(do - Turco Inglés Diccionario

(do

Significados de "(do" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
do business v. iş yapmak
do v. etmek
do well v. becermek
do v. yapmak
not know what to do v. ne yapacağını bilmemek
General
to do list n. yapılacakların listesi
do n. hile
do n. dolandırıcılık
agreement on what to do n. ağızbirliği
do's and don'ts n. görgü kuralları
do n. dalavere
do n. eğlenceli toplantı
things to do n.
to do list n. yapılacaklar listesi
do gooder n. iyi niyetli
tae kwon do n. tekvando
do n. eğlenti
do n. parti
nothing to do n. yapacak bir şey yok
the right way do (something) n. yol yordam
the right way do (something) n. yol yöntem
do's n. yapılması gereken şeyler
the right way to do (something) n. yol erkan
stag do n. düğünden önce erkeklerin kendi aralarında yaptığı eğlence
do-it-yourself n. birinin kendi başına yapabileceği şey (şey)
derring-do n. cüret
do-it-yourselfer n. tamir işlerini kendi yapan kimse
do-all n. uşak
do-it-yourself n. birinin kendi başına monte edebileceği (şey)
do-nothing n. boş gezenin boş kalfası
do-gooder n. iyi niyetli ama gerçekçi olmayan sosyal reformcu
do-nothing n. haylaz
do-gooder n. iyi niyetli fakat başarısız toplumsal reformcu
do-gooder n. velinimet
do-it-all inventor n. elinden her iş gelen mucit
do-gooder n. iyi niyetli
do-nothing n. aylak
do-little n. uyuşuk tip
how-to-do-it book n. el kitabı
do-little n. tembel
do-nothing n. tembel
do-it-all inventor n. herşeyi yapan mucit
derring-do n. gözüpeklik
ne'er-do-well n. beceriksiz
to-do n. gürültü
to-do n. tantana
never-do-well n. serseri
never-do-well n. beceriksiz
to-do n. hayhuy
to-do n. çıngar
never-do-well n. işe yaramaz kimse
ne'er-do-weel n. serseri
ne'er-do-well n. hiçbir işi beceremeyen (kimse)
ne'er-do-well n. serseri
to-do n. telaş
to-do n. curcuna
to-do n. patırtı
to-do n. şamata
well-to-do family n. varlıklı aile
getting ready to do business n. iş yapmaya hazır hale gelme
bridal hair-do n. gelin başı saç modelleri
well-to-do man n. zengin adam
to-do n. karmaşa
nothing to do n. yapılacak bir şey yok
things to do n. yapılması gerekenler
do-it-yourself n. kendin yap
hen do n. düğünden önce kadınların kendi aralarında yaptığı eğlence
su do ku n. bir japon rakam oyunu
do-it-yourself project n. kendin yap projesi
do-nothing n. serseri
capability/ability to do work n. iş yapabilme gücü/yeteneği
derring do n. gözüpeklik
derring do n. cüret
derring do n. ölçüsüz cesaret
do-gooder n. gönüllü hayırsever
do-gooder n. kendini toplumun refahına ve sosyal reformlara adamış kimse
national do-not-call list n. ulusal telefon rehberinde yer almayanlar listesi
a can–do attitude n. bir işi yapmak için gereken heves
a can–do attitude n. bir işi yapmak için gösterilen gayret
things to do during an earthquake n. deprem anında yapılacaklar
things to do during an earthquake n. deprem anında yapılması gerekenler
things to do during an earthquake n. deprem anında yapılması gereken şeyler
do-si-do n. bazı dans türlerinde temel dans adımı
to-do [dialect] n. alışılmadık tarzda şov
to-do [dialect] n. şaşaalı parti
to-do [dialect] n. resmi kutlama
up-do n. üstten bağlamalı saç modeli
up-do n. saçı tepeden toplama
make-do n. temin edilemeyen bir şeyin ikamesi
make-do n. geçici çare
whoop-de-do n. hararetli münazara
whoop-de-do n. tanıtım çalışması
whoop-de-do n. tantana
whoop-de-do n. halka açık etkinlikler
whoop-de-do n. eğlenceli parti
whoop-de-do n. siyasi çekişme
whoop-de-do n. eğlence
whoop-de-do n. cümbüş
whoop-de-do n. reklam çalışması
whoop-de-do n. hararetli kamusal tartışma
whoop-de-do n. reklam kampanyası
whoop-de-do n. canlı ve gürültülü şenlikler
whoop-de-do n. coşkulu hitabet
whoop-de-do n. hararetli tartışma
whoop-de-do n. abartılı tanıtım
whoop-de-do n. etkileyici manevra
whoop-de-do n. abartılı propaganda
whoop-de-do n. tanıtım kampanyası
whoop-de-do n. abartılı reklam
whoop-de-do n. hararetli kamusal müzakere
whoop-de-do n. hareketli sosyal etkinlik
derring-do n. cesur ve riskli hareketler
do-gooding n. fayda sağlama
do-gooding n. hayır işleme
do-goodism n. iyi niyetli reformcu davranışı
do-gooderism n. iyi niyetli reformcu davranışı
do-gooding n. iyilik yapma
do-gooderism n. iyilik hareketi
do-goodism n. hayırseverlik faaliyetleri
do-gooding n. geliştirme
do-goodism n. hayır işleri
do-gooding n. faydalı olma
do-goodism n. iyilik hareketi
do-in n. (çin usulü) kendi kendine masaj
do-gooderism n. hayır işleri
do-gooderism n. hayırseverlik faaliyetleri
do-nothingism n. aksiyon almama
do-naught n. serseri herif
do-naught n. moloz
do-nothingism n. değişikliğe karşı çıkma
do-nothingism n. hiçbir şey yapmayalımcılık
do-naught n. tembel herif
do-naught n. işe yaramaz kimse
do-nothingism n. yerinde sayma
do-naught n. beş para etmez kimse
do-nothingism n. kasıtlı engelleme politikası
do-nothingism n. hiçbir şey yapmama
do-over n. genel bakım
do-over n. tepeden tırnağa bakım
do-all [obsolete] n. kahya
do-all [obsolete] n. genel müdür
do-dad n. biblo
dog do n. köpek dışkısı
doggy do n. köpek dışkısı
fine how-d’ye-do n. tuhaf durum
fine how-d’ye-do n. boktan vaziyet
fine how-d’ye-do n. acayiplik
fine how-d’ye-do n. saçma sapan olay
do business with v. alışveriş etmek
have something to do with v. ilgisi olmak

