salgı - Turkish English Dictionary

salgı

Meanings of "salgı" in English Turkish Dictionary : 23 result(s)

Turkish English
Common Usage
salgı secretion n.
For marking their territories, the odorless secretion is used by certain animals.
Kokusuz salgı, bazı hayvanlar tarafından bölgelerini işaretlemede kullanılır.

More Sentences
Biology
salgı secretion n.
For marking their territories, the odorless secretion is used by certain animals.
Kokusuz salgı, bazı hayvanlar tarafından bölgelerini işaretlemede kullanılır.

More Sentences
General
salgı excreta n.
salgı discharge n.
salgı humor n.
salgı juice n.
salgı slime n.
salgı liquor n.
salgı excretion n.
salgı humour n.
salgı secretum n.
salgı deflection n.
salgı flexure n.
salgı deflexion n.
salgı ooze n.
salgı secretory adj.
Technical
salgı spring n.
salgı flexure n.
salgı runout n.
Mechanic
salgı backlash n.
Automotive
salgı run-out n.
salgı shimmy n.
salgı runout n.

Meanings of "salgı" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

Turkish English
General
dış salgı bezleri tarafından salgılanan salgıları konu alan bilim dalı exocrinology n.
salgı bezesi secreter n.
aşırı salgı oversecretion n.
(yarım kanatlılarda) kokulu salgı bezi orifisi ostiole n.
(yarım kanatlılarda) kokulu salgı bezi orifisi ostiole n.
salgı bezi olmayan glandless adj.
salgı çıkaran excretory adj.
salgı çıkaran excretive adj.
kabuğa benzer salgı üreten corticiferous adj.
salgı ile ilgili secretional adj.
salgı bezleriyle ilgili glandular adj.
iç salgı bezlerini içeren endocrine adj.
salgı anlamı veren ön ek secreto- pref.
salgı anlamı veren ön ek secret- pref.
Technical
makinede boşluk veya salgı backlash n.
salgı arabası loop car n.
salgı payı distortion allowence n.
salgı denetimi distortion control n.
şaft salgı dedektörü shaft eccentricity detector n.
şaft salgı eğrisi shaft deflection curve n.
toplam radyal salgı total radial runout n.
radyal salgı radial runout n.
Automotive
yanal salgı lateral runout n.
toplam endike salgı total indicated runout n.
salgı komparatörü out of roundness gauge n.
Medical
iç salgı bezleri endocrine n.
iç salgı yapan organlar endocrine organs n.
salgı bezi adeno n.
iç salgı increment n.
mide salgı bezleri gastric n.
hayvanlardan çıkarılan organların tedavi amacıyla özellikle iç salgı bezi hastalıklarında kullanılması organotherapy n.
sinir sistemi ile iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı neuroendocrinology n.
iç salgı endocrine n.
iç salgı hormone n.
iç salgı internal secretion n.
iç salgı incretion n.
iç salgı bilimi endocrinology n.
iç salgı bezi endocrine gland n.
yağlı salgı smegma n.
aşırı salgı hypersecretion n.
salgı bezesi uru adenoma n.
salgı azlığı hyposecretion n.
salgı bezi gland n.
salgı organı emunctory n.
dış salgı exocrine n.
salgı vezikülleri secretory vesicles n.
salgı uyarıcısı secretagogue n.
salgı uyaran madde secretagogue n.
iç salgı bezleri endocrine glands n.
vajinal salgı vaginal secretion n.
kortikosteroid salgı regülasyonu regulation of corticosteroid n.
salgı bezinin cerrahi olarak çıkarılması adenectomy n.
uyarıları kaslara ve salgı bezlerine ileten sinir hücresi efferent nerve n.
