Lump - Turco Inglés Diccionario

Lump

Significados de "Lump" en diccionario turco inglés : 54 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lump n. topak
lump n. yumru
General
lump n. toplanmış şey
lump n. şiş
lump n. abullabut kimse
lump n. şişkinlik
lump n. yığın
lump n. öbek
lump n. hantal kimse
lump n. ahmak
lump n. toptan şey
lump n. götürü
lump n. küme
lump n. parça
lump n. küp şeker
lump v. top haline getirmek
lump v. katlanmak
lump v. biçimsiz parçalar halinde bir araya getirmek
lump v. toptan almak
lump v. toptan satmak
lump v. bir araya toplamak
lump v. yığmak
lump v. bir grupta toplamak
lump v. çekmek
lump v. hantal hantal dolaşmak
lump v. topaklaşmak
lump v. tolere etmek
lump v. alttan almak
lump v. katlanmak
lump v. yüklemek
lump adj. topak
lump adj. topaklanan
lump adj. yığılan
lump adj. şişen
lump adj. bütün
lump adj. tam
lump adj. bütünlüğü bozulmayan
lump N. kütle
Trade/Economic
lump n. (yapı sektöründe) serbest meslek çalışanları
lump adj. toptan
Technical
lump n. büyük parça
lump n. iri parça
lump n. kelle
lump n. kümepak
lump n. küme
lump n. parça
lump n. şiş
lump n. yumru
lump n. yığın
Automotive
lump n. külçe
Medical
lump n. küçük kitle
lump n. şişkinlik
Hunting
lump n. çiftelerde namlu altı kilit ayakları
lump n. lop

