mature - Turco Inglés Diccionario
Historia

mature

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "mature" en diccionario turco inglés : 41 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
mature adj. olgun
General
mature v. kemale erdirmek
mature v. olgunlaştırmak
mature v. erişmek
mature v. erginleşmek
mature v. pişmek
mature v. dinlendirmek (şarap)
mature v. şarap dinlendirmek
mature v. pişirmek
mature v. ermek
mature v. olgunlaşmak
mature v. olmak
mature v. tekamül etmek
mature v. tekemmül etmek
mature n. iyi hazırlanmış (plan)
mature adj. reşit
mature adj. anaç
mature adj. yetişmiş
mature adj. matür
mature adj. kemale ermiş
mature adj. vadesi dolmuş
mature adj. olmuş
mature adj. eşek kadar
mature adj. yetişkin
mature adj. zom
mature adj. erişkin
mature adj. tamamen
mature adj. vadesi gelmiş
mature adj. ergin
mature adj. tamam
mature adj. olgun
mature adj. yetik
Trade/Economic
mature v. muaccel kılmak
mature v. muaccel olmak
mature vadesi gelmek
mature vadesi gelmiş
Technical
mature v. olgunlaşmak
mature adj. olgun
mature vadesi gelmek
Medical
mature adj. matur
Marine Biology
mature adj. erin

Significados de "mature" con otros términos en diccionario inglés turco: 65 resultado(s)

Inglés Turco
General
leave something to mature v. dinlenmeye bırakmak
grow mature v. olgunlaşmak
be mature v. dünyayı anlamak
behave in a mature way v. olgun davranmak
act mature v. olgun davranmak
be mature v. olgun olmak
mature on v. de vadesi gelmek
seem/look mature v. olgun görünmek
like mature men v. olgun erkeklerden hoşlanmak
be old/mature enough to become a bride v. evlilik çağına gelmek
be old/mature enough to become a bride v. gelinlik çağına gelmek
be old/mature enough to get married (to someone) or marry someone v. gelinlik çağına gelmek
be old/mature enough to get married (to someone) or marry someone v. evlilik çağına gelmek
mature bone n. olgunlaşmış kemik
mature valley n. olgun vadi
mature soil n. olgun toprak
mature man n. olgun erkek
mature woman n. olgun kadın
mature people n. olgun insanlar
mature-looking adj. olgun görünümlü
after mature consideration adv. düşünüp taşındıktan sonra
Idioms
a woman of mature years n. olgunluk çağında kadın
a man of mature years n. olgunluk çağında
on mature consideration adv. iyice değerlendirdikten sonra
on mature consideration adv. uzun uzadıya değerlendirdikten sonra
on mature consideration adv. dikkatle değerlendirdikten sonra
on mature consideration adv. iyice ölçüp biçtikten sonra
on mature reflection adv. iyice değerlendirdikten sonra
on mature reflection adv. uzun uzadıya değerlendirdikten sonra
on mature reflection adv. dikkatle değerlendirdikten sonra
on mature reflection adv. iyice ölçüp biçtikten sonra
a woman of mature years yaşlı
a man of mature years yaşlı
a man of mature years yaşını başını almış
a woman of mature years yaşını başını almış
Speaking
you are very mature for your age yaşınıza göre çok olgunsunuz
you are so mature for your age yaşınıza göre çok olgunsunuz
you are so mature for your age yaşına göre çok olgunsun
you are very mature for your age yaşına göre çok olgunsun
Trade/Economic
mature market n. olgun pazar
mature brand n. olgun marka
mature economy n. olgun ekonomi
mature market n. olgun piyasa
mature technology n. oturmuş teknoloji
Law
mature credit n. muaccel alacak
mature debt n. muaccel borç
Politics
mature europe n. gelişmiş olan avrupa
mature capitalism n. kapitalizmin olgunluk aşaması
Technical
mature soil n. olgun toprak
Computer
mature content yetişkin içerik
mature content yetişkin içeriği
Medical
mature-onset diabetes n. insüline bağımlı olmayan diyabet
mature teratoma n. matür teratom
mature cystic teratoma n. matür kistik teratom
born mature n. miadında doğum
mature bone n. olgunlaşmış kemik
ovarian mature cystic teratoma n. overde matür kistik teratom
Biology
mature oocyte n. olgun oosit
Marine Biology
mature individuals n. olgun bireyler
Breeding
mature camel n. ergin deve
Apiculture
mature insect n. ergin böcek
Environment
mature city n. olgun kent
Geography
mature valley n. olgun koyak
mature valley n. olgun vadi
Geology
immature to early-mature stage n. olgunlaşmamış-erken olgun seviye