aşırı salgı yapan tübül uveoscleral pathway n.
aşırı salgı hyperexcretion n.
vücutta aşırı adrenokortikal salgı bulunması hyperadrenocorticism n.
mukoza zarlarının salgıladığı koruyucu salgı mucous secretion n.
salgı bezlerinde meydana gelen bozulmadan kaynaklı bir hastalık dyscrinism n.
adrenal korteksin salgıladığı sulu ve hormon içeren bir salgı cortin n.
sertleşmiş salgı bezi scirrhus [obsolete] n.
sertleşmiş salgı bezi schirrhus [obsolete] n.
salgı vezikülü secernent n.
(dışkı veya salgı yoluyla) enfeksiyöz maddeleri vücuttan atan kimse shedder n.
iç salgı ile ilgili incretory adj.
salgı bezleriyle ilişkili adeno-associated adj.
salgı bezi bağlantılı adeno-associated adj.
Anatomy
salgı bezi secretory gland n.
göz kapağı dokusundaki sebasöz salgı bezi tarsal gland n.
göz kapağı dokusundaki sebasöz salgı bezi meibomian gland n.
rahim boynunda yer alan mukus salgı bezleri cervical glands of the uterus n.
rahim boynunda yer alan mukus salgı bezleri cervical glands n.
dudakta labial mukoza ve ağzın orbiküler kası arasında bulunan salgı bezleri labial glands n.
salgı vb. maddeleri taşıyan epitel hücre ile kaplı vücut kanalı channel n.
rahim ağzı kanalının mukus salgılayan küçük salgı bezlerinden her biri nabothian gland n.
uyarıları kaslara ve salgı bezlerine taşıyan sinir lifi efferent fiber n.
hormon üreten iç salgı bezleri endocrine glands n.
doğrudan kan akışına hormon salgılayan iç salgı bezleri endocrine gland n.
birçok geyikte ve geyiğe akraba hayvanlarda bulunan, alt göz kapağının altında korucu bir salgı üreten kese veya çukur larmier n.
vajinal boşluğa açılan salgı bezi vestibular gland n.
dallanmış kanal sistemlerinin birleşerek salgı kanalına açıldığı bez compound gland n.
sindirim sistemine salgı yapan bez digestive gland n.
basit salgı bezi crypt n.
belirli bir salgı bezinin çalışmasını etkileyen (hormon) tropic adj.
gözkapaklarındaki ince ve yağlı salgı bezlerine ait meibomian adj.
gözkapaklarındaki ince ve yağlı salgı bezleri ile ilişkili meibomian adj.
Psychology
uyarıcı salgı excito-secretory n.
Physiology
salgı sinirleri secretory nerves n.
boşaltım, deri değiştirme, salgı vb. yoluyla dışarı atılan şey casting n.
boşaltım, deri değiştirme, salgı vb. yoluyla dışarı atılan şey cast n.
fizyolojik bir süreci veya işlevi engelleyen iç salgı chalone n.
anabolik süreçler sonucu salgı hücrelerinde üretilen bir dizi maddeden biri anastate n.
kas veya salgı bezinde biten ve kasılma veya salgılamaya yol açan sinir uyarımı yaratan sinir ucu effector n.
salgı bezi hastalıklarında uzmanlaşmış doktor endocrinologist n.
göz kapağı dokusundaki sebasöz salgı bezi salgısı lema [rare] n.
solunum borusundaki bir salgı sebebiyle oluşan horlamaya benzer hırıltı rhonchal n.
iç salgı incretion n.
(salgı) bir noktadan yayılma irradiation n.
salgı bezinin sinirlerin paralizi sonrası salgıladığı sıvı paralytic secretion n.
salgı bezinde tüm sinirlerin kesilmesi sonucu meydana gelen salgı artışı paralytic discharge n.
motor veya salgı faaliyetlerini baskılayan sinirler inhibitory nerves n.
salgı bezi içeriği secretions n.
salgı üreten anatomik yapı secretor n.
