May - Turco Inglés Diccionario

May

Significados de "May" en diccionario turco inglés : 36 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
may n. mayıs ayı
may n. mayıs
General
may n. yılın beşinci ayı
may n. mayıs çiçeği
may n. gençlik
may n. kiraz ayı
may n. bahar
may n. akdiken
may n. 1 mayıs eğlencesi
may v. olası olmak
may v. mümkün olmak
may v. -ebilir
may v. -abilir
may v. -abilmek
may v. -ebilmek
may v. izni olmak
may v. özgürlüğü olmak
may v. özellikle dua ve beddualarda kullanılan, istek belirten bir yardımcı fiil
may v. 1 mayıs kutlamalarına katılmak
may v. mayıs ayında yapılan festivallere katılmak
may v. mayıs ayında çiçek toplamak
may v. –ebilir
may N. Mayıs
Law
may v. kanunda veya hukuki bir belgede geçen bir sözü kanuni doktrinlerin dikte ettiği şekilde yorumlamak
Botanic
may n. alıç
may n. 1 mayıs eğlencesinde süsleme olarak kullanılan yeşil veya çiçekli dallar
may n. akdikenin çiçekli dalları
may n. alıç
may n. firavun inciri
may n. güney afrika'da yetişen, gösterişli beyaz çiçekleri bulunan sedef otugiller familyasına mensup yaprak dökmeyen bir çalı
may n. baharda çiçek açan çeşitli ispirya çiçeğine verilen ad
Geography
may n. oklahoma eyaletinde yerleşim yeri
may n. new jersey'in güneydoğu ucunda, delaware körfezi'nde yer alan bir burun
may n. new jersey'in güneydoğu ucunda, atlas okyanusu ile delaware körfezi arasında yer alan bir yarımada
Archaic
may n. evlenmemiş genç kız
may v. beceri ve güç ifade eden bir fiil

