underage - Turkish English Dictionary

underage

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

underage — Definition

Meaning:
reşit olmayan
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˌʌndərˈeɪdʒ/ – BrE /ˌʌndərˈeɪdʒ/)
Part of speech:
Sıfat
Synonyms:
minor
Antonyms:
of age, adult

Meanings of "underage" in Turkish English Dictionary : 11 result(s)

English Turkish
General
underage adj. yaşı tutmayan
Underage youths can try to obtain alcohol from their older friends.
Yaşı tutmayan gençler kendilerinden büyük arkadaşlarından içki temin etmeye çalışabilirler.

More Sentences
Law
underage adj. küçük
Aren't you underage?
Yaşın küçük değil mi?

More Sentences
underage adj. rüşte ermemiş
Tom is still underage.
Tom hâlâ rüşte ermedi.

More Sentences
General
underage n. eksik
underage n. açık
underage n. açık verilen miktar
underage adj. olgunlaşmamış
underage adj. yaşı sebebiyle birine yasal yönden bağımlı
underage adj. reşit olmayan
Trade/Economic
underage adj. satılan ya da satın alınan miktardan daha az
Law
underage adj. yasal sorumluluk yaşının altında

Meanings of "underage" with other terms in English Turkish Dictionary : 2 result(s)

English Turkish
General
be underage v. belirli bir şey yapabilmek için yaşı tutmamak
Law
allegations of underage drinking n. yaşı tutmayanların içki içmeleri üzerine iddialar