insecure - Turkish English Dictionary

insecure

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

insecure — Definition

Meaning:
güvensiz, huzursuz
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˌɪnsɪˈkjʊr/ – BrE /ˌɪnsɪˈkjʊə/)
Part of speech:
Sıfat
Synonyms:
anxious, uncertain, uneasy
Antonyms:
secure, confident, assured

Meanings of "insecure" in Turkish English Dictionary : 14 result(s)

English Turkish
Common Usage
insecure adj. güvensiz
Changing crop-growing techniques would put farmers in a risky and insecure situation.
Ürün yetiştirme tekniklerinin değiştirilmesi çiftçileri riskli ve güvensiz bir duruma sokacaktır.

More Sentences
insecure adj. emniyetsiz
General
insecure adj. sağlam olmayan
The insecure building in the town will be pulled down.
Kasabadaki sağlam olmayan bina yıkılacak.

More Sentences
insecure adj. kendine güveni olmayan
Most parents are insecure about their parenting performance.
Çoğu ebeveynin ebeveynlik performansları konusunda kendine güveni olmuyor.

More Sentences
insecure adj. güvencesi olmayan
The job was well-paid but unfortunately insecure.
İyi ücretli fakat güvencesi olmayan bir işti.

More Sentences
Psychology
insecure adj. kendine güveni olmayan
Most parents are insecure about their parenting performance.
Çoğu ebeveynin ebeveynlik performansları konusunda kendine güveni olmuyor.

More Sentences
General
insecure adj. sakat
insecure adj. emniyetsiz
insecure adj. güvenilmez
insecure adj. tehlikede olan
insecure adj. tehlikeli
insecure adj. güvenliksiz
insecure adj. endişeli
insecure adj. huzursuz

Meanings of "insecure" with other terms in English Turkish Dictionary : 7 result(s)

English Turkish
General
insecure situation n. emniyetsiz durum
insecure situation n. tehlikeli durum/vaziyet
feel insecure v. emniyetsiz hissetmek
Trade/Economic
insecure situation n. güvensiz durum
Psychology
insecure attachment n. güvensiz bağlanma
insecure-avoidant adj. güvensiz-kaçıngan
Social Sciences
food insecure individuals n. aç/açlık tehdidi altındaki kişiler