bir anda - Turco Inglés Diccionario

bir anda

Significados de "bir anda" en diccionario inglés turco : 46 resultado(s)

Turco Inglés
General
bir anda in an instant adv.
And my mother has aged in an instant.
Ve annem bir anda yaşlandı.

More Sentences
bir anda out of nowhere adv.
Nobody knew until Satoshi came out of nowhere.
Satoshi bir anda ortaya çıkana kadar kimse bilmiyordu.

More Sentences
Colloquial
bir anda from nowhere expr.
He appeared from nowhere.
Bir anda ortaya çıktı.

More Sentences
General
bir anda in a trice adv.
bir anda in less than no time adv.
bir anda at a stroke adv.
bir anda in a minute adv.
bir anda in the fraction of a second adv.
bir anda at the very time adv.
bir anda holus-bolus adv.
bir anda at a start adv.
bir anda away adv.
bir anda in a clap adv.
Phrases
bir anda on impulse expr.
bir anda somewhere along/down the line expr.
Colloquial
bir anda like billyo adv.
bir anda like billy-oh adv.
bir anda like billyo adv.
bir anda like billy-o adv.
bir anda (the) next thing (one) knows expr.
bir anda the next thing (I knew)… expr.
bir anda like a bolt from the blue expr.
bir anda on a moment's notice expr.
bir anda at a moment's notice expr.
Idioms
bir anda at the instant expr.
bir anda in no time at all expr.
bir anda like a bat out of hell expr.
bir anda at one stroke expr.
bir anda in a split second expr.
bir anda like a bolt from the blue expr.
bir anda in one stroke expr.
bir anda in next to no time expr.
bir anda in a stroke expr.
bir anda at a single stroke expr.
bir anda like a bolt out of the blue expr.
bir anda on a sixpence [uk] expr.
bir anda on a tickey [south africa] expr.
bir anda at a (single) blow expr.
bir anda at a stroke expr.
bir anda at one stroke expr.
bir anda at a single stroke expr.
bir anda at one single stroke expr.
bir anda in a flash of an eye expr.
bir anda in a flash of the eye expr.
bir anda in the flash of the eye expr.
bir anda in the flash of an eye expr.

