old-fashioned - Turco Inglés Diccionario

old-fashioned

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

old-fashioned — Definition

Significado:
demode, modası geçmiş
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˌoʊldˈfæʃənd/ – BrE /ˌəʊldˈfæʃənd/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
outdated
Antónimos:
modern

Significados de "old-fashioned" en diccionario turco inglés : 46 resultado(s)

Inglés Turco
General
old-fashioned adj. eski moda
Old-fashioned production methods are not efficient enough.
Eski moda üretim yöntemleri yeterince verimli değil.

More Sentences
old-fashioned adj. eski kafalı
My aunt is a very old-fashioned woman who resists the innovation of technology.
Teyzem teknolojinin yeniliklerine direnen çok eski kafalı bir kadın.

More Sentences
old-fashioned adj. demode
Your ideas are rather old-fashioned.
Senin düşüncelerin oldukça demode.

More Sentences
old-fashioned n. kalın tabanlı, geniş ağızlı ve 7-8 ons hacimli kısa ve geniş bir bardak
old-fashioned n. viski, apsent, su ve meyve ile hazırlanan bir kokteyl
old-fashioned n. kalın tabanlı, geniş ağızlı ve 7-8 ons hacimli kısa ve geniş bir bardak
old-fashioned adj. dar kafalı
old-fashioned adj. eski
old-fashioned adj. çağdışı
old-fashioned adj. modası geçmiş
old-fashioned adj. modern olmayan
old-fashioned adj. eskiden kalma
old-fashioned adj. geçmişe ait
old-fashioned adj. geçmişle ilgili
old-fashioned adj. geçmişe özgü
old-fashioned adj. antika
old-fashioned adj. eskimiş
old-fashioned adj. klasik
old-fashioned adj. geçmişi anımsatan
old-fashioned adj. eskiyi anımsatan
old-fashioned adj. nostaljik
old-fashioned adj. eski giyim tarzını benimseyen
old-fashioned adj. eski davranış tarzını kullanan
old-fashioned adj. eski moda tarzını benimseyen
old-fashioned adj. kuşkulu
old-fashioned adj. şüpheli
old-fashioned adj. uygun görmeyen
old-fashioned adj. beğenmeyen
old-fashioned adj. antik
old-fashioned adj. eskiden kalma
old-fashioned adj. çağdışı
old-fashioned adj. muhafazakar
old-fashioned adj. tutucu
old-fashioned adj. tarihi geçmiş
old-fashioned adj. kullanılmayan
old-fashioned adj. nuh nebi'den kalma
old-fashioned adv. modası geçmiş bir şekilde
old-fashioned adv. antika bir şekilde
old-fashioned adv. demode bir şekilde
old-fashioned adv. modası geçmiş bir şekilde
old-fashioned adv. antika bir şekilde
old-fashioned adv. demode bir şekilde
Botanic
old-fashioned adj. yabani (gül)
old-fashioned adj. ilkel ve melez kökenli (gül)
old-fashioned adj. yabani (gül)
old-fashioned adj. ilkel ve melez kökenli (gül)

