Crown - Turco Inglés Diccionario

Crown

Significados de "Crown" en diccionario turco inglés : 107 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
crown n. taç
General
crown n. kron (para birimi)
crown n. taç
crown n. hükümdar
crown n. zirve
crown n. baş
crown n. diştacı
crown n. başlık
crown n. taht
crown n. hükümdarlık
crown n. tepe
crown n. çelenk
crown n. doruk
crown n. başın üst kısmı
crown n. dişin üst kısmı
crown n. şişe kapağı
crown n. gazoz kapağı
crown n. metal gazoz kapağı
crown n. (saat) kurma kolu
crown n. at başlığında kafa üstünden geçen koşum takımı parçası
crown n. yüceltici özellik
crown n. baş özellik
crown v. ödüllendirmek
crown v. taçlandırmak
crown v. doruğa ulaştırmak
crown v. tamamlamak
crown v. süslemek
crown v. kafasını patlatmak
crown v. kuron takmak (dişe)
crown v. taç giymek
crown v. kaplamak
crown v. kuron takmak
crown v. taç giydirmek
crown v. tepesini süslemek
crown v. kafasına vurmak
crown v. dama yapmak (dama oyununda)
crown v. zirveye taşımak
crown v. çelenk takmak
crown v. (genellikle çift nesneyle kullanılır) resmi olarak kabul etmek
crown v. iyi bir sonuca ulaştırmak
crown v. nihayete erdirmek
crown v. tamamlamak
crown v. şişenin kapağını kapatmak
crown v. (yangın) ormandaki ağaçların üst dallarının oluşturduğu örtüye doğru sürüklenmek
crown v. tepesinde olmak
crown v. en üst noktasında olmak
Trade/Economic
crown n. cebelitarık'ta kullanılmak üzere basılan bir madeni para
crown n. man adası'nda kullanılmak üzere basılan bir madeni para
crown n. tristan da cunha adası'nda kullanılmak üzere basılan bir madeni para
crown n. turks ve caicos adaları'nda kullanılmak üzere basılan bir madeni para
crown n. çek korunası
crown n. isveç kronu
crown n. (para birimi) kron
crown n. estonya kronu
Law
crown n. devlet
Politics
crown n. devlet
crown n. hükümdar
crown n. kraliyet
crown n. taç
Technical
crown n. demir çıpa memesi
crown n. eritme bölümü kemeri
crown n. fırın çatısı
crown n. fırın tavanı
crown n. piston kafası
crown n. tepe noktası
crown n. üflenerek disk haline getirilmiş cam
crown n. elmaslı matkap ucu
crown n. kuron
crown n. halat iplerinin birbirine karışmasını önlemek için atılan düğüm
crown n. halat düğümünde halat iplerinin iç içe geçirilmesi
crown n. saati kurmak için kullanılan tırtıklı topuz
crown v. halat ucunda düğüm oluşturmak
Textile
crown n. (taramada) tarak dişinin uçlarını birbirine bağlayan enine çubuk
Architecture
crown n. sivri uçlu kulenin ucu
crown n. kulede süslü uç
Automotive
crown n. bombe
crown n. dışbükey dikiş
crown n. sırt
crown n. sırt bölgesi
Aeronautic
crown n. paraşüt tepesi
Marine
crown n. çapa memesi
crown n. meme
crown n. makara dilin üzerinden halat geçmesi için bırakılan boşluk
Medical
crown v. (bebeğin başının üst kısmı) vajinal açıklıkta belirmek
Dentistry
crown n. kaplama
crown n. kron
crown n. kuron
crown v. (dişe) kron takmak
Optics
crown n. taç mercek
Gastronomy
crown n. bir tür et rostosu
Zoology
crown n. boynuzun dallanmış kısmı
crown n. (özellikle evcil hayvanlarda) kalın bağırsak
Botanic
crown n. yaprak başı
crown n. ormandaki ağaçların üst dallarının oluşturduğu örtü
crown n. ananasın tepesindeki yaprak püskülü
crown n. deniz zambağı gövdesi
Agriculture
crown n. kök boğazı
crown n. tohumlu bitkilerde gövde ve kökün birleştiği yer
History
crown n. genellikle bakırla karışık çeşitli eski altın paralara verilen ad
crown n. eski bir ingiliz madeni parası
crown n. eski bir yeni zelanda madeni parası
crown n. eski bir malavi madeni parası
crown n. eski bir rodezya madeni parası
Geology
crown n. bir tünel kesitindeki en yüksek nokta
