void - Turkish English Dictionary

void

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

void — Definition

Meaning:
boşluk, geçersiz
Pronunciation (IPA):
(AmE /vɔɪd/ – BrE /vɔɪd/)
Part of speech:
İsim/Sıfat/Fiil: void (voids – voided – voiding)
Synonyms:
emptiness, nullity
Antonyms:
fullness, validity

Meanings of "void" in Turkish English Dictionary : 60 result(s)

English Turkish
Common Usage
void adj. geçersiz
The number of Members voting was 554, the number of blank or void votes 9, the votes cast 545.
Oy kullanan Üye sayısı 554, boş veya geçersiz oy sayısı 9, kullanılan oy sayısı 545 idi.

More Sentences
void adj. hükümsüz
The change in the law rendered the contract null and void.
Yasadaki değişiklik sözleşmeyi hükümsüz kılmıştı.

More Sentences
General
void n. eksiklik
Their interactive show filled a void in the performance scene.
İnteraktif gösterileri performans sahnesinde bir eksikliği dolduruyordu.

More Sentences
void n. boşluk
Nothing seemed to fill the void left by the death of her husband.
Kocasının vefatının açtığı boşluğu hiçbir şey dolduramıyordu sanki.

More Sentences
void n. boşluk
Nothing seemed to fill the void left by the death of her husband.
Kocasının vefatının açtığı boşluğu hiçbir şey dolduramıyordu sanki.

More Sentences
void v. geçersiz kılmak
Some cleaning methods may void the warranty.
Bazı temizleme yöntemleri garantiyi geçersiz kılabilir.

More Sentences
void v. hükümsüz kılmak
The company voided all previously made agreements.
Şirket daha önce yapılan tüm anlaşmaları hükümsüz kılmıştır.

More Sentences
void adj. boş
The three Void God Realms looked at each other.
Üç Boş Tanrı Alemi birbirine baktı.

More Sentences
Trade/Economic
void adj. hükümsüz
The change in the law rendered the contract null and void.
Yasadaki değişiklik sözleşmeyi hükümsüz kılmıştı.

More Sentences
Law
void adj. geçersiz
The number of Members voting was 554, the number of blank or void votes 9, the votes cast 545.
Oy kullanan Üye sayısı 554, boş veya geçersiz oy sayısı 9, kullanılan oy sayısı 545 idi.

More Sentences
void adj. hükümsüz
The change in the law rendered the contract null and void.
Yasadaki değişiklik sözleşmeyi hükümsüz kılmıştı.

More Sentences
Technical
void adj. boş
The three Void God Realms looked at each other.
Üç Boş Tanrı Alemi birbirine baktı.

More Sentences
void adj. geçersiz
The number of Members voting was 554, the number of blank or void votes 9, the votes cast 545.
Oy kullanan Üye sayısı 554, boş veya geçersiz oy sayısı 9, kullanılan oy sayısı 545 idi.

More Sentences
Telecom
void n. hükümsüz
The change in the law rendered the contract null and void.
Yasadaki değişiklik sözleşmeyi hükümsüz kılmıştı.

More Sentences
void adj. geçersiz
The number of Members voting was 554, the number of blank or void votes 9, the votes cast 545.
Oy kullanan Üye sayısı 554, boş veya geçersiz oy sayısı 9, kullanılan oy sayısı 545 idi.

More Sentences
Mechanic
void n. boşluk
Nothing seemed to fill the void left by the death of her husband.
Kocasının vefatının açtığı boşluğu hiçbir şey dolduramıyordu sanki.

More Sentences
Construction
void n. boşluk
Nothing seemed to fill the void left by the death of her husband.
Kocasının vefatının açtığı boşluğu hiçbir şey dolduramıyordu sanki.

More Sentences
Food Engineering
void n. boşluk
Nothing seemed to fill the void left by the death of her husband.
Kocasının vefatının açtığı boşluğu hiçbir şey dolduramıyordu sanki.

