old-fashioned - Turkish English Dictionary
History

old-fashioned

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "old-fashioned" in Turkish English Dictionary : 10 result(s)

English Turkish
General
old-fashioned adj. eski
old-fashioned adj. eski moda
old-fashioned adj. nuh nebi`den kalma
old-fashioned adj. dar kafalı
old-fashioned adj. çağdışı
old-fashioned adj. eski kafalı
old-fashioned adj. demode
old-fashioned adj. modası geçmiş
old-fashioned adj. modern olmayan
old-fashioned adj. eskiden kalma

Meanings of "old-fashioned" with other terms in English Turkish Dictionary : 39 result(s)

English Turkish
General
be old-fashioned v. modası geçmiş olmak
be old-fashioned v. eski moda olmak
become old fashioned v. köhnemek
become old-fashioned v. modası geçmek
calver [old-fashioned] v. balığı henüz canlı iken kesip hazırlamak
old-fashioned doctrine n. eskimiş doktrin
old-fashioned doctrine n. modası geçmiş doktrin
hebete (old-fashioned) n. aptal
hebete (old-fashioned) n. salak
hebete (old-fashioned) n. gerizekalı
caliatour [old-fashioned] n. tropik boya ağacı
calliature [old-fashioned] n. tropik boya ağacı
calendar [old-fashioned] n. program
calendar [old-fashioned] n. günlük
calendar [old-fashioned] n. rehber
calendar [old-fashioned] n. emsal
calorist [old-fashioned] n. ısının maddi bir madde olduğuna inanan kimse
calorist [old-fashioned] n. kalori teorisine inanan kimse
old fashioned adj. modası geçmiş
old fashioned adj. eski moda
old fashioned adj. demode
callid [old-fashioned] adj. sinsi
calver [old-fashioned] adj. yeni yakalanmış
callid [old-fashioned] adj. kurnaz
Idioms
to the gunwales (old-fashioned) ağzına kadar dolu (eski kullanım)
be down on your uppers (british old-fashioned) sıkıntıya düşmek
be down on your uppers (british old-fashioned) darda olmak
Speaking
i'm very old-fashioned ben eski kafalıyımdır
Gastronomy
old fashioned viski kokteyli
Physics
caloric [old-fashioned] n. kalorik teorisi
Botanic
calavance [old-fashioned] dolichos cinsi bitkilerden çıkan tohum
Geography
caesarea mazaca [old-fashioned] antik kayseri
Places
calicut [old-fashioned] güneybatı hindistan'da bir şehir
Photography
cabinet photograph [old fashioned] imperyal boyuttan küçük, kartvizitten büyük fotoğraf
Archaic
calceated [old-fashioned] adj. nallı
calceated [old-fashioned] adj. ayakkabılı
calced [old-fashioned] adj. ayakkabılı
calceate [old-fashioned] nal takmak
calceate [old-fashioned] ayakkabı giydirmek