Significados de "bir anda" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
kişinin bedenini veya bir eşyayı bulunduğu mekanda yok edip bir anda başka bir mekanda ortaya çıkarması teleportation n.
bir anda ortaya çıkan tehdit immediate threat n.
fikirlerin bir anda değişmesi flip-flop n.
fikirlerin bir anda değişmesi flip-flops n.
olunan zaman veya mekandan farklı bir zamanı ve mekanı işleyen bir eser karşısında anlatılan yerde veya zamanda olunmadığının bilinmesine rağmen okurun istemli bir şekilde kendisini orada ve o anda imiş gibi hissederek eseri anlamaya çalışması the willing suspension of disbelief n.
bir bölgede birden fazla dilin aynı anda bulunması polyglossia n.
bir anda gelen aydınlanma sudden and striking realization n.
aynı anda iki aracın yarıştığı bir çeşit araba/motor yarışı drag racing n.
aynı anda hem iyi bir eş olan hem de profesyonel bir kariyere sahip olabilen bir kadın wonder woman n.
bir anda ileriye atılma bolt n.
aynı anda tek bir karısı olma monogyny n.
bir oyuncunun rakibiyle aynı anda ellerini açarak aynı sayıda parmaklarını uzattığı bir italyan oyunu mora n.
bir oyuncunun rakibiyle aynı anda ellerini açarak aynı sayıda parmaklarını uzattığı bir italyan oyunu morra n.
aynı anda tek bir alıcıya yönlendirilen posta postbag n.
bir şey için aynı anda birden fazla isim/eş anlamlı sözcük kullanılması poecilonymy n.
bir şeyin aynı anda meydana gelmesini sağlayan uyarlama synchronising n.
bir şeyin aynı anda meydana gelmesini sağlayan uyarlama synchronizing n.
hiç beklenmedik bir anda ölmek die unexpectedly v.
umulmadık bir anda başarı kazanmak hit the jackpot v.
beklenmedik bir anda olmak crop up v.
bir anda köşeyi dönmek strike it rich v.
umulmadık bir anda başarı kazanmak hit the bullseye v.
bir anda bir alışkanlıktan vazgeçmek go cold turkey v.
bir anda sonlanmak fizzle out v.
bir anda gözden kaybolmak disappear suddenly v.
bir anda bir yakınlaşma hissetmek have/feel an instant connection v.
bir anda bir yakınlık hissetmek have/feel an instant connection v.
bir anda bir bağ/yakınlık kurmak have/feel an instant connection v.
beklenmedik şekilde bir anda kendini bir şeyi keşfetmiş olarak bulmak end up discovering v.
bir tarlayı aynı anda sulayıp gübrelemek fertigate v.
bir anda saldırmak jump v.
(sesin) işitilebilirlik eşiğini aynı anda başka bir sesin varlığı ile yükseltmek mask v.
(kart) aynı anda üstten ve alttan bir kart çekerek karıştırmak milk v.
bir anda patlamak break open v.
bir anda şiddetlenmek break open v.
bir anda içeri girmek bulge (into) v.
bir anda içeri girmek bulge (in) v.
bir anda ortadan kaybolmak burst v.
bir anda ortaya çıkmak burst v.
(birinin) bir anda karşısına çıkmak hit v.
(fikir) bir anda anlaşılmak pierce v.
bir anda çıkmak pike v.
bir anda ayrılmak pike v.
bir anda belirmek crop v.
bir anda popülerleşmek explode in popularity v.
bir anda çıkmak spike v.
beklenmedik bir anda yakalamak surprise v.
aynı anda hem dört kenarlı düşey bir prizmanın kenarlarına hem de yatay bir prizmaya paralel olan dilinimleri bulunan diprismatic adj.
beklenmedik bir anda olan heaven-sent adj.
belirli bir anda meydana gelen instantaneous adj.
bir anda arazi olan slipout adj.
beklenmedik bir anda meydana gelen supervenient adj.
uğursuz bir anda in an unhappy moment adv.
hepsini bir anda all in one breath adv.
iki kişinin aynı anda söylediği şeyden sonra ifade edilen bir ünleme snap [uk] [australia/new zealand] interj.
aynı anda anlamına gelen bir ön ek sym- pref.
aynı anda anlamına gelen bir ön ek syn- pref.
Phrasals
bir anda gitmek breeze away v.
bir anda popüler olmak blow up v.
bir anda aklına gelmek fall on v.
ummadığı bir anda (bir şeyin) farkına varmak fall upon (someone or something) v.
ummadığı bir anda (bir şeyin) farkına varmak fall on (someone or something) v.
ummadığı bir anda (bir şeyi) bulmak fall upon (someone or something) v.
bir anda aklına gelmek fall upon v.
ummadığı bir anda (bir şeyi) bulmak fall on (someone or something) v.
bir anda dökülmek spring forth v.
bir anda çıkmak spring forth v.
duyguları bir anda açığa çıkmak dissolve into something v.
bir anda çark etmek back water v.
bir anda birine çok sinirlenmek go off v.
bir anda birine çok sinirlenmek go off on v.
bir anda çok sinirlenmek go off v.
akışı bir anda kesip başka bir şeye geçmek/dikkat çekmek cut to someone or something v.
bir anda başka birine/bir şeye bağlanmak cut to someone or something v.
bir şey yolunda bir anda bir sıçrama yapmak rocket into something v.
bir anda bir şeyi (ünü, başarıyı) yakalamak rocket into something v.
bir şey yolunda bir anda bir sıçrama yapmak rocket to something v.
bir anda bir şeyi (ünü, başarıyı) yakalamak rocket to something v.
