Habit - Turco Inglés Diccionario

Habit

Significados de "Habit" en diccionario turco inglés : 47 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
habit n. huy
habit n. alışkanlık
General
habit n. düşkünlük
habit n. yapı
habit n. tabiat
habit n. yaradılış
habit n. kılık
habit n. kafa
habit n. alışıklık
habit n. bağımlılık
habit n. elbise
habit n. kafa yapısı
habit n. mizaç
habit n. kıyafet
habit n. alışkı
habit n. adet
habit n. alışkanlıklar
habit n. tıynet
habit n. huy
habit n. sürekli yapılan iş
habit n. at binme alışkanlığı
habit n. kadın binici kıyafeti
habit n. mevcudiyet
habit n. vücut görünümü
habit n. genel tavır
habit n. eğilim
habit n. iptila
habit v. giydirmek
habit v. rahibe kıyafeti giydirmek
habit N. giysi
Trade/Economic
habit n. alışkanlık
habit n. itiyat
Law
habit n. itiyad
Technical
habit n. kristal şekli
Psychology
habit n. tekrarlayan bir duruma ilişkin öğrenilmiş davranışsal tepki
Biology
habit n. (organizmanın) büyüme tarzı
habit n. gelişme şekli
Linguistics
habit n. alışkanlık
Religious
habit n. kapusen
Ottoman Turkish
habit n. haslet
habit n. itiyad
Archaic
habit n. fiziksel yapı
habit n. aşırı yakınlık
habit n. aşinalık
habit n. samimiyet
habit v. ikamet etmek
habit v. alıştırmak