More Sentences
General
void n. geçersizlik
void n. boş yer
void n. hali
void n. iptal
void n. ara
void n. açıklık
void n. açıklık
void v. tahliye etmek
void v. bırakmak
void v. çıkmak
void v. çıkarmak
void v. boş bırakmak
void v. işemek
void v. atmak
void v. iptal etmek
void v. boşaltmak
void v. ilga etmek
void v. terketmek
void v. kaldırmak
void v. feshetmek
void v. (idrar vb) çıkarmak
void adj. ıssız
void adj. hayırsız
void adj. yürürlükten kaldırılmış
void adj. yararsız
void adj. battal
void adj. batıl
void adj. hükmü kalmamış
void adj. manasız
void adj. faydasız
void adj. -den yoksun
void adj. yoksun
Trade/Economic
void adj. lükümsüz
Law
void adj. batıl
Technical
void n. boşlukcuk
void n. boş hacim
void adj. faydasız
Computer
void adj. değer döndürmeyen
Card
void adj. (destede) kart olmayan
Printery
void n. matbaa harfinin ortasındaki boşluk
Archaic
void v. (bir yerden) ayrılmak
void v. bırakmak

Meanings of "void" with other terms in English Turkish Dictionary : 143 result(s)

English Turkish
General
void of n. -den yoksun
void provision n. geçersiz hüküm
emotional void n. duygusal boşluk
declare void v. geçersiz ifade etmek
make void v. boşaltmak
declare null and void v. geçersiz saymak
become void v. zamanı geçmek
be void v. geçersiz olmak
be void v. hükümsüz olmak
become void v. geçersizleşmek
become void v. geçersiz olmak
deem void v. hükümsüz addetmek
feel the void inside v. boşluk hissetmek
declare null and void v. maluliyet beyan etmek
fill the void v. boşluğu doldurmak
be unable to void v. idrar yapamamak
make void v. boşa çıkarmak
null and void adj. bağlayıcı olmayan
void of adj. yoksun
null and void adj. geçerli olmayan
null and void adj. hükümsüz
void of adj. -den mahrum
void of adj. -sız
null and void adj. geçersiz
void [obsolete] adj. değersiz
void [obsolete] adj. iyi özelliklerden yoksun
Idioms
fill a void v. boşluğu doldurmak
Trade/Economic
null and void n. yasal bir hükmü bulunmayan
declare null and void v. geçersiz saymak
to declare null and void v. hükümsüz ilan etmek
null and void adj. geçersiz
null and void adj. gayri muteber
null and void adj. hükümsüz
Law
void disposition n. batıl tasarruf
void contract n. hükümsüz sözleşme
void marriage n. batıl evlenme
void process n. hükümsüz yargılama
void judgment n. hükümsüz karar
void marriage n. hükümsüz evlenme
void marriage n. geçersiz evlenme
void judgment n. batıl karar
void contract n. batıl sözleşme
void agreement n. geçersiz anlaşma
null and void n. keenlemyekun
void of warranty n. garantinin geçersizliği
void agreement n. geçersiz sözleşme
be void v. geçersiz kılmak
render void v. hükümsüz kılmak
render void v. uygulamadan kaldırmak
be declared null and void v. yok hükmünde sayılmak
null and void adj. gayrımuteber
null and void adj. batıl
null and void adj. geçersiz
null and void adj. hükümsüz
null and void adj. geçerli olmayan
null and void adj. hükümsüz
null and void adj. kesin hükümsüz
Politics
act declared void n. iptal edilen hukuki tasarruf
regulation declared void n. iptal edilen tüzük
regulation declared void n. hükümsüzlüğü açıklanan tüzük
voting papers null and void n. geçersiz ve boş oy pusulası
the licence shall be deemed void n. ruhsat geçersiz sayılır
act declared void n. hükümsüz ilan edilen tasarruf