Significados de "old-fashioned" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
old-fashioned doctrine n. modası geçmiş doktrin
old-fashioned doctrine n. eskimiş doktrin
hebete (old-fashioned) n. gerizekalı
hebete (old-fashioned) n. salak
hebete (old-fashioned) n. aptal
calendar [old-fashioned] n. program
calendar [old-fashioned] n. günlük
caliatour [old-fashioned] n. tropik boya ağacı
calliature [old-fashioned] n. tropik boya ağacı
calendar [old-fashioned] n. rehber
calendar [old-fashioned] n. emsal
calorist [old-fashioned] n. ısının maddi bir madde olduğuna inanan kimse
calorist [old-fashioned] n. kalori teorisine inanan kimse
tapstry [old-fashioned] n. bar
tapstry [old-fashioned] n. pub
addition [old-fashioned] n. ünvan
carbuncle [old-fashioned] n. yuvarlak kırmızı renkli mücevher
be old-fashioned v. eski moda olmak
be old-fashioned v. modası geçmiş olmak
become old-fashioned v. modası geçmek
calver [old-fashioned] v. balığı henüz canlı iken kesip hazırlamak
callid [old-fashioned] adj. kurnaz
calver [old-fashioned] adj. yeni yakalanmış
callid [old-fashioned] adj. sinsi
ragmatical [old-fashioned] adj. yabani
ragmatical [old-fashioned] adj. kaba
ragmatical [old-fashioned] adj. huzur bozan
ragmatical [old-fashioned] adj. vahşi
ragmatical [old-fashioned] adj. zorba
ragmatical [old-fashioned] adj. kargaşalık çıkaran
ragmatical [old-fashioned] adj. gürültücü
old-fashioned [dialect] [uk] adj. zeki
old-fashioned [dialect] [uk] adj. olgun
old-fashioned [dialect] [uk] adj. akıllı
old-fashioned [dialect] [uk] adj. bilgiç
old-fashioned [dialect] [uk] adj. çok bilmiş
old-fashioned [dialect] [uk] adj. alim
old-fashioned [dialect] [uk] adj. bilgili
old-fashioned [dialect] [uk] adj. bilgili
old-fashioned [dialect] [scotland/uk] adj. yaşına göre yaşlı
old-fashioned [dialect] [uk] adj. olgun
old-fashioned [dialect] [uk] adj. akıllı
old-fashioned [dialect] [scotland/uk] adj. yaşına göre büyük
old-fashioned [dialect] [uk] adj. çok bilmiş
old-fashioned [dialect] [uk] adj. zeki
old-fashioned [dialect] [uk] adj. alim
old-fashioned [dialect] [uk] adv. sorgulayarak
old-fashioned [dialect] [uk] adv. bilmiş bir şekilde
old-fashioned [dialect] [uk] adv. bilmiş bir şekilde
old-fashioned [dialect] [uk] adv. sorgulayarak
Phrasals
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. yola koyulmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. konuşma yapmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. bir su taşıtıyla yola çıkmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. sözlü sesleniş yapmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. bir planı, projeyi, girişimi başlatmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. yola çıkmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. bir planı, projeyi, girişimi sunmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. nutuk çekmek
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. su üzerinde yol almaya başlamak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. demir almak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. demeç vermek
fetch away [old-fashioned] v. alıp götürmek
fetch away [old-fashioned] v. gidip/gelip almak
lay (something) before (someone or something) [old-fashioned] v. (bir konuyu, durumu, meseleyi birine/bir şeye) taşımak
lay (something) before (someone or something) [old-fashioned] v. (birine/bir şeye bir şey) sunmak
lay for (someone or something) [old-fashioned] v. (birine/bir şeye) pusu kurmak
lay (something) before (someone or something) [old-fashioned] v. (bir konuyu, durumu, meseleyi birinin/bir şeyin) önüne getirmek
lay for (someone or something) [old-fashioned] v. (birini/bir şeyi) pusuda beklemek
look upon (someone or something) [old-fashioned] v. (birini/bir şeyi) saymak/takdir etmek
look upon (someone or something) [old-fashioned] v. (birini/bir şeyi bir şey) olarak görmek
look upon (someone or something) [old-fashioned] v. (birine/bir şeye) bakmak
look upon (someone or something) [old-fashioned] v. (birine/bir şeye) saygıyla bakmak
look upon (someone or something) [old-fashioned] v. (birini/bir şeyi) seyretmek
look upon (someone or something) [old-fashioned] v. (birine/bir şeye) itibar göstermek
splinter up [old-fashioned] v. atelle sarmak/bağlamak
splinter up [old-fashioned] v. atelle desteklemek
