great - Turkish English Dictionary
History

great

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "great" in Turkish English Dictionary : 43 result(s)

English Turkish
Common Usage
great adj. mükemmel
great adj. müthiş
great adj. harika
great adj. büyük
General
great adj. dağlar kadar
great adj. meşhur
great adj. iyi
great adj. kebir
great adj. sürekli
great adj. kıyak
great adj. uzun
great adj. asil
great adj. çok
great adj. fevkalade
great adj. iri
great adj. baba
great adj. koca
great adj. azametli
great adj. muazzam
great adj. şanlı
great adj. cüsseli
great adj. mahir
great adj. önemli
great adj. nefis
great adj. fazla
great adj. usta
great adj. yüksek
great adj. ünlü
great adj. büyük (derece/miktar)
great adj. muhteşem
great adj. hevesli
great adj. hayvani
great adj. ulu
great adj. kocaman
great adj. büyük
great adj. çok iyi
great adj. mühim
great adj. yetenekli
great adj. mehabetli
Slang
great on numara
great on numara (müthiş)
great cillop gibi
Ottoman Turkish
great külliyetli

Meanings of "great" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
Common Usage
great success n. büyük başarı
great bear n. büyükayı
great minds think alike aklın yolu birdir
General
be in great trouble v. hali harap olmak
go to great expense v. büyük masrafa girmek
attach great importance to v. büyük önem vermek
show great respect v. el üstünde tutmak
have a great success v. büyük başarı kazanmak
treat someone with great respect v. baş tacı etmek
go to great expense v. çok masrafa girmek
cause great distress v. kan kusturmak
sail at a great distance from the lande v. açıktan gitmek
be in great demand v. revaçta olmak
be in great distress v. dünya zindan olmak
make a great deal of noise v. patırtı etmek
set great store on v. bir şeye çok önem vermek
make a great display v. hava atmak
place great demands on v. kapasitesini zorlamak
be struck with great fear v. yüreğine inmek
make great strides in something v. aşama kaydetmek
take great care v. içi titremek
take great pains with v. itina etmek
go to great lengths v. her çareyi kullanmak
escape a great danger v. vartayı atlatmak
do somebody a great favour v. kıyak yapmak
make great efforts v. canını dişine takmak
suffer great hardship v. ciğeri yanmak
make a great display v. gösteriş yapmak
be in great trouble v. hali duman olmak
make a great success v. büyük başarı kazanmak
go to great lengths v. her çareye başvurmak
make a great fuss v. kıyameti koparmak
go to great expense v. bir şeyi yapmak için çok masraf etmek
be of great value v. çok değerli olmak
make a great ado about nothing v. yaygarayı basmak
make a great effort v. çok çaba sarfetmek
make a great blunder v. halt yemek
have great respect for someone without fail v. saygıda kusur etmemek
be in great demand v. kapanın elinde kalmak
have a great time v. hoşça zaman geçirmek
have a great time v. iyi vakit geçirmek
go great v. güzel geçmek (fuar vb)
show great performance v. iyi performans sergilemek
deliver great performance v. yüksek performans sağlamak
attract a great deal of attention v. yoğun ilgi görmek
have a great time v. çok eğlenmek
make great or desperate efforts v. canını dişine takmak
be treated with great respect v. el üstünde tutulmak
have a great run v. iyi bir yükseliş gerçekleştirmek (müzik listelerinde vb)
have great expectations (for) v. büyük umutlar bağlamak
have great expectations (for) v. büyük umutları olmak
adorn with great care v. süsleyip püslemek
feel great joy v. aşırı sevinmek
live a life of great misery v. sürüm sürüm sürünmek
sound great v. kulağa hoş gelmek
develop a great interest in v. merak sardırmak
develop a great interest in v. merak sarmak
sound great v. kulağa iyi gelmek
make a great effort v. büyük emek vermek
make a great contribution v. büyük katkı sağlamak
place great importance v. büyük önem vermek
strike great blow v. ağır darbe indirmek
attach great importance v. büyük önem vermek
achieve a great success v. büyük başarı kazanmak
give great importance v. büyük önem vermek
deliver great blow v. ağır darbe indirmek
deal great blow v. ağır darbe indirmek
take a great risk v. büyük risk almak
show great interest v. büyük ilgi göstermek
attach great importance v. çok önem vermek
take great care to v. titizlik göstermek