Significados de "Habit" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
habit spasm n. tik
opium habit in literature n. edebiyatta afyon alışkanlığı
habit of mind n. ruh hali
kicking the habit n. sigarayı bırakma
cigarette habit n. sigara alışkanlığı
habit of body n. yapı
bad habit n. illet
drug habit n. uyuşturucu bağımlılığı
habit of mind n. ruhsal durum
habit of exaggerating n. abartmacılık
the habit of using a certain expression n. ağız alışkanlığı
habit of body n. bünye
reading habit n. okuma alışkanlığı
tobacco habit n. tütün alışkanlığı
narcotic habit n. uyuşturucu alışkanlığı
smoking habit n. sigara alışkanlığı
bad habit n. kötü alışkanlık
eating habit n. yemek alışkanlığı
eating habit n. yemek yeme alışkanlığı
the drink habit n. içki kullanma alışkanlığı
the drink habit n. alkol alışkanlığı
the drink habit n. içki alışkanlığı
the drink habit n. içkicilik
the drink habit n. akşamcılık
reading and writing habit n. okuma yazma alışkanlığı
literacy habit n. okuma yazma alışkanlığı
harmful habit n. zararlı alışkanlık
bad habit n. zararlı alışkanlık
a serious drug habit n. ciddi bir uyuşturucu alışkanlığı
drinking habit n. içki alışkanlığı
eating and drinking habit n. yeme içme alışkanlığı
bad habit n. kötü huy
irregular eating habit n. düzensiz beslenme
habit of use n. kullanım alışkanlığı
usage habit n. kullanım alışkanlığı
annoying habit n. rahatsız edici alışkanlık
annoying habit n. sinir bozucu alışkanlık
consumption habit n. tüketim alışkanlığı
habit [obsolete] n. beden
habit [obsolete] n. vücut
habit [obsolete] n. varlık
habit [obsolete] n. vücut yüzeyi
monastic habit n. manastırdaki keşişlerce giyilen uzun ve bol giysi
riding habit n. kadın binicilik kıyafeti
riding habit n. kadın binici ceketi
drop into a habit v. alışkanlık edinmek
form a habit v. adet edinmek
break oneself of a habit v. kurtulmak
form the habit of v. itiyat etmek
gain the habit of something v. alışkanlık kazanmak
become a habit v. adet olmak (bir davranış vb)
contract a bad habit v. huy kapmak
fall into a habit v. alışkanlık edinmek
form a habit v. alışkanlık edinmek
break oneself of a habit v. bırakmak
get in the habit of v. alışkanlık edinmek
be in the habit of v. alışmak
get in the habit of v. itiyat etmek
form the habit of v. huy edinmek
break a habit v. kötü alışkanlıktan kurtulmak
fall into a habit v. adet edinmek
cause somebody to make a habit of something v. alışkanlık yapmak
be in the habit of v. alışkanlığında olmak
acquire reading habit v. okuma alışkanlığı kazanmak
gain reading habit v. okuma alışkanlığı kazanmak
change one's eating habit(s) v. beslenme düzenini değiştirmek
get someone adopt a habit v. alışkanlık kazandırmak
get into the habit of v. alışkanlık edinmek
get into the habit of v. alışkanlık haline getirmek
become an ongoing habit v. (bir alışkanlık) sürekli bir hal almak
make a habit out of v. alışkanlık haline getirmek
abandon a habit v. bir alışkanlığı bırakmak
habit [obsolete] v. yaşamak
habit [obsolete] v. ikamet etmek
develop a habit v. alışkanlık edinmek
develop a habit v. huy edinmek
develop a habit v. alışkanlık geliştirmek
habit-forming adj. alışkanlık meydana getiren
habit-forming adj. alışkanlık yapan
out of habit adv. alışkanlıkla
from force of habit adv. alışkanlıkla
Phrases
evil becomes a habit expr. kötülük alışkanlık yapar
Proverb
why break the habit of a lifetime huylu huyundan vazgeçmez
why break the habit of a lifetime can çıkar huy çıkmaz
why break the habit of a lifetime yedisinde neyse yetmişinde de aynı
why break the habit of a lifetime? can çıkmadıkça huy çıkmaz
habit is second nature alışkanlık ikinci doğadır
Colloquial
force of habit n. alışkanlık gereği
mickey mouse habit [old-fashioned] n. küçük/önemsiz bir alışkanlık
mickey mouse habit [old-fashioned] n. gelip geçici alışkanlık/bağımlılık
mickey mouse habit [old-fashioned] n. basit bağımlılık
by force of habit expr. alışkanlıkla
by force of habit expr. alışkanlıktan
smoking is a very bad habit expr. sigara içmek çok kötü bir alışkanlıktır
smoking is a bad habit expr. sigara içmek kötü bir alışkanlıktır
when a habit begins to cost money expr. bir alışkanlık paraya mal olmaya başladığında buna hobi denir
Idioms
a man of habit n. alışkanlıkların insanı
creature of habit n. alışkanlıkların insanı
a creature of habit n. alışkanlık insanı
a creature of habit n. rutinine bağlı insan
fall into a habit v. alışkanlık olmak
fall into a habit v. huy haline gelmek
fall into a habit v. alışkanlık halini almak
fall into a habit v. huy edinmek
make it a habit v. alışkanlık kazanmak
make it a habit v. alışkanlık edinmek
kick the habit v. bir alışkanlığı bırakmak
break the habit v. alışkanlıktan kurtulmak
break a habit v. alışkanlığı bırakmak
break one's habit v. alışkanlığı bırakmak
break a habit v. alışkanlıktan kurtulmak
break one's habit v. alışkanlıktan kurtulmak
break the habit v. alışkanlığı bırakmak
kick a habit v. alışkanlıktan kurtulmak
kick the habit v. alışkanlığı bırakmak
shake the habit v. alışkanlıktan kurtulmak
shake the habit v. alışkanlığı bırakmak
kick the habit v. alışkanlıktan kurtulmak
shake a habit v. alışkanlığı bırakmak
shake a habit v. alışkanlıktan kurtulmak
kick a habit v. alışkanlığı bırakmak
knock the habit v. uyuşturucuyu bırakmak
knock the habit v. uyuşturucu kullanmayı bırakmak
make a habit of something v. alışkanlık haline getirmek
break a habit v. bir alışkanlıktan/huydan/bağımlılıktan vazgeçmek
break a habit v. bir alışkanlığı/huyu/bağımlılığı bırakmak
break a habit v. bir alışkanlıktan/huydan/bağımlılıktan kurtulmak
kick one's habit v. alışkanlığını bırakmak
kick one's habit v. alışkanlığından kurtulmak
knock one's habit v. uyuşturucu kullanmayı bırakmak
knock one's habit v. uyuşturucu bağımlılığını bırakmak
knock one's habit v. bağımlılığını bırakmak
knock one's habit v. alışkanlığını bırakmak
make a habit of v. -i alışkanlık haline getirmek
make a habit of (doing something) v. (bir şey yapmayı) alışkanlık/rutin haline getirmek
not making a habit out of it expr. düzenli değil
Speaking
are you planning on making a habit of this? expr. bunu alışkanlık haline getirmeyi mi planlıyorsun?
when a habit begins to cost money, it's called a hobby expr. bir alışkanlık paraya mal olmaya başladığında, buna hobi denir
Trade/Economic
spending habit n. harcama alışkanlığı
shopping habit n. alışveriş alışkanlığı
Law
habit [scotland] n. icra
habit [scotland] n. gidişat
habit [scotland] n. davranış
Medical
nutritional habit n. beslenme alışkanlığı
habit of cigarette smoking n. sigara içme alışkanlığı
eating habit n. yeme alışkanlığı
dietary habit n. beslenme alışkanlığı
Psychology
habit strength n. alışkanlık gücü
act-habit n. eylem alışkanlığı
Physics
habit plane n. yerleşik düzlem