weight - Turkish English Dictionary
History

weight

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "weight" in Turkish English Dictionary : 41 result(s)

English Turkish
Common Usage
weight v. ağırlık yapmak
weight n. sıklet
weight n. ağırlık
weight n. tartı
weight n. tartma
weight n. siklet
General
weight v. ağırlık yapmak
weight v. ağırlaştırmak
weight v. yüklemek
weight v. ağırlıklandırmak
weight v. yükletmek
weight v. dolgunluk vermek
weight n. sıkıntı
weight n. önem
weight n. itibar
weight n. etki
weight n. nüfuz
weight n. hatır
weight n. siklet
weight n. ehemmiyet
weight n. vezin
weight n. gülle
weight n. dirhem
weight n. tesir
weight n. tartı
weight n. değer
weight n. yük
Trade/Economic
weight n. ağırlık
weight n. çeki
weight n. tartı
weight n. yük
Technical
weight v. dolgunluk vermek
weight n. ağır cisim
Computer
weight n. kalınlık
weight n. kilo
weight n. tercih
Automotive
weight n. ağırlık
Food Engineering
weight n. ağırlık
Statistics
weight n. ağırlık
Sport
weight n. ağırlık
weight n. kilo

Meanings of "weight" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
Common Usage
put on weight v. kilo almak
lose weight v. zayıflamak
General
throw one's weight around v. zart zurt etmek
give weight to v. büyük önem vermek
throw one's weight around v. amirane davranmak
chuck one's weight about v. gösteriş yapmak
pull one's weight v. üzerine düşeni yapmak
throw one's weight about v. aslan kesilmek
gain weight v. et bağlamak
carry weight with v. önemi olmak
lose weight v. incelmek
carry weight with v. etkisi olmak
put on weight v. toplamak
throw one's weight about v. ağırlığını koymak
gain weight v. ağırlık kazanmak
put on weight v. şişmanlamak
make one's weight felt v. ağırlığını hissettirmek
lose weight v. süzülmek
weight down v. yüklemek
lift weight v. ağırlık kaldırmak
estimate the weight of something v. okkalamak
weight somebody down v. yüklemek
gain weight v. şişmanlamak
give weight to v. ehemmiyet vermek
lose weight v. kilo vermek
gain in weight v. şişmanlamak
give weight to v. önem vermek
support the weight v. ağırlığını kaldırmak (bir makinenin vb)
throw one's weight around v. otoritesini konuşturmak
gain weight v. kilo almak
pull one's weight v. sorumluluğunu yerine getirmek
pull one's weight v. aktif işbirliği yapmak
pull one's weight v. emeği geçmek
pull one's weight v. üstüne düşeni yapmak
lose weight v. zayıf düşmek
shed weight v. kilo vermek
reduce weight v. kilo vermek
watch one's weight v. kilosuna dikkat etmek
take one’s weight v. ağrılığını taşımak
take one’s weight v. ağırlığını kaldırmak
maintain one's weight v. kilosunu korumak
lay weight on v. üzerinde durmak
lay weight on v. vurgulamak
be a weight off your mind v. sorundan kurtulmuş olmak
be a weight off your mind v. problemi çözmüş olmak
pull one's weight v. kendine düşen görevi yapmak
lay weight on v. önemini belirtmek
lay weight on v. altını çizerek belirtmek
lay weight on v. önemini vurgulamak
lay weight on v. önemine vurgu yapmak
have a weight problem v. kilo sorunu olmak
have weight issues v. kilo sorunu olmak
regain weight v. yeniden kilo almak
regain weight v. tekrar kilo almak
lose weight v. kilo kaybetmek
complain about her weight v. kilosundan şikayet etmek
complain about her weight v. kilosundan şikayetçi olmak
put one’s weight into something v. ağırlığını bir şeyin üzerine vermek
have a weight problem v. kilo problemi olmak
hold one's weight v. ağırlığını kaldırmak
put on weight v. toplanmak
put weight on v. kilo almak
reel under the weight of v. ağırlığı altında sendelemek
(the weight) be evenly distributed v. (ağırlık) eşit olarak dağıtılmak
add weight to v. ağırlık koymak/eklemek
take someone's weight v. ağırlığını kaldırmak
balance your weight v. kiloyu korumak
maintain your weight v. kiloyu korumak
balance your weight v. kiloyu dengede tutmak
maintain your weight v. kiloyu dengede tutmak
sell by weight v. kiloyla satmak
attach weight to v. değer vermek
attach weight to v. önem vermek
carry weight v. bir dereceye kadar etkili olmak
carry weight v. bir dereceye kadar sözünü geçirmek
maximum landing weight n. maksimum iniş ağırlığı
maximum axle weight n. maksimum aks ağırlığı
weight unit n. ağırlık birimi
weight category n. siklet
weight of 250 kilos n. çeki
excess weight n. ağırlık fazlası
unit weight n. birim ağırlığı
gross vehicle weight n. dolu ağırlık
maximum takeoff weight n. maksimum kalkış ağırlığı
chargeable weight n. ücrete tabi ağırlık
men of weight n. nüfuzlu adamlar
weight lifting n. halter kaldırma
gross weight n. gros ağırlık
dry weight n. kuru ağırlık
atomic weight n. atomik ağırlık
weight in grams n. gramaj
weight lifting n. halter sporu
troy weight n. kuyumcu tartısı
limit of weight n. ağırlık sınırı
atomic weight n. atomal ağırlık
weight lifter n. halterci
avoirdupois weight n. tartı ağırlığı sistemi
body weight n. vücut ağırlığı
a dead weight n. gülle gibi
weight cargo n. ağır yük
bantam weight n. horozsıklet
men of weight n. kodamanlar
maximum weight n. azami ağırlık
gross weight n. daralı ağırlık
weight flow rate n. ağırlık akış hızı
loss in weight n. kilo kaybı
unladen weight n. yüksüz ağırlık
dead weight n. yüksüz ağırlık
short weight n. yanlış ölçü
specific weight n. özgül ağırlık
weight training n. ağırlık çalışması
ideal weight n. ideal kilo
excess weight n. aşırı kilo
surplus weight n. fazla kilo
excess weight n. fazla kilolar
surplus weight n. fazla kilolar
equal weight n. eşit ağırlık
molecular weight n. molekül ağırlığı
net weight n. net ağırlık
net weight n. safi ağırlık
unit weight n. birim ağırlık
barrel weight n. namlu ağırlığı
counter-weight n. karşı ağırlık
over-weight n. aşırı kilo
weight-reducing pill n. kilo verme hapı
weight-loss pill n. zayıflama hapı
weight-reducing pill n. zayıflama hapı
weight-loss pill n. kilo verme hapı
weight-for-weight n. ağırlıkların karşılaştırılması
weight-loss diet n. zayıflama diyeti
weight-loss diet n. zayıflama dieti
weight-for-height n. kilo-boy oranı
weight-loss medication n. zayıflama ilacı
weight-lifter n. halterci
weight-reducing diet n. zayıflama diyeti
weight-for-height n. boya göre ağırlık
gram-molecular weight n. molekül-gram ağırlık
gross weight n. brüt ağırlık
man of weight n. nüfuzlu kişi
standard weight n. standart ağırlık
line weight n. çizgi kalınlığı
loss in weight n. fire
gaining weight n. kilo alma
own weight n. zati yük
own weight n. ölü yük
man of weight n. nüfuzlu adamlar
lean body weight n. yağsız vücut ağırlığı
tare weight n. dara ağırlığı
light weight n. boş ağırlık
apothecary's weight n. eczacı tartısı
percentage weight n. yüzdesel ağırlık
weight watchers n. kilo avcıları
weight watchers n. bir zayıflama derneği
weight watchers n. kilo bekçileri
weight loss resort n. kilo verme merkezi
weight loss resort n. zayıflama merkezi
weight-watcher n. rejim yapan kimse
weight-watcher n. kilosuna dikkat eden kimse
weight of language n. dilin ağırlığı
weight measurement n. kilo ölçümü
weight gain n. kilo artışı
light in weight but heavy in value n. yükte hafif pahada ağır
rapid weight gain n. hızlı kilo alımı
stagger under the weight of n. ağırlığı altında sendelemek
goal weight n. hedef kilo
target weight n. hedef kilo
weight of snow n. kar ağırlığı
medium-weight n. orta kilo/ağırlık
weight control intervention n. ağırlık denetimi müdahalesi
weight tape n. kilo ölçüm bandı
healthy loss of weight n. sağlıklı zayıflama
healthy loss of weight n. sağlıklı kilo vermek
suspended weight n. asılı ağırlık
product weight n. ürün ağırlığı
normal weight person n. normal kilolu kimse
normal weight individual n. normal kilolu birey
normal weight individual n. normal kilolu kimse
normal weight person n. normal kilolu birey
weight gain n. kilo alma
weight of locomotive n. lokomotif ağırlığı
case weight n. paket ağırlığı
weight system n. ağırlık sistemi
of weight adj. itibarlı
over weight adj. aşırı kilolu
of weight adj. önemli
over weight adj. fazla kilolu
of weight adj. nüfuzlu
summer-weight adj. yazlık (giysi)
medium weight adj. orta kilolu
medium weight adj. orta ağırlıklı
medium weight adj. orta ağırlıkta
with normal weight adj. normal kilolu
by weight adv. tartı ile
Phrasals
weight something against someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye karşı olacak şekilde yönlendirmek
weight something against someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin aleyhinde yönlendirmek
weight something against someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin aleyhinde olacak şekilde işlemek
weight something against someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin aleyhinde olacak şekilde yapmak
weight something against someone or something v. bir şeyin birinin/bir şeyin aleyhinde olacak tarafına ağırlık vermek
weight something against someone or something v. bir şeye birinin/bir şeyin aleyhinde olacak açısından bakmak
weight something against someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin aleyhinde değerlendirmek/tartmak
weight against v. aleyhinde olmasını sağlamak
weight against v. karşı olmasını sağlamak
Colloquial
weight creep n. kilo verememe
Idioms
carry weight v. etkili olmak
carry weight v. ağırlığı olmak
carry weight v. özürlü olmak
carry weight v. üzerinde ilave yükü olmak
push (one's) weight around v. ağırlığını göstermek
push (one's) weight around v. ağırlığını koymak
push (one's) weight around v. ağırlığını hissettirmek
hit below (one's) weight v. yeteneğinin hakkını verememek
hit below (one's) weight v. yeteneğini gösterememek
hit below (one's) weight v. kendisinden beklenen performansı sergileyememek
hit below (one's) weight v. kendisinden beklenenin altında kalmak
hit below (one's) weight v. kendisinden beklendiği kadar başarılı olamamak
hit below (one's) weight v. denginin altında biriyle beraber olmak
hit below (one's) weight v. görünüm/zeka/iş bakımından kendisine uygun olmayan biriyle ilişkisi olmak
punch below (one's) weight v. yeteneğinin hakkını verememek
punch below (one's) weight v. yeteneğini gösterememek
punch below (one's) weight v. kendisinden beklenen performansı sergileyememek
punch below (one's) weight v. kendisinden beklenenin altında kalmak
punch below (one's) weight v. kendisinden beklendiği kadar başarılı olamamak
punch below (one's) weight v. denginin altında biriyle beraber olmak
punch below (one's) weight v. görünüm/zeka/iş bakımından kendisine uygun olmayan biriyle ilişkisi olmak
collapse under the weight of (someone or something) v. (birinin ya da bir şeyin) altında kalmak
collapse under the weight of (someone or something) v. göçmek
collapse under the weight of (someone or something) v. çökmek
push (one's) weight about v. ağırlığını koymak
push (one's) weight about v. otoritesini konuşturmak
push (one's) weight about v. ağırlığını hissettirmek
work some weight off to v. ağır iş yaparak kilo vermek
be worth its weight in gold v. ağırlığınca altın etmek
throw one's weight around v. ağırlığını koymak
give weight to v. ağırlık kazandırmak
give weight to v. ağırlık vermek
carry a lot of weight with someone v. büyük anlam ifade etmek
throw one's weight behind something v. bütün varlığıyla desteklemek
put one's weight behind something v. bütün varlığıyla desteklemek
carry a lot of weight with someone v. birinin nezdinde değeri/önemi olmak/anlam ifade etmek
have the weight of the world on one's shoulders v. dünyanın yükü omuzlarında olmak
work some weight off to v. çalışarak kilo vermek
have the weight of the world on one's shoulders v. dünyanın yükünü omuzlarında taşımak
throw one's weight around v. cart curt etmek
carry the weight of the world on one's shoulders v. dünyanın yükünü omuzlarında taşımak
chuck one's weight around v. güç gösterisinde bulunmak
get a weight off one's mind v. endişesini gidermek
take a weight off one's mind v. endişesini gidermek
carry weight with someone v. etkisi olmak
pull one's own weight v. kendi üzerine düşeni yapmak
pull one's own weight v. kendi payına düşeni yapmak
weight off someone's mind v. kafasındaki yükten kurtulmak
weight off someone's mind v. kafası rahatlamak
punch above one's weight v. kendi sıkletinin üzerindekilerle dövüşebilmek
put on weight v. kilo almak
be a weight off one's shoulders v. omuzlarındaki yükten kurtulmuş olmak
carry one's own weight v. kendi üzerine düşeni yapmak
get some weight off one's feet v. oturmak
put one's weight behind something v. olanca güçle destek vermek
carry one's own weight v. kendi payına düşeni yapmak
punch above one's weight v. kendinden üstün biriyle aşık atmak
carry weight with someone v. önemi olmak
throw one's weight around v. nüfuzunu kullanmak
throw one's weight behind something v. olanca güçle destek vermek
pull one's weight v. payına düşeni yapmak
weight off someone's mind v. sorun olmaktan çıkmak
take a weight off one's mind v. üzerindeki (kafasındaki) yükü atmak
put one's weight behind something v. varıyla yoğuyla arkasında durmak
put one's weight behind something v. var güçle/gücüyle arka çıkmak
put weight on some part of the body v. vücudun bir bölgesine (vücudun) ağırlığını vermek/o bölgenin üzerinde durmak
get a weight off one's mind v. üzerindeki (kafasındaki) yükü atmak
weight off someone's mind v. (artık) aklını meşgul etmemek
pull one's weight v. üzerine düşeni yapmak
be a weight off one's shoulders v. üzerinden bir yük kalkmış olmak
throw one's weight behind something v. var güçle/gücüyle arka çıkmak
give weight to v. (düşünce) güçlendirmek
throw one's weight behind something v. varıyla yoğuyla arkasında durmak
lend support, weight, credence to something v. destek, ağırlık, güven vermek
groan under the weight of something v. bir şeyin ağırlığından yıkılma/çökme tehlikesi olmak
groan under the weight of something v. bir şeyin ağırlığını kaldırmamak
