damage - Turkish English Dictionary

damage

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

damage — Definition

Meaning:
hasar, zarar, zarar vermek
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈdæmɪdʒ/ – BrE /ˈdæmɪdʒ/)
Part of speech:
İsim: damage (uncountable); Fiil: damage (damages – damaged – damaging)
Synonyms:
harm, impair
Antonyms:
repair, protect

Meanings of "damage" in Turkish English Dictionary : 46 result(s)

English Turkish
Common Usage
damage n. zarar
His words inflicted severe psychological damage.
Sözleri psikolojik açıdan ciddi zarar vermiştir.

More Sentences
damage n. hasar
He suffered severe brain damage.
Beyninde ciddi hasar meydana geldi.

More Sentences
damage v. zarar vermek
Unfortunately, numerous votes in plenary have damaged this remarkable work.
Ne yazık ki, genel kuruldaki çok sayıda oylama bu olağanüstü çalışmaya zarar vermiştir.

More Sentences
General
damage n. hasar
He suffered severe brain damage.
Beyninde ciddi hasar meydana geldi.

More Sentences
damage n. zarar
His words inflicted severe psychological damage.
Sözleri psikolojik açıdan ciddi zarar vermiştir.

More Sentences
damage n. gölge düşürme
The rumors caused considerable damage to his reputation.
Söylentiler itibarına önemli ölçüde gölge düşürdü.

More Sentences
damage v. hasar vermek
Excessive drinking can seriously damage your liver.
Aşırı içki içmek karaciğerinize ciddi şekilde hasar verebilir.

More Sentences
damage v. zedelemek
This unfairness unfortunately harmed the credibility of the NGOs and damaged the prestige of the Conference on Racism.
Bu adaletsizlik ne yazık ki STK'ların güvenilirliğine zarar vermiş ve Irkçılık Konferansı'nın prestijini zedelemiştir.

More Sentences
damage v. zarar vermek
Unfortunately, numerous votes in plenary have damaged this remarkable work.
Ne yazık ki, genel kuruldaki çok sayıda oylama bu olağanüstü çalışmaya zarar vermiştir.

More Sentences
damage v. darbe vurmak
This situation can damage your business.
Bu durum işinize darbe vurabilir.

More Sentences
Trade/Economic
damage n. hasar
He suffered severe brain damage.
Beyninde ciddi hasar meydana geldi.

More Sentences
damage n. zarar
His words inflicted severe psychological damage.
Sözleri psikolojik açıdan ciddi zarar vermiştir.

More Sentences
Law
damage n. zarar
His words inflicted severe psychological damage.
Sözleri psikolojik açıdan ciddi zarar vermiştir.

More Sentences
Insurance
damage n. hasar
He suffered severe brain damage.
Beyninde ciddi hasar meydana geldi.

More Sentences
damage n. zarar
His words inflicted severe psychological damage.
Sözleri psikolojik açıdan ciddi zarar vermiştir.

More Sentences
Automotive
damage n. hasar
He suffered severe brain damage.
Beyninde ciddi hasar meydana geldi.

More Sentences
damage v. hasar vermek
Excessive drinking can seriously damage your liver.
Aşırı içki içmek karaciğerinize ciddi şekilde hasar verebilir.

More Sentences
General
damage n. muhatara
damage n. dokunca
damage n. fiyat
damage n. yıkımlık
damage n. masraf
damage n. ziyan
damage n. hüsran
damage n. tahribat
damage n. darbe vurma
damage v. değerini düşürmek
damage v. hasara uğratmak
damage v. bozmak
damage v. hasar yapmak
damage v. zarara uğratmak
damage v. zarara sokmak
damage v. zararlı olmak
damage v. halel getirmek
Trade/Economic
damage n. değer kaybı
damage n. mal hasarı
damage n. maddi avarya
damage n. tazminat
damage n. zarar ziyan
damage n. ziyan
Aeronautic
damage v. hasarlamak
Medical
damage n. damaj
damage v. zedelenmek
Biochemistry
damage n. bere
damage n. yara
Ottoman Turkish
damage n. izrar

