-o - Turco Inglés Diccionario

-o

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "-o" en diccionario turco inglés : 5 resultado(s)

Inglés Turco
General
-o suf. niteliği olan, oluşturan veya ilişkili olan anlamı veren son ek
-o suf. bazı ünlemleri oluştururken kelime sonlarına eklenen son ek
-o suf. isimleri kısaltırken kelimenin sonuna gelen bir ek
-o suf. küçümseme anlamı vermek için kişi veya nesne isimlerinin sonuna gelen bir ek
-o suf. isim veya sıfatların sonuna gelerek laubali bir anlam kazandıran bir ek

Significados de "-o" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
o n. sıfır
tam o shanter n. iskoç beresi
three o'clock wind n. doğudan esen rüzgar
five o'clock shadow n. kirli sakal (bir günlük)
five o'clock shadow n. bir günlük sakal
jack-o-lantern n. bataklık yakamozu
jack-o-lantern n. içi oyulmuş ve bir tarafına insan çehresi şekli verilmiş kabaktan oyuncak fener
cat-o-nine-tails n. dokuz kamçılı kırbaç
will-o-the-wisp n. ham hayal
will-o-the-wisp n. aldatıcı
will-o-the-wisp n. ılgım
will-o-the-wisp n. gerçekleşmesi imkansız bir şey
will-o-the-wisp n. bataklıklarda gece görülen ve yakamoza benzeyen bir parıltı
will-o-the-wisp n. yanıltıcı
the train leaves at four o'clock n. tren saat dörtte kalkar
five o'clock tea n. beş çayı
chair-o-plane n. zincirli döner salıncak
cat-o-nine-tails n. dokuz kuyruklu kırbaç
port-o-potty n. seyyar tuvalet
bottle-o n. içki mağazası
bottle-o n. içki dükkanı
five o'clock tea n. 5 çayı
chair-o-planes n. dönme dolap
chair-o-planes n. dönme salıncak
jack-o'-lantern n. kabaktan yapılmış fener
jack-o'-lantern n. bataklık ışığı
jack-o'-lantern n. bataklık yalazı
jack o'lantern n. bataklık yalazı
jack o'lantern n. kabaktan yapılmış fener
jack o'lantern n. bataklık ışığı
tam-o'-shanter n. tepesi geniş üstten püskülleri olan bir tür iskoç beresi
tam-o'-shanter n. iskoçya'ya özgü yünlü bir bere
tam-o-shanter n. iskoçya'ya özgü yünlü bir bere
tam-o-shanter n. tepesi geniş üstten püskülleri olan bir tür iskoç beresi
cat o' nine tails n. dokuz kamçılı kırbaç
cat o' nine tails n. dokuz kuyruklu kırbaç
cat-o'-nine-tails n. dokuz kamçılı kırbaç
cat-o'-nine-tails n. dokuz kuyruklu kırbaç
o n. bir sıranın ya da serinin on beşinci elemanı
o n. o harfi şeklinde olan şey
tom o'bedlam n. deli
tom o'bedlam n. akıl hastası
trick-o-the-loop [irish] n. kemerle oynanan bir tür oyun
two o' cat n. iki kişilik bir tür top oyunu
light-o'-love n. hafif kadın
light-o'-love n. metres
light-o'-love n. şıllık
light-o'-love n. fahişe
will-o'-the-wisp n. baştan çıkarıcı şey
will-o'-the-wisp n. güvenilmez kimse
will-o'-the-wisp n. güvenilmez şey
will-o'-the-wisp n. ayartıp baştan çıkaran kimse
jack-o'-lantern n. balkabağını oyarak yapılmış korkunç/gülünç maske
jack o'lantern n. balkabağını oyarak yapılmış korkunç/gülünç maske
five o'clock shadow n. (çene ve yanakta) kirli sakal
leg-o'-mutton adj. koyun budu şeklinde olan
leg-o'-mutton adj. üçgensel
at four o'clock sharp adv. saat tam dörtte
o'clock adv. saat
o'clock adv. saate göre
at one o'clock sharp adv. saat tam 1'de
o'clock adv. saat (tam saatlerle kullanılır)
at eleven o'clock adv. saat on birde.
at six o'clock adv. saat altıda
at 6 o'clock adv. saat altıda
at three o'clock sharp adv. tam saat üçte
at three o'clock sharp adv. saat tam üçte
at 6 o'clock adv. saat 6'da
o’clock adv. saat uyarınca
o’clock adv. göreceli konumu belirtmek için kullanılan hayali bir saate göre
o'clock adv. konumu saate göre belirterek
o'er adv. bir süre boyunca
o! interj. ey
o! interj. ya
