çevrede - Turco Inglés Diccionario

çevrede

Significados de "çevrede" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
çevrede around adv.
From which I conclude that our security around the entrance is far from guaranteed.
Buradan, giriş çevresindeki güvenliğimizin garanti altında olmadığı sonucuna varıyorum.

More Sentences
General
çevrede around adv.
From which I conclude that our security around the entrance is far from guaranteed.
Buradan, giriş çevresindeki güvenliğimizin garanti altında olmadığı sonucuna varıyorum.

More Sentences
çevrede round adv.

Significados de "çevrede" con otros términos en diccionario inglés turco: 35 resultado(s)

Turco Inglés
General
belirli çevrede yaşamını sürdürmek move v.
çevrede bulunmak outlie [rare] v.
kapalı çevrede sürdürülen incestuous adj.
kısıtlı bir çevrede iç içe olunan incestuous adj.
çevrede gelişen peripheric adj.
bu çevrede in the vicinity adv.
tek bir çevrede in a single environment adv.
Phrasals
çevrede olanlara ilgisini yitirmek zone out v.
paytak paytak çevrede yürümek waddle around v.
(birini/bir şeyi) çevrede soruşturmak ask about someone or something v.
çevrede soruşturmak ask around about v.
çevrede soruşturmak ask about v.
(birini/bir şeyi) çevrede soruşturmak ask around about (someone or something) v.
çevrede soruşturmak ask round [uk] v.
çevresinde/çevrede sık sık/düzenli olarak görmek see around v.
Phrases
belli bir çevrede/ortamda in a given environment expr.
Colloquial
belli bir çevrede ya da yerde çok tanınan/nüfuzlu ya da başarılı kişi veya şey big in (something or somewhere) n.
bu çevrede around here [us] expr.
bu çevrede round here [uk] expr.
Idioms
alışık olduğu çevrede/konutta yaşlanmak age in place v.
bir çevrede kendini konumlandırmak find (one's) bearings v.
bir çevrede yer edinmek find (one's) bearings v.
bütün çevrede far and wide expr.
(birinin) yaşadığı/oturduğu çevrede in (one's) neck of the woods expr.
yakın çevrede/çevreden not a hundred/thousand/million miles away/from here expr.
Insurance
yakın çevrede bulunan bir mülkün hasar görmesi sebebiyle malın zarar görmesi sympathetic damage n.
Mental Health
zaman, mekan ve kişilere göre kendini çevrede konumlandırabilme orientation n.
Biology
aynı çevrede yaşayan convergence n.
(belli bir çevrede) hayatta kalamayan unfit adj.
(belli bir çevrede) yavrulayamayan unfit adj.
Botanic
toprağın altında ilerleyerek yakın çevrede yeni bitkiler oluşturan sürgün soboles n.
toprağın altında ilerleyerek yakın çevrede yeni bitkiler oluşturucu sürgünler veren soboliferous adj.
Environment
belirli bir bölgede ya da çevrede bulunan bitki ve hayvan yaşamının bütünü biota n.
kentsel çevrede sürdürülebilirlik urban environmental sustainability n.
tek bir ekolojik çevrede bulunan organizma exclusive n.