BAL - Turco Inglés Diccionario

BAL

Significados de "BAL" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
General
bal n. yünden yapılmış bol bir palto
bal n. önden bağcıklı bir bot veya ayakkabı
bal n. iskoçya'ya ait düz yuvarlak bir şapka
Mining
bal n. maden topluluğu

Significados de "BAL" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bal honey n.
General
bal fluke n.
bal honey n.
bal mell n.
bal hinny [dialect] [uk] n.
Gastronomy
bal honey n.
Agriculture
bal honey n.

Significados de "BAL" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
bal emici honeysucker n.
bal peteği comb n.
bal peteği honeycomb n.
mayalandırılmış bal ve sudan yapılan alkollü bir içki mead n.
bal ticareti honey trade n.
bal arısı honeybee n.
bal özü honey essence n.
bal şarabı hydromel n.
bal gibi tatlı olma mellifluousness n.
bal likörü mead n.
bal köpüğü honey bubble n.
sirkeli bal şerbeti oxymel n.
bal torbası honey bag n.
yağ satarım, bal satarım oyunu duck duck goose n.
bal kaşığı honey dipper n.
bal kutusu honey box n.
bal likörü üretilen yer meadery n.
bal arısı zehrinde bulunan bir polipeptit melittin n.
bal taşı mellite n.
linyit kömüründe bulunan, içeriğinde su bulunan, bal rengi bir alüminyum melitik asit tuzu mellite n.
bal içeren hazır tıbbi ilaçlara verilen ad mellite n.
eskiden gargara ve losyonlarda kullanılan gül ekstresi ve saflaştırılmış bal karışımı melrose n.
avustralya ve tazmanya'da yaşayan çeşitli bal yiyen kuşlara verilen ad miner n.
bal petekli ve karamelli bir beyaz çikolata dondurması markası hokey-pokey® n.
bal tuzağı honeypot n.
bal peteği biçiminde tasarım honeycomb n.
bal gibi tatlı şey honeydew n.
fermente bal ve su karışımı hydromel n.
bal likörü hydromel n.
bir tür yabani bal ling honey n.
ince bal mumu levha foundation n.
(sevilen kişiye) bal pumpkin n.
bal alacak çiçeği bilmek know which side one's bread is buttered v.
ağzından bal damlamak talk sweetly v.
bal vb şekerlenmek turn to sugar v.
bal vb şekerlenmek go sugary v.
ağzından bal damlamak talk gently v.
ağzından bal akmak speak sweetly v.
bal vb şekerlenmek go to sugar v.
ağzına bir parmak bal çalmak arouse one's appetite v.
bal yapmayı kesmek stop making honey v.
bal yapmak make honey v.
bal katmak honey v.
bal yapan melliferous adj.
bal gibi as sweet as honey adj.
bal gibi mellifluous adj.
bal gibi pure and simple adj.
bal gibi tatlı sweet like honey adj.
bal rengi honey-coloured adj.
bal gibi tatlı honey-sweet adj.
bal gibi tatlı mellifluous adj.
bal tüketen meliphagous [obsolete] adj.
bal ile ilişkili mellitic adj.
bal ile ilişkili mellific adj.
bal veren mellific adj.
bal gibi honied adj.
bal içeren honey adj.
bal ile ilgili honey adj.
bal içeren honied adj.
bal rengi honey adj.
bal gibi honey adj.
bal renginde honey-colored adj.
bal gibi honeylike adj.
bal kokulu honey-scented adj.
bal dolu honeyful adj.
bal gibi certainly adv.
bal gibi ruddy [uk] adv.
bal anlamı veren bir ön ek melli- pref.
bal anlamı veren bir ön ek mell- pref.
Phrasals
(dizgi haznesinin bir bölümünü) bal mumuyla kapatmak stop out v.
Phrases
bal gibi jolly well expr.
her gün bal yiyen baldan usanır toujours perdrix [french] expr.
Proverb
aça kuru ekmek bal helvası gibi gelir hunger is the best spice
Colloquial
bal gibi gerçek right enough expr.
Idioms
(o kadar temiz ki) bal dök yala so clean you could eat off the floor n.
bal alacak çiçeği bilmek know on which side one's bread is buttered v.
ağzına bir parmak bal çalmak throw someone a bone v.
ağzına bal çalmak throw someone a bone v.
ağzına bir parmak bal çalmak throw a bone v.
ağzından bal damlamak have kissed the blarney stone v.
ağzına bir parmak bal çalmak give pap with a hatchet v.
