ilişkin müzakereler çıkmaza girmiş durumda.

More Sentences
General
impasse n. içinden çıkılmaz durum
impasse n. kördüğüm
impasse n. zor durum
impasse n. çıkmaz sokak
impasse n. güç durum
Trade/Economic
impasse n. açmaz

Meanings of "impasse" with other terms in English Turkish Dictionary : 19 result(s)

English Turkish
General
reach on impasse v. çıkmaza girmek
Phrases
at an impasse expr. çıkmazda
at an impasse expr. çıkmaza girmiş
at an impasse expr. içinden çıkılamayacak bir durumda olan
at an impasse expr. çözümsüz kalmış
at an impasse expr. çıkmazda olan
at an impasse expr. kördüğüm olmuş
Idioms
come to an impasse v. çıkmaza girmek
come to an impasse v. kördüğüm olmak
come to an impasse v. açmaza girmek
reach an impasse v. açmaza girmek
reach an impasse v. çıkmaza girmek
Politics
political impasse n. siyasi çıkmaz
political impasse n. siyasi kördüğüm
political impasse n. siyasal kördüğüm
political impasse n. politik kördüğüm
political impasse n. politik çıkmaz
political impasse n. siyasal çıkmaz
constitutional impasse n. anayasal çıkmaz