ya - Turco Inglés Diccionario

ya

Significados de "ya" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
Colloquial
ya exclam. sen
Ya look nice in your kennel.
Sen kulübende güzel görünüyorsun.

More Sentences
Abbreviation
ya n. genç yetişkin

Significados de "ya" en diccionario inglés turco : 12 resultado(s)

Turco Inglés
General
ya what if adv.
What if it contained some outrageous things that would not be acceptable to this Parliament representing the citizens?
Ya vatandaşları temsil eden bu Parlamento tarafından kabul edilemeyecek bazı çirkin şeyler içeriyorsa?

More Sentences
ya either conj.
Either look like what you are, or become what you look like.
Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol.

More Sentences
ya oh! interj.
Oh, Marilla, please, please, let me go to the picnic.
Ya, Marilla, lütfen, lütfen, pikniğe gitmeme izin ver.

More Sentences
Speaking
ya what about? expr.
What about if polio, infantile paralysis, again becomes widespread?
Peki ya çocuk felci yeniden yaygınlaşırsa ne olacak?

More Sentences
ya how about? expr.
How about the lies we tell ourselves?
Peki ya kendimize söylediğimiz yalanlar?

More Sentences
General
ya yes prep.
ya or conj.
ya outher [obsolete] conj.
ya o! interj.
ya hi! interj.
ya ah interj.
Speaking
ya what about expr.

