-selling - Turco Inglés Diccionario

-selling

Significados de "-selling" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
selling n. satış
General
spice selling business n. baharatçılık
permit for selling alcoholic beverages n. alkollü içki satışı ruhsatı
selling point n. tatil veya başka bir düzenlemenin potansiyel müşterilerin hoşuna giden özelliği veya yanı
selling dry goods and notions n. manifaturacılık
selling n. satıcılık
selling n. satım
selling n. satı
making or selling canned food n. konservecilik
unique selling point n. benzersiz satış noktası
buying and selling n. alım satım
radiator selling n. radyatörcülük
buying and selling n. alışveriş
selling n. satış
selling point n. satış noktası
suggestive selling n. önermeli satış
selling licence n. satış ruhsatı
fruit selling n. meyvecilik
car selling n. galericilik
sack selling n. çuvalcılık
selling a product, service or idea n. ürün veya düşünce satışı
bread selling n. ekmekçilik
buying and selling n. alım satım yapma
selling technique n. satış tekniği
agricultural sale-selling cooperatives n. tarım satış kooperatifleri
hand-printed head scarve selling n. yemenicilik
selling-plater n. at yarışı için satışa çıkarılan at
best-selling writer n. çok satan yazar
best-selling author n. çok satan yazar
best-selling products n. en çok satan ürünler
most selling products n. en çok satan ürünler
selling-plater n. belirli bir değerde olan şey
selling-plater n. ederi belli olan kimse
selling-plater n. kapasitesi belli olan kimse
be arrested for selling drugs to students v. öğrencilere uyuşturucu satmaktan tutuklanmak
develop new selling strategies v. yeni satış stratejileri geliştirmek
selling alcoholic drinks adj. içkili
best-selling adj. çok satan
top selling adj. en çok satılan
best selling adj. satış rekorları kıran
best selling adj. en çok satan
fast-selling adj. hızlı satılan
fast-selling adj. sürümden kazandıran
selling adj. satış işleri ile uğraşan
selling adj. satışa ait veya ilgili
selling adj. satılan
selling adj. satış işi yapan
selling adj. yok satan
selling adj. satan
selling adj. satış yapan
selling adj. satıma ait veya ilgili
selling adj. satılabilir
(selling something) at a loss adv. zararına
selling N. satma
Colloquial
hot-selling adj. çok satan
Speaking
have you ever considered selling the car? expr. arabayı satmayı düşündünüz mü?
Trade/Economic
systems selling n. sistem satışları
need satisfaction selling n. ihtiyaçları karşılamaya yönelik satış yöntemi
net selling price n. net satış fiyatı
spot selling n. nakit karşılığı derhal yapılan satış
marketing, selling and distribution expenses n. pazarlama, satış ve dağıtım giderleri
selling agent n. satış temsilcisi
selling goods n. ürün satma
team selling n. ekip ile satış
selling campaign n. satış kampanyası
installment selling n. vadeli satış
selling space n. satış alanı
selling at discount n. ıskontolu satış
selling group n. satış grubu
unique selling point n. diğer sunucuların benzerini gerçekleştiremedikleri satış noktası
field selling n. alan satışı
selling expense n. satış gideri
formula selling presentation n. malı satın almaya özendirmek için aşama aşama tam ve ayrıntılı bilgi sunma temeline dayalı bir satış biçimi
american selling price n. amerikan satış fiyatı uygulaması
selling expenses n. satış giderleri
missionary selling n. misyoner satışı
interests and commissions from short selling n. ödünç menkul kıymet işlemlerinden gelirler
creative selling n. yaratıcı satıcılık
wholesale selling n. toptan satış
selling at premium n. primli satış
marketing, selling and distribution expenses n. pazarlama satış ve dağıtım giderleri
selling, general and administrative costs n. satış, genel ve yönetim maliyetleri
selling short n. satıcının henüz sahip olmadığı malları satması
installement selling n. taksitli satış
direct selling n. dolaysız satış
door step selling n. kapıdan satışlar
adaptive selling n. uyarlanmış satış
short selling n. açığa satış
american selling price n. abd'de ithalata rakip bazı malların gümrük vergisinin hesaplanmasında vergi temeli olarak amerika'nın kendi iç fiyatlarının esas alınması
selling rate of exchange n. döviz satış kuru
long selling n. fiyat yükselmesi beklentisinde satış
direct selling n. doğrudan satış
selling tasks n. satış görevleri
missionary selling n. özel görev satışı
selling climax n. düşen bir borsanın son günlerinde yaşanan büyük satış furyası
foreign exchange selling account n. efektif alım ve satım hesabı
mail order selling n. posta ile sipariş alarak yapılan satış
distance selling n. uzaktan satış
selling price n. satış fiyatı
selling group n. kredi sendikasyonu
cross selling n. çapraz satış
shop selling n. borsada satış
maximum selling price n. azami satış fiyatı
other selling expenses n. diğer satış masrafları
foreign exchange selling account n. efektif alım satım hesabı
distress selling n. ihtiyaçtan satma
objective selling n. nesnel satış
expenses of selling n. satış masrafları
selling costs n. satış maliyetleri
selling area n. satış yeri
selling agent n. satış acentesi
marketing, selling & distrib exp. n. pazarlama, satış ve dağıtım giderleri
effective selling n. efektif satış
open selling palace n. açık satış yeri
installment selling n. taksitli satış
collaterals for short-selling n. ödünç alınan menkul kıymetler için verilen teminatlar
re-selling n. yeniden satma
effective selling rate n. efektif satış oranı
selling short n. açıktan satış
selling office n. satış bürosu
promotional selling n. reklam satışı
selling off n. likidasyon
selling expenses n. satış masrafları
selling order n. satış emri
personal selling n. kişisel satış
selling brokerage n. satış komisyonu
selling rate n. satış kuru
selling group n. satıcı grubu
selling licence n. satış lisansı
selling space n. satış yeri
selling commission n. satış komisyonu
high-pressure selling n. zorlama satış
pyramid selling method n. piramit satış yöntemi
group selling n. grup halinde yapılan satış yapması
group selling n. grup satışı
selling off n. tasfiye satışı
selling by post n. muhaberatla yapılan satış
selling by post n. yazışmayla yapılan satış
selling cost n. satış masrafı
selling office n. satış tezgahı
selling syndicate n. satış konsorsiyumu
selling and administrative expenses n. satış ve idari masraflar
selling expenses n. satış masrafları
direct selling n. doğrudan doğruya satış
selling and administrative expenses n. satış ve yönetim masrafları
direct selling n. aracısız satış
direct selling n. direkt satış
door to door selling n. kapı kapı dolaşarak mal satma
other selling expenses n. diğer satış giderleri
block selling n. blok halinde satış