Great! - Turco Inglés Diccionario

Great!

Significados de "Great!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
great success n. büyük başarı
great bear n. büyükayı
great adj. müthiş
great adj. mükemmel
great adj. harika
great adj. büyük
great minds think alike expr. aklın yolu birdir
General
great gray owl n. büyük gri baykuş
the great powers n. yedi düvel
great stubbornness n. keçi inadı
great britain n. ingiltere
great dane n. danua cinsi köpek
great interest n. merak
great nephew n. büyük erkek yeğen
great spotted cuckoo n. tepeli guguk
great niece n. yeğeninin kızı
great confusion n. mahşer
a great nuisance n. püsküllü bela
great bustard n. taraklıkuş
great indian plantain n. büyük hint muzu
great northern diver & loon n. buz dalgıcı
great losses n. ağır kayıp
the great bear n. büyükayı
great white heron n. akbalıkçıl
great white shark n. büyük beyaz köpekbalığı
great circle n. geniş çevre
great charter n. büyük ayrıcalık
great pyrenees n. büyük pirene
great crowd n. mahşer
great uncle n. büyük amca
great deal n. çok şey
great skua n. iri martı
great fun n. göbek havası [mecazi]
great wall of china n. çin seddi
the great n. seçkinler
great brightness n. apaydınlık
great interest n. tecessüs
great divide n. su havzası
great books of the western world n. batı dünyasında büyük kitaplar
great and small n. büyük küçük
great effort n. ıkıntı
great tit n. büyük baştankara
great uproar n. kızılca kıyamet
the united kingdom of great britain and northern ireland n. büyük britanya ve kuzey irlanda birleşik krallığı
great admiration n. büyük hayranlık
great russian n. büyük rus
a great sleeper n. uykucu
great task n. zorlu görev
great plains n. büyük ovalar
great white heron n. ak balıkçıl
great britain n. britanya
great britain parliament n. büyük britanya parlamentosu
great knapweed n. büyük peygamber çiçeği
great effort n. alın teri
great mullein n. sığırkuyruğu
great expense n. külfet
great power n. büyük güç
great falls n. büyük şelale
a great deal of money n. çok para
the great unwashed n. ayak takımı
great gray kangaroo n. büyük gri kanguru
the great divide n. ölüm
great bustard n. toy
great reed warbler n. büyük kamışçın
a great occasion n. büyük şans
great white egret n. büyük ak balıkçıl
great year n. büyük yıl
great noise n. şamata
great snipe n. iri çulluk
great white heron n. büyük akbalıkçıl
great britain n. büyük britanya
great salary n. yüksek gelir
great task n. büyük iş
great idea n. mükemmel fikir
someone with a great deal of experience n. feleğin çemberinden geçmiş
great surprise n. hayret
great differences n. çok büyük farklılıklar
great surprise n. büyük sürpriz
great expense n. aşırı külfet
great loss n. büyük kayıp
great interest n. yoğun ilgi
great danger n. büyük tehlike
great contribution n. büyük katkı
great mistake n. büyük hata
great environmental action n. büyük çevre hareketi
great importance n. büyük önem
great expectation n. büyük beklenti
a great news n. güzel bir haber
great care n. aşırı özen
great care n. büyük özen
great care n. aşırı ehemmiyet
great care n. aşırı dikkat
great anxiety n. büyük endişe
great powers n. büyük güçler
great problem n. büyük sorun
great pleasure n. büyük zevk
great care n. büyük itina
great attention n. büyük itina
great responsibility n. aşırı sorumluluk
great wall n. çin seddi
great ease n. büyük kolaylık
great facility n. büyük kolaylık
great convenience n. büyük kolaylık
great warrior n. büyük savasçı
great masses of people n. büyük halk yığınları
great effort n. üstün gayret
great exertions n. büyük uğraşlar
great efforts n. büyük uğraşlar
a great mischief-maker n. fesat kumkuması
great-grandson n. dördüncü kuşak erkek evlat
great-grandson n. torunun oğlu
great-nephew n. erkek kardeş torunu
great-uncle n. büyük amca
great-grandchild n. torunun torunu
great-grandmother n. büyük nine
great-spotted woodpecker n. orman ağaçkakanı
great-aunt n. büyük teyze
great-nephew n. yeğenin yeğeni
great-grandfather n. büyük dede
great-grandfather n. babasının dedesi
great-grandfather n. büyük büyükbaba
great confidence n. sonsuz güven
united kingdom of great britain and northern ireland n. birleşik krallık
great britain n. birleşik krallık
united kingdom of great britain and northern ireland n. büyük britanya
the great majority n. büyük çoğunluk
great care n. azami dikkat ve itina
great grandchildren n. torun çocukları
great lie n. büyük yalan
great lie n. kuyruklu yalan
great poverty n. fakru zaruret
great poverty n. fakr u zaruret
great poverty n. aşırı yoksulluk
great bear n. büyükayı
the great duo n. muhteşem ikili
great grandfather n. büyük büyükbaba
great grandmother n. büyük büyükanne
great expectation n. yüksek beklenti
a great risk n. büyük bir risk
100 great turks n. 100 türk büyüğü
100 great turks n. yüz türk büyüğü
great sin n. büyük günah
a great poverty n. büyük bir yoksulluk
great leader n. büyük önder
great leader n. büyük lider
a great attention n. büyük bir özen
a great care n. büyük bir özen
great hope n. büyük ümit
great hope n. büyük umut
a great waste of time n. büyük zaman kaybı

Significados de "Great!" con otros términos en diccionario inglés turco: 12 resultado(s)

Turco Inglés
General
(abd'nin great lakes bölgesinde) mendirek pierhead n.
Speaking
they look great on you üstünde harika göründüler expr.
Botanic
great plains bölgesinde bulunan bir bitki horsetail milkweed (acacia galioides) n.
kuzey amerika'nın great plains bölgesine özgü yerde yetişen bir kaktüs cinsi pediocactus n.
kuzey amerika'nın great plains bölgesine özgü yerde yetişen bir kaktüs cinsi genus pediocactus n.
Social Sciences
great plains'in güneyinde yaşayan yerli bir amerikan halkı paducah n.
great plains'in güneyinde yaşayan yerli bir amerikan halkı paduca n.
Geography
great rann of kutch rann of kutch n.
kanada'daki great bear gölünün batısı ve kuzeybatısında yaşayan atabask halkı hare n.
great basin ulusal parkı great basin national park n.
Meteorology
great basın yükseği great basin high n.
Mythology
kansas, great bend şehrinin yakınında yer aldığı düşünülen efsanevi şehir quivira n.