leaguing - Turco Inglés Diccionario

leaguing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

leaguing — Definition

Significado:
lig, birlik
Pronunciación (IPA):
(AmE /liːɡ/ – BrE /liːɡ/)
Categoría gramatical:
İsim: league (leagues)
Sinónimo:
alliance, association
Antónimos:
disunion, separation

Significados de "leaguing" en diccionario turco inglés : 38 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
league n. lig
Twenty clubs contest the Premier League of England.
İngiltere Prömiyer Ligi'nde yirmi kulüp mücadele ediyor.

More Sentences
General
league n. ittifak
The Democratic League of Kosovo (LDK) and the Alliance for the Future of Kosovo (AAK) welcomed the postponement.
Kosova Demokratik Birliği (LDK) ve Kosova'nın Geleceği için İttifak (AAK) ertelemeyi memnuniyetle karşıladı.

More Sentences
league n. birlik
In Japan there has been a bill, and the Japanese Diet has created a league against the death penalty.
Japonya'da bir yasa tasarısı hazırlandı ve Japon Meclisi ölüm cezasına karşı bir birlik oluşturdu.

More Sentences
league n. birlik
In Japan there has been a bill, and the Japanese Diet has created a league against the death penalty.
Japonya'da bir yasa tasarısı hazırlandı ve Japon Meclisi ölüm cezasına karşı bir birlik oluşturdu.

More Sentences
Trade/Economic
league n. cemiyet
The League of Nations had an urgent meeting for the crises in the area.
Milletler Cemiyeti, bölgedeki kriz nedeniyle acil bir toplantı yaptı.

More Sentences
Law
league n. birlik
In Japan there has been a bill, and the Japanese Diet has created a league against the death penalty.
Japonya'da bir yasa tasarısı hazırlandı ve Japon Meclisi ölüm cezasına karşı bir birlik oluşturdu.

More Sentences
league n. cemiyet
The League of Nations had an urgent meeting for the crises in the area.
Milletler Cemiyeti, bölgedeki kriz nedeniyle acil bir toplantı yaptı.

More Sentences
Politics
league n. birlik
In Japan there has been a bill, and the Japanese Diet has created a league against the death penalty.
Japonya'da bir yasa tasarısı hazırlandı ve Japon Meclisi ölüm cezasına karşı bir birlik oluşturdu.

More Sentences
league n. ittifak
The Democratic League of Kosovo (LDK) and the Alliance for the Future of Kosovo (AAK) welcomed the postponement.
Kosova Demokratik Birliği (LDK) ve Kosova'nın Geleceği için İttifak (AAK) ertelemeyi memnuniyetle karşıladı.

More Sentences
league n. lig
Twenty clubs contest the Premier League of England.
İngiltere Prömiyer Ligi'nde yirmi kulüp mücadele ediyor.

More Sentences
Sport
league n. lig
Twenty clubs contest the Premier League of England.
İngiltere Prömiyer Ligi'nde yirmi kulüp mücadele ediyor.

More Sentences
Football
league n. lig
Twenty clubs contest the Premier League of England.
İngiltere Prömiyer Ligi'nde yirmi kulüp mücadele ediyor.

More Sentences
Volleyball
league n. lig
Twenty clubs contest the Premier League of England.
İngiltere Prömiyer Ligi'nde yirmi kulüp mücadele ediyor.