(birinin/bir şeyin bir şeyle) bir anda keyfini kaçırmak strike (someone or something) with (something) v.
bir anda dahil olmak wade into v.
bir anda başarıya taşımak vault into (something or some place) v.
bir anda dahil olmak wade in v.
bir anda bir şey elde etmek vault into v.
bir anda 8birine/bir şeye) çarpmak tumble into (someone or something) v.
bir anda (birine/bir şeye) doğru sapmak veer into (someone or something) v.
bir anda (birine/bir şeye) doğru yoldan çıkmak veer into (someone or something) v.
bir anda açığa vurmak/açıklamak spring on v.
bir durumdan bir anda çıkmak snap out of something v.
bir anda başlamak/ortaya çıkmak kick up v.
umulmadık bir anda başlamak kick up v.
bir şeyden bir anda kalabalık bir şekilde çıkmak swarm out of something v.
(bir şeyden/yerden) bir anda çıkmak surge out of (someone, something, or some place) v.
(bir şeyden/yerden) bir anda kalabalık bir şekilde çıkmak swarm out (of something or some place) v.
suyun altında bir anda kaybolmak bob under v.
bir anda gitmek bolt out v.
bir anda (göz yaşlarına, kahkahalara) boğulmak break into something v.
bir anda (konuşmaya, şarkı söylemeye, ağlamaya, başlamak) başlamak break into something v.
bir anda (göz yaşlarına break into v.
bir anda (konuşmaya break into v.
(bir şeyin/bir yerin) içinden/arkasından bir anda ortaya çıkmak burst out of (somewhere or something) v.
bir anda (bir şeye) teslim olmak burst out into (something) v.
bir anda (bir şey) yapmaya başlamak burst out into (something) v.
(bir şeyden/bir yerden) bir anda ortaya çıkmak burst out of (somewhere or something) v.
bir anda (bir şey) yapmaya başlamak burst into (something) v.
(bir şeyden/bir yerden) bir anda belirivermek burst out of (somewhere or something) v.
bir anda (bir şeye) teslim olmak burst into (something) v.
bir anda bir yere dalmak buzz into a place v.
bir anda (bir yere) dalmak buzz into v.
bir anda (bir yere) dalmak buzz in v.
bir anda hızlanmak break into v.
(birini/bir şeyi) bir anda etkisi altına almak come upon (someone or something) v.
bir anda aklına (bir şey) gelmek fall on (someone or something) v.
bir anda aklına (bir şey) gelmek fall onto (someone or something) v.
bir anda aydınlatmak flash up v.
bir anda parlamak flash up v.
bir anda çakmak flash up v.
(birinden/bir şeyden) bir anda çıkıvermek gush (out) from (someone or something) v.
(birinden/bir şeyden) bir anda çıkıvermek gush (forth) from (someone or something) v.
(birinden/bir şeyden) bir anda çıkıvermek gush (forth) out of (someone or something) v.
(birine/bir şeye) bir anda parlamak/patlamak lash out against (someone or something) v.
(birine/bir şeye) bir anda parlamak/patlamak lash out at (someone or something) v.
bir anda bir sıçrama yapmak rocket into v.
bir anda bir sıçrama yapmak rocket to v.
'-den bir anda kalabalık bir şekilde çıkmak swarm out of v.
bir anda içeri çekmek yank in v.
kendini hızla ve bir anda atmak clink (off) [uk] v.
kendini hızla ve bir anda atmak clink (down) [uk] v.
Phrases
kritik bir anda in a critical moment expr.
beklenmedik bir anda out of the blue expr.
çok sayıda kişinin aynı anda benzer davranışları göstermesini niteleyen bir ifade it must be something in the water expr.
sahip oldukların bir anda elinden uçup gidebilir one day chicken and the next day feathers expr.
aynı anda aynı şeyi yapmaya çalışan iki kişi için kullanılan bir deyim after you, my dear alphonse expr.
Proverb
bir anda her şey ters yüz olabilir every silver lining has a cloud
asalet bir anda komediye dönüşebilir from the sublime to the ridiculous is only a step
her şeyi/birçok şeyi bir anda yapmaya çalışmak iyi değildir it is the pace that kills
aynı anda bir çok işi yapamazsın you can't sit in two chairs at once
aynı anda bir çok işi yapamazsın you can't dance at two weddings at once
bir kişi iki şeyi aynı anda aynı kalitede yapamaz a man cannot serve two masters
aynı anda bir çok işi yapamazsın you can't sit in two chairs at the same time
aynı anda bir çok işi yapamazsın you can't dance at two weddings at the same time
aynı anda bir çok işi yapamazsın you can't sit in two chairs with one butt
Colloquial
bir anda gelişen samimiyet an instant rapport n.
bir anda şöhret olma overnight sensation n.
bir anda çok miktarda bilgi yükleme/ aktarma brain dump n.
bir anda çok miktarda bilgi yükleme/aktarma info dump n.
bir anda bir şeyin anlaşılması lightbulb moment n.
gündelik bir işi yaparken bir anda akla gelen düşünce shower thought n.
bir anda ölmek up and died v.
bir anda uyuşturucu kullanmayı bırakmak kick cold (turkey) v.
bir anda uyuşturucu kullanmayı bırakmak quit (something) cold turkey v.