Card
crown n. iskambil kağıtlarında taca benzeyen yeşil veya mavi bir sembol
Printery
crown n. bir kağıt boyutu
Ornithology
crown n. kuş ibiği

Significados de "Crown" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
crown jewels n. hükümdar makamına ait mücevherat
crown prince n. veliaht
the crown n. krallık
crown bit n. başlı matkap
premises owned by the crown n. hükümet binası
dental crown n. diştacı
crown law n. ceza hukuku
crown princess n. prenses
half-a-crown n. eski ingiliz parası
crown fire n. son derece hızlı biçimde yayılan ve kontrol altına alınamayan orman yangını
tree crown n. ağaç tepesi
tree crown n. ağacın tepesi
one who claims succession to the crown n. tahta talip olan
crown cap n. şişe kapağı
crown cork n. gazoz kapağı
crown cork n. metal gazoz kapağı
crown cap n. metal gazoz kapağı
crown cork n. şişe kapağı
crown cap n. gazoz kapağı
watch crown n. saat kurma kolu
crown glass n. mercek camı
crown jewels n. saray mücevherleri
crown princess n. veliahtın karısı
crown prince n. veliaht prens
crown princess n. veliaht prenses
golden crown n. altın taç
curtain crown n. taç şeklinde perdelik
crown shackle n. çapa kelepçe
daisy crown n. papatya tacı
crown of thorns n. dikenli taç
half-a-crown n. iki buçuk şilin
mural crown n. duvar tacı
mural crown n. (hanedan armalarında) mazgallı sur biçimindeki taç
iron crown n. (italya'da lombardo krallarının taktığı) mücevherlerle bezeli altın taç
papal crown n. papanın tacı
succeed to the crown v. tahta çıkmak
crown with success v. amaca ulaşmak
crown someone king v. kral yapmak
crown someone king v. krala tacını giydirmek
crown someone king v. kral etmek
abdicate the crown v. taçtan feragat etmek
make a crown v. taç yapmak
crown [dialect] v. adli tabip soruşturmasına tabi tutmak
having a crown adj. kronlu
crown it all adv. üstüne üslük
Phrasals
crown someone (with something) v. birisine taç takmak
crown (someone or something) with (something) v. taçlandırmak
crown (someone or something) with (something) v. taç giydirmek
crown someone with something v. birinin kafasına bir şeyle vurmak
crown someone with something v. taç giydirmek
crown someone with something v. taç takmak
crown (someone or something) with (something) v. taç takmak
crown (someone or something) with (something) v. birinin kafasına vurmak
crown something with something v. bir şeyin en üstüne bir şey yerleştirmek
crown (someone or something) with (something) v. kafasına patlatmak
crown (someone or something) with (something) v. kafasına çakmak
crown something with something v. taçlandırmak
crown (someone or something) with (something) v. bir şeyin en üstüne bir şey koymak
crown with v. üstüne bir şey koymak
crown with v. ile taçlandırmak
crown with v. ile kafasına vurmak
crown with v. ile kafasına patlatmak
crown with v. ile kafasına çakmak
Phrases
crown all expr. üstelik en kötüsü
from sole to crown expr. tepeden tırnağa
Proverb
uneasy lies the head that wears a crown büyük başın derdi büyük olur
heavy is the head that wears the crown büyük başın derdi büyük olur
heavy hangs the head that wears the crown büyük başın derdi büyük olur
heavy hangs the head that wears a crown büyük başın derdi büyük olur
heavy lies the crown büyük başın derdi ağır olur
uneasy is the head that wears the crown büyük başın derdi büyük olur
uneasy lies the head that wears the crown büyük başın derdi büyük olur
uneasy is the head that wears a crown büyük başın derdi büyük olur
Colloquial
crown-jewel option n. istemediği bir devir teklifi alan şirketin dost şirkete sunduğu işletme devri teklifi
