-blast - Turco Inglés Diccionario

-blast

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "-blast" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
General
-blast suf. ektoblast anlamı veren son ek
Biology
-blast suf. mikrop anlamı veren son ek
-blast suf. filiz anlamı veren son ek
-blast suf. tomurcuk anlamı veren son ek
-blast suf. embriyonik veya formatif hücre anlamı veren son ek
-blast suf. hücre katmanı anlamı veren son ek
-blast suf. formatif hücre katmanı anlamı veren son ek
-blast suf. yaşayan bir canlının formatif bileşeni anlamı veren son ek
Geology
-blast suf. porfiroblast anlamı veren son ek

Significados de "-blast" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
blast n. büyük patlama
General
blast n. azarlama
blast n. ötme (düdük vb)
blast furnace n. maden eritme ocağı
blast n. darbe
blast n. öfkelenme
blast n. ani rüzgar
blast n. üfleme
blast n. soğuktan kavrulma
blast n. patlayıcı miktarı
blast n. infilak
blast n. alem
blast effect n. patlama etkileri
blast n. yanma
blast n. patlama
blast n. şiddetli rüzgar
blast n. köpürme
blast n. boru sesi
blast n. cümbüş
blast n. patlatma
blast n. kavrulma
blast n. (yaprak) yanma
blast n. şiddetli hava akımı
blast-off n. uzaya fırlatma
blast n. ani patlama
blast n. gürültülü patlama
blast n. esinti
full blast n. tam hız
full blast n. son hız
post-blast residue n. patlama kalıntısı
blast wave n. patlama dalgası
a blast of winter n. ani/beklenmedik bir soğuk/kar yağışı dalgası
blast n. patlayıcı madde
blast n. dinamit
blast n. faaliyet
blast n. hoş davranış
blast n. yıkıcı etki
blast n. öksürürken dışarı verilen nefes
blast n. kapasite
blast n. heyecan veren şey
blast n. zevk veren şey
blast n. zarar verici etki
blast n. hayvanlar veya bitkiler üzerindeki zararlı etki
blast n. bitki hastalığı
blast n. düdüklü tencere sesi
blast n. neşe veren şey
blast n. operasyon
blast n. sıkışmış havanın çıkardığı ani ve gürültülü ses
blast n. şiddetli rüzgarın taşıdığı şey
blast n. hız
blast n. düdüklü tencere gibi ses çıkarma
blast n. korna veya ıslıktan tek seferde çıkan ses
blast n. şok dalgası
blast n. solurken verilen nefes
blast n. nefes
blast n. eski bir avcı grubu
blast n. hayvan hastalığı
blast n. püskürme
full-blast n. tam kapasite
full-blast n. azami gayret
full-blast n. azami hız
blast v. bangır bangır çalmak
blast v. kavurmak
blast v. tahrip etmek
blast v. patlatmak
blast v. infilak etmek
blast v. yıkmak
blast v. kavurmak (soğuk/sıcak bitkiyi)
blast v. beddua etmek
blast v. havaya uçurmak
blast v. yakmak
blast v. lanet etmek
blast off v. uzaya fırlatılmak (roket)
have a blast v. çok eğlenmek
blast somebody v. topa tutmak
blast v. kavurmak (soğuk)
blast v. yakmak (soğuk)
blast off v. havalanmak
blast off v. (roket) uzaya fırlamak
blast v. bombalamak
blast off v. fırlatmak (roket)
blast off v. havalanmak (roket)
blast v. bas bas bağırmak
blast a bomb v. bomba patlatmak
blast v. itibarını zedelemek
blast out v. gürültülü müzik yapmak
blast [obsolete] v. trompet sesiyle şaşırtmak
blast v. itibarını sarsmak
blast v. patlatarak yapmak
blast v. şiddetle esmek
blast v. güvenilmez olduğunu kanıtlamak
blast v. şiddetle eleştirmek
blast v. şiddetli patlama veya gürültüyle şaşırtmak
blast v. yüksek ve sert bir ses çıkarmak
blast v. hızla ilerlemek
blast v. soldurmak
blast v. ateş ederek yok etmek
blast v. patlayıcı kullanmak
blast (down) v. ateş ederek öldürmek
blast v. havaya fırlatmak
blast [dialect] [uk] v. (hayvan) kabarmak
blast v. (üzerine doğru) güçlü bir rüzgar estirmek
blast v. saldırganca ilerlemek
blast v. şiddetle saldırmak
blast v. sertçe vurarak atmak
blast v. büyük bir hızla ilerlemek
blast v. büzüştürmek
blast v. uçarak gitmek
blast v. patlatarak açmak
blast v. ateş etmek
blast (down) v. bombalayarak öldürmek
blast v. şiddetle kınamak
blast v. ateş püskürmek
blast v. hezimete uğratmak
in full blast adv. tam faaliyette
in full blast adv. bütün kuvvetiyle
at full blast adv. tam kapasiteyle
at full blast adv. tam gazla
full blast adv. sonuna kadar
full blast adv. köküne kadar
full blast adv. tam gaz
blast you! interj. allah belanı versin!
blast N. şiddetli rüzgâr
Phrasals
blast away v. üzerine gitmek
blast away v. şiddetle eleştirmek
blast away v. bangır bangır bağırmak/çalmak
blast away v. bangır bangır çalmak
blast away v. ağır bir dille eleştirmek
blast away v. yüksek seste çalmak
blast off v. (roket) fırlatılmak
blast off v. (uzay aracı) havalanmak
blast off v. havaya uçurmak
blast off v. fırlayıp gitmek
blast off v. patlatmak
blast off v. uzaya göndermek
blast off v. (roketi) fırlatmak
blast off v. (roketi) fırlatmak
blast off v. uzaya göndermek
blast off v. havaya uçurmak
blast off v. ateşlemek
blast off v. ateş etmek
blast off v. (uzay aracı) havalanmak
blast off v. (uzay aracı) bir gezegene doğru havalanmak
blast off v. kuvvet uygulayarak veya basınçlı su, sıvı ile temizlemek
blast off v. (roketi) fırlatmak
blast off v. (elini, parmaklarını) uçurmak
blast off v. uzaya fırlatılmak
blast off v. (havai fişek, füze) patlatmak
blast off v. ateş etmek
blast off v. (elini