Significados de "(do" con otros términos en diccionario inglés turco: 46 resultado(s)

Turco Inglés
General
do doh n.
do fiilinin ikinci hali did n.
fa notası ve do-majördeki kromatik çekimleri fa n.
(kısaca) do not dinna [scotland] v.
do not daint [dialect] adv.
Irregular Verb
do - ydo ydo [obsolete] v.
Colloquial
(kısaca) do d (do) abrev.
Speaking
(kısaca) do not divna v.
Technical
iç içe do döngüleri nested do loops n.
Geography
brezilya'nın güneybatısında mate grosso do sul eyaletinin başkenti campo grande n.
Art
do-si-do dos-à-dos n.
Music
do dizisinin dördüncü derecesi fa n.
do diyez csharp n.
sağ elde kullanılan fa do arası solo ezgi tuşları melody keyboard n.
do nota c n.
do çift diyez c dople sharp n.
do çifte bemol c douple flat n.
do diyez c sharp n.
do anahtarı açkısı c clef n.
do middle c n.
do do n.
do bemol c-flat n.
müzikte do notası doh n.
do as ınfinity'nin 2002'de piyasaya sürülmüş 10. single_parçası fukai mori n.
do as ınfinity'nin 2003'te piyasaya sürülmüş 14. single_parçası shinjitsu no uta n.
do majör dizisi key of c n.
do majör c major n.
do anahtarı c clef n.
do major gamı c major scale n.
sabit do sisteminde a notası ve yükselip alçalmaları la n.
solfej öğretme yöntemi (do, re, mi, fa, sol, la, ti) solfa n.
solfej öğretme yöntemi (do, re, mi, fa, sol, la, ti) tonic sol-fa n.
solfej öğretme yöntemi (do, re, mi, fa, sol, la, ti) tonic solfa n.
sabit do sistemi fixed-do system n.
do majör gamında her bir notanın belirli bir hece ile adlandırıldığı solfej sistemi fixed-do system n.
do majör gamında her bir notanın belirli bir hece ile adlandırıldığı solfej sistemi fixed-doh system n.
sabit do sistemi fixed-doh system n.
klavyenin do sesi veren tuşu middle c n.
do majör gamında ikinci ses d n.
do minör gamında dördüncü ses d n.
günümüzde do majöre karşılık gelen eski bir mod ionic mode n.
üçüncü do'dan başlayıp orta do'ya doğru yükselen oktav contraoctave n.
do majör scale of c major n.
soprano do anahtarı soprano clef n.
do notasından fa notasına majör gamla temsil edilen bir kilise müziğiyle ilgili hypolydian adj.
Archaic
do fiilinin ikinci hali didst n.