crown vic abrev. ford crown victoria (ford marka bir araba modeli)
crown vic abrev. ford crown victoria için kullanılan bir kısaltma
Idioms
the jewel in the crown n. (bir grubun) en iyisi veya değerlisi
the jewel in the crown n. baş tacı
crown of glory n. en büyük başarı
crown jewel n. en iyisi
crown of thorns n. çekilecek çile
crown of glory n. en parlak başarı
crown jewel n. baş tacı
crown jewel n. doruk noktası
crown of glory n. en büyük zafer
crown of thorns n. acı ve ıstırap veren şey
crown jewel n. en değerli
crown jewel n. paha biçilmez hazine
crown of thorns n. dikenli taç
crown of glory n. hepsini geriden bırakan başarı
crown jewel n. zirvesi
crown jewel n. kraliyet mücevheri
crown of glory n. saç
crown jewel n. kraliyet tacı üzerindeki mücevher/değerli taş
crown of glory n. (kadın) saçı
the jewel in (someone's or something's) crown n. (birinin/bir şeyin) en kıymetlisi/değerlisi
the jewel in (someone's or something's) crown n. (birinin/bir şeyin) baş tacı
crown it all v. tüy dikmek
to crown it all expr. bunlar yetmiyormuş gibi bir de
to crown it all expr. bir de üstüne üstlük
to crown it all expr. cabası
to crown it all expr. bir de bu yetmezmiş gibi
to crown it all expr. üstüne üstlük
to crown it all expr. üzerine bir de
Trade/Economic
crown copyright n. kraliyet telif hakları
thistle crown n. james i. döneminde ingiltere'de kullanılan bir altın sikke
half-crown n. yarım kron
crown corporation [canada] n. devlete ait olup memurlarca kontrol edilen bir ticari şirket
Law
plea of the crown n. cezai kovuşturma
crown property n. devlet malı
crown property n. kamu malı
crown court n. ceza mahkemesi
master of the crown office n. hazine davaları avukatı
plea of the crown n. kraliyet davası
crown prosecutor n. kraliyet savcısı
crown option offence n. sulh ceza ve/veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama
counsel to the crown n. ingiliz bir yöneticinin danışmanı olarak seçilen avukat
crown office n. ingiliz hukukunda kral mahkemesi makamı
crown office n. kançılarya mahkemesi
crown prosecution service n. (ingiltere ve galler'de) bağımsız bir yasal takibat organı
crown office n. kral mahkemesi makamında bir bölüm
crown side n. ingiliz hukukunda ceza hukuku bölümü
crown lawyer n. kraliyet ceza avukatı
crown attorney [canada] n. kraliyet avukatı
crown agent [scotland] n. ceza avukatı
crown office n. kançılarya mahkemesinin eski teamül hukuku bölümü
crown's evidence n. (ingiliz mahkemelerinde) kraliyet lehine tanıklık
pleas of the crown n. cinayet, tecavüz, hırsızlık ve kundaklama suçlarıyla ilgili davalar
pleas of the crown n. tüm cezai işlem veya kovuşturmalar
pleas of the crown n. eskiden kral antlaşmasını etkilediği için kraliyetin özel yargı yetkisi istediği davalar
Politics
crown colony n. kraliyet sömürgesi
crown condition n. sap kök bağlantısının durumu
crown colony n. ingiltere hükumetinin yönetimi altında bulunan ingiliz sömürgesi
crown condition n. tepe kondisyonu
crown solicitor n. (ingiltere) hazine kurumu avukatı
crown solicitor n. baş hukuk müşaviri
crown proceedings n. kraliyet davaları
crown proceedings n. hazine davaları
crown land n. kraliyet arazisi
crown cases n. kraliyet adına açılan davalar
crown property n. kamu tüzelkişi malları
crown property n. kamu emlakı
crown debts n. hazine borçları
crown debts n. devlet borçları
demise of the crown n. tacın bir kraldan diğerine geçmesi
demise of the crown n. tacın intikali
crown immunity n. yönetim egemenliği dokunulmazlığı
crown immunity n. devletin muafiyeti
crown immunity n. devletin yargı dokunulmazlığı
the crown n. kral veya kraliçenin sahip olduğu güç