Plug - Turco Inglés Diccionario

Plug

Significados de "Plug" en diccionario turco inglés : 136 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
plug n. fiş
General
plug n. dolgu
plug n. sahte para
plug n. vuruş
plug n. tıkaç
plug n. tapa
plug n. yaşlı at
plug n. dayak
plug n. kapak
plug n. satılmayan mal
plug n. yangın musluğu
plug n. tütün parçası
plug n. tampon
plug n. silindir şapka
plug n. vurma
plug n. fiş (elektrik)
plug n. kaplama
plug n. sifon kolu
plug n. yumruk
plug n. çiğneme tütünü
plug n. tıpa
plug n. buji
plug n. priz
plug n. musluk
plug n. çok çengelli yapay yem
plug n. cisimden çıkarılan çekirdek veya küçük parça
plug n. sikkenin ortasından çıkarılan parça
plug n. bir şeyin numune olması için çıkarılan çekirdeği
plug n. zımbanın delerek malzemenin bütününden çıkardığı parça
plug n. yavaş satan kitap
plug n. bakiyeler
plug n. geriye kalanlar
plug n. yorucu öğrenci
plug n. inek öğrenci
plug n. hantal kimse
plug n. aptal kimse
plug n. beceriksiz kimse
plug n. çimenlikte kullanılan çim parçası
plug n. kafadaki kel kısma nakledilecek olan saçlı deri parçası
plug n. yüksek silindir şapka
plug n. dübel
plug v. tapa koyarak sıkıştırmak
plug v. durdurmak
plug v. tıpalamak
plug v. yumruk atmak
plug v. tapalamak
plug v. kapamak
plug v. reklamını yapmak (radyo)
plug v. ilgilenmek
plug v. tıkaçla kapamak
plug v. tıkamak
plug v. ateş etmek
plug v. dolgu yapmak
plug v. vurmak
plug v. harıl harıl çalışmak
plug v. reklamını yapmak
plug v. tıkaçlamak
plug v. durdurulmak
plug v. tıkanmak
plug v. (şarkıyı) sürekli çalarak tanıtmak
plug v. sürekli çalarak şarkının reklamını yapmak
plug v. tanıtmak
Colloquial
plug n. