yüce - Turkish English Dictionary
History

yüce



Meanings of "yüce" in English Turkish Dictionary : 33 result(s)

Turkish English
Common Usage
yüce exalted adj.
yüce supreme adj.
yüce lofty adj.
General
yüce august adj.
yüce paramount adj.
yüce almighty adj.
yüce serene adj.
yüce glorious adj.
yüce soaring adj.
yüce honorable adj.
yüce stately adj.
yüce high adj.
yüce sublime adj.
yüce sovereign adj.
yüce honourable adj.
yüce empyreal adj.
yüce elevated adj.
yüce eminent adj.
yüce magnanimous adj.
yüce ethel adj.
yüce big adj.
yüce towering adj.
yüce spheric adj.
yüce sacrosanct adj.
yüce noble adj.
yüce grand adj.
yüce transcendant adj.
yüce great-hearted adj.
yüce transcendent adj.
yüce rarefied adj.
yüce rarified adj.
yüce togate adj.
yüce togated adj.

Meanings of "yüce" with other terms in English Turkish Dictionary : 58 result(s)

Turkish English
General
yüce bir nitelik kazandırmak transfigure into v.
büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak impeach v.
en yüce meleklerden biri seraph n.
yüce gönüllülük magnanimity n.
yüce efendimiz his serene highness n.
yüce rahip high priest n.
yüce divan supreme court n.
yüce mahkeme high court n.
yüce mahkeme supreme court n.
yüce tanrı the strong lord n.
yüce/kutsal amaç apotheosis n.
yüce amaç noble cause n.
yüce büyücü archwizard n.
yüce hayal nirvana n.
yüce ideallere sahip olma nobleness n.
yüce veya onurlu şahsiyet throne n.
yüce gönüllü benevolent adj.
yüce gönüllü ethel adj.
yüce ve çok saygın august adj.
yüce gönüllü generous adj.
yüce gönüllü high minded adj.
yüce gönüllü noble adj.
yüce gönüllü magnanimous adj.
yüce gönüllü big-hearted adj.
yüce gönüllü high-minded adj.
yüce bir şekilde exaltedly adv.
yüce bir biçimde gloriously adv.
yüce tanrı god the lord interj.
yüce/sayın kurul august body interj.
Phrases
yüce tanrı'nın ve büyük utah eyaletinin bana verdiği yetkiye dayanarak then by the power vested in me by almighty god in the great state of utah
yüce isa jesus christ
Colloquial
(alaycı bir biçimde) ne kadar da yüce gönüllüsün that's big of you expr.
Idioms
asil ya da övgüye değer olmak (genelde alaycı bir biçimde söylenir) (ne kadar da yüce gönüllüsün) be big of (one) v.
(alay yollu) cömert/yüce gönüllü patron/müdür benevolent overlord n.
yüce/ulu gönüllülük (one's) better nature n.
yüce/ulu gönüllülük your better nature n.
asil ya da övgüye değer (genelde alaycı bir biçimde söylenir) (ne kadar da yüce gönüllüsün) big of (one) adj.
asil ya da övgüye değer (genelde alaycı bir biçimde söylenir) (ne kadar da yüce gönüllüsün) big of one adj.
asil ya da övgüye değer (genelde alaycı bir biçimde söylenir) (ne kadar da yüce gönüllüsün) big of someone adj.
dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar these things are sent to try us expr.
dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar it'll be all right on the night expr.
Speaking
yüce tanrım my almighty god
yüce allahım my almighty allah
Law
davayı yüce otoriteye geri göndermek refer the matter back to the high
yüce divan supreme court
yüce mahkeme supreme court
yüce divan başkanı lord high steward
amerika birleşik devletleri yüce mahkemesi united states supreme court
Politics
yüce menfaatler ilkesi principle of vital interest
yüce divan high court
yüce divan high council
yüce divan grand chamber
yüce divan supreme criminal tribunal
Psychology
yüce hissettiren bir ruhsal dönüşüm geçirme transfiguration n.
Religious
bazı dini mezheplerde yüce divan general assembly n.
kutsal bir biçimde yüce olan thearchic adj.
yüce tanrı most high
en yüce most high