Significados de "Lump" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
lump coal n. parça kömür
sugar lump n. şeker
lump of sugar n. şeker
lump sum n. toptan
lump sugar n. kesmeşeker
lump sum n. götürü
lump-sum settlement n. tazminat
lump-sum tax n. götürü vergi
lump-sum-payment-benefit n. kesenek iadesi
have a lump in one's throat v. boğazı düğümlenmek
lump someone together with v. birini bir gruptan saymak
lump everything together v. her şeyi bir araya koymak
buy in the lump v. götürü almak
form a lump v. yumurmak
lump someone together with v. birini başkalarıyla aynı kefeye koymak
lump someone together with v. birini başkalarıyla aynı tutmak
lump it v. katlanmak
get a lump in one's throat v. üzüntüden boğazı düğümlenmek
make a lump sum payment v. toplu ödeme yapmak
pay a lump sum v. götürü olarak ödemek
lump [dialect] [uk] v. saldırmak
lump [dialect] [uk] v. dayak atmak
lump [dialect] [uk] v. pataklamak
lump [dialect] [uk] v. dövmek
in a lump sum adv. peşin ve taksitsiz olarak
in the lump adv. toptan olarak
in the lump adv. bütün olarak
in the lump adv. toptan
in the lump adv. bütünüyle
Phrasals
lump (someone or something) (in) with (someone or something) v. (birini/bir şeyi biriyle veya bir şeyle) aynı sınıfta değerlendirmek
lump with v. aynı gruba koymak
lump with v. aynı sınıfta değerlendirmek
lump (someone or something) (in) with (someone or something) v. (birini /bir şeyi biriyle veya bir şeyle) aynı kefeye koymak
lump (someone or something) (in) with (someone or something) v. (birini/bir şeyi biriyle veya bir şeyle) aynı gruba koymak
lump (someone or something) (in) with (someone or something) v. (birini/bir şeyi biriyle veya bir şeyle) bir tutmak/değerlendirmek
lump (someone or something) (in) with (someone or something) v. (birini/bir şeyi biriyle veya bir şeyle) aynı grupta/türde sınıflandırmak
lump with v. aynı kefeye koymak
lump with v. aynı/bir tutmak
lump with v. aynı grupta/türde sınıflandırmak
lump (someone or something) (in) with (someone or something) v. (birini/bir şeyi biriyle veya bir şeyle) aynı tutmak
lump together v. aynı potada eritmek
lump together v. aynı kefeye koymak
lump together v. farklı şeyleri eş tutmak
Colloquial
lump sum n. tek bir seferde ödenen para
lump it v. katlanmak
lump it v. yakınmadan kabullenmek
in a lump expr. hepsi birlikte
in a lump expr. peşin
in a lump expr. tek seferde
like it or lump it expr. ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin
lump it! expr. bırak!/boş ver!/unut!
Idioms
lump in one's throat n. boğazı düğümlenme
lump in one's throat n. boğazdaki düğümlenme
a lump in the throat n. boğazına bir şey oturma
a lump in the throat n. boğazı düğümlenme
a lump in your throat n. boğazına bir şey oturma
a lump in your throat n. boğazı düğümlenme
lump to (one's) throat n. (birinin) yüreğini burkma
lump to (one's) throat n. (birini) çok duygulandırma
lump to (one's) throat n. (birinin) boğazını düğümleme
lump in the throat n. boğazı düğümlenme
lump in the throat n. boğazına bir şey oturma
have a lump in one's throat v. boğazı düğümlenmek
have a lump in the throat v. boğazı düğümlenmek
lump something and something else together v. aynı kefeye koymak
lump someone and someone else together v. aynı kefeye koymak
bring a lump to your throat v. birinin yüreğini burkmak
bring a lump to one's throat v. birinin yüreğini burkmak
bring a lump to your throat v. birini çok duygulandırmak
bring a lump to one's throat v. birini çok duygulandırmak
give one lump in one's throat v. boğazını düğümlemek
bring a lump to one's throat v. boğazını düğümlemek
have a lump in your throat v. boğazı düğümlenmek
like it or lump it expr. ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli
like it or lump it expr. işte hendek işte deve
if you don't like it, lump it expr. beğensen de bir beğenmesen de
if you don't like it, you can lump it expr. beğensen de bir beğenmesen de
like it or lump it expr. hoşuna gitse de gitmese de
you can like it or lump it expr. işte hendek işte deve
you can like it or lump it expr. ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin
Trade/Economic
lump sum appropriation n. toptan verilen tahsisat
lump sum tax n. götürü vergi
lump sum tax n. götürü vergisi
lump payment n. defaten ödeme
lump tax n. götürü vergi
lump sum purchase n. götürü alış
lump sum price n. götürü bedel
lump sum purchase n. toptan alış
lump sum n. götürü usul
lump sum n. götürü
lump sum n. bir defada yapılan ödeme
lump sum n. götürü
lump sum n. yekten
lump sum n. toptan ödenen para
lump sum n. hepsi birden verilen para
lump sum n. toplam yekun
lump sum indemnity n. götürü tazminat
lump sum method n. götürü metot
lump sum insurance n. götürü sigorta
lump sum purchase n. götürü satın alma
lump sum charter n. götürü carter
lump sum wage n. götürü ücret
lump sum policy n. götürü meblağlı poliçe
lump sum transfer n. götürü meblağ havalesi
lump sum taxation n. götürü vergilendirme
lump sum grant n. götürü bağış
lump sum basis n. götürü usul
lump sum payment n. götürü ödeme
lump sum credit n. topyekun kredi
lump sum appropriation n. toptan verilen ödenek
lump sum n. toplu ödeme
lump sum payment n. toplu ödeme
lump-sum tax n. maktu vergi
lump-sum tax multiplier n. götürü vergi çoğaltanı
lump-sum freight n. götürü prim
lump-sum taxation n. götürü usulde vergileme
lump-sum n. götürü
lump-sum payment n. toplu emeklilik ödemesi
lump-of-labor hypothesis n. sabit toplam iş hipotezi
lump value n. götürü değer
tax of lump sum wages n. götürü ücret vergisi
lump-sum contract n. götürü sözleşme
lump-sum fee n. götürü ücret
lump sum n. toplam değişmez bedelli
lump sum n. bir defada ödenir meblağ
lump sum purchase n. götürü mubayaa
lump sum policy n. götürü poliçe
lump sum taxation n. götürü vergi
lump sum charter n. götürü kiralama
lump sum pension payment n. toptan emeklilik ödemesi
lump sum settlement n. götürü olarak tesviye
lump sum bonus n. bir defalık primler
lump sum expense n. götürü gider emsali
lump sum transfer n. toplu ödeme transferi
for a lump sum n. maktuen
lump sum n. maktuen
breakdown of the lump-sum price n. götürü bedel fiyat dökümü
lump-sum tax n. götürü vergi
lump [uk] n. (serbest alt yüklenici olarak çalışan ve bir işverene bağlı olmayan) inşaat işçileri
make a lump sum payment v. toplu ödeme gerçekleştirmek
make a lump sum payment v. toplu ödeme yapmak
pay a lump sum v. götürü olarak ödemek
in the lump expr. götürü
in the lump expr. toptan
ls (lump sum) abrev. toplu ödeme
ls (lump sum) abrev. tek seferde ödeme
Law
lump sum n. toplu ödenen meblağ
lump sum rate n. götürü fiyat
lump sum rate n. toptan fiyat
lump sum n. götürü