(moving - Turco Inglés Diccionario

(moving

Significados de "(moving" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
moving adj. hareketli
General
moving net n. hareket eden ağ
moving n. hareket etme
moving stairway n. yürüyen merdiven
moving n. oynama
moving power n. muharrik kuvvet
moving staircase n. yürüyen merdiven
moving platform n. hareket eden platform
moving n. hareket ettirme
moving n. taşınma
moving picture camera n. film kamerası
moving n. duygulandırma
moving day n. taşınma günü
moving fast n. hızlı hareket etme
moving parts n. hareketli aksam
auto regressive moving average n. özbağlanımlı yürüyen ortalama
earth moving n. toprak işi
earth moving n. toprak kaldırma
moving picture n. sinema filmi
moving sidewalk n. yürüyen kaldırım
moving walkway n. yürüyen kaldırım
moving pavement n. yürüyen kaldırım
moving-picture actors and actresses n. sinema aktörleri ve aktrisleri
moving-picture n. sinema
moving-picture show n. sinema filmi
moving-picture producers and directors n. sinema yapımcıları ve yönetmenleri
rush of moving n. taşınma telaşı
moving camera n. hareketli kamera
moving rush n. taşınma telaşı
a slow moving river n. yavaş akan bir nehir
moving company n. nakliye firması
moving company n. taşıma şirketi
moving company n. nakliye şirketi
moving company n. taşıma firması
moving company n. evden eve nakliye firması
moving company n. evden eve nakliyat firması
moving company n. evden eve nakliye şirketi
moving company n. evden eve nakliyat şirketi
moving parable n. iç acıtan/ibret veren/ibret alınacak öykü
moving van n. nakliye aracı
moving moment n. dokunaklı an
moving in n. taşınma
moving in n. (bina) sahip olma
moving sidewalk n. yürüyen bant
moving sidewalk n. yayaların kısa mesafeleri kat etmesi için tasarlanmış uzun ve geniş yürüyen bant
moving in n. binaya el koyma
moving ridge n. dalga sırtı
smv (slow-moving vehicle) n. yavaş hareket eden araç
consider moving out of the city v. şehir dışına taşınmayı düşünmek
moving walkway v. yürüyen bant
moving walkway v. yürüyen yol
jump out of a moving car v. hareket halindeki bir arabadan atlamak
moving adj. devinimli
moving adj. insanı duygulandıran
moving adj. içli
moving adj. dokunaklı
moving adj. muharrik
moving adj. oynak
slow moving adj. yavaş hareket eden
forward moving adj. ileriye giden
slow moving adj. ağır
moving adj. ilerleyen
moving adj. tesirli
moving adj. etkili
moving adj. harekete geçiren
moving adj. duygulandırıcı
moving adj. etkileyici
moving adj. hareket eden
moving backward adj. gerileyen
moving backward adj. geriye giden
moving adj. oynar
moving adj. acıklı
moving adj. devingen
moving adj. müteharrik
non-moving adj. hareketsiz
non-moving adj. hareket etmeyen
(moving) crabwise adj. yampiri
moving-in adj. taşınan
moving adj. taşınma için kullanılan
moving adj. kışkırtıcı
moving adj. taşınmaya ait
moving adj. azmettirici
moving adj. taşınmayla ilgili
moving adj. başlatıcı
moving adj. hareket halindeki (motorlu araç)
moving adj. kışkırtıcı
moving-in adj. taşınmayla ilgili
moving adj. hareket halindeki motorlu taşıta ilişkin
moving adj. hareket halindeki motorlu taşıtı içeren
moving adj. son derece etkili
moving adj. mobilyaların bir konuttan diğerine taşınmasıyla ilgili
moving adj. çalıştıran
moving adj. kişinin ikametgahının değişmesi ve özellikle mobilyalarının taşınmasına ait
moving-in adj. taşınmaya ait
moving–coil adj. döner bobinli
moving adj. harekete geçiren
moving–coil adj. elektrodinamik
moving adj. kişinin ikametgahının değişmesi ve özellikle mobilyalarının taşınmasıyla ilgili
inward-moving adj. (özellikle eğri içinde) merkeze yönelmiş
outward-moving adj. merkezden uzağa yönlendirilen
outward-moving adj. merkezden uzağa hareket eden
slow-moving adj. yavaş ilerleyen
slow-moving adj. yavaş işleyen
slow-moving adj. yavaş satan
slow-moving adj. ağır hareket eden
moving incessantly adv. fıldır fıldır
without moving adv. kıpırdamadan
without moving adv. kımıldamadan
moving forward adv. şu andan itibaren
moving forward adv. ileride
moving forward adv. bundan sonra
moving forward adv. gelecekte
Phrases
target is moving expr. hedef hareket halinde
target is moving expr. hedef hareket ediyor
Proverb
moving three times is as bad as a fire üç göç bir yangın yerini tutar
moving three times is as bad as a fire bütün taşları aynı anda oynatırsan duvar/bina (başına) yıkılır
moving three times is as bad as a fire üç göç bir yangın yerini tutar
moving three times is as bad as a fire bütün taşları aynı anda oynatırsan duvar/bina (başına) yıkılır
Colloquial
get moving v. harekete geçmek
get something moving v. bir şeyi harekete geçirmek
get something moving v. bir şeyi ilerletmek
keep that line moving expr. sıra ilerlesin
(one had) better get moving expr. (biri) gitse iyi olur
(one had) better get moving expr. (biri) hızlansa iyi olur
better get moving expr. kalksa iyi olur
better get moving expr. yola koyulsa iyi olur
better get moving expr. gitse iyi olur
got to get moving expr. (acilen) kaçmam lazım
got to get moving expr. gitmem gerekiyor
the bar keeps moving higher expr. çıta daha da yükselmeye devam ediyor
Idioms
the moving spirit n. (bir şeyin ardındaki) itici güc
the moving spirit n. (bir şeyin) itici gücü
the moving force n. (bir şeyin) itici gücü
the moving force n. (bir şeyin ardındaki) itici güc
moving the goalposts n. genellikle ulaşılmasını zor kılmak için bir durum içerisinde adil olmayan bir şekilde kuralların değiştirilmesi
get (something) moving v. (bir şeyi, işi, projeyi) başlatmak
get (something) moving v. (bir şeyi, işi, projeyi) ilerletmek
get (something) moving v. (bir şeyi, işi, projeyi) geliştirmek
have to be moving along v. kaçmak zorunda olmak
have to be moving along v. ayrılmak zorunda olmak
have to be moving along v. gitmek zorunda olmak
moving on up adj. seviye atlamış
moving on up adj. hiyerarşide yükselmiş
moving on up adj. terfi etmiş
moving on up adj. seviyesi yüksek
moving on up adj. sosyal/finansal statüsü yüksek
Speaking
let´s get moving! expr. haydi gidelim!
we're moving expr. taşınıyoruz
get moving! expr. hadi oradan!
I'd better get moving expr. gitsem iyi olur