Significados de "May" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
may bug n. mayıs böceği
may day n. bir mayıs
may beetle n. mayıs böceği
first of may n. bir mayıs
may day n. 1 mayıs
may beetle n. mayısböceği
mid may n. mayıs'ın ortası
may bug n. mayısböceği
may 19 youth and sports day n. 19 mayıs gençlik ve spor bayramı
may allah accept n. allah kabul etsin
may 19 the commemoration of atatürk youth and sports day n. 19 mayıs atatürk'ü anma ve gençlik ve spor bayramı
may green n. mayıs yeşili
1 may worker's day n. 1 mayıs işçi bayramı
may issue n. mayıs sayısı
may queen n. mayıs kraliçesi
queen of the may n. mayıs kraliçesi
queen of may n. mayıs kraliçesi
may dew n. mayıs ayının ilk gününün sabahında görülen ve birtakım doğaüstü özellikler atfedilen çiylenme
may game n. 1 mayıs kutlamasında düzenlenen eğlence
may two-four n. victoria günü'nün kanada'daki gayri resmi adı
may lady [obsolete] n. 1 mayıs gibi mayıs ayı festivallerini yönetmesi için seçilen kız veya genç kadın
may game n. soytarı
may game n. maskara
may game n. gülünecek kişi
may queen n. 1 mayıs gibi mayıs ayı festivallerini yönetmesi için seçilen kız veya genç kadın
may game n. mayıs ayındaki bahar kutlamalar kapsamında düzenlenen eğlence
may pole n. 1 mayıs kutlamaları kapsamında yürütülen spor faaliyetlerinin yapıldığı açık alanın tam ortasına konulan, çiçeklerle kaplanmış uzun sırık
may game n. alay konusu
may lady [obsolete] n. mayıs kraliçesi
mid-may n. mayıs ayının ortası
mid-may n. mayıs ortası
first of may n. işçi bayramı
mid-may adj. mayıs ayının ortasında gerçekleşen
mid-may adj. mayıs ayının ortasında olan
devil-may-care adj. resmi olmayan
devil-may-care adj. laubali
devil-may-care adj. uçarı
devil-may-care adj. gelişigüzel
devil-may-care adj. rahat
devil-may-care adj. gündelik
in the month of may adv. mayısta
in may adv. mayıs ayında
in may adv. mayısta
in the month of may adv. mayıs ayında
as may be required adv. durum gerektirdiği takdirde
as may be required adv. gerektiği zaman
as may be required adv. ihtiyaç halinde
last may adv. geçen mayıs
last may adv. son mayıs
may be adv. muhtemelen
may be adv. olur ya
may be adv. tesadüfen
may be adv. belki
may be adv. ezkaza
mid-may adv. mayıs ayının ortasında
mid-may adv. mayıs ortasında
may god help you! interj. allah versin
may be! interj. kısmet!
that's as may be expr. doğru bile olsa
that's as may be expr. öyleyse bile
Phrases
as the case may be expr. durumuna göre
may well be expr. anlaşılan o ki
may as well expr. bari
as the case may be expr. halin icabına göre
it may be remarked that expr. dikkate değer ki
it may be that expr. olabilir ki
come what may expr. ne olursa olsun
whatever it may cost expr. bedeli ne olursa olsun
we apologize for the temporary inconvenience we may have caused expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür dileriz
we apologize for the temporary inconvenience we may have caused expr. verdiğimiz geçici rahatsızlıktan ötürü özür dileriz
if I may say so expr. deyim yerindeyse
whatever may come expr. ne olursa olsun
whatever may come expr. koşullar ne olursa olsun
as you may see below expr. aşağıda göreceğiniz üzere
may he/she rest in peace expr. ruhu şad olsun
may the best man win expr. iyi olan kazansın
as the case may be expr. icabında
as one may remember expr. hatırlanacağı gibi
may or may not expr. olsun veya olmasın
this review may contain spoilers expr. bu eleştiri, filmde/dizide neler olacağı hakkında bilgiler verebilir
this review may contain spoilers expr. bu inceleme/eleştiri, film/konu hakkında ipuçları verebilir
this call may be recorded for quality assurance purposes expr. yapacağınız görüşme hizmet kalitesi amacı ile kayıt altına alınmaktadır
addressed to whom it may concern expr. ilgili makama hitaben
may the odds be ever in your favor (hunger games quote) expr. şans sonsuza dek sizinle olsun
may your bayram be blessed expr. bayramınız kutlu olsun
may your bayram be blessed expr. bayramınız mübarek olsun
try as he may expr. çok uğraşmasına rağmen
if I may be so bold expr. haddimi aşmak istemiyorum ama
if I may be so bold expr. haddimi aşmak istemem ama
may I present to you expr. huzurlarınızda
as you may know expr. bilebileceğin üzere
as you may know expr. bilebileceğiniz üzere
may hereafter be referred to individually as a party and collectively as the parties expr. ayrı ayrı taraf birlikte taraflar olarak anılacaklardır
things may not go as planned expr. evdeki hesap çarşıya uymaz
things may not go as planned expr. işler planlandığı gibi gitmeyebilir
things may not go as planned expr. her şey planlandığı gibi gitmeyebilir
may god let him/her grow up with his/her mother and father expr. allah analı babalı büyütsün
this may lead to misunderstandings expr. bu yanlış anlamalara sebebiyet verebilir
this may lead to misunderstandings expr. bu yanlış anlamaya neden olabilir
this may lead to misunderstandings expr. bu yanlış anlamalara neden olabilir
this may lead to misunderstandings expr. bu yanlış anlamaya sebebiyet verebilir
it may be right, but expr. doğru olabilir fakat
may be or may not be expr. olabilir de olmayabilir de
may or may not be expr. olabilir de olmayabilir de
some may know expr. bilen bilir
may the best man win expr. hak eden kazanasın
as you may recall expr. hatırlanacağı gibi
as you may recall expr. hatırlanacağı üzere
as luck may have it expr. şansı varsa
as luck may have it expr. şansı yaver giderse
as luck may have it expr. şansına
as luck may have it expr. tesadüfen
as luck may have it expr. inşallah
as luck may have it expr. şans/rastlantı eseri
one may not be a judge in one’s own cause expr. kimse kendi davasının hakimi olamaz
whatever the case (may be) expr. durum ne olursa olsun
be it as it may expr. her ne kadar doğru olsa da
be it as it may expr. doğru bile olsa
be it as it may expr. öyle de olsa
be it as it may expr. öyle bile olsa
be it as it may expr. öyle olsa bile
be it as it may expr. her ne olursa olsun
if I may venture a guess expr. eğer bir tahminde bulunacak olursam
be that as it may expr. iyi ya da kötü
to whom this may concern expr. ilgililerin dikkatine
to whom this may concern expr. ilgililere
to whom this may concern expr. ilgiliye
to whom this may concern expr. sayın yetkili
to whom this may concern expr. ilgili makama
to whom this may concern expr. ilgilinin dikkatine
to whom this may concern expr. sayın ilgili
to whom this may concern expr. ilgili kişiye
addressed to whom it may concern expr. ilgili makama hitaben
Proverb
a little stone may upset a large cart ummadık taş baş yarar
a cat may look at a king bakan göze yasak olmaz
the country may be impoverished, ruined and exhausted millet, fakrü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir
he who fights and runs away may live to fight another day korkak damgası yememek adına kaybedilen bir savaşta boşuna ölmektense ilerde kazanabileceği bir savaş vermek için canını korumak
sticks and stones may break my bones but hard words cannot hurt me istediğin kadar konuş söyle beni yaralayamazsın
april showers bring may flowers nisan yağmurları mayıs çiçeklerini getirir
gather ye rosebuds while ye may gençliğinin tadını çıkar
young men may die but old men must die gençler ölebilir ancak yaşlılar ölümden kaçamazlar
april showers bring may flowers perşembenin gelişi çarşambadan bellidir
april showers bring may flowers perşembenin gelişi çarşambadan belli olur
three may keep a secret if two of them are dead iki kişinin bildiği sır değildir
ne'er cast a clout till may be out mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
never cast a clout until may is out mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
a fool may give a wise man counsel başkalarının dedikleriyle gaza gelme
a fool may give a wise man counsel aptal biri de bilge cümleler kurabilir
a ragged colt may make a good horse görüntüye/mevcut duruma aldanma
a fool may give a wise man counsel bilgeler bile yanılır