Significados de "ya" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ya da or conj.
ya! hah interj.
General
üstü kapalı söz ya da imalarla etki altına alma earwigging n.
kardeşler (abi ya da abla) siblings n.
internette birçok kullanıcıya gönderilen uygun olmayan ya da istenmeyen mesajlar spam n.
gümüş kıyı, kuzeyde oporto'dan güneyde costa de lisboa'ya kadar uzanan portekiz sahil şeridi costa de prata n.
demir ya da tahta parmaklık bar n.
sert yumruk ya da darbe slug  n.
iki ya da daha çok uçağın uçma yeteneğinin birbiriyle kıyaslanması flyoff n.
ihtiyar ya da emekli kimse senior citizen n.
gezi yöneticisi refakatinde yurtiçi ya da yurtdışı gezi escorted tour n.
batı afrika'ya ait muska juju n.
amerika'ya özgü küçük siyah benekli vahşi kedi ocelot n.
buğday ya da çimen anızı eddish n.
üzerine rayların yerleştirildiği, enine konulmuş metal, ağaç ya da beton parçalarından her biri sleeper n.
bangladeş'in 100 poisha'ya bölünmüş para birimi taka n.
biri ya da bir kurum hakkında yazılan övücü yazı writeup n.
para ve bunun gibi menfaatler sağlayarak ya da hile ile jüriyi etkileme embracery n.
zarathustra'ya gönül vermiş aryan halkı zoroastrians n.
çevresi kapatılmış ya da açıkça tanımlanmış alan precinct n.
uçak ya da geminin rotadan çıkması yaw n.
sırnaşık ya da yüzsüz kişi saucebox n.
yolcular ya da konaklayanlar anlamında yaygın kısaltma pax n.
müzikte ya da beyaz dizlerdeki abartılı duygusallık schmalz n.
asya'ya özgü bir çalı türü hydrangea n.
ispanyolca konuşan ülkelerde pazar yeri ya da meydan plaza n.
yahudilerde bir kişinin sağlığına ya da iyileşmesine kadeh kaldırırken söylenen söz lehayim n.
moral bozan şey ya da kişi demoralizer n.
beklenmedik zamanda yaklaşan ya da saldıran kişi waylayer n.
bir şişeyi ya da bir kabı tıkaçla kapama stoppling n.
greyfurt, turunç ve mandalinayı melezleyerek elde edilen jamaika'ya özgü bir narenciye ugli n.
güney italya'ya özgü hareketli bir müzik veya dans tarantella n.
polinezya'ya özgü bir biber familyasından bir bitki kava n.
güneşe fazla maruz kalmaktan kaynaklanan ani bayılma ya da halsizlik sunstroke n.
içmeye ya da banyo etmeye elverişli doğal su kaynağı spa n.
ya hep ya hiç ilkesi all or none principle n.
meryem ana'ya selam duası ave n.
polonya'ya özgü polish n.
korkunçayı (kuzey amerika'ya özgü) grizzly bear n.
dişi hayvanlardaki cinsel arzu artışı ya da gebeliğe hazır olma dönemleri estrum n.
et, sebze ya da benzer malzemelerin karışımından hazırlanan sıvı yiyecek soup n.
doyurucu kişi ya da şey saturater n.
yerel ya da lokal saat local time n.
japonya'ya özgü üç telli müzikal bir enstrüman samisen n.
virginia'dan güney kaliforniya'ya kadar uzanan abd'nin güney bölgesi sunbelt n.
morfin alışkanlığının ya da miktarının derece derece azaltılarak kesilmesi demorphinisation n.
çevreye yayılan kötü ya da zararlı madde effluvia n.
birbirini izleyen iki ya da daha fazla sayıda tümce ya da dizenin sonlarının tekrarı epistrophe n.
kuzey amerika´ya özgü bir tür çobanaldatan whippoorwill n.
tanımlanmamış kişi ya da şeyler etceteras n.
sınırlar çizen kişi ya da şey demarcator n.
tarihsel olarak papa'ya ait olmuş olan orta italya devletçikleri papal states n.
ordu ya da devletçe çıkarılan ve bilet ya da başka seyahat dokümanlarıyla değiştirilebilen belge warrant n.
kement atarak at ya da sığır yakalama roping n.
romalıların toprak tanrıçası gaia'ya verdikleri ad tellus n.
doyma durumuna getiren şey ya da kişi saturator n.
eski roma'ya ait geniş malikane latifundium n.
ebeveyn ya da onların ebeveyninin ingiltere'de doğmuşlukları nedeniyle orada yaşama hakkı patriality n.
hz musa'ya allah tarafından verilen on emir the ten commandments n.
bir devlet ya da ulusa mensup kişi citizen n.
kar arabaları için işaretlenmiş rota ya da kayak pisti trail n.
ödenen paraların tümünü bir ya da birkaç kişinin kazanabileceği bir bahis türü sweepstakes n.
afrika'ya özgür bir ritmik müzik kwela n.
endonezya'ya özgü bir eğlence tamasha n.
ingiliz müzesi’nin doğu afrika’ya seferi british museum expedition to east africa n.
moral bozan şey ya da kişi demoraliser n.
japonya'ya has müzikli ve danslı bir çeşit sahne oyunu kabuki n.
sal ya da benzeri bir deniz aracının insan gücü ile suda hareket etmesini sağlayan alet oar n.
bir teleferiğin ya da bir tesisteki teleferiklerin tümünün bir saatte yokuş yukarı taşıyabileceği kapasitesi uplift capacity n.
şehirler ya da milletler arası telefon konuşmalarından alınan ücret toll n.
uydurma sözcük ya da deyim coinage n.
kenarları dik, derin vadi ya da koyak canyon n.