learn with great sorrow v. üzüntü ile öğrenmek
attract great attention v. büyük ilgi çekmek
draw great interest v. büyük ilgi görmek
attract great attention v. büyük ilgi görmek
draw great interest v. büyük ilgi çekmek
have a great imagination v. hayal gücü geniş olmak
show great care v. itina göstermek
take great care (in) v. itina göstermek
go great expense v. çok masrafa girmek
attract a great deal of attention v. çok dikkat çekmek
offer great discounts v. büyük indirimler yapmak
offer great discounts v. büyük indirimler sunmak
great trouble to arise v. kıyamet kopmak
have great difficulty in v. çok zorlanmak
look great v. harika görünmek
make great/major strides in v. -de büyük adımlar atmak
take a great opportunity v. büyük fırsat yakalamak
be in great pain/agony v. acının dibine vurmak
be great in the part v. role çok uygun olmak
be great at anything he/she sets one's mind to v. aklına koyduğu her şeyde çok iyi olmak
lay great stress on something v. bir şeyin üzerinde ısrarla durmak
make a great wife v. (kocasına) harika bir eş olmak
come to the job with great enthusiasm v. işe büyük bir hevesle gelmek
provide great convenience v. büyük kolaylık sağlamak
get great light v. harika ışık/güneş almak
receive a great deal of attention v. büyük ilgi görmek
put oneself at great risk v. büyük bir riske girmek
put oneself at great risk v. kendini tehlikeye atmak
give great fortune v. büyük servet kazandırmak
place a great emphasis on something v. bir şeye çok önem vermek
be in great shape v. çok iyi kondisyonda/durumda olmak
be in great shape v. çok formda olmak
make a great team v. iyi bir ekip olmak
have great fashion sense v. harika bir moda anlayışı/zevki olmak
have great importance v. büyük öneme sahip olmak
use to great effect v. doğru biçimde kullanmak
use to great effect v. fayda doğuracak biçimde kullanmak
use to great effect v. yararlanmak
great bustard n. toy
great dane n. danua cinsi köpek
great britain n. büyük britanya
great task n. zorlu görev
great pyrenees n. büyük pirene
great interest n. merak
great expense n. külfet
great britain n. britanya
great wall of china n. çin seddi
great britain n. ingiltere
great stubbornness n. keçi inadı
great skua n. iri martı
great white heron n. akbalıkçıl
great admiration n. büyük hayranlık
great and small n. büyük küçük
a great sleeper n. uykucu
great confusion n. mahşer
great crowd n. mahşer
great uproar n. kızılca kıyamet
great year n. büyük yıl
great spotted cuckoo n. tepeli guguk
great indian plantain n. büyük hint muzu
great reed warbler n. büyük kamışçın
great interest n. tecessüs
a great occasion n. büyük şans
a great nuisance n. püsküllü bela
great snipe n. iri çulluk
great fun n. göbek havası
great uncle n. büyük amca
a great deal of money n. çok para
great knapweed n. büyük peygamber çiçeği
great russian n. büyük rus
great bustard n. taraklıkuş
great brightness n. apaydınlık
great circle n. geniş çevre
great divide n. su havzası
great losses n. ağır kayıp
the united kingdom of great britain and northern ireland n. büyük britanya ve kuzey irlanda birleşik krallığı
great tit n. büyük baştankara
great britain parliament n. büyük britanya parlamentosu
the great n. seçkinler
great white egret n. büyük ak balıkçıl
the great divide n. ölüm
great effort n. ıkıntı
great mullein n. sığırkuyruğu
great falls n. büyük şelale
the great unwashed n. ayak takımı
great power n. büyük güç
great niece n. büyük kız yeğen
great white heron n. ak balıkçıl
great northern diver & loon n. buz dalgıcı
great white shark n. büyük beyaz köpekbalığı
great effort n. alın teri
great gray kangaroo n. büyük gri kanguru
the great bear n. büyükayı
great noise n. şamata
great plains n. büyük ovalar
great white heron n. büyük akbalıkçıl
great deal n. çok şey
great nephew n. büyük erkek yeğen
great gray owl n. büyük gri baykuş
the great powers n. yedi düvel
great charter n. büyük ayrıcalık
great books of the western world n. batı dünyasında büyük kitaplar
great salary n. yüksek gelir
great task n. büyük iş
great idea n. mükemmel fikir
someone with a great deal of experience n. feleğin çemberinden geçmiş
great surprise n. hayret
great surprise n. büyük sürpriz
great differences n. çok büyük farklılıklar
great danger n. büyük tehlike
