Page - Turco Inglés Diccionario

Page

Significados de "Page" en diccionario turco inglés : 71 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
page n. sayfa
General
page n. sahife
page n. komi (otelde)
page n. peyk
page n. komi
page n. föy
page n. iç oğlanı
page n. uşak
page n. sayfa
page n. otel garsonu
page n. önemli olay
page n. kayda değer olay
page n. bilgi kaynağı
page n. bilgi kaydı
page n. bir sayfalık olay dizisi
page n. düğünde gelinin duvağını tutan erkek çocuk
page n. erkek çocuğu
page n. ingiltere ve iskoçya'da hizmetçilere verilen bir soyadı
page n. (kraliyet hanedanında) memur
page n. seyirciye programlar dağıtıp ufak işler yapan tiyatro görevlisi
page n. radyo/tv istasyonunda rehberlik ve ışıkçılık yapan kimse
page n. hoparlörle çağırma
page n. yazılı kayıt
page n. kitap
page n. yazma
page n. getir götür işi yapan kimse
page n. parlamentoda rutin işlere koşan kimse
page n. kütüphaneci asistanı
page n. çağrı cihazıyla arama
page n. şövalye hizmetkarı (oğlan)
page n. (geçmişte soyluların yanında bulunan) hizmetkar
page v. hoparlör ile çağırmak
page v. otelde birini komiyle çağırttırmak
page v. çağrı cihazını aramak
page v. çağırmak
page v. bir yazının sayfalarını numaralamak
page v. sayfalarını numaralamak
page v. sayfaları numaralamak
page v. sayfaya numara vermek
page v. sayfaları göz atarak çevirmek
page v. varakla süslemek
page v. komilik yapmak
page N. sayfalık
page N. hizmetkâr
Politics
page n. amerikan senatosunda memuriyet işlerini yapan kimse
Tourism
page v. (otel vb. ortamlarda birini) çağırmak
Media
page n. (gazetede vb.) düzenli bir yayının bulunduğu sayfa
Technical
page n. bellek öbeği
page v. (elektrikli cihazı, makineyi vb.) sinyalle uzaktan kontrol etmek
Computer
page n. sayfaya
page n. internet sayfası
page n. 512 ila 4096 bayta eşit bellek depolama miktarı
page n. ekran dolusu bilgi
page n. programın dış bellekten iç belleğe taşınabilen kısmı
page v. görüntü ekranında içeriği ilerletmek
page v. sanal olarak sayfa çevirmek
page expr. sayfaya göre
Textile
page n. eteğin yere değmesini önleyen aparat
Construction
page n. yeni kalıplanmış tuğlaları kesime taşıyan paletlerin ilerlediği yol
Social Sciences
page n. oklahoma'da özerk bir topluluk
History
page n. şövalye yardımcısı erkek çocuk
Geography
page n. arizona eyaletinde şehir
page n. nebraska eyaletinde yerleşim yeri
page n. kuzey dakota eyaletinde şehir
Librarianship
page n. teslim alınan veya yeri değiştirilen kitapları raflarına geri koyan memur
page n. basılı veya yazılı eserin bir bölümü
Printery
page n. sayfanın bir tarafına baskı yapmak için ayarlanan baskı bloğu
page n. orijinal sayfa ayarı
page n. orijinal ayarında levha
page n. orijinal ayarında kalıp
Entomology
page n. urania cinsi güve

