yol açmak - Turkish English Dictionary
History

yol açmak



Meanings of "yol açmak" in English Turkish Dictionary : 50 result(s)

Turkish English
Common Usage
yol açmak cause v.
General
yol açmak open a road v.
yol açmak lie behind v.
yol açmak spark off v.
yol açmak make inroads into v.
yol açmak make way for v.
yol açmak give somebody a lead v.
yol açmak cause v.
yol açmak pave the way for v.
yol açmak set forward v.
yol açmak lead to v.
yol açmak evoke v.
yol açmak generate v.
yol açmak lead up to v.
yol açmak excite v.
yol açmak give rise to v.
yol açmak cut v.
yol açmak call forth v.
yol açmak bring about v.
yol açmak create v.
yol açmak involve v.
yol açmak elicit v.
yol açmak tend v.
yol açmak breed v.
yol açmak beat v.
yol açmak produce v.
yol açmak provoke v.
yol açmak beget v.
yol açmak pave the way v.
yol açmak lead v.
yol açmak conduce v.
yol açmak raise v.
yol açmak beat a path v.
yol açmak make way v.
yol açmak bring with it v.
yol açmak carry with it v.
yol açmak gap v.
yol açmak entail v.
yol açmak result in v.
yol açmak elbow v.
yol açmak invite v.
Phrasals
yol açmak call forth
yol açmak bring about
yol açmak make inroad into
Idioms
yol açmak blaze the trail
yol açmak give birth to
yol açmak blaze a trail
yol açmak culminate in
yol açmak give cause for
Technical
yol açmak cause

Meanings of "yol açmak" with other terms in English Turkish Dictionary : 67 result(s)

Turkish English
General
(zarara vb) yol açmak wreak v.
açmak (yol) wind v.
aksamalara yol açmak cause hitches v.
aksamalara yol açmak cause impediments v.
arızalanıp stop etmesine yol açmak (motorun) stall v.
bir grubun çılgınca kaçışmasına yol açmak stampede v.
bir patlamaya yol açmak cause an explosion v.
birinin (bir başkasından) hoşlanmamasına yol açmak put someone off v.
birinin düşünmesine yol açmak give someone pause v.
birinin kendi nefsiyle mücadele etmesine yol açmak tempt v.
bozulmasına yol açmak disrupt v.
devam etmesine yol açmak cause to continue v.
-e yol açmak create v.
-e yol açmak set v.
-e yol açmak trigger v.
-e yol açmak prompt v.
-e yol açmak occasion v.
enflasyona neden olmak/yol açmak cause inflation v.
enflasyona neden olmak/yol açmak lead to inflation v.
hastanın ölümüyle sonuçlanan krize yol açmak cause the crisis which led to patient’s death v.
huzursuzluğa yol açmak cause dissatisfaction v.
huzursuzluğa yol açmak cause discontent v.
-i değiştirerek bozulmasına yol açmak tamper with v.
ite kaka yol açmak elbow v.
kargaşaya yol açmak riot v.
karışıklığa yol açmak cause confusion v.
karışıklığa yol açmak lead to confusion v.
karışıklığa yol açmak lead to disorder v.
kazaya yol açmak cause an accident v.
kendine yol açmak worm one's way v.
kesilmesine yol açmak (toplantının) disrupt v.
kılıçla yol açmak slash v.
kristalize olmasına yol açmak cause to crystallize v.
krize yol açmak result in crisis v.
krize yol açmak lead to crisis v.
krize yol açmak cause crisis v.
olmasına yol açmak cause to occur v.
paniğe yol açmak cause to panic v.
probleme yol açmak cause a problem v.
sessiz olmasına yol açmak cause to be silent v.
seyahat etmesine yol açmak cause to travel v.
sinir krizine yol açmak lead to a nervous breakdown v.
sonuçlanmasına yol açmak cause to result v.
soruna yol açmak cause a trouble v.
şoka yol açmak lead to shock v.
yanlış anlaşılmaya yol açmak cause misunderstanding v.
yaptırıma yol açmak lead to a sanction v.
yol açmak (bir kimsenin bir şey yapmasına) prompt to v.
zarara yol açmak cause harm to v.
Phrasals
bir dedikodunun yayılmasına yol açmak bandy about
Colloquial
paniğe yol açmak cause a panic
Idioms
bir çağrışıma yol açmak strike a chord with someone
birinin düşünmesine yol açmak give someone pause for thought
birinin düşünmesine yol açmak give somebody pause
birinin düşünmesine yol açmak give pause to somebody
büyük bir felakete yol açmak cause a disaster of epic proportions
diğerlerini iterek kendine yol açmak push past someone or something
felakete yol açmak/götürmek spell trouble
kavgaya yol açmak make the fur fly
kavgaya yol açmak cause a scene or disturbance
kavgaya yol açmak make a fuss of
zorla yol açmak break into
zorla yol açmak break in
Law
hasara yol açmak damnify
Politics
ya yol açmak lead up
Medical
ölüme yol açmak lead to death
Astronomy
tutulmasına yol açmak eclipse