More Sentences
General
league n. işbirliği
league n. belirli bir amaçla bir araya gelen insanların veya milletlerin oluşturduğu grup
league n. antlaşma
league n. birleşme
league n. yaklaşık beş kilometreye eşit bir uzaklık ölçüsü
league n. küme
league n. dernek
league n. sözleşme
league n. sözlü anlaşma
league n. topluluk
league n. sınıf
league n. grup
league n. 4,8 kilometreye eşit uzaklık birimi
league n. 1792 hektara eşit arazi ölçü birimi
league v. birleştirmek
league v. (belirli bir amaç için) birleşmek
league v. birlik olmak
league v. birlik kurmak
league v. ittifak kurmak
Politics
league n. anlaşma
league n. dernek
league v. birleştirmek
league v. ittifak ettirmek
Marine
league n. fersah
Football
league n. küme

Significados de "leaguing" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
league table n. fikstür
major league n. büyük lig
football league n. futbol ligi
league championship n. lig şampiyonluğu
bush-league n. taşra
national league n. ulusal lig
little league n. küçükler ligi
amateur league n. amatör lig
1st league n. 1.lig
dream league n. rüya ligi
the land league n. 1879'da irlanda'nın dublin kentinde kiracıların menfaatlerini korumak üzere kurulmuş bir dernek
major-league n. en üst seviye rekabet
sea league n. üç deniz mili
sea league n. fersah
marine league n. fersah
marine league n. üç deniz mili
league together v. biraraya gelmek
be in league with v. müttefiki olmak
join the league v. lige yükselmek
withdraw from league v. ligden çekilmek
win the league v. lige yükselmek
withdraw from league v. ligden düşmek
league together against v. ortak çıkarlar doğrultusunda birleşmek
league together against v. birlik olmak
league together against v. birlik oluşturmak
participate in the champions league v. şampiyonlar ligine katılmak
be promoted to upper league v. bir üst lige yükselmek
major-league adj. yoğun
major-league adj. birinci sınıf
major-league adj. seçkin
major-league adj. üst seviye
major-league adj. ciddi
major-league adj. üstün
major-league adj. göze çarpan
minor-league adj. itibarı az
minor-league adj. önemi az
bush-league adj. yetersiz
in league (with) adj. aynı takımdaymışçasına gayretle bir araya gelmiş
Phrases
in league with expr. ile iş birliği içinde
in league (with someone) expr. (biriyle) iş birliği içinde
in league with expr. ile müttefik
in league with expr. ile birlik olmuş
in league (with someone) expr. (biriyle) müttefik
in league (with someone) expr. (biriyle) birlik olmuş
Colloquial
big league n. en prestijli başarı düzeyi
be in league with v. işbirliği yapmak
be in league with v. işbirliği içerisinde olmak
major-league adj. etkileyici
major-league adj. önemli
major-league adj. önde gelen
big-league adj. esas
big-league adj. öne çıkan
big-league adj. başlıca
big-league adj. etkileyici
big-league adj. müthiş
big-league adj. önemli
in league expr. iş birliği içinde
in league expr. birlik olmuş
in league expr. müttefik
Idioms
seven-league boots n. dörtnala gitme
seven-league boots n. uçarcasına seyahat etme
seven-league boots n. son sürat gitme/seyahat etme
bush-league [us] n. alt liglerde oynayan profesyonel spor kulübü
major league n. en yüksek lig/ligler
major league n. en iyilerin rekabet ettiği seviye
major league n. majör lig/ligler
major league n. ana rekabet alanı
be in the same league v. aynı kulvarda olmak
be not in the same league with someone v. aynı seviyede/düzeyde/kalitede vb olmamak
be not in the same league with someone v. birisiyle aynı kulvarda olmamak
be out of somebody's league v. aynı kulvarda olmamak
be out of somebody's league v. biriyle aynı ayarda olmamak
be in league with the devil v. şeytanla ortak olmak/ortaklık etmek
be in league with the devil v. şeytanın yanında yer almak
be out of one's league v. aynı klasmanda olmamak
be out of one's league v. dengi olmamak
not be in the same league v. (biriyle) bir tutulamamak/görülememek
not be in the same league v. (birinden) daha alt seviyede/düzeyde/sınıfta olmak
not be in the same league v. (birine göre) daha kötü kalitede olmak
not be in the same league v. (biriyle) aynı seviyede/düzeyde/kulvarda olmamak
not be in the same league v. (biriyle) aynı seviyede/düzeyde/kulvarda görülmemek