güney amerika'ya mahsus et yiyen ağaçlarda yaşayan ve kediden büyük memeli bir hayvan kinkajou n.
tuz üreticisi ya da satıcısı salter n.
bitki embriyosu ya da fidede kotiledonların bağlanma yerinin üstünde kalan eksen kısmı epicotyl n.
değerini ya da güzelliğini arttıran enhancer n.
geciktiren şey ya da kişi delayer n.
hayali bir düşman ya da gölge ile savaşma durumu sciamachy n.
limanlarda ya da havaalanlarında araç kiralayan şirketlerden alınan bedel port surcharge n.
irlanda'ya özgü bir at arabası jaunting car n.
yanık hayvan veya sebze kokusu ya da tadı empyreuma n.
üstü kapalı söz ya da imalarla etki altına alınmış earwigged n.
beklenmedik zamanda yaklaşma ya da saldırma waylaying n.
mahrum eden şey ya da kişi depriver n.
amerika'ya özgü bir yabani at mustang n.
tanrı'ya sunulan şey oblation n.
vücudun tamamının ya da bazı kısımlarının temizlenmesi primping n.
deri ya da tüy dökme exuviating n.
çamurda ya da suda yuvarlanma wallowing n.
asya ve kuzey afrika'ya özgü bir şahin türü saker n.
özellikle ölmüş birinin ardından övgü konuşması ya da yazısı eulogia n.
bir nesne ya da olguyu herhangi bir şekilde tanımlayan veri metadata n.
ayrılan ya da bölünen şey separatrix n.
uzatılmış tartışma ya da tartışma toplantısı sederunt n.
birkaç tohumu bulunan sebze ya da meyve seedpod n.
yaşlılık ya da hastalık sebeplerinden dolayı yarı zamanlı çalışma semiretirement n.
resmi olarak bir organizasyon ortaklık ya da anlaşmadan çekilme seceding n.
bir şeyi inişe geçiren kişi ya da şey lander n.
bir kişi ya da kurumu yermek için yazılmış alaycı yazı yazma lampooning n.
bir kişi ya da kurumu yermek için yazılmış alaycı yazı lampoonery n.
gömlek ya da bluzun ön kısmı shirtfront n.
eskrim ya da düello yaparken kullanılan hafif kılıç smallsword n.
çukur ya da hendek sheugh n.
kafeterya'da ya da pub'da bulunan yemek tezgahı servery n.
evrak üzerinde bulunan resmi ya da şahsi mühür koruyan küçük yuvarlak kutu skippet n.
gemi ya da iskele kurtçuğu shipworm n.
titreme ya da ürperme nöbeti shivers n.
gürültülü parti ya da kutlama shivoo n.
sıkça slogan üreten ya da kullanan kimse sloganeer n.
tarihi değeri ya da doğal güzelliği sebebiyle sıkça ziyaret edilen yer showplace n.
salak ya da iğrenç kişi shmo n.
gömlek ya da bluz giymemiş olmak shirtlessness n.
pürüzsüz yapay ipek ya da asetat kumaş sharkskin n.
kayak yapan kişinin bir at ya da araç tarafından buzlu bir yüzeyin üzerinden çekilmesi skijoring n.
davalı ya da tutuklunun teşhis için tanığa gösterilmesi showup n.
dengesi bozuk ya da sapık kişi sickie n.
henüz yahudi olmamış kadın ya da kız shiksa n.
avrupa ve kuzey amerika'ya ait olan bir yıl yaşayan ot türü shadflower n.
ayakkabı yapımı ya da tamiri shoemaking n.
bir işi ya da ticareti ilgilendiren konuşma shoptalk n.
karbonat ya da bi karbonat bileşimi ya da her ikisini içeren ara tuz sesquicarbonate n.
sulu kar ya da çamur ile ıslatma slushing n.
yağ ya da kir bulaştırma smearing n.
sıyırıcı özellikleri taşıyan ya da uygulayan kimse skinnerian n.
dil şeklinde eki ya da uzantısı olan şey languet n.
göl yakınında çalışan ya da yaşayan insan laker n.
tren ya da raylı taşıtları taşıyan deniz taşıtı seatrain n.
son derece cazip ya da dikkat çekici kişi veya şey showstopper n.
sabun ya da köpük yayma lathering n.
havai adalarında ipe dizili çiçek ve yapraklardan oluşan başa ya da boyna asılan süs leis n.
çit ya da parmaklıkla çevrili olmama fencelessness n.
bir ya da iki ayağın olmaması footlessness n.
hanedan armacılığınnda kullanılan metal ya da renk tincture n.
çin'de yıllarca yaşamış batılı gazeteciler ya da diplomatlar old china hands n.
bir şeyi kısıtlama ya da azaltma scanting n.
küçük ülke ya da eyalet yöneticisi toparch n.
ucuz olan dekorasyon ya da süs gaudery n.
yapış yapış iğenç yemek ya da içecek glop n.
18 yüzyılda barok ve rokoko'ya tepki olarak çıkmış olan avrupa sanat akımı neoclassicism n.
kuzu ya da koyun eti ve sebzeyle yapılan güveç navarin n.
tesirsiz/etkisiz/nötr hale getiren şey ya da kişi neutraliser n.
ulusun yerli halkının hak ve çıkarlarını koruyan kişi ya da siyasetçi nativist n.
tesirsiz/etkisiz/nötr hale getiren şey ya da kişi neutralizer n.
başka devletlerin işine karışmayan ülke ya da politikacı noninterventionist n.
etkisiz hale getiren şey ya da kişi nullifier n.
eski isim hallerinden kısmen ya da tamamen çıkmış fiiller nounal n.
etkisiz hale getiren şey ya da kişi nullificator n.
tek metinde birleştirilmiş iki ya da daha fazla sayıda yazı conflate text n.
zararlı böcek ya da hayvanlar vermin n.
ya geçidi or gate n.