groan under the weight of something v. bir şeyin ağırlığını taşımakta zorlanmak
groan under the weight of something v. bir şeyin ağırlığına zor dayanmak
groan under the weight of something v. bir şeyin ağırlığından gıcırdamaya/çatırdamaya başlamak
make weight v. (boksör) belirli bir sıklet için kilo vermek
hit above (one's) weight v. becerilerinin ötesinde davranmak
hit above (one's) weight v. sınırlarını aşarak hareket etmek
hit above (one's) weight v. (birini) aşan biriyle birlikte olmak
hit above (one's) weight v. kendinden daha başarılı, zeki ve güzel olduğu düşünülen biriyle
dead weight n. ağır yük
dead weight n. (birinin) külçe gibi ağır olması
dead weight n. gereksiz yük
dead weight n. gereksiz ağırlık
a weight off one's mind n. kafasındaki yük
a long weight n. birinin başka birinden alması istenilen hayali nesne
a long weight n. biriyle kafa bulmak için başkasına gönderip alması istenilen hayali nesne
a long weight n. birini bir yere gönderip olmayan bir şey istetip uzunca bir süre orada boşuna beklemesini sağlayan şaka
weight of numbers n. çok sayıda olmanın gücü/etkisi
weight of numbers n. kalabalık olmanın gücü/etkisi
weight of numbers n. büyük sayılar halinde birlikte hareket etmenin gücü/etkisi
weight of numbers n. çok sayıda/kalabalık olmanın avantajı
weight of numbers n. büyük sayılar halinde birlikte hareket etmenin avantajı
weight of numbers n. sayıca çok olmanın sağladığı güç/etki/avantaj
weight of numbers n. bir araya geldiğinde görünür bir etki/avantaj yaratan istatistiksel unsurlar
weight of numbers n. bir arada değerlendirildiğinde görünür bir avantaj/etki yaratan istatistiksel unsurlar
weight of numbers n. grup halinde hareket etmenin gücü
weight of numbers n. birlikte hareket etmenin gücü
worth its weight in gold expr. çok değerli
a dead weight expr. çok ağır
Speaking
this won't weight very heavily with her expr. bu, ona göre pek de önemli bir şey sayılmaz
did you lose a lot of weight? expr. çok mu kilo verdin?
this won't weight very heavily with her expr. gözünde pek önemli bir şey değil bu
what is your weight? expr. kaç kilosun
take the weight off your feet expr. otur ve dinlen (özellikle uzun süre ayakta duran ve dolaşanlar için söylenir)
I'm trying to put on weight expr. kilo almaya çalışıyorum
I want to lose weight expr. kilo vermek istiyorum
I feel like there's a great weight off my back expr. omzumdan büyük bir yük kalkmış gibi hissediyorum
take the weight off your legs expr. otur ve dinlen (özellikle uzun süre ayakta duran ve dolaşanlar için söylenir)
I'm trying to lose weight expr. kilo vermeye çalışıyorum
I feel like there's a great weight off my back expr. sırtımdan büyük bir yük kalkmış gibi hissediyorum
I want to lose weight expr. zayıflamak istiyorum
Trade/Economic
weight certificate n. ağırlık sertifikası
payment by weight n. ağırlık hesabı ile ödeme
excess weight n. ağırlık fazlası
weight goods n. ağır yük
dead weight n. ağırlık
shortage in weight n. ağırlık eksikliği
weight allowed free n. ağırlık indirimi
deficiency in weight n. ağırlık noksanlığı
limit of weight n. ağırlık sınırı
weight draft n. ağırlık toleransı
shortage in the weight n. ağırlıkta noksanlık
maximum weight n. azami ağırlık
maximum weight n. azami sıklet
gross weight n. brüt ağırlık
dead weight n. boş ağırlığı
light weight n. boş ağırlık
certificate of weight n. çeki listesi
weight list n. çeki listesi
certificate of weight n. çeki ya da tartı listesi
