kullanılmayan - Turco Inglés Diccionario

kullanılmayan

Significados de "kullanılmayan" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kullanılmayan unused adj.
Unused appropriations for Structural Funds alone amounted to EUR 10.5 billion, or 32% of the total.
Sadece Yapısal Fonlar için kullanılmayan ödenekler 10,5 milyar Avro veya toplamın %32'sine tekabül etmektedir.

More Sentences
Trade/Economic
kullanılmayan unused adj.
We know that this year, EUR 1 to 1.3 billion of the EU's budget will be left unused.
Bu yıl AB bütçesinden 1 ila 1.3 milyar Euro'nun kullanılmadan bırakılacağını biliyoruz.

More Sentences
General
kullanılmayan disused adj.
kullanılmayan out of date adj.
kullanılmayan unappropriated adj.
kullanılmayan unemployed adj.
kullanılmayan out of use adj.
kullanılmayan idle adj.
kullanılmayan abandoned adj.
kullanılmayan dead adj.
kullanılmayan obsolete adj.
kullanılmayan untapped adj.
kullanılmayan unserviceable adj.
kullanılmayan unoccupied adj.
kullanılmayan vacant adj.
kullanılmayan destitute [obsolete] adj.
kullanılmayan old-fashioned adj.
kullanılmayan dormant adj.
kullanılmayan standing adj.
Technical
kullanılmayan obsolete adj.
kullanılmayan unserviceable adj.

Significados de "kullanılmayan" con otros términos en diccionario inglés turco: 140 resultado(s)

Turco Inglés
General
artık kullanılmayan defunct adj.
If you look over there, you can see a defunct water tower.
Oraya bakarsanız, artık kullanılmayan bir su kulesi görebilirsiniz.

