yol açmak - Turkish English Dictionary
History

yol açmak



Meanings of "yol açmak" in English Turkish Dictionary : 54 result(s)

Turkish English
Common Usage
yol açmak cause v.
General
yol açmak open a road v.
yol açmak lie behind v.
yol açmak spark off v.
yol açmak create v.
yol açmak involve v.
yol açmak make way for v.
yol açmak elicit v.
yol açmak tend v.
yol açmak breed v.
yol açmak beat v.
yol açmak produce v.
yol açmak provoke v.
yol açmak beget v.
yol açmak invite v.
yol açmak raise v.
yol açmak beat a path v.
yol açmak make way v.
yol açmak carry with it v.
yol açmak gap v.
yol açmak entail v.
yol açmak result in v.
yol açmak set forward v.
yol açmak lead to v.
yol açmak evoke v.
yol açmak generate v.
yol açmak lead up to v.
yol açmak give rise to v.
yol açmak cut v.
yol açmak call forth v.
yol açmak bring about v.
yol açmak cause v.
yol açmak give somebody a lead v.
yol açmak pave the way v.
yol açmak pave the way for v.
yol açmak excite v.
yol açmak conduce v.
yol açmak elbow v.
yol açmak lead v.
yol açmak make inroads into v.
yol açmak bring with it v.
yol açmak catalyse v.
yol açmak catalyze v.
yol açmak tend v.
Phrasals
yol açmak bring about
yol açmak call forth
yol açmak make inroad into
Idioms
yol açmak blaze the trail
yol açmak blaze a trail
yol açmak give birth to
yol açmak give cause for
yol açmak culminate in
Technical
yol açmak cause
Marine
yol açmak work a passage v.

Meanings of "yol açmak" with other terms in English Turkish Dictionary : 72 result(s)

Turkish English
General
kesilmesine yol açmak (toplantının) disrupt v.
-e yol açmak create v.
zarara yol açmak cause harm to v.
olmasına yol açmak cause to occur v.
açmak (yol) wind v.
birinin (bir başkasından) hoşlanmamasına yol açmak put someone off v.
birinin düşünmesine yol açmak give someone pause v.
ite kaka yol açmak elbow v.
devam etmesine yol açmak cause to continue v.
seyahat etmesine yol açmak cause to travel v.
paniğe yol açmak cause to panic v.
kargaşaya yol açmak riot v.
kılıçla yol açmak slash v.
bir grubun çılgınca kaçışmasına yol açmak stampede v.
birinin kendi nefsiyle mücadele etmesine yol açmak tempt v.
sessiz olmasına yol açmak cause to be silent v.
sonuçlanmasına yol açmak cause to result v.
arızalanıp stop etmesine yol açmak (motorun) stall v.
bozulmasına yol açmak disrupt v.
kristalize olmasına yol açmak cause to crystallize v.
kendine yol açmak worm one's way v.
karışıklığa yol açmak cause confusion v.
karışıklığa yol açmak lead to confusion v.
karışıklığa yol açmak lead to disorder v.
kazaya yol açmak cause an accident v.
-i değiştirerek bozulmasına yol açmak tamper with v.
yol açmak (bir kimsenin bir şey yapmasına) prompt to v.
krize yol açmak cause crisis v.
krize yol açmak result in crisis v.
krize yol açmak lead to crisis v.
-e yol açmak trigger v.
-e yol açmak prompt v.
-e yol açmak occasion v.
-e yol açmak set v.
aksamalara yol açmak cause hitches v.
yanlış anlaşılmaya yol açmak cause misunderstanding v.
aksamalara yol açmak cause impediments v.
soruna yol açmak cause a trouble v.
probleme yol açmak cause a problem v.
yaptırıma yol açmak lead to a sanction v.
hastanın ölümüyle sonuçlanan krize yol açmak cause the crisis which led to patient’s death v.
bir patlamaya yol açmak cause an explosion v.
huzursuzluğa yol açmak cause dissatisfaction v.
huzursuzluğa yol açmak cause discontent v.
şoka yol açmak lead to shock v.
enflasyona neden olmak/yol açmak lead to inflation v.
enflasyona neden olmak/yol açmak cause inflation v.
(zarara vb) yol açmak wreak v.
sinir krizine yol açmak lead to a nervous breakdown v.
paniğe yol açmak affrighten [obsolete] v.
karmaşık sonuç veya akıbetlere yol açmak ramify v.
Phrasals
iterek yol açmak sweep aside v.
bir dedikodunun yayılmasına yol açmak bandy about
Colloquial
paniğe yol açmak cause a panic
Idioms
onaylamamaya yol açmak raise an eyebrow v.
infaala yol açmak frighten the horses v.
kavgaya yol açmak make a fuss of
kavgaya yol açmak make the fur fly
kavgaya yol açmak cause a scene or disturbance
zorla yol açmak break in
zorla yol açmak break into
birinin düşünmesine yol açmak give somebody pause
birinin düşünmesine yol açmak give someone pause for thought
birinin düşünmesine yol açmak give pause to somebody
büyük bir felakete yol açmak cause a disaster of epic proportions
diğerlerini iterek kendine yol açmak push past someone or something
felakete yol açmak/götürmek spell trouble
bir çağrışıma yol açmak strike a chord with someone
Law
hasara yol açmak damnify
Politics
ya yol açmak lead up
Medical
ölüme yol açmak lead to death
Astronomy
tutulmasına yol açmak eclipse