dead weight tonnage n. dedveyt tonaj
dead weight n. dedveyt
dead weight loss n. dedveyt zarar
dead weight ton n. dedveyt ton
dead weight cargo n. dedveyt kargo
weight list n. dış ticarette çeki listesi
dead weight capacity n. dedveyt tonajı
weight note n. emtia tartı belgesi
excess weight n. fazla ağırlık
surplus weight n. fazla ağırlık
live weight n. gerçek yük
light weight n. hafif ağırlık
short weight n. hileli ağırlık
avoirdupois weight n. ingiliz tartı sistemi
troy weight n. kuyumcu tartısı
net net weight n. malın dış ve iç ambalajının dahil olmadığı ağırlık
hundred weight n. libre ağırlığı
letter weight n. mektup terazisi
dead weight n. net ağırlık
net weight n. net ağırlık
weight or measurement n. navlunun ağırlığa veya hacme göre hesaplanması
net weight n. safi sıklet
shipped weight n. sevkedilme zamanındaki ağırlık
shipped weight n. sevk sırasındaki ağırlık
basic weight n. standart ağırlık
weight list n. tartı listesi
dead weight capacity n. tam yük kapasitesi
estimated weight n. tahmini ağırlık
certificate of weight n. tartı pusulası
basic weight n. temel ağırlık
certificate of weight n. tartı listesi
full weight n. tam kilo
shortage in the weight n. tartıda noksanlık
landing weight n. tahliye anındaki ağırlık
weight note n. tartı listesi
queen contiguity weight matrix n. vezir komşuluğu ağırlık matrisi
short weight n. yanlış ölçü
short weight n. yanlış ağırlık
shipping weight n. yüklenen malların ağırlığı
said to weight expr. ağırlığında olduğu söyleniyor
Law
weight-of-evidence n. delilin ispat kuvveti
weight of evidence n. kanıtların ağırlığı
Politics
economic weight n. ekonomik ağırlık
political weight n. siyasi ağırlık
underwater weight n. sualtı ağırlığı
Insurance
gross weight n. brüt ağırlık
Technical
casting weight n. denge ağırlığı
casting weight n. tam olarak dengeye getiren, denge sağlayan ağırlık
throw weight n. kıtalararası roketin azami taşıma kapasitesi
trone weight n. eskiden iskoçya'da kullanılan yaklaşık 8 kiloluk ağırlık
drop weight tear test n. ağırlık düşürme ile yırtılma deneyi
water absorption percent by weight n. ağırlıkça su emme yüzdesi
drop weight test n. ağırlık düşürme deneyi
falling weight test n. ağırlık düşürme deneyi
falling-weight butterfly valve n. ağırlıklı kelebek vana
weight percentage n. ağırlık yüzdesi
weight giving finish n. ağırlaştırma apresi
reduction in weight n. ağırlığın azaltılması
advance weight n. avans ağırlıkları
weight-loaded valve n. ağırlıkla çalışan vana
weight setting n. ağırlık ayarı
weight updating n. ağırlık katsayılarının güncellenmesi
weight indicator n. ağırlık göstergesi
weight on the driving axle n. aksa gelen yük değeri
weight units n. ağırlık birimleri
weight percent n. ağırlık yüzdesi
proportioning by weight n. ağırlıksal oranlama
unit weight aggregate n. agrega birim ağırlığı
dead weight n. ağır yük
discharge weight belt n. ağırlık boşaltma kayışı
weight control n. ağırlık denetimi
weight effect n. ağırlık etkisi
determination of weight factor n. ağırlık faktörü tayini
weight velocity n. ağırlık hızı
weight control engineering n. ağırlık kontrol mühendisliği
weight-average molecular weight n. ağırlık ortalamalı molekül ağırlığı
weight kit n. ağırlık takımı
weight determination n. ağırlık tayini/tespiti
weight ton n. ağırlık tonu
weight retainer n. ağırlık tutucu
weight and criteria n. ağırlık ve kriterler
weight bearing n. ağırlık/ağırlığını taşıma
weight per unit area n. ağırlık/birim alan
