raging - Turkish English Dictionary

raging

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

raging — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈreɪdʒɪŋ/ – BrE /ˈreɪdʒɪŋ/)
Part of speech:
Sıfat: raging
Synonyms:
furious, intense
Antonyms:
mild

Meanings of "raging" in Turkish English Dictionary : 17 result(s)

English Turkish
General
raging adj. öfkeli
And your pets will long please your eyes and soothe raging thoughts.
Ve evcil hayvanlarınız uzun süre gözlerinizi memnun edecek ve öfkeli düşünceleri yatıştıracaktır.

More Sentences
raging adj. kontrol edilemeyen
He has a raging hunger for meat.
Ete karşı kontrol edilemeyen bir açlık duyuyor.

More Sentences
raging adj. şiddetli (olay, durum)
The raging storm destroyed the ship's sailing mast.
Şiddetli fırtına, geminin yelken direğini parçaladı.

More Sentences
raging adj. son derece
raging adj. olağandışı
raging adj. aşırı
raging adj. değişken
raging adj. göze çarpan
raging adj. kestirilemez
raging adj. sıra dışı
raging adj. dikkate değer
raging adj. öngörülemez
raging adj. aşırı derece
raging adj. azgın
raging adj. şiddetli
raging adj. kudurmuş
raging adj. hararetli

Meanings of "raging" with other terms in English Turkish Dictionary : 7 result(s)

English Turkish
General
raging bull n. kızgın boğa
raging bull n. azgın boğa
the raging river n. kuzey amerika'da bir nehir
a raging river n. hırçın/azgın nehir
raging fire n. azgın yangın
raging fire n. kontrol edilemeyen yangın
Medical
raging kidney infection n. ilerlemiş/azmış/alıp yürümüş böbrek iltihabı