Significados de "Page" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
splash page n. ilk sayfa
title page n. baş sayfa
page out n. sayfa dışı
left hand page n. sol sayfa
front page n. baş sayfa
splash page n. giriş sayfası
page protection n. sayfa koruması
page down n. sonraki sayfa
page setup n. sayfa düzenleme
page layout n. sayfa düzeni
page layout n. sayfa planı
page break n. sayfa sonu
page registration n. sayfa ayarlama
page limit n. sayfa sınırları
page overflow n. sayfa taşması
page up n. önceki sayfa
page segment n. sayfa bölütü
acceptance page n. kabul sayfası
cover page n. kapak sayfası
front page n. ön sayfa
loose-leaf page n. föy volan
full-page advertisement n. tam sayfa reklam
page-setting n. mizanpaj
page-setting n. sayfa düzeni
page boy n. otel komisi
continuation of previous page n. önceki sayfanın devamı
continuing from the previous page n. önceki sayfanın devamı
page header n. sayfa başlığı
page header n. kitabın her sayfasına yazılan başlığı
front and back page n. ön ve arka sayfa
third page n. üçüncü sayfa
second page n. ikinci sayfa
full-page ads n. tam sayfa reklamlar
the next blank page n. bir sonraki boş sayfa
page-turner n. sürükleyici kitap
calendar page n. takvim yaprağı
page proof n. (son) prova baskı
funny page n. komik sayfa
front-page headline n. ön sayfa manşeti
action page n. eylem sayfası
page number n. sahife no
page number n. sayfa no
royal page n. kraliyet hizmetlisi
read the text on page 6 n. 6. sayfadaki metni okuyun
educational web page n. eğitim web sayfası
random page n. rastgele sayfa
page [canada] n. müzakere odasında üyeler arası mesaj ileten çalışan
page boy n. bir saç modeli
page number n. sayfa numaralandırma sistemi
sports page n. (gazetede) spor sayfası
page through v. sayfalarını çevirip göz atmak
page through v. sayfalarını çevirmek
get on the same page v. bir noktada buluşmak
display a page v. sayfa görüntülemek
turn over (page or paper) v. sayfa çevirmek
turn the page v. sayfayı çevirmek
leave a page blank v. bir sayfayı boş bırakmak
two-page adj. iki sayfa
four-page adj. dört sayfa
four-page adj. dört sayfalık
page-three adj. göz alıcı insanlardan oluşan
page-three [uk] adj. üstsüz kadın sayfalarına ait
page-three [uk] adj. üstsüz fotoğraflar çektiren (model)
page-three adj. asortik
every new page adv. her yeni sayfada
on the same page adv. aynı sayfada
Phrasals
page through (something) v. (bir şeyin) sayfalarına göz atmak
page out v. hafızadan bazı bölümleri ikinci bir depolama alanına atmak/aktarmak
page through (something) v. (bir şeyin) sayfalarını çevirmek
page through (something) v. (bir şeyin) sayfalarını çevirip göz atmak
page in v. ek hafıza alanı eklemek
page out v. ana hafızadan sanal sayfalar çıkarmak
page in v. ana hafızaya ek olarak sanal sayfalar eklemek
page through (something) v. (bir şeyin) sayfalarında gezinmek
Phrases
open your book to page 21 expr. kitaplarınızın 21. sayfasını açın
open your book to page 21 expr. kitaplarınızın yirmi birinci sayfasını açın
Colloquial
page-turner n. heyecanlı kitap
50-page proposal n. 50 sayfalık öneri
page three girl n. arka sayfa kızı
page three girl n. gazete magazin ekinde çıplak/yarı çıplak pozları çıkan model
page three girl n. dergi ve gazete eklerinde çıplak pozlar veren kadın
Idioms
a clean page n. temiz bir sayfa
the printed page n. basılmış kağıt
the printed page n. basılı kağıt
the printed page n. yazılı kağıt
take a page from someone's book v. dümen suyundan gitmek
take a page from someone's book v. karşısındakinin huyuna göre davranmak
read from the same page v. aynı telden çalmak
turn a new page v. yeni bir sayfa açmak
be on the same page v. aynı düşünmek
be on the same page v. hemfikir olmak
read from the same page v. hemfikir olmak
read from the same page v. aynı fikirde olmak
turn the page to a new life v. yeni bir hayata yelken açmak
take a page from someone's book v. birinin yaptığı gibi yapmak
take a page out of somenoe's book v. birinden bir şeyler kapmak
take a page out of one's book v. birinin huyuna gitmek
take a page out of someone's book v. birinin huyuna gitmek
continued (on) page 94 adj. devamı başka sayfada herhalde (kinayeli bir ifade)
continued (on) page 94 adj. devamı 94'üncü sayfada olsa gerek (kinayeli bir ifade)
continued (on) page 94 adj. anlamsız şekilde kısa kesilmiş
page-turning adj. sürükleyici (kitap/roman)
on the same page expr. hemfikir
on the same page expr. orta görüşe sahip olan
on the same page expr. ortak görüşte
on the same page expr. aynı görüşte
continued (on) page 94 expr. ve liste böyle uzar gider
continued (on) page 94 expr. falan filan
continued (on) page 94 expr. ve daha neler neler
continued (on) page 94 expr. ve daha bir sürü şey
continued (on) page 94 expr. gibi gibi
Speaking
follow someone's facebook page v. birinin facebook sayfasını takip etmek
I hear he charges 20 per page expr. sayfasını 20'ye yaptığını duydum
which page? expr. hangi sayfa?
Trade/Economic
loose leaf page n. föy volan
ledger page number n. büyük defter bağlantı numarası
Politics
senate page n. amerikan senatosunda memuriyet işlerini yapan kimse
united states senate page n. amerikan senatosunda memuriyet işlerini yapan kimse
Tourism
page boy n. oda hizmetçisi
Media
copyright page n. künye
third page news n. üçüncü sayfa haberleri
op-ed page n. gazetenin dışarıdan yazarlara da açık olan sayfası
op-ed page n. serbest kürsü sayfası
jump page n. (gazetede) devam sayfası
Advertising
landing page n. hedef sayfa
landing page n. iniş sayfası
page view n. sayfa gösterimi
Technical
cover page n. kapak
page frame n. sayfa çevresi
form page wizard n. form sayfası sihirbazı
page fault n. disk belleği hatası
base page n. taban sayfası
page turning n. sayfa çevirme
page at a time printer n. bir kerede tek sayfa basan yazıcı
hard page break n. zorunlu sayfa sonu
page frame database n. disk belleği adresi veri tabanı
page table n. disk belleği tablosu
manual page break n. istenen sayfa sonu
page frame n. disk belleği çerçevesi
top of page n. sayfa başı
page table entry n. disk belleği tablosu girdisi
alternate code page n. öteki kod sayfası
double-sided page n. çift yüzlü sayfa
double-sided page n. çift taraflı sayfa
page-at-a-time printer n. tek seferde bir sayfa yazdıran yazıcı
off-page connector n. sayfa dışı bağlayıcısı
required page break n. istenen sayfa sonu
title page n. başlık sayfası
work page n. çalışma sayfası
Computer
start page n. başlangıç sayfası