percentage by weight n. ağırlıkça oran
weight batch plant n. ağırlıksal harmanlama tesisi
axle weight n. aks ağırlığı
drive axle weight n. aks üstüne düşen yük
axle weight n. aks yükü
curb weight n. araç ağırlığı
absolute atomic weight n. atom ağırlığı
atomic weight n. atom ağırlığı
standard of weight n. ayar
little weight n. az bir yük
gross weight n. azami ağırlık
gross vehicle weight n. azami yüklü ağırlık
gross train weight n. azami yüklü katar ağırlığı
immersed unit weight n. batık yoğunluk
balance weight n. balans ağırlığı
immersed unit weight n. batık birim ağırlık
submerged unit weight n. batık birim ağırlık
submerged weight n. batık ağırlık
balancing weight n. balans ağırlığı
gross vehicle weight (gvw) n. brüt araç ağırlığı
dead weight n. boş ağırlığı
weight per unit area n. birim alana düşen ağırlık
combining weight n. birleştirici ağırlık
unit weight total mix n. bütün karışımın birim ağırlığı
empty weight n. boş ağırlık
dry weight n. boş ağırlık
kerb weight n. boş ağırlık
weight per unit of volume n. birim hacim ağırlık
unit weight n. birim ağırlık
dead weight n. boş ağırlık
gross weight n. brüt ağırlık
weight per unit of volume n. birim oylum ağırlık
steel weight n. çelik ağırlığı
ultra-high-molecular-weight polyethylene moulding material n. çok yüksek molekül kütleli polietilen kalıplama malzemesi
ultrahigh-molecular-weight n. çok yüksek molekül ağırlığı
ultra-high-molecular-weight polyethylene molding and extrusion materials n. çok yüksek mol kütleli polietilen kalıplama ve ekstrüksiyon malzemeleri
paper weight n. cam ağırlık
ultrahigh molecular weight polyethylene n. çok yüksek molekül ağırlıklı polietilen
gross weight n. daralı ağırlık
dead weight n. dedveyt
constant- weight feeder n. değişmez ağırlık besleyicisi
balance weight n. denge ağırlığı
strength-to-weight ratio n. dayanç-ağırlık oranı
balancing weight n. denge ağırlığı
bar weight n. çubuk ağırlığı
troy weight n. değerli taşların ağırlığının ölçüldüğü tartı sistemi
counter balance weight n. denge ağırlığı
axle weight gauge n. dingile düşen yükü ölçme aleti
wall weight n. duvar ağırlığı
axle weight limiter n. dingil üstünde yük limitörü
axle weight limiter n. dingil yük limitörü
threaded and coupled weight n. dişli ve manşonlu ağırlık
drop weight impact test n. düşürme ağırlıklı çarpma deneyi
bulk weight n. dökme (birim) ağırlık
saturated surface dry weight n. doygun yüzey kuru ağırlığı
drop weight tear test n. düşürme ağırlıklı yırtma deneyi
saturated unit weight n. doygun birim ağırlık
distributor weight n. distribütör ağırlığı
axle weight sensor n. dingile binen yük algılayıcısı
weight giving finish n. dolgu apresi
unit weight in saturated state n. doygun haldeki birim ağırlık
casting weight n. döküm ağırlığı
weight giving finish n. dolgunluk apresi
combining weight n. eşdeğer ağırlık
apothecaries weight n. eczacılıkta kullanılan bir ağırlık sistemi
minimum weight covering n. enküçük ağırlıklı kaplama
effective weight n. efektif ağırlık
equivalent weight n. eşdeğer ağırlık
effective unit weight n. efektif birim ağırlık
effective weight n. faydalı ağırlık
formula weight n. formül ağırlığı
apparent specific weight n. görünen özgül ağırlık
volumetric weight n. hacimsel ağırlık
tension weight n. germe ağırlığı
weight of body n. gövde ağırlığı
body weight n. gövde ağırlığı
power to-weight ratio n. güç/ağırlık oranı
apparent weight n. görünen ağırlık
actual weight n. gerçek ağırlık