lead ... - Turkish English Dictionary

lead ...

Meanings of "lead ..." with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
lead n. kurşun
lead actor n. başaktör
lead actress n. başaktris
lead v. öncülük etmek
lead v. sürmek
lead v. rehberlik etmek
lead v. önderlik etmek
lead v. yol göstermek
lead v. öncülük yapmak
lead v. öncülüğünü yapmak
General
lead n. önderlik
lead n. saçma
sounding lead n. iskandil kurşunu
lead n. kılavuzluk
lead pencil n. kurşun kalem
power lead n. elektrik kablosu
lead n. kılavuz
lead n. (iskambilde) ilk oynama hakkı
lead out groove n. çıkış yivi
lead n. önde gelme
lead singer n. müzik grubunun solisti
lead in n. giriş
red lead n. sülüğen
lead n. uç (versatil kalem için)
lead n. örnek
lead n. rehberlik
lead n. öncülük
lead n. öncü
lead n. ara kablosu
lead shot n. kurşun saçma
lead n. önde bulunma
sheet lead n. kurşun levha
lead n. kurşundan yapılmış
dog lead n. tasma kayışı
lead foil n. kurşun kağıdı
lead ram n. kösemen
lead n. önde olma
sounding lead n. iskandil
affixing lead n. tutturucu uç
juvenile lead n. jönprömiye
black lead n. grafit
lead n. yol
power lead n. elektrik fişi
lead goat n. kösemen
lead n. ileride bulunma
white lead n. üstübeç
lead n. başta olma
lead pencil n. kurşunkalem
negative lead n. eksi uç
lead tree n. kurşun ağacı
lead designer n. baş tasarımcı
lead acid n. kurşun asidi
lead time n. teslim süresi
lead industry and trade n. kurşun endüstrisi ve ticareti
lead alloys n. kurşun alaşımları
lead poisoning n. kurşun zehirlenmesi
lead-off n. başlangıç
lead-free petrol n. kurşunsuz benzin
lead-in n. giriş
lead-in n. besleme
lead n. kablo
lead acetate n. kurşun asetat
lead white n. kurşun beyazı
lead tack n. yaka
lead n. kalem kurşunu
lead tack n. kulak
lead n. tasma kayışı
lead n. bağlantı kablosu
pencil lead n. kurşunkalem ucu
sugar of lead n. kurşun asetat
black lead n. siyah kalem ucu
lead author n. başyazar
lead writer n. başyazar
lead n. ipucu
lead guitar n. solo gitar
extension lead n. uzatma kablosu
lead article n. baş makale
lead article n. başyazı
lead n. sözleşme
female lead n. kadın başrol
lead n. önde gelme
lead n. birinci gelme
lead n. başta gelme
lead n. birincilik
lead n. öncelik
lead n. rehber
lead n. kılavuz
lead n. tasma
lead n. köpek kayışı
lead n. önder
lead n. yular
lead n. gösterge
lead n. emare
lead n. işaret
lead n. delil
lead n. kılavuzluk
lead n. liderlik
lead n. kılavuzluk
lead n. liderlik
lead n. kalem kurşunu
lead n. iz
krems lead n. tabletler halinde satılan katışıksız bir beyaz kurşun çeşidi
lead-off n. ilk oyuncu
lead-off n. başlangıç faaliyeti
lead n. bakraç
lead-off n. giriş
lead-off n. başlama
lead n. çekül
lead-off n. açılış
lead n. helke
lead weight [uk] n. kurşundan yapılan ağırlık
lead n. boksörlerin yaptığı ilk vuruş serisi
lead n. elebaşı
lead n. emsal
lead-off n. başlangıç yapan oyuncu
lead n. caz grubunda lider
lead-off n. açma
lead actor n. başaktör
lead actress n. başaktris
coasting lead n. ağırlığı el iskandili ile derin su iskandili arasında olan bir tür iskandil
pencil lead n. grafit kalem ucu
lead consultant n. baş danışman
lead vocal n. ana vokal
lead away v. başlatmak
be in the lead v. başta gelmek
lead v. sürüklemek
lead up to v. zemin hazırlamak
lead to trouble v. dert açmak
lead the way v. kılavuzluk etmek
lead up to v. demeye çalışmak
lead astray v. ayartmak
lead a fast life v. hızlı yaşamak
lead up to v. yol açmak
lead astray v. aklını çelmek
lead v. başlamak
follow the lead of someone v. birinin ardından gitmek
lead a dog's life v. sürünmek
lead v. bozmak
lead to v. neden olmak
lead the way v. öne düşmek
lead a life v. yaşam sürmek
lead up to v. sözü getirmeye çalışmak
lead v. başta gelmek
lead v. yönlendirmek
lead a life of pleasure v. zevk ve sefa sürmek
lead to v. sebep olmak
take the lead v. başa geçmek
lead the way v. önayak olmak
lead someone astray v. birini kötü yola saptırmak
lead the way v. rehberlik etmek

Meanings of "lead ..." with other terms in English Turkish Dictionary : 1 result(s)

Turkish English
Irregular Verb
lead - ladde ladde [obsolete] v.