More Sentences
artık kullanılmayan deyim archaism n.
artık kullanılmayan deyim shibboleth n.
kullanılmayan eşya lumber n.
anayolda kullanılmayan taşıt off-road n.
kullanılmayan arazi waste n.
nükleer silah kullanılmayan savaş conventional warfare n.
(uzun süredir kullanılmayan) hiçbir yere çıkmayan merdiven blank stairs n.
kullanılmayan eşya depolama kutusu caddy n.
posta ücretinin ödenmesi için kullanılmayan pul bob (back of the book) n.
kullanılmayan bölüm loose end n.
kullanılmayan şey obsolete n.
artık kullanılmayan dil bilgisi ilkelerine aşırı dikkat etme grammarianism n.
(mecazen) artık kullanılmayan eşyaların konulduğu depo graveyard n.
kullanılmayan, eski, aşınmış malzemelerin acil durumlarda kullanılmak üzere tutulduğu yer graveyard n.
kullanılmayan kısım cotchel [dated] n.
kullanılmayan çorak arazi devil [dialect] n.
artık kullanılmayan deyim scibboleth n.
henüz kullanılmayan (bilet vb.) doküman stock n.
bağlamak (artık kullanılmayan anlam) annex v.
bağlamak (artık kullanılmayan anlam) adject v.
kullanılmayan veya istenmeyen parçaları atıp geri kalanları düzenlemek consolidate v.
kullanılmayan (oda) spare adj.
artık kullanılmayan archaic adj.
savaşta kullanılmayan noncombatant adj.
artık kullanılmayan disused adj.
gerektiği gibi kullanılmayan ill-used adj.
savaşta kullanılmayan non-combatant adj.
artık kullanılmayan now-defunct adj.
artık kullanılmayan now defunct adj.
artık kullanılmayan now-defunct adj.
hayvan kullanılmayan nonanimal adj.
artık kullanılmayan archaical adj.
süs olarak kullanılmayan unornamental adj.
defalarca kullanılmayan unpractised adj.
artık kullanılmayan desuete adj.
artık kullanılmayan old adj.
artık kullanılmayan old-hat adj.
artık kullanılmayan old-hat adj.
artık kullanılmayan bir halde archaically adv.
kullanılmayan bir şeyin araştırılmasında kullanılan cihaz anlamına gelen bir son ek -stat suf.
Phrasals
uzun zamandır kullanılmayan bir şeyi kullanmak dust up v.
Phrases
pek kullanılmayan to little purpose expr.
pek kullanılmayan to no purpose expr.
Colloquial
kullanılmayan şey a dead letter n.
cehennem (çoğunlukla yazı dilinde kullanılmayan, farklı şekillerde hecelenebilen şaka yollu bir hüsnütabir) h-e-double-toothpicks n.
Trade/Economic
kullanılmayan fon nonexpendable fund n.
kullanılmayan kaynaklar idle resources n.
kullanılmayan kapasite unused capacity n.
kullanılmayan fon non-expendable funds n.
kullanılmayan para idle money n.
kullanılmayan materyal obsolete material n.
kullanılmayan kurumlar vergisinden muaf meblağ surplus of franked investment income n.
kullanılmayan zaman idle time n.
kullanılmayan izin unused leave n.
kullanılmayan hesap inactive account n.
kullanılmayan varlıklar assets not in use n.
kullanılmayan para idle balances n.
kullanılmayan kapasite kısmı idle capacity n.
kullanılmayan kapasite unutilized capacity n.
rücu hakkı kullanılmayan poliçe draft without recourse n.
sürümü olmayan, kullanılmayan malların elden çıkartılması için yapılan satış clearance sale n.
temettü için kullanılmayan dağıtılmamış kar restricted surplus n.
uzun süre kullanılmayan banka hesabı dormant account n.
ticarette kullanılmayan noncommercial adj.
(para) faiz için kullanılmayan idle adj.
(para) kar için kullanılmayan idle adj.
Law
(ingiltere'de) uzun zamandır kullanılmayan bir mahkeme court of audience n.
artık kullanılmayan düşük statülü bir asliye hukuk mahkemesi court-baron n.
Technical
ısı, güç veya elektrik üretmede kullanılmayan enerji türü nonfuel n.
kullanılmayan zaman unused time n.
kullanılmayan alan dead space n.
kullanılmayan sığa idle capacity n.
yayında kullanılmayan video teyp kaydediciler non-broadcast video tape recorders n.
yayında kullanılmayan kamera kaydedici non-broadcast camera-recorder n.
artık kullanılmayan bir tür büyük tabanca dag n.
artık kullanılmayan obsolete adj.
Computer
kullanılmayan temalar unused themes n.
kullanılmayan sayfa unused page n.
kullanılmayan bağlantı noktası unused port n.
kullanılmayan kimlik obsolete id n.
kullanılmayan zaman unused time n.
kullanılmayan bant dead band n.
kullanılmayan küme unused clusters n.
kullanılmayan sayfa unused page n.
artık kullanılmayan deprecated adj.
Informatics
kullanılmayan site ghost site n.
Telecom
kullanılmayan bant deadband n.
kullanılmayan lif dark fiber n.
kullanılmayan spektrum spectral null n.
yayın sırasında kullanılmayan off-air adj.
kayıtta kullanılmayan off-air adj.
Architecture
bina çatısının hemen altındaki kullanılmayan alan blind attic n.
Dyeing
bakır hidroksit ve kireç karışımından oluşan ve artık kullanılmayan bir mavi pigmenti lime blue n.
Transportation
kiralanıp kullanılmayan navlun için ödenen miktar dead freight n.
yük gemisinde kiralanıp kullanılmayan boş alan dead freight n.
demiryolu kullanılmayan nonrailroad adj.
Railway
kullanılmayan hat unused track n.
kullanılmayan lokomotiflerin saklandığı depo motive power depot n.
kullanılmayan hat idle track n.
kullanılmayan tren tüneli disused train tunnel n.
Aeronautic
uçağın sabit teçhizatı, kullanılmayan yakıtı, hidrolik yağları, kokpit dokümanları, galley yapısı ile ekip ve ikram dahil edilmiş ağırlığı dry operating weight n.
Marine
ekonomik amaçla kullanılmayan deniz bölgesi exclusive economic zone n.
Physiology
diğerleri kadar yoğun kullanılmayan (organ, yapı) nondominant adj.
Pharmaceutics
iltihap tedavisinde kullanılmayan ancak hafif ağrı kesici olarak kullanılan analjezik bir ilaç tylenol® n.
iltihap tedavisinde kullanılmayan ancak hafif ağrı kesici olarak kullanılan analjezik bir ilaç phenaphen® n.
iltihap tedavisinde kullanılmayan ancak hafif ağrı kesici olarak kullanılan analjezik bir ilaç panadol® n.
iltihap tedavisinde kullanılmayan ancak hafif ağrı kesici olarak kullanılan analjezik bir ilaç datril® n.
iltihap tedavisinde kullanılmayan ancak hafif ağrı kesici olarak kullanılan analjezik bir ilaç anacin iii® n.
artık yaygın kullanılmayan sefalosporin türü bir antibiyotik kafocin n.
Gastronomy
yağı için kullanılmayan yenilebilir büyük bir zeytin queen olive n.
Agriculture
merada kullanılmayan unpastoral adj.
çayır olarak kullanılmayan unpastured adj.
mera olarak kullanılmayan unpastured adj.
otlak olarak kullanılmayan unpastured adj.
Social Sciences
kişilere doğduklarında verilmiş olan ve artık kullanılmayan isim dead name n.
Linguistics
kullanılmayan sözcük obsoletism n.
kullanılmayan cümle obsoletism n.
dili konuşanların tamamınca kullanılmayan fonetik özellik isophone n.
(harf, ses) bazen kullanılıp bazen kullanılmayan moveable adj.
History
doğal bir nesneyi veya olayı açıkladığı düşünülen, artık kullanılmayan bir cihaz theoric n.
grain'in yirmide birine eşdeğer olan ve artık kullanılmayan bir ağırlık birimi mite n.
Meteorology
meteorolojide fazla kullanılmayan ayak foot n.
meteorolojide fazla kullanılmayan ayak libre n.
Geology
tüm kaya yüzeylerinin suyun etkisiyle oluştuğunu ortaya atan, artık kullanılmayan teori neptunism n.
Military
fiilen kullanılmayan yatak yerleri latent reserve beds n.
kullanılmayan parçaları düzenleme değişiklik bildirimi spare parts design change notice n.
kullanılmayan malzemenin depolanması dead storage n.
kullanılmayan kenar bant vestigial side band n.
savaşta kullanılmayan noncombatant adj.
savaşta kullanılmayan non-combatant adj.
Music
artık kullanılmayan ud benzeri bir tür çalgı theorbo n.
artık kullanılmayan bir tür viyola tromba marina n.
dini amaçlarla kullanılmayan müzik secular music n.
Cinema
filmin asıl gösteriminde kullanılmayan sahneler outtake n.
Photography
görüntüyü ışığa duyarlı maddeyle sıvanmış plaka üzerine düşürüp plakayı mürekkeple boyama şeklindeki (artık kullanılmayan) fotoğraf yöntemi niepce's process n.
Engineering
(kırsal bölgede) açık ve kırma taş kullanılmayan yol clay road [new zealand] n.
Slang
eski ve kullanılmayan yazılım abandonware n.
kullanılmayan bir aracın plaka, seri numarası gibi bilgileri kullanarak kimliği değiştirilen çalıntı araç ringer n.
kullanılmayan bir aracın plaka, seri numarası gibi bilgilerini kullanarak çalıntı aracın kimliğini değiştirmek ring v.