not be in the same league v. (birinden) daha aşağı kulvarda olmak
not be in the same league v. (biriyle) aynı kalitede/sınıfta olmamak
not be in the same league v. (biri) kadar iyi olmamak
not be in the same league v. (biriyle) aynı kalitede/sınıfta görülmemek
not be in the same league v. (birinin) dengi olmamak
not be in the same league v. eş değerde olmamak
not be in the same league v. bir olmamak
not be in the same league v. aynı sınıfta/düzeyde olmamak
not be in the same league v. dengi olmamak
be in a different league v. farklı bir kulvarda olmak
be in a different league v. benzerlerinden çok daha iyi, büyük olmak
be in a different league v. farklı bir kalitede olmak
be in a different league v. farklı bir ligde olmak
be in a different league v. benzerlerine göre üstün bir konumda olmak
in the same league expr. aynı kulvarda
that's way out of your league expr. bu işler seni aşar
that's way out of your league expr. bu senin kalemin değil
that's way out of your league expr. bu senin harcın değil
that's way out of your league expr. bu işler senin harcın değil
in a league of one's own expr. eşsiz
in a league of its own expr. türünün en iyi örneği
in a league of one's own expr. en üstünü
in a league of its own expr. en iyisi
in a league of one's own expr. en iyisi
in a league of one's own expr. türünün en iyi örneği
in a league of its own expr. en üstünü
in a league of its own expr. eşsiz
in a league of one's own expr. benzersiz
in a league of its own expr. benzersiz
in a league of one's own expr. alanında tek
in a league of one's own expr. eşsiz, benzersiz
in a league of one's own expr. diğerlerinden/benzerlerinden üstün
in a league of its own expr. diğerlerinden/benzerlerinden üstün
in a league of one's own expr. kendi sınıfında/kulvarında/alanında en iyi
in a league of its own expr. alanında tek
in a league of its own expr. kendi sınıfında/kulvarında/alanında en iyi
in a league of its own expr. türünün en iyisi
in a league of its own expr. eşsiz, benzersiz
in a league of one's own expr. türünün en iyisi
not in the same league with expr. ile aynı kalitede/sınıfta değil
not in the same league with expr. kadar iyi değil
not in the same league as (someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) bir değil
not in the same league as (someone or something) expr. (biri/bir şey) kadar iyi değil
not in the same league with (someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) bir değil
not in the same league with expr. ile bir değil
not in the same league as (someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) aynı kalitede/sınıfta değil
not in the same league with (someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) aynı kalitede/sınıfta değil
not in the same league with (someone or something) expr. (biri/bir şey) kadar iyi değil
not in the same league with (someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) dengi değil
not in the same league with expr. '-in dengi değil
not in the same league as (someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) aynı seviyede/düzeyde/kulvarda değil
not in the same league as (someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) dengi değil
not in the same league with (someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) aynı seviyede/düzeyde/kulvarda değil
not in the same league with expr. ile aynı seviyede/düzeyde/kulvarda değil
out of (one's) league expr. (birine) fazla
out of (one's) league expr. (biriyle) aynı klasmanda değil
out of (one's) league expr. (birinin) satın alma gücünü aşan
out of (one's) league expr. (birinin) bilgisini/yeteneğini aşan
out of (one's) league expr. (birinin) dengi değil
out of (one's) league expr. (birini) maddi olarak aşan
out of (one's) league expr. (birinin) bilgisinin/yeteneğinin üstünde
out of (one's) league expr. (birini) aşan
out of (one's) league expr. (birine) uygun değil
out of (one's) league expr. (birinin) bütçesini aşan
Speaking
I am way out of your league expr. ben sana fazla gelirim
this is out of my league expr. bu iş beni aşar
she's out of your league expr. kız senin dengin değil
Trade/Economic
arab league n. arap birliği
Politics
league of states n. eyaletler birliği