sunder out (someone or something) [old-fashioned] v. (birini/bir şeyi) tecrit etmek
sunder out (someone or something) [old-fashioned] v. (birini/bir şeyi) ayırmak
trespass upon (something) [old-fashioned] v. (özel hayatı/alanı) ihlal etmek
Phrases
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. kimsenin ahı kimsede kalmaz
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. eden bulur inleyen ölür
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. eden bulur
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. ettiğini bulma
ever yours [old-fashioned] expr. her zaman senin olan
ever yours [old-fashioned] expr. daima senin olan
ever yours [old-fashioned] expr. daima/her zaman seninim
in the train of (someone) [old-fashioned] expr. (birinin) peşinde
in the train of (someone) [old-fashioned] expr. (birinin) arkasında
in the train of (someone) [old-fashioned] expr. (birinin) hemen arkasından
in the train of (someone) [old-fashioned] expr. (birinin) arkasından
in the train of (someone) [old-fashioned] expr. (birinin) peşinden
in the train of (someone) [old-fashioned] expr. (birinin) peşi sıra
Colloquial
a roll jack rice couldn't jump over [old-fashioned] [australia] n. çuval dolusu para
a roll jack rice couldn't jump over [old-fashioned] [australia] n. tonla para
a roll jack rice couldn't jump over [old-fashioned] [australia] n. bir dünya para
thanks for the buggy ride [old-fashioned] n. eğlenceliydi/keyifliydi, teşekkürler
thanks for the buggy ride [old-fashioned] n. bir ilişkiyi bitirirken söylenen bir söz ("buggy ride" cinsel ilişki yerine kullanılan örtmece bir söz)
stew bum [old-fashioned] n. yersiz yurtsuz
stew bum [old-fashioned] n. sefalet/yoksulluk içinde kimse
stew bum [old-fashioned] n. evsiz
stew bum [old-fashioned] n. alkolik
stew bum [old-fashioned] n. meteliksiz
stew bum [old-fashioned] n. sefil
stew bum [old-fashioned] n. ipi kırık
stew bum [old-fashioned] n. derbeder
stew bum [old-fashioned] n. evsiz barksız
stew bum [old-fashioned] n. başıboş
stew bum [old-fashioned] n. berduş
stew bum [old-fashioned] n. serseri
stew bum [old-fashioned] n. düşkün
stew bum [old-fashioned] n. beş parasız
stew bum [old-fashioned] n. ipsiz
stew bum [old-fashioned] n. ipsiz sapsız
stew bum [old-fashioned] n. dilenci
stew bum [old-fashioned] n. bağımlı
stew bum [old-fashioned] n. ayyaş
stew bum [old-fashioned] n. it kopuk
stew bum [old-fashioned] n. müptela
a dusty reply [old-fashioned] [uk] n. yardımcı olmayan cevap
a dusty reply [old-fashioned] [uk] n. kısa ve sert cevap
giggle soup [old-fashioned] n. köpüklü şarap
giggle soup [old-fashioned] n. alkollü içecek
giggle water [old-fashioned] n. içki
giggle water [old-fashioned] n. alkollü içecek
giggle soup [old-fashioned] n. içki
giggle water [old-fashioned] n. köpüklü şarap
mickey mouse habit [old-fashioned] n. basit bağımlılık
mickey mouse habit [old-fashioned] n. küçük/önemsiz bir alışkanlık
mickey mouse habit [old-fashioned] n. gelip geçici alışkanlık/bağımlılık
one shot in (one's) locker [old-fashioned] n. (birinin) son şansı/fırsatı
one shot in (one's) locker [old-fashioned] n. (birinin) tek atımlık/son kurşunu
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. maytap geçmek
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. gırgır geçmek
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. tiye almak
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. kafa bulmak
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. maskara etmek
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. alaya almak
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. (biriyle ya da bir şeyle) dalga geçmek
be up the pole [old-fashioned] [uk] v. zor durumda olmak
be up the pole [old-fashioned] [uk] v. hapı yutmuş olmak
be up the pole [old-fashioned] [uk] v. kafadan kontak/kaçık olmak
be up the pole [old-fashioned] [uk] v. aklını yemiş olmak
be up the pole [old-fashioned] [uk] v. sıkıntıda olmak
be up the pole [old-fashioned] [uk] v. sıkıntı içinde olmak
be up the pole [old-fashioned] [uk] v. aklını kaçırmış olmak
be mother [old-fashioned] v. yedirmek içirmek
be mother [old-fashioned] v. annelik yapmak
be mother [old-fashioned] v. (ingilizler için) çay servisini yapmak
get along famously [old-fashioned] v. sıkı fıkı olmak