o dear interj. sürpriz, merhamet, keder, acı gibi çeşitli duyguları ifade eden ünlem
o dear interj. aman tanrım!
o dear interj. hay allah!
o'- pref. -in anlamı veren ön ek
o- pref. karşı anlamı veren ön ek
o'- pref. üzerinde anlamı veren ön ek
o- pref. tersi anlamı veren ön ek
o'- pref. üstünde anlamı veren ön ek
o- pref. -e doğru anlamı veren ön ek
o'- pref. (irlandaca kökenli soyadlarında) soyundan gelen anlamına gelen ön ek
o- pref. üzerinde anlamı veren ön ek
o- pref. üzerine anlamı veren ön ek
-o'-rama suf. dikkat çekici ve olağanüstü olay anlamı veren son ek
-o- suf. kelimeleri birleştirmek için kullanılan bir ek
-o-rama suf. olağanüstü durum anlamı veren son ek
-o-rama suf. aşırı eylem anlamı veren son ek
-o-rama suf. harikulade yer anlamı veren son ek
the table is booked for nine o'clock this evening expr. masa bu akşam saat dokuz için rezerve edildi
daddy-o exclam. baba
daddy-o exclam. dostum
daddy-o exclam. adamım
Phrases
q-o-q n. birbirini izleyen çeyrek (üç ay)
o interj. birine resmi olarak hitapta bulunurken ad veya zamirden önce kullanılan ünlem
o interj. ey
o interj. hayret veya benzeri güçlü duyguları ifade eden ünlem
at 6 o'clock expr. saat 6'da
at six o'clock expr. saat 6'da
Proverb
best-laid schemes o' mice an' men gang aft a-gley en iyi hesaplanmış planlar bile ters gidebilir
Colloquial
the big (number)-o n. sıfırla biten yaş (30/40/50 vb.)
the big-o n. sıfırla biten yaş (30, 40, 50 vb.)
the big-o n. hayatta 30, 40, 50 vb. gibi dönüm noktası sayılan yaşlar
the big-o n. 20, 30, 40, 50 vb. olmak
the big (number)-o n. hayatta yeni bir 10 yılın başlangıcı olan yaşlar (20, 30, 40 gibi)
the big-o n. sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 vb. yaş)
the big (number)-o n. hayatta 30, 40, 50 vb. gibi dönüm noktası sayılan yaşlar
the big (number)-o n. 20, 30, 40, 50 vb. olmak
the big-o n. hayatta yeni bir 10 yılın başlangıcı olan yaşlar (20, 30, 40 gibi)
the big (number)-o n. sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 gibi yaş)
the big (number)-o n. sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 vb. yaş)
the big (number)-o n. sıfırla biten yaş (30, 40, 50 vb.)
the big-o n. sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 gibi yaş)
rickle o' banes [scottish] n. kemikleri sayılan
rickle o' banes [scottish] n. kemik torbası
rickle o' banes [scottish] n. bir deri bir kemik
owny-o n. bir başınalık
owny-o n. kimsesizlik
owny-o n. yalnızlık
the big -o n. sıfırla biten yaş (30/40/50)
the big -o n. hayatta 30, 40, 50 gibi dönüm noktası sayılan yaşlar
the big -o n. sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 yaş)
six o'clock swill [australia/new zealand] n. (otel barlarının akşam altıda kapatıldığı yıllarda) ağır içicilik dönemi
like billy-o adv. çok fazla
like billy-o adv. delicesine
like billy-o adv. aşırı
like billy-o adv. deli gibi
like billy-o adv. bir anda
like billy-o adv. şiddetli
like billy-o adv. çıldırmışçasına
o' prep. of veya on edatlarının kısaltılmış hali
right-o [uk] interj. olur
right-o [uk] interj. tamam
right-o [uk] interj. peki
like one o’clock expr. saat bir gibi
like one o’clock expr. saat bir civarı
like one o’clock expr. saat bir sularında
land o' goshen! expr. aman tanrım!
same o(l)' same o(l)' expr. aynı eski hikaye
in the o-zone expr. gidici
in the o-zone expr. ölmüş
in the o-zone expr. ölmek üzere
in the o-zone expr. ölümün eşiğinde
same o' same o' expr. hep aynı şeyler
same o' same o' expr. aynı eski hikaye
same o' same o' expr. aynı tas aynı hamam
right-o [uk] exclam. evet
Idioms
hop-o`-my-thumb n. bastıbacak