klasik - Turco Inglés Diccionario

klasik

Significados de "klasik" en diccionario inglés turco : 14 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
klasik classic n.
The BIRKENSTOCK Gizeh is a genuine classic.
BIRKENSTOCK Gizeh gerçek bir klasiktir.

More Sentences
klasik classical adj.
She loves listening to classical music.
Klasik müzik dinlemeyi seviyor.

More Sentences
General
klasik vintage adj.
The book offers a fantastic vintage universe.
Kitap fantastik bir klasik evreni sunuyor.

More Sentences
klasik classic adj.
He has a collection of classic watches.
Klasik saatlerden oluşan bir koleksiyonu var.

More Sentences
klasik typical adj.
John had a typical smile on his face when he heard about the case.
Davayı duyduğunda John'un yüzünde klasik bir gülümseme vardı.

More Sentences
Technical
klasik conventional adj.
This is no conventional war and it will not be won with conventional weapons.
Bu klasik bir savaş değildir ve klasik silahlarla kazanılmayacaktır.

More Sentences
General
klasik classicist n.
klasik standard adj.
klasik usual adj.
klasik conservative adj.
klasik attical [obsolete] adj.
klasik usu (usual) adj.
klasik old-fashioned adj.
Education
klasik textbook adj.

Significados de "klasik" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
klasik eser classic n.
klasik eserler yazan yazar classic n.
klasik edebiyat uzmanı classicist n.
klasik mobilya classical furniture n.
klasik sözlükler classical dictionaries n.
klasik biçim yanlısı classicist n.
klasik silahlar conventional weapons n.
klasik edebiyat classical literature n.
klasik metin codex n.
klasik tarz taraftarı classicist n.
klasik öğrenim classicism n.
klasik biçime uyma classicism n.
klasik mimari classical architecture n.
klasik mitoloji classical mythology n.
klasik uygarlık classical civilization n.
klasik olmayan matematiksel mantık nonclassical mathematical logic n.
oxford'da klasik diller imtihanı literae humaniores n.
klasik bir örnek textbook example n.
klasik çince traditional chinese n.
klasik şartlanma classical conditioning n.
klasik coğrafya classical geography n.
klasik ekonomi okulu classical school of economics n.
klasik bilimler classic sciences n.
klasik roman classic novel n.
klasik çalışmalar classical studies n.
klasik müzik classical music n.
klasik yaklaşım classical approach n.
klasik yapıt classic n.
klasik bale classical ballet n.
klasik araba vintage car n.
klasik arabalar classic cars n.
klasik örnek pasaj locus classicus n.
klasik yazar classic writer n.
klasik amerikan romanı classic american novel n.
klasik türk edebiyatı classical turkish literature n.
klasik çalışma classic study n.
çağdaş klasik müzik contemporary classical music n.
eski yunan dönemindeki klasik üslup ve formların yeniden canlanması neo-classicism n.
eski yunan dönemindeki klasik üslup ve formların yeniden canlanması neoclassicism n.
eski yunan dönemindeki klasik üslubu canlandırma akımından yana olan kimse neoclassicist n.
klasik ve mükemmel bir vaka/örnek textbook case/example n.
özellikle klasik yunan oyunlarında görülen, sahne dışında gerçekleşmiş bir olayı iletmek üzere sahneye gelen karakter messenger n.
klasik yunanca hellenic n.
klasik dönem alimi humanist n.
klasik baleden daha gayri resmi olan bir modern bale türü modern dance n.
klasik örnek locus classicus n.
(kısaca) klasik örnek pasaj locus n.
klasik kıyafet parçası classic n.
klasik posta pulu classic n.
oxford üniversitesi'nin klasik bilimler lisans programından özellikle onur derecesiyle mezun olmak için geçilmesi gereken son sınav great n.
oxford üniversitesi'nin klasik bilimler lisans programından özellikle onur derecesiyle mezun olmak için geçilmesi gereken son sınava hazırlanmak için alınan ders great n.
klasik yunan oyunlarında ahlaki sorunlarla ilgili bir koro greek chorus n.
klasik araba oldtimer n.
klasik otomobil oldtimer n.
katlanabilir tavanlı klasik bir araba türü phaeton n.
bağcıklı klasik bir ayakkabı modeli slipper [obsolete] n.
orijinal içeriğin hayranlarını çekmek amacıyla klasik yapımlardan eski karakterleri, konseptleri ve fikirleri yeni yapıma dahil etme eylemi nostalgia bait n.
klasik parça classical piece n.
(klasik ölçüde) sabit dizi system n.
(klasik) gitar teli gut n.
(özellikle 18. yüzyılda) klasik stilin sanat ve edebiyatta taklit edilmesi pseudo-classicism n.
(özellikle 18. yüzyılda) klasik stilin sanat ve edebiyatta taklit edilmesi pseudoclassicism n.
klasik araba koleksiyonu yapmak (özellikle 1919-1930 arası modeller) collect vintage cars v.