(birinin) ağzına bir parmak bal çalmak pour honey in (one's) ear v.
ağzından bal damlamak kiss the blarney stone v.
bal alacak çiçeği bilmek know which side your bread is buttered v.
bal alacak çiçeği bilmek know which side of one's bread is buttered v.
bal alacak çiçeği bilmek know on which side your bread is buttered v.
bal alacak çiçeği bilmek know which side of (one's) bread is buttered v.
bal/şeker gibi sweet as pie adj.
bal/şeker gibi (as) sweet as pie adj.
bal dök de yala (as) nice as ninepence adj.
bal gibi sweet as sugar adj.
bal gibi tatlı sweet as sugar adj.
bal gibi sweeter than honey adj.
bal gibi tatlı sweet as honey adj.
bal gibi sweet as honey adj.
bal gibi tatlı sweeter than honey adj.
bal gibi tatlı as sweet as honey expr.
bal dök yala you could eat your dinner off that expr.
bal dök yala so clean (that) (one) could eat off the floors expr.
bal dök yala so clean (that) (one) could eat off the floor expr.
Law
suçlunun vücuduna bal sürerek böceklerin saldırısına maruz bırakarak uygulanan eski bir cezalandırma biçimi cyphonism n.
Technical
bal peteği bobbin duolateral coil n.
bal süzme makinesi centrifugal extractor n.
ince altın yaldızlı donuk bal renkli cam aventurine n.
bal mumu beeswax n.
bal rakısı melad n.
bal taşı honeystone n.
bal rengi amber n.
bal peteği ızgara honeycomb grill n.
Computer
bal küpü sunucu honeypot n.
bal küpü tuzak honeypot n.
Textile
bal mumu dokulu oldukça parlak ipek saten panne satin n.
Dyeing
bal peteğinin eritilmesi ile elde edilen sarı-kahverengi mum yellow wax n.
Medical
deli bal andromedotoxine n.
bal arısı zehirinin tedavi amaçlı kullanılması apitherapy n.
bal peteği görünümü honeycomb appearance n.
bal peteği görünümü honeycomb pattern n.
deli bal zehirlenmesi mad honey poisoning n.
bal benzeri bir maddeden oluşan veya böyle bir maddeyi içeren (kist içinde bulunan tümör) melicerous adj.
Pharmaceutics
şeker ve su veya bal ile karıştırılarak macun kıvamına getirilen, ağızdan alınmaya uygun ilaç electuary n.
manuka ağacının nektarından elde edilen ve genellikle tıbbi amaçlarla kullanılan bir bal manuka honey n.
eskiden farmakolojik ürünlerde kullanılan saf bal mel n.
bal preparatı honey n.
su ve bal içeren bağırsak yumuşatıcı hydromel n.
şurup ve bal içeresindeki dört ilaçtan oluşan bir karışım diatesseron [obsolete] n.
eskiden bağırsak paraziti solucanı tedavisinde kullanılan, kadife fasulyesi, bal, pekmez veya şuruptan yapılan karışım cowhage n.
Food Engineering
şeker ya da bal katkısı olmadan nektar üretimi manufacture of nectars without the addition of sugars or honey n.
bal şarabı honey mead n.
bal şarabı honey mead n.
bitki özünden bal üretimi mellification n.
Gastronomy
dökme bal kurabiyesi honey drop cookies n.
bal özü nectar n.
viski, bal, kaymak ve yulaf unuyla yapılan bir İskoç brendisi athoil brose n.
bal likörü metheglin n.
bal kabağı winter squash n.
bal küpü honey jar n.
bal kabağı yellow squash n.
bal badem şekeri torrone n.
tüketimden önce fermantasyona bırakılan viski ve bal karışımı atholl brose [scottish] n.
süzme bal kıvamına gelene kadar kaynatılmış açık renkli akçaağaç şurubu maple honey n.
su, bal, maya gibi malzemelerden yapılan fermente edilmiş bir içki meath [obsolete] n.
bal likörü meath [obsolete] n.
bal likörüne benzer bir içki melicratory n.
dut suyu ve bal içeren bir tür alkollü içki morat n.
bal karıştırılmış gül suyu rodomel n.
bal, meyve ve yemiş içeren noel keki figgy pudding n.
cin, portakal suyu ve şeker veya bal ile hazırlanıp buzla sunulan bir kokteyl orange blossom n.
bal özü katmak nectarize [obsolete] v.
bal gibi very sweet adj.
Chemistry
pikrik asitten elde edilen bal rengi kuvvetli bir patlayıcı madde melenite n.