source: - Turkish English Dictionary

source:

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "source:" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
source n. kaynak
source n. köken
General
source culture n. kaynak kültür
source n. göz
source system n. kaynak dizge
source of supply n. kaynak
utility source n. elektrik kaynağı
source material n. kaynak madde
source of pride n. medarı iftihar
source text n. kaynak metin
source of inspiration n. ilham perisi
reliable source n. güvenilir kaynak
national source n. ulusal kaynak
source n. köken
source of trouble n. çıban başı
deduction at source n. stopaj
source n. kaynakça
source n. tedarikçi
source n. memba
source n. yararlanılan kaynak
oral source n. sözlü kaynak
source of inspiration n. esin kaynağı
stoppage at source n. vergilerin kaynağında kesilmesi
source rock n. kaynak kaya
source n. memba suyu
source n. asıl
source n. esas
source material n. kaynak
source of happiness n. mutluluk kaynağı
source time function n. kaynak zaman fonksiyonu
stationary source n. hareketsiz kaynak
source n. ocak
source n. bulak
source n. eşme
source of income n. gelir kaynağı
source n. kaynak (kitap vb)
source code n. kod
source n. menşe
external source n. dış kaynak
source n. mahreç
source n. pınar
source n. sebep
source n. hazine
source n. göze
source of information n. istihbarat kaynağı
source of trouble n. çıbanbaşı
controlled current source n. bağımlı akım kaynağı
source of amusement n. eğlence kaynağı
source of illumination n. ışık kaynağı
source of inspiration n. ilham kaynağı
source of distress n. üzüntü kaynağı
alternative energy source n. alternatif enerji kaynağı
source n. haber kaynağı
news source n. haber kaynağı
ground source n. yer üstü kaynağı
underground source n. yer altı kaynağı
natural water source n. doğal su kaynağı
source system norms n. kaynak-dizge normları
source-oriented theory n. kaynak-odaklı kuram
source of worry n. endişe kaynağı
source of concern n. endişe kaynağı
source of anxiety n. endişe kaynağı
source of pride n. gurur kaynağı
mentioned source n. adı geçen kaynak
source of pride n. gurur tablosu
source of information n. bilgi kaynağı
source of hope n. umut kaynağı
primary source n. ana kaynak
main source n. ana kaynak
source code n. kaynak kodu
source language n. kaynak dil
light source n. ışık kaynağı
source of energy n. enerji kaynağı
source of energy n. enerji deposu
heat source n. ısı kaynağı
a source for vitamin n. vitamin deposu
source of vitamin n. vitamin deposu
primary source n. birincil/ana kaynak
source of the distress call n. acil yardım çağrısının kaynağı
strong source n. sağlam kaynak
source of motivation n. motivasyon kaynağı
major source of pollution n. başlıca kirlilik kaynağı
source book n. kaynak kitap
source of imaginative thought n. yaratıcı düşünce kaynağı
source of air n. havanın kaynağı
nutritional source n. besin kaynağı
source word n. kaynak kelime
solution source n. çözüm kaynağı
primary source n. asli kaynak
limited source n. sınırlı kaynak
limited source n. kısıtlı kaynak
life source n. yaşam kaynağı
sole source n. tek kaynak
sole source n. yegane kaynak
source provider n. kaynak sağlayıcı
local source n. yerel kaynak
open source libraries n. açık kaynak kitaplıkları
my source of inspiration n. esin kaynağım
written source n. yazılı kaynak
written source n. yazılı kaynak
source control n. kaynak kontrolü
open source community n. açık kaynak topluluğu
healing source n. şifa kaynağı
high level source n. üst düzey kaynak
reliability of source n. kaynağın güvenilirliği
reliability of source n. kaynak güvenilirliği
source of contention n. çekişme kaynağı
source credibility n. kaynak güvenilirliği
secondary source n. ikincil kaynak
source material n. bir film veya dizinin uyarlandığı orijinal kitap, oyun veya başka bir eser
source material n. kaynak materyal
passive source n. muhbir olmamasına karşın elde ettiği tüm bilgileri aktaran kimse
be the source of inspiration v. esin kaynağı olmak
have its source in v. kaynaklanmak
take its source from v. kaynaklanmak
constitute a source v. kaynak teşkil etmek
use as a source v. kaynak olarak kullanmak
use as a source v. kaynak almak
be the source of inspiration v. ilham kaynağı olmak
be a source of joy v. neşe kaynağı olmak
know from a reliable source v. güvenilir bir kaynaktan öğrenmek
locate the source v. kaynağını belirlemek
follow an odor to its source v. bir kokuyu takip etmek
be the source of pride v. gurur kaynağı olmak
source v. tedarik etmek
source v. (bilgi/haber) kaynağını belirtmek/vermek
source v. edinmek
go directly to the source v. doğrudan kaynağa gitmek
take its source from v. kaynağını ...'den almak
take its source from v. çıkmak/kaynaklanmak
not know the source of v. kaynağını bilmemek
not know its source v. kaynağını bilmemek
source v. temin etmek
source v. bulmak
source adj. kaynak
source-based adj. kaynak odaklı
single-source adj. tek kaynaklı
open-source adj. kökenine, formülüne, tasarımına herkesin ücretsiz ulaşabileceği (ürün, sistem)
Colloquial
a new income source n. yeni bir gelir kaynağı
a reliable source n. sağlam bir kaynak
a reliable source n. güvenilir bir kaynak
find the source expr. kaynağı bul
from a reliable source expr. sağlam/güvenilir bir kaynaktan
Idioms
source of ridicule n. eğlence/alay kaynağı
source of laughter n. eğlence/alay kaynağı
Speaking
I have not found their source expr. bunların kaynağını bulamadım
Trade/Economic
collection at source n. stopaj
withholding at source n. stopaj
source and disposition statement n. fon akım tablosu
deduction at the source n. vergi stopajı