sever - Turkish English Dictionary

sever

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sever — Definition

Meaning:
koparmak, ayırmak
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈsɛvər/ – BrE /ˈsɛvə/)
Part of speech:
Fiil: sever (severs – severed – severing)
Synonyms:
cut off, detach
Antonyms:
connect

Meanings of "sever" in Turkish English Dictionary : 18 result(s)

English Turkish
General
sever v. kopmak
Doctors discovered that the impact of the accident had severed John's carotid artery.
Doktorlar kazanın etkisiyle John'un şah damarının koptuğunu keşfetti.

More Sentences
sever v. koparmak
Thus, I severed all ties with my family.
Böylece ailemle tüm bağlarımı kopardım.

More Sentences
sever v. ikiye ayrılmak
sever v. yarmak
sever v. paylaştırmak
sever v. ayırmak
sever v. ilişkiyi kesmek
sever v. ayrılmak
sever v. müşterek davayı ayırmak
sever v. taksim etmek
sever v. ayırt etmek
sever v. olgunlaşmak
sever v. tefrik etmek
sever v. bölmek
Technical
sever v. bölmek
sever v. kesilmek
sever v. kesmek
Aeronautic
sever v. parçalamak

Meanings of "sever" in English Turkish Dictionary : 3 result(s)

Turkish English
General
sever lover n.
The film was harshly criticized by movie lovers.
Film sinemaseverler tarafından sert bir şekilde eleştirildi.

More Sentences
sever spirited adj.
sever fond adj.

Meanings of "sever" with other terms in English Turkish Dictionary : 17 result(s)

English Turkish
General
sever from v. ayırmak (bir şeyden)
sever relations with someone v. ipleri koparmak
sever one's connection v. ilişiğini kesmek
sever one's connection with v. ile ilişiğini kesmek
sever one's connection v. bağını koparmak
sever one's connection v. bağlarını koparmak
sever one's connections v. bağları koparmak
sever the head from v. baş kesmek
sever all ties with v. bağını koparmak
sever all ties with v. bağlarını koparmak
sever all ties with v. bağı kopmak
Idioms
sever ties with someone v. yollarını ayırmak
sever ties with (someone or something) v. (biriyle) yollarını ayırmak
sever ties with v. yollarını ayırmak
sever ties with (someone or something) v. (biriyle) bağlarını koparmak
sever ties with v. bağlarını koparmak
Environment
sever storm disaster n. fırtına afeti