regulation declared void n. hükümsüz olduğu bildirilen tüzük
null and void vote n. geçersiz oy
automatically void adj. kendiliğinden geçersiz
Technical
void cement ratio n. çimento boşluk oranı
critical void ratio n. kritik boşluk oranı
natural void ratio n. tabii boşluk oranı
ceiling void n. tavan boşluğu
air void ratio n. hava boşluğu oranı
water void ratio n. su boşluk oranı
void water n. boşluk suyu
building envelope void n. yapı kılıfı
air void n. hava boşluğu
air void n. hava habbeciği
pressure-void ratio curve n. basınç-boşluk oranı eğrisi
void ratio-pressure curve n. boşluk oranı basınç eğrisi
void ratio-time curve n. boşluk oranı-zaman eğrisi
surface void n. yüzey boşluğu
surface void n. yüzey boşlukları
percentage void n. boşluk yüzdesi
percentage void n. yüzde boşluk
void ratio n. boşluk oranı
void grouting n. boşluk içitimi
air-bubble void n. hava kabarcığı boşluğu
laminate void n. katman boşluğu
void nucleation n. boşlukçuk çekirdeklenmesi
void coalescence n. boşluk birleşmesi
void growth n. boşlukçuk büyümesi
void space n. boşluk oranı
void content n. boşluk içeriği
void formation n. boşluk oluşumu
octahedral void n. sekiz yüzlü boşluğu
laminate void n. laminat boşluğu
piping void n. boru döşeme kanalı
void characteristics of bituminous specimens n. bitümlü deney numunelerinin boşluk özellikleri
air void value in compacted layer n. sıkışmış tabakada hava boşluğu değeri
void space n. boş hacim
void-free adj. boşluksuz
Construction
water void n. su boşluğu
capillar void n. kılcal boşluk
asphalt void ratio n. asfalt boşluk oranı
void measurement device n. boşluk miktarı tespit cihazı
building envelope void n. yapı kılıfı
ceiling void n. tavan boşluğu
air void in hardened concrete n. sertleşmiş betonda hava boşluğu
air void n. hava boşluğu
Automotive
void ratio n. boşluk oranı
void ratio n. boşluk oranı
Aeronautic
air bubble void n. hava kabarcığı boşluğu
clearing void time n. izin zamanı bitimi
clearance void time n. izin zamanı bitimi
void ratio n. boşluk oranı
Marine
void sailing n. geminin bir uğrak noktasını ya da belli bir noktadan sonraki tüm uğraklarını (uğrayacağı limanları) iptal etmesi
Medical
void volume n. boş hacim
post-void residual n. idrar sonrası rezidü
being unable to void n. idrar yapamama
Psychology
call of the void n. boşluğun çağrısı
call of the void n. ya atlarsam korkusu
call of the void n. isteksizce gelen yüksek bir yerden atlama düşüncesi
Physiology
materialist void n. materyalist boşluk
Food Engineering
void fraction n. boşluk oranı
Biochemistry
void volume n. ölü oylum
Astronomy
intergalactic void n. galaksiler arası boşluk
intergalactic void n. gökadalar arası boşluk
cosmic void n. kozmik boşluk
boötes void n. boötes boşluğu
boötes void n. çoban boşluğu
boötes void n. büyük boşluk
local void n. yerel boşluk
Tobacco
void end n. boş uç
Environment
void coefficient of reactivity n. reaktivite boşluk katsayısı
Geology
high void ratio n. yüksek boşluk oranı
Star Wars
dragon void run n. ejderha hiçliği kaçışı
dragon void space station n. ejderha hiçliği uzay istasyonu
intergalactic void n. galaksilerarası hiçlik
keller's void n. keller'in hiçliği
marcol void n. marcol hiçliği
radama void n. radama hiçliği
void of aogros n. aogros hiçliği
void station n. hiçlik istasyonu
void of chopani n. chopani hiçliği