Made - Turco Inglés Diccionario

Made

Significados de "Made" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
made adj. yapılmış
General
made v. yapmak (make) eyleminin ikinci hali
made v. yaptırmak
made adj. yapma
made adj. yapılı
made adj. mamul
made adj. üretilmiş
made adj. imal edilmiş
made adj. yapay
made adj. uydurulmuş
made adj. geleceği garanti altına alınmış
made adj. işleri yolunda
made adj. oluşmuş
made adj. elverişli
made adj. uygun
made adj. başaracağından emin
made adj. özellikle uygun olan
made adj. özellikle tasarlanmış veya uyarlanmış
made adj. edilmiş
Trade/Economic
made adj. mamul
made adj. yapılmış
Breeding
made adj. tam eğitimli (at veya köpek)

Significados de "Made" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
drink made of yoghurt and water n. ayran
cheese made of skim milk or yogurt curds n. ekşimik
loosely made n. gevşek örülmüş elbise
skin made into a bag n. tulum
made to measure n. ısmarlama yapılmış elbise
machine made brick n. makine tuğlası
coffee made without sugar n. acı kahve
self made man n. kendi kendini yetiştirmiş adam
factory made product n. fabrikada imal edilmiş ürün
state/way of being made n. yapılış
roofing material made of asbestos and cement n. eternit
dessert made with eggs n. kaygana
claims made n. hasar talebi yapma
man made noise n. suni gürültü
clacking noise made by storks n. laklak
oven made in a hole in the earth n. tandır
goat's milk cheese made in a skin n. tulumpeyniri
man made fibre n. sentetik lif
dish made from trotters n. paça
made of lath and plaster n. bağdadi
man made fiber n. insan yapısı lif
drink made from sahlep root in hot milk and cinnamon n. salep
made ground n. dolgu zemin
decisions that were made n. alınan kararlar
machine-made rug n. makine halısı
manufacture of ready-made clothes n. konfeksiyon
judge-made law n. hakimin yarattığı hukuk
made-up clothes n. konfeksiyon
hand-made rug n. el halısı
man-made fibres n. suni elyaflar
home-made bomb n. ev yapımı bomba
ready-made seller n. konfeksiyoncu
ready-made clothing sector n. hazır giyim sektörü
ready-made garment n. konfeksiyon
home made n. yerli malı
made-to-measure n. (giysi) ısmarlama
chinese made (products) n. çin malı ürünler
a statement made at a police station n. karakol ifadesi
self made man n. kendi kendini yetiştirmiş insan
man-made structures n. insan yapımı yapılar
made of plastics materials n. plastik malzemeden yapılmış
custom-made n. sipariş üzerine yapılmış
hand made guitar n. el yapımı gitar
home-made whiskey n. ev yapımı viski
self-made billionaire n. kendi çabalarıyla milyarder olmuş (kişi)
made-up name n. uydurma isim
made man n. italyan menşeli organize suç örgütü mensubu
made man n. (mafyada) tam üye
made man n. asil üye/aza
made man n. esas adam
made man n. (mafyaya) tam/asli üye yapılmış kişi
made man n. abd'de italyan kökenli/asli mafya üyesi
made up story n. uydurma hikaye
tailor-made suit n. ısmarlama takım elbise
tailor-made suit n. özel hazırlanmış takım elbise
tailor-made suit n. özel yapım takım elbise
man-made factors n. insan kaynaklı faktörler
work made for hire n. ücret karşılığı yapılan eser
tailor-made training services n. kişiye özel eğitim hizmetleri
camp-made n. yaz kampında el ile yapılmış (el ve sanat işleri)
ready-made n. satılmak için üretilmiş olup sanatsal özellikler de taşıyan gündelik nesne
made [dialect] [obsolete] n. larva
made [dialect] [obsolete] n. kurtçuk
custom-made n. kişiye özel ürün
custom-made n. özel dikim kıyafet
custom-made n. özel yapım ürün
be made up of v. ibaret olmak
be made up v. ibaret olmak
have made up one's mind to v. aklına koymak
be made old v. eskitilmek
have it made v. yaptırmak
have it made v. işleri tıkırında olmak
be made up of v. oluşmak
have it made v. ısmarlamak
made a victim of v. kurban etmek
made calm v. sakinleştirmek
be made obligatory v. zorunlu kılınmak
be made better v. iyileştirilmek
be tailor-made for v. biçilmiş kaftan olmak
be tailor-made for v. özel olarak yapılmış olmak
be made from aluminium profile v. alüminyum profilden yapılmak
be made from wood v. ağaçtan yapılmak
be made for each other v. birbiri için yaratılmak
be made for each other v. birbirleri için yaratılmak
be made redundant from one's job v. işinden çıkarılmak
be made distinct by v. ayırt edilmek
be made v. oluşmak
be made v. üretilmek
made of timber adj. ahşap
custom-made adj. ısmarlama
ready made adj. hazır
made of silk adj. ipek
well made adj. iyi yapılı
made with cola extract adj. kolalı
made of chamois leather adj. güderi
well made adj. iyi yapımlı
made of bronze adj. tunç
made by addenda adj. ilave edilerek yapılan
made to order adj. ısmarlama
loosely made adj. bol yapılmış
well made adj. iyi yapılmış
well made adj. biçimli
made of rubber adj. lastikli
made of iron adj. demir
machine made adj. makinede yapılmış
made of cotton adj. pamuklu
roughly made adj. kaba saba
man-made adj. insan yapısı
tailor-made adj. kişiye özel
made of adj. -den yapılmış
made in adj. … malı (türk malı vb)
made of ceramic adj. seramikten yapılma
machine-made adj. makine işi
made-to-order adj. ısmarlama
made-up adj. yalan
made-up adj. uyduruk
made-to-measure adj. ısmarlama
home-made adj. ev yapımı
made-up adj. makyajlı
custom-made adj. ısmarlama yapılmış
made-up adj. uydurmasyon
made of mother-of-pearl adj. sedef
machine-made adj. fabrika işi
tailor-made adj. terzinin yaptığı (giysi)
self-made adj. kendi kendini yapılandırmış
self-made adj. kendi kaynakları ile oluşmuş
well-made adj. çelimli
home made adj. evde yapılmış
man-made adj. yapay
man-made adj. insan yapımı
ready-made adj. (giysi) hazır
ready-made adj. konfeksiyon
tailor-made adj. uygun
tailor-made adj. ısmarlama dikilmiş
hand made adj. el işi
made to measure adj. ölçüsüne uygun
made to measure adj. tıpatıp uygun
made-up adj. uydurma
human-made adj. insan yapımı
machine-made adj. makine yapımı
machine-made adj. makine ile imal edilmiş
machine-made adj. makine ile yapılmış
hand-made adj. el ile imal edilen
tailor-made adj. şahsa özel
man-made adj. insan kaynaklı
man-made adj. insan işi
man-made adj. insan tarafından meydana getirilmiş
man-made adj. insan üretimi
made of yoghurt adj. yoğurttan yapılmış
british-made adj. ingiliz yapımı