self-contained - Turkish English Dictionary

self-contained

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

self-contained — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /ˌsɛlfkənˈteɪnd/ – BrE /ˌsɛlfkənˈteɪnd/)
Part of speech:
Sıfat: self-contained
Synonyms:
independent, autonomous
Antonyms:
dependent

Meanings of "self-contained" in Turkish English Dictionary : 28 result(s)

English Turkish
Common Usage
self-contained adj. müstakil
I want to hire a self-contained apartment.
Müstakil bir daire kiralamak istiyorum.

More Sentences
General
self-contained adj. kendi kendine yeten
It is a self-contained rural community.
Kendi kendine yeten bir kırsal topluluk bu.

More Sentences
self-contained adj. kendine yeten
She is self-contained even though she is pretty old.
Oldukça yaşlı olmasına rağmen kendine yeten biri.

More Sentences
self-contained adj. bağımsız
These are not self-contained issues.
Bunlar birbirinden bağımsız meseleler değildir.

More Sentences
Law
self-contained adj. müstakil
I want to hire a self-contained apartment.
Müstakil bir daire kiralamak istiyorum.

More Sentences
Technical
self-contained adj. bağımsız
These are not self-contained issues.
Bunlar birbirinden bağımsız meseleler değildir.

More Sentences
self-contained adj. müstakil
I want to hire a self-contained apartment.
Müstakil bir daire kiralamak istiyorum.

More Sentences
Aeronautic
self-contained adj. müstakil
I want to hire a self-contained apartment.
Müstakil bir daire kiralamak istiyorum.

More Sentences
General
self-contained adj. kendine güvenen ve başkalarına pek ihtiyaç duymayan
self-contained adj. suskun
self-contained adj. işlemesi başka makineleri gerektirmeyen
self-contained adj. düşüncelerini kendine saklayan
self-contained adj. az konuşan
self-contained adj. resmi
self-contained adj. ciddi
self-contained adj. kontrollü
self-contained adj. ağırbaşlı
self-contained adj. olgun
self-contained adj. örtülü
self-contained adj. kapaklı
self-contained adj. (apartman dairesi) ayrı mutfaklı ve banyolu
self-contained adj. otokontrol sahibi
self-contained adj. soğukkanlı
self-contained adj. duygularını dizginleyebilen
self-contained adj. metanetli
Trade/Economic
self-contained adj. kendi kendini tamamlayan
Technical
self-contained adj. kendi kendine yeterli
Mechanic
self-contained adj. diğerlerinden bağımsız çalışan

Meanings of "self-contained" with other terms in English Turkish Dictionary : 18 result(s)

English Turkish
General
self-contained [uk] adj. (aileye tahsis edilmiş ev) tam donanımlı ve müstakil
Technical
self-contained air conditioning system n. kompakt klima sistemi
self-contained open-circuit compressed air breathing apparatus n. kendi kendine yeterli açık devreli sıkıştırılmış hava solunum cihazı
self-contained open circuit compressed air breathing apparatus n. kendi kendine yeterli açık devreli basınçlı hava solunum cihazı
self-contained compressed air diving apparatus n. kendi kendine yeterli sıkıştırılmış havalı dalma aparatı
self-contained closed-circuit breathing apparatus for escape n. kaçış için kendi kendine yeterli kapalı devre solunum aparatı
open-circuit self-contained diving apparatus for use with compressed nitrox and oxygen n. basınçlı azot ve oksijenle kullanılan açık devre kendi kendine yeterli dalma aparatı
self-contained steam engine n. portatif buhar makinesi
self-contained steam engine n. krank mili yatağı motor çerçevesinde yerleşik bir buhar makinesi türü
Informatics
self-contained instrument n. özerk alet
self-contained data language n. özerk veritabanı dili
Marine
scuba (self-contained underwater breathing aparatus) n. kendinden yeterli sualtı solunum aparatı
self-contained underwater breathing apparatus n. dalış seti
Military
self-contained range finder n. nişancı telemetresi
self-contained baseline system n. bir noktadan telemetre ile kestirme usulü
self-contained baseline system n. bir hedef kestirme usulü
self-contained hydraulic components n. bağımsız hidrolik komple parçası
self-contained training pods n. bağımsız eğitim bölmeleri