great interest n. yoğun ilgi
great expense n. aşırı külfet
great loss n. büyük kayıp
great contribution n. büyük katkı
great mistake n. büyük hata
great environmental action n. büyük çevre hareketi
great expectation n. büyük beklenti
great importance n. büyük önem
a great news n. güzel bir haber
great care n. aşırı özen
great care n. büyük özen
great anxiety n. büyük endişe
great care n. aşırı dikkat
great care n. aşırı ehemmiyet
great problem n. büyük sorun
great powers n. büyük güçler
great pleasure n. büyük zevk
great care n. büyük itina
great attention n. büyük itina
great responsibility n. aşırı sorumluluk
great wall n. çin seddi
great ease n. büyük kolaylık
great facility n. büyük kolaylık
great convenience n. büyük kolaylık
great warrior n. büyük savasçı
great masses of people n. büyük halk yığınları
great effort n. üstün gayret
great exertions n. büyük uğraşlar
great efforts n. büyük uğraşlar
a great mischief-maker n. fesat kumkuması
great-grandmother n. büyük nine
great-uncle n. büyük amca
great-niece n. yeğenin yeğeni
great-grandchild n. torunun torunu
great-grandson n. dördüncü kuşak erkek evlat
great-grandson n. torunun oğlu
great-spotted woodpecker n. orman ağaçkakanı
great-nephew n. yeğenin yeğeni
great-aunt n. büyük teyze
great-nephew n. erkek kardeş torunu
great-grandfather n. büyük dede
great-grandfather n. büyük büyükbaba
great-grandfather n. babasının dedesi
great confidence n. sonsuz güven
united kingdom of great britain and northern ireland n. birleşik krallık
great britain n. birleşik krallık
united kingdom of great britain and northern ireland n. büyük britanya
great care n. azami dikkat ve itina
the great majority n. büyük çoğunluk
great grandchildren n. torun çocukları
great lie n. kuyruklu yalan
great lie n. büyük yalan
great poverty n. aşırı yoksulluk
great poverty n. fakr u zaruret
great poverty n. fakru zaruret
great bear n. büyükayı
the great duo n. muhteşem ikili
great grandmother n. büyük büyükanne
great grandfather n. büyük büyükbaba
great expectation n. yüksek beklenti
a great risk n. büyük bir risk
100 great turks n. 100 türk büyüğü
100 great turks n. yüz türk büyüğü
great sin n. büyük günah
a great poverty n. büyük bir yoksulluk
great leader n. büyük lider
great leader n. büyük önder
a great attention n. büyük bir özen
a great care n. büyük bir özen
great hope n. büyük umut
great hope n. büyük ümit
a great waste of time n. büyük zaman kaybı
a great loss of time n. büyük zaman kaybı
great competition n. büyük yarış/rekabet
great need n. büyük ihtiyaç
great lakes n. büyük göller
great chain of being n. büyük varoluş zinciri
the great events of history n. tarihin en büyük olayları
a great attention n. büyük bir dikkat
a great care n. büyük bir dikkat
great misfortune n. büyük talihsizlik
nature's great events n. doğanın muazzam olayları
a great development n. büyük bir gelişme
great author n. büyük/usta yazar
great pomp n. büyük ihtişam
great treasure n. büyük hazine
with great hopes n. büyük umutlarla
great grandparents n. büyük büyükanne ve büyükbaba
great room n. oturma, çalışma, yemek, misafir odalarının ve mutfağın bir arada olduğu, yüksek tavanlı, büyük salon
great hero n. büyük kahraman
a great voice n. büyük bir ses
grand prix (great prize) n. büyük ödül
four great caliphs n. dört büyük halife
great tower n. burç
biblical great flood n. incil'de geçen büyük tufan
great grandma n. büyük-nine/babaanne/anneanne
the great pestilence n. 1660'lerin ortasında avrupa'da patlak veren büyük veba salgını
great team n. büyük takım
a great many adj. bir hayli
in great demand adj. büyük rağbet gören
a great number of adj. çok sayıda
in great demand adj. çok revaçta
a great many adj. çok
great and wealthy (person) adj. devletli
great deal of adj. çok miktarda
great hearted adj. cömert
in great demand adj. sürümlü
in great demand adj. tutulan
in great demand adj. çok aranan
a great deal of adj. pek çok
great many adj. bin bir
a great number of adj. epey
a great quantity of adj. çok miktarda
of great use adj. çok faydalı
a great number of adj. bir sürü
great numbers of adj. bir çok
a great deal of adj. epey
a great number of adj. çok
a great many adj. epey
a great many adj. pek çok
a great variety of adj. çok çeşitli
great-hearted adj. cömert