Meanings of "damage" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
formation damage n. formasyon hasarı
physical damage n. fiziki hasar
acceptable damage n. kabul edilebilir hasar
damage to a building n. bina hasarı
claim for damage n. tazminat talebi
damage assessment n. hasar değerlendirmesi
damage criteria n. hasar kriterleri
collateral damage n. çok taraflı zarar
damage conditions n. hasar şartları
light damage n. hafif hasar
insurance against damage n. hasar sigortası
material damage n. maddi hasar
damage assessment n. hasar tespit
moderate damage n. orta derece hasar
average annual damage n. ortalam yıllık hasar
damage radius n. hasar yarıçapı
severe damage n. cihaz veya tesislerdeki hasar
damage potential n. hasar potansiyeli
damage determination committee n. hasar tespit komisyonu
compensation for damage n. zararın tazmini
average damage n. ortalama zarar
damage classification n. hasar sınıflaması
estimation of damage n. hasar tahmini
collision damage n. çarpışma zararı
preliminary damage assessment n. ön hasar tespiti
collateral damage n. ikincil zarar
heavy damage n. ağır hasar
flood damage n. sel zararı
fire damage n. yangın hasarı
liable for damage n. zarardan sorumlu
damage by water n. su hasarı
brain damage n. beyin hasarı
brain damage n. beynin tedavi edilemeyecek şekilde zarar görmesi
damage deposit n. depozito
incurrence of damage n. zararın meydana gelmesi
incurrening of damage n. zararın meydana gelmesi
permanent damage n. kalıcı hasar
financial damage n. maddi hasar
financial damage n. maddi kayıp
financial and emotional damage n. maddi manevi hasar
damage compensation n. hasar tazminatı
damage frequency n. hasar frekansı
severe damage n. ağır zarar
fire damage n. yangın tahribatı
fire damage n. yangın zararı
accident resulting in material damage n. maddi hasarlı kaza
liability for damage n. zararın sorumluluğu
moral damage n. manevi zarar
damage over time n. zamanla oluşan hasar
basic damage n. temel hasar
chemical damage n. kimyasal hasar
damage reduction n. zarar azaltma
extensive damage n. geniş çaplı hasar
irreparable damage n. giderilemez zarar/hasar
damage cost n. hasar bedeli
cost of damage n. hasar bedeli
damage management n. hasar yönetimi
moisture damage n. nem hasarı
lasting damage n. uzun süren zarar
lasting damage n. kalıcı hasar
permanent damage n. kalıcı hasar
target critical damage point n. en hayati hedef bileşeni
damage [obsolete] n. dezavantaj
damage [obsolete] n. şanssızlık
damage [obsolete] n. pişmanlık duyulacak şey
damage [obsolete] n. talihsizlik
damage control n. (itibar, güvenilirlik veya kamu imajı zararına karşı) hasar kontrolü
damage financially v. maddi zarar vermek
wreak damage on v. hasar vermek
damage somebody's reputation v. itibarıyla oynamak
cause damage v. hasar yapmak
cause damage v. hasara neden olmak
suffer damage v. hasara uğramak
damage the reputation v. şöhretine zarar vermek
bring damage v. zarar vermek
make good a damage v. zararı gidermek
compensate for the damage v. hasarı karşılamak
cover the damage v. hasarı karşılamak
pay for the damage v. hasarı karşılamak
cause damage v. hasar yaratmak
assess the amount or cost of damage v. hasar tespiti yapmak
do damage v. hasar oluşturmak
estimate the damage v. hasar tespiti yapmak
inflict damage v. hasar oluşturmak
cause damage v. hasar oluşturmak
evaluate the cost of damage v. hasar tespiti yapmak
assess the extent of the damage v. hasar tespiti yapmak
cause permanent damage v. kalıcı hasara neden olmak
do damage v. hasar yaratmak
assess the value of the damage v. hasar tespiti yapmak
inflict damage v. hasar yaratmak
repair the damage v. hasarı gidermek
pay someone the damage v. hasarı tazmin etmek
suffer damage v. hasar görmek
suffer extensive damage v. aşırı hasar görmek
relieve the damage v. hasarı gidermek
correct the damage v. hasar gidermek
recover damage v. hasar gidermek
damage the environment v. çevreye zarar vermek
inflict damage v. hasar vermek
damage one's prestige v. prestijini sarsmak
damage one's reputation v. itibarını yerle bir etmek
damage one's reputation v. itibarını zedelemek
pay damage v. tazminat ödemek
suffer damage v. hasara maruz kalmak
suffer damage v. zarara uğramak
reverse the damage done v. yapılan hatayı düzeltmek
reverse the damage done v. verilen hasarı onarmak
result in loss or damage v. zararla sonuçlanmak
damage further v. daha fazla hasara uğratmak
damage further v. daha fazla hasar vermek
damage further v. daha fazla zarara uğratmak
damage further v. daha fazla zarar vermek
damage the nature v. doğaya zarar vermek
damage badly v. ağır zarar vermek
damage heavily v. ağır zarar vermek
inflict heavy damage v. ağır zarar vermek
damage the country's economy v. ülke ekonomisini zarara uğratmak
escape damage v. hasardan kurtulmak
escape damage v. hasardan kaçmak
escape damage v. hasar almamak
repaire the damage v. hasar gidermek
rectify the damage v. hasar gidermek
contain the damage to a small area v. zararı küçük bir alan(l)a sınırlamak
be charged with property damage v. mala zarar vermekle suçlanmak
flood damage potential adj. sel hasarı potansiyeli
Colloquial
the damage n. borç
the damage n. bir şeyin fiyatı
the damage n. günah (hesap)
Idioms
acceptable damage n. kabul edilir zarar
fod (foreign object damage) n. yabancı madde hasarı
fod (foreign object damage) n. yabancı cisim hasarı
the damage was irreversible expr. hasar geri dönülemez düzeydeydi
the damage is done expr. olan olmuş
the damage is done expr. iş işten geçmiş
what's your damage? expr. sıkıntın/problemin ne?
what's your damage? expr. derdin ne?
what's your damage? expr. senin sorunun ne?
Speaking
what is the damage ? expr. hepsi ne kadar tuttu?
what's the damage? expr. borcum nedir?
what's the damage? expr. günahım(ız) nedir?
what's the damage? expr. borcum ne kadar?
Trade/Economic
estimated damage n. tahmini hasar
irreparable damage n. telafisi mümkün olmayan bir zarar
malicious damage n. kötü niyetle verilen zarar
sweat damage n. terleme hasarı
estimate of damage n. hasar tahmini
material damage n. maddi zarar
minor damage n. önemsiz hasar
damage claim n. hasar tazminat talebi