Bell - Turco Inglés Diccionario

Bell

Significados de "Bell" en diccionario turco inglés : 53 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
bell n. çan
bell n. zil
General
bell n. korol
bell n. taç yapraklar
bell n. dalgıç hücresi
bell n. zil
bell n. çıngırdak
bell n. sütun başlığı gövdesi
bell n. çan sesi
bell n. başarı nişanesi
bell n. çan biçimi
bell v. böğürmek
bell v. çan gibi genişlemek
bell v. üzerine zil koymak
bell v. zili çaldırmak
bell v. fanusa kapatmak
bell v. çana benzeyen ses çıkarmak
bell v. çan gibi şişmek
bell v. çiçek açmak
bell v. çan biçimini almak
bell v. çınlamak
bell v. çınlatmak
bell v. (bir talep için) zil çalmak
Colloquial
bell n. ödül
Technical
bell n. çan
bell n. çıngırak
bell n. külah (fırın)
bell n. muf
bell n. borunun genişletilmiş ucu
bell n. nozülün açık ucu
bell n. dalgıç çanı
Computer
bell n. zil
Electric
bell n. sinyal veren elektrikli cihaz
Architecture
bell n. yapraklı sütun başının alt kısmı
Automotive
bell n. vantilatör kayışı
Marine
bell n. kampana
bell n. saati belirtmek için kampanaya vurma
bell n. kampana vuruşuyla belirtilen zaman
bell n. gemi telgraf sinyali
Medical
bell n. stetoskobun fincan şeklindeki ucu
Gastronomy
bell n. servis kapağı
Marine Biology
bell n. denizanası gövdesi
Zoology
bell n. böğürtülü hayvan çığlığı
bell n. geyiğin boynundan sarkan tüylü deri
Education
bell n. ders zili
Geography
bell n. kaliforniya eyaletinde şehir
bell n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
bell n. florida eyaletinde yerleşim yeri
Boxing
bell n. gong sesi
Music
bell n. kalak (trompet/saksafon)
bell n. ksilofon
British Slang
bell n. telefon araması
bell v. (birine) telefon açmak