(hatları) klasik dönem heykelleri gibi dökmek sculpture v.
klasik biçimde olan classical adj.
klasik tarz taraftarlığına ait classicistic adj.
klasik nitelikte augustan adj.
kısmen klasik semiclassical adj.
klasik olmayan nonclassical adj.
yeni klasik neoclassical adj.
sanat, edebiyat, müzik veya mimaride klasik eski yunan üslubunu yeniden canlandıran ya da uyarlayan neoclassic adj.
sanat, edebiyat, müzik veya mimaride klasik eski yunan üslubunu yeniden canlandıran ya da uyarlayan neoclassical adj.
eski yunan dönemindeki klasik üslubu canlandıran nitelikte neoclassicistic adj.
klasik olmayan unclassical adj.
klasik tarzda eğitilmiş legit adj.
klasik kahraman prototiplerini eleştiren heroicomic adj.
klasik edebiyat ile ilişkili classical adj.
klasik antik yunan ve roma dönemi sonrasına ait veya ilgili postclassical adj.
klasik dönem öncesine ait preclassical adj.
klasik dönem öncesi ile ilgili preclassical adj.
klasik dönem öncesine ait veya ilgili preclassic adj.
klasik varsayımlardan aşağı görülen semiclassical adj.
iki veya daha fazla klasik ölçü dönemini oluşturan systematic adj.
aynı klasik ölçüde yazılmış mısralar grubunu oluşturan systematic adj.
aynı klasik ölçüde yazılmış mısralar grubuna özgü systematic adj.
aynı klasik ölçüde yazılmış mısralar grubuna ait systematical adj.
iki veya daha fazla klasik ölçü dönemi ile ilgili systematical adj.
iki veya daha fazla klasik ölçü dönemini oluşturan systematical adj.
aynı klasik ölçüde yazılmış mısralar grubunu oluşturan systematical adj.
iki veya daha fazla klasik ölçü dönemine özgü systematical adj.
iki veya daha fazla klasik ölçü dönemine özgü systematic adj.
aynı klasik ölçüde yazılmış mısralar grubuna ait systematic adj.
aynı klasik ölçüde yazılmış mısralar grubuna özgü systematical adj.
iki veya daha fazla klasik ölçü dönemi ile ilgili systematic adj.
klasik dönemle ilgili classical adj.
klasik olarak classically adv.
kısmen klasik olarak semiclassically adv.
klasik zamanlarda in classical times adv.
klasik olarak ideally adv.
klasik ve anlamına gelen ön ek classico- pref.
klasik anlamına gelen ön ek classico- pref.
(klasik müzikte) ripieno rip (ripieno) abrev.
Colloquial
klasik cevap stock answer n.
klasik filoloji classics n.
klasik ve kaliteli araba packard n.
restore edilmiş klasik otomobil resto [australia] n.
Idioms
klasik yöntem time-honoured practice n.
klasik yöntem time-honored practice n.
klasik üslup classical style n.
klasik biçim classical style n.
ambar köşelerinde bulunmuş klasik araba barn find n.
depo köşelerinde unutulmuş klasik araba barn find n.
klasik müzik longhair n.
Trade/Economic
klasik ikilem classical dichotomy n.
klasik liberalizm liberal school n.
klasik alan classical range n.
klasik istihdam teorisi classical theory of employment n.
klasik şeker classical sugar n.
klasik iktisat ekolü classical economics n.
klasik teori classical theory n.
yeni klasik ekonomi teorisi new classical economics n.
klasik denkleşme mekanizması classical adjustment n.
neo klasik iktisat neoclassical economics n.
kurumlar vergisi klasik sistemi classical system of corporation tax n.
klasik yaklaşım direktifleri old approach directives n.
klasik yaklaşım old approach n.
yeni klasik makro iktisat new classical macroeconomics n.
klasik işsizlik classical unemployment n.
neo-klasik karşı devrim neoclassical counter revolution n.
klasik örgüt kuramı classical organizational theory n.
klasik demokratik kuram classical democratic theory n.
klasik elitizm classical elitism n.
klasik iktisat okulu classical school for economics n.
klasik okul classical school n.
klasik liberalizm classical liberalism n.
klasik iktisat classical economics n.
klasik dönem sonrası iktisatçıların teorileri veya öğretileri ile ilgili neoclassical adj.
klasik ekonomi ile ilgili classical adj.
klasik ekonomiye ait classical adj.
Law
klasik görüş classical theory n.
klasik ceza düzenlemesi ile ilgili classical adj.
Politics
(klasik antik dönemde) egemenliğin bağımsız bir şehrin özgür vatandaşlarına ait olduğu devlet city n.
Institutes
devlet klasik türk müziği korosu state choir of classical turkish music n.
cumhurbaşkanlığı klasik türk müziği korosu presidential classical turkish music choir n.
Technical
klasik ekipman conventional equipment n.
klasik donatı conventional equipment n.
klasik kanal classical canal n.
klasik kablo bağlantısı conventional wiring n.
klasik birim hacim kütlesi conventional mass per volume n.
klasik metot conventional method n.