salgı uyaran madde secretagog n.
salgı yayan organ, damar secretories n.
salgı uyarıcısı secretagog n.
fizyolojik bir süreci veya işlevi engelleyen iç salgı ile ilgili chalonic adj.
iç salgı bezlerine ait endocrine adj.
hücresel bileşeni bulunmayan ve salgılandığı hücreye ciddi bir hasar vermeksizin dışarı atılan bir salgı üreten merocrine adj.
salgıyı serbest bırakan bez tarafından salgılanan (salgı) holocrine adj.
Pathology
uygunsuz antidiüretik hormon salgı sendromu siadh n.
uygunsuz antidiüretik hormon salgı sendromu syndrome of inappropriate antidiuretic hormone n.
göz kapağı dokusundaki sebasöz salgı bezlerinin kronik iltihabı sonucu gözkapağında oluşan küçük bir kist meibomian cyst n.
solunum borusundaki bir salgı sebebiyle oluşan horlamaya benzer titreşimli solunum sesi rhoncus n.
salgı bezlerinde meydana gelen bozukluk glandular disorder n.
kistik yapıdaki salgı bezi uru cystadenoma n.
salgı bezinde kanal tıkanıklığı sonucu birikmeden kaynaklı kist retention cyst n.
Pharmaceutics
sülüklerin ağız salgı bezinden elde edilen kan sulandırıcı bir madde hirudin n.
Dermatology
ciltte yer alıp kıl ve deriyi kayganlaştırmak için sebum salgılayan salgı bezi glandulae sebaceae n.
Parasitology
bazı koşnillerin salgıladığı topaksı ve mumlu salgı wool n.
Veterinary
deride kalınlaşma ve sertleşme, anormal salgı ve ishal ile karakterize bir sığır hastalığı hyperkeratosis n.
sığır hipofiz bezinden çıkan sıvı bir salgı pituitrin n.
hayvanlarda yaşanan anal salgı bezlerindeki tıkanma ya da enfeksiyon flop-bott n.
Food Engineering
elektronik salgı electronic noise n.
Chemistry
yılanların salgıladığı zehirli salgı echidnine n.
salgı çıkarmak dephlegm [obsolete] v.
Biology
tekli hücrelerin yoğun salgı içinde bulunduğu bir büyüme şekli zoogloea n.
karşı cinsi uyaran salgı pheromone n.
salgılama sırasında hücrelerinden bazı parçalar kopararak salgı üreten bezler apocrine glands n.
salgılama sırasında hücrelerinden bazı parçalar kopararak salgı üreten bez apocrine gland n.
dış salgı ectocrine n.
yassı kurt gibi omurgasızlarda yumurta sarısı salgılayan bir grup salgı bezi vitellarium n.
bal salgı bezi honey gland n.
bazı bitkilerin tüyleri veya salgı bezleri ile karıncaları savması myrmecophobia n.
salgı bezi topluluğu glandulosity n.
(lenf düğümü) hayvanlarda salgı üretmeyip salgı bezlerini andıran yapı gland n.
bitkilerde bulunan çeşitli salgı organları gland n.
(birçok geyik ve antilopta) ağdamsı bir madde salgılayan salgı bezi crumen n.
koku üreten salgı bezi pod n.
erkek misk geyiğinin koku üreten salgı bezi pod n.
(bazı balık ve amfibilerde) zehir salgı bezi poison gland n.
organizmada bulunan ve salgı gibi sıvı barındıran vakuol veya boşluk reservoir n.
tekli hücrelerin yoğun salgı içinde bulunduğu büyüme şekliyle ilgili zoogloeic adj.
iç salgı ile ilgili endocrinal adj.
salgılama sırasında hücrelerinden bazı parçalar kopararak salgı üreten apocrine adj.
salgı bezleri olmayan eglandulose adj.
salgı bezleri olmayan eglandular adj.
salgı bezsiz eglandular adj.
salgı bezsiz eglandulose adj.
salgı bezleri olan glanduliferous adj.
salgı bezlerinden oluşan glandulose adj.