Significados de "Bell" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
church bell n. kilise çanı
bell tower n. çan kulesi
dinner bell n. yemek zili
lutine bell n. lutine çanı
school bell n. okul zili
fire bell n. yangın zili
bell jar n. çan şeklinde kavanoz
bell dome n. çan kulesi
sheep bell n. koyun zili
bell bottoms n. ispanyol paça pantolon
warning bell n. uyarı zili
telephone bell n. telefon zili
bell pepper n. dolmabiber
death bell n. cenaze çanı
cow bell n. inek çıngırağı
small bell n. çıngırdak
electric bell n. elektrik zili
bell metal n. çan metali
bell type furnace n. çan fırın
door bell n. kapı zili
bell crank n. mafsal
diving bell n. dalgıç hücresi
bell glass n. çan biçiminde kavanoz
alarm bell n. alarm zili
small bell n. çıngırak
bell metal n. pirinç
bell pepper n. dolmalık biber
bell ringer n. zangoç
sleigh bell n. çıngırak
alarm bell n. alarm çanı
bell trap n. canlı yer süzgeci
bell founder n. çan dökümcüsü
bell chuck n. kovan aynası
bell jar n. cam fanus
bell alarm system n. zilli uyarı sistemi
bell crank n. manivela
bell turret n. çan kuleciği
bell end n. çan
bell end n. çanak uç
bell button n. zil düğmesi
bell-and-spigot joint n. muflonlu bağlantı
bell-shaped curve n. çan eğrisi
bell-button n. zil butonu
bell-shaped dome n. çankubbe
bell-shaped roof n. çan çatı
bell-and-spigot joint n. kovanlı bağlantı
bell-and-spigot joint n. geçme
bell-boy n. otel garsonu
bell-shaped roof n. çankubbe
dumb-bell n. ahmak
dumb-bell n. aptal
dumb-bell n. gülle
diving-bell n. dalgıç hücresi
playtime bell n. teneffüs zili
break time bell n. teneffüs zili
dinner bell n. yemek çanı
the ringing bell n. çalan zil
bell room n. çan odası
a jingle bell n. yılbaşı çanı
a jingle bell n. noel çanı
alarm bell n. tehlike çanı
bell glass n. çan şeklinde kavanoz
bell clapper n. çan tokmağı
bell glass n. fanus
wet bell n. dalma çanı
diving bell n. dalma çanı
death bell n. ölüm çanı
bell tone n. zil sesi/tonu
bell rope n. çan ipi
school bell n. ders zili
bell ring n. zil çanı
table bell n. uşağı masaya çağırmak için kullanılan küçük zil
alarm bell n. uyarı sinyali
alarm bell n. alarm
alarm bell n. tehlike zili
night bell n. gece zili
night bell n. gece çanı
bell hanger n. zangoç
bell cote n. çanların yerleştirildiği üstü kapalı korunaklı alan
bell cot n. çanların yerleştirildiği üstü kapalı korunaklı alan
bell pull n. kapı zili ipi
bell ringing n. zil çalma sesi
bell ringer n. amacına ulaşan şey
bell ringer n. el zili çalan kimse
bell ringing n. zil çalma
bell ringer n. çok beğenilen şey
bell-ringer n. zangoç
bell-ringer n. el zili çalan kimse
bell shape n. çan şekli
bell tent n. çan şeklinde çadır
bell ringer n. başarılı olan şey
minute bell n. ölüm veya cenaze olduğunu bildirmek üzere dakikada bir çalınan çan
mote bell n. müzakereye davet etmek için çalınan çan
gong bell n. küçük çekiçle çalınan fincan tabağına benzer elektrikli bir çan
bell ringer n. nokta atışı eylem
crotal bell n. küçük ve yuvarlak zil
sance-bell n. ayin esnasında çalınan ufak kilise çanı
shark bell n. (avustralya'da) yüzenleri köpekbalıklarına karşı uyarmak için çalınan zil
shop bell n. (dükkan kapılarında) müşteri geldi zili
sleigh bell n. kapı zili
bell the cat v. tehlikeli işi üzerine almak
ring a bell v. yabancı gelmemek
bear the bell v. yenmek
carry away the bell v. yenmek
ring a bell v. kampana çalmak
ring a bell or gong v. çan çalmak
carry away the bell v. kazanmak
bear the bell v. kazanmak
ring a bell v. ışık yakmak
ring a bell v. bir şeyi hatırlamak
ring the bell v. zili çalmak
press the bell v. zile basmak
ring the bell v. zile basmak
ring the bell v. zil çalmak
(the bell) ring v. zil çalmak
having a bell adj. kampanalı
bell shaped adj. çan biçimli
having a bell adj. çanlı
bell shaped adj. çan şeklinde
having a bell adj. zilli
bell-shaped adj. kloş
bell-bottomed adj. ispanyol paça
bell-faced adj. belirgin bir yüzey konveksine sahip (çekiç)
bell-mouthed adj. geniş ağızlı
Phrasals
bell out v. torba gibi olmak
bell out v. çan eğrisi biçiminde olmak
bell out v. orta kısmı çan şeklinde çıkık olmak
Phrases
you can't unring a bell expr. olmuşla ölmüşe çare yok
you can't unring a bell expr. bardak kırıldı artık
you can't unring a bell expr. sağır sultan bile duydu artık
you can't unring a bell expr. olmuşa/ölmüşe çare yok
you can't unring a bell expr. duymayan kalmadı zaten
you can't unring a bell expr. olan oldu/olmuş
you can't unring a bell expr. ölüyü diriltemezsin
you can't unring a bell expr. herkesin kulağına gitti artık
you can not unring a bell expr. duymayan kalmadı zaten
you cannot unring a bell expr. bardak kırıldı artık
you cannot unring a bell expr. olmuşla ölmüşe çare yok
you can not unring a bell expr. sağır sultan bile duydu artık
you cannot unring a bell expr. herkesin kulağına gitti artık
you cannot unring a bell expr. ölüyü diriltemezsin
you can not unring a bell expr. herkesin kulağına gitti artık
you can not unring a bell expr. olmuşla ölmüşe çare yok
you can not unring a bell expr. ölüyü diriltemezsin
you cannot unring a bell expr. sağır sultan bile duydu artık
you can not unring a bell expr. bardak kırıldı artık
you cannot unring a bell expr. duymayan kalmadı zaten
Proverb
you can't unring a bell laf torbaya girmez
you can't unring a bell ölüyü/ölmüşü diriltemezsin
you can't unring a bell yayılan bir haberi veya skandalı geri alamazsın