great-hearted adj. yüce
great-hearted adj. yürekli
great-hearted adj. yiğit
great-hearted adj. iyi kalpli
great-hearted adj. cesur
a great majority of adj. büyük çoğunluğu
great numbers of adj. çok sayıda
as great as adj. ...kadar büyük/harika
to a great extent adv. büyük ölçüde
at great length adv. uzun uzadıya
with great difficulty adv. düşe kalka
at great length adv. detaylarıyla
with great effort adv. ıkına sıkına
with great difficulty adv. güç bela
with great difficulty adv. dara dar
in great quantities and continuously adv. sapır sapır
at great length adv. ayrıntılarıyla
with great desire adv. aç kurt gibi
great extent adv. büyük çapta
with great difficulty adv. zoru zoruna
a great deal adv. çok
in great detail adv. enine boyuna
with great appetite adv. aç kurt gibi
a great deal adv. bir hayli
a great deal adv. pek çok
with great difficulty adv. zorbela
with great difficulty adv. güçbela
from a great distance adv. uzaktan uzağa
in a great hurry adv. yel yeperek
to a great extent adv. büyük çapta
at great cost adv. çok giderle
in great puffs adv. pofur pofur
with great difficulty adv. zor bela
a great extent adv. büyük çapta
with great extent of scope adv. ayrıntılı bir şekilde
at great length adv. ayrıntılı olarak
a great deal adv. hayli
with great eagerness adv. büyük bir hevesle
with great passion adv. büyük tutkuyla
in great detail adv. son derece detaylı biçimde
in the great scheme of things adv. büyük resimde
in the great scheme of things adv. daha genel anlamda bakacak olursak
in the great scheme of things adv. büyük resme bakarsak
in the great scheme of things adv. daha geneli düşünürsek
with great interest adv. büyük ilgiyle
with great accuracy adv. büyük bir doğrulukla
at a great pace adv. büyük bir hızla
to a great extent adv. büyük ölçüde/çapta
in great measure adv. büyük ölçüde/çapta
with great eagerness adv. koşa koşa
god is great interj. allah kerim
great job interj. aferin
a great amount of epey
a great amount of birçok
a great fit mükemmel uyum
a great gross yüz kırk dört düzine
Phrases
with a great sadness adv. büyük bir üzüntüyle
with a great sincerity adv. büyük bir içtenlikle
with a great ceremony adv. büyük bir törenle
in great quantities çok miktarda
in great request çok rağbette
in great request çok aranan
then by the power vested in me by almighty god in the great state of utah yüce tanrı'nın ve büyük utah eyaletinin bana verdiği yetkiye dayanarak
behind every great man there's a great woman her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır
behind every great man is a great woman her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır
at great speed aşırı yüksek hızda
to my great relief allahtan ki (olması beni müthiş derecede rahatlattı)
great job eline sağlık
Proverb
great minds think alike aklın yolu bir
great haste makes great waste acele işe şeytan karışır
great minds think alike kalp kalbe karşıymış
great minds think alike kalp kalbe karşıdır
death is the great leveler ölünce herkes eşittir
death is the great leveler ölüm karşısında herkes eşittir
death is the great leveler oyun sona erdiğinde şah da piyon da aynı kutuya konur
death is the great leveler öldükten sonra herkes eşittir
death is the great leveler ölüm herkese eşit mesafededir
little thieves are hanged but great ones escape ufak hırsızlar asılır büyük hırsızlar serbest bırakılır
small rain lays great dust damlaya damlaya göl olur
many small make a great damlaya damlaya göl olur
great oaks from little acorns grow küçük şeylerden büyük şeyler doğar
little strokes fell great oaks damlaya damlaya göl olur
little strokes fell great oaks damlayan su taşı deler
time is a great healer zaman en iyi ilaçtır
all great minds run in the same channel aklın yolu birdir
great minds run in the same channel aklın yolu birdir
Colloquial
great pals iki ahbap çavuşlar
leave a great deal to be desired hiç doyurucu olmamak
leave a great deal to be desired çok yetersiz olmak
great beyond öbür dünya
great beyond ahiret
great expectations büyük umutlar
great white hope ümit veren
great white hope ümit vaad eden
great white hope umut vaad eden
a great step büyük bir adım
great balls of fire! vay be!
great balls of fire! aman tanrım!
great day in the morning! aman tanrım!
a great book harika bir kitap
great danger will befall başına büyük bir tehlike gelecek
a great success büyük bir başarı
great scott! aman tanrım!
a great opportunity müthiş bir fırsat
a great opportunity büyük bir fırsat
a great idea harika bir fikir
accomplish great things büyük işler başarmak
a great part of our lives hayatımızın büyük bir parçası
a great part of my life hayatımın büyük bir parçası
great on gas az benzin harcayan
great on gas az yakıt harcayan
great on gas yakıt performans iyi
Idioms
have a stroke of great luck başına devlet kuşu konmak
no great shakes şöyle böyle
take great pains özenip bezenmek
set great store by someone or something birine veya bir şeye dağlar kadar güvenmek
go great guns bomba gibi olmak
go great guns çok başarılı olmak
go great guns tüm gücünü ve enerjisini harcamak
(how) great! hay maşallah be!
(how) great! hey maşallah be!
all great minds think alike aklın yolu birdir
go over to the great majority ölmek
join the great majority ölmek
go to great lengths her yolu denemek
go to great lengths her yola başvurmak
go to great lengths elden gelen her şeyi yapmak
go to great lengths çok uğraşmak
go to great lengths elinden geleni yapmak
go to great lengths tüm yolları denemek
go to (great) pains to do something (bir şeyi yapmak için) büyük zahmetler çekmek
take (great) pains to do something (bir şeyi yapmak için) büyük zahmetler çekmek
a great talker is a great liar çok laf yalansız olmaz
a great talker is a great liar çok konuşan çok yalan söyler
a great talker is a great liar çok konuşan boş konuşur
take great pains çok zahmet çekmek
take great pains güçlüklere katlanmak
be another life's great mysteries hayatta anlayamadığım şeylerden biri de
be one of life's great mysteries hayatta anlayamadığım şeylerden biri de
be another life's great mysteries hayat da çözemediğim birşey de
be one of life's great mysteries hayat da çözemediğim birşey de
be another life's great mysteries anlaşılması çok güç olmak
be one of life's great mysteries anlaşılması çok güç olmak
think a great deal of someone iyi gözle bakmak
think a great deal of someone takdir etmek
explain at great length uzun uzun açıklamak
explain at great length ayrıntılarıyla açıklamak
go great guns büyük başarılara imza atmak
have a great run yükselmekte olmak
have a great run başarılı olmak
be going great guns kolayca yapmak
be going great guns tereyağından kıl çeker gibi halletmek
in great haste çabucak
in great demand çok rağbet gören
in great haste hızla
in great haste aceleyle
set great store by something bir şeyden büyük beklentileri olmak
set great/much store by something bir şeye büyük önem vermek
be going great guns harika/mükemmel gitmek
be going great guns tıkırında olmak
the great and the good önemli insanlar
the great and the good ileri gelenler
make a great play of something abartılı bir şekilde dikkat çekmek
think a great deal of someone hakkında iyi/olumlu düşünmek
make a great show of something bir şeyi göstere göstere (gözünün içine soka soka) yapmak
take (great) pains (to do something) (bir şeyi yapmak için) büyük zahmetlere girmek
go to/take great pains to do something (bir şeyi yapmak için) çok zahmet çekmek
go to/take great pains to do something (bir şeyi yapmak için) büyük zahmete girmek
get off to a great start iyi bir başlangıç yapmak
be off to a great start iyi bir başlangıç yapmak
set great/much store by something çok değer/önem vermek
be no great shakes ahım şahım olmamak
be no great shakes bir şeyde çok iyi olmamak
no great shakes çok iyi değil
no great shakes ahım şahım değil
have a great deal of trouble zahmet vermek
have a great deal of trouble emek vermek
Speaking
how great! kurban olayım
you are great harikasın
you look great harika görünüyorsun
that's great fevkalade
it would be great if olsa çok iyi olur
that's great çok güzel
how soever great it may be ne kadar büyük olursa olsun
you look great today bugün harika görünüyorsun
you’re a great help, i must say çok yardımcı oldun, sağol
we attach great importance to environment and human health insan sağlığına ve çevreye önem veriyoruz
we owe you a great debt of gratitude teşekkürü bir borç biliriz
have a great week iyi haftalar
we owe you a great debt of gratitude teşekkür etmeyi bir borç biliriz
well done, you did a great job helal olsun, iyi iş çıkardın
you are great! süpersin
you are great! harikasın
it sounds great kulağa hoş geliyor
you are great! süpersiniz!
you are great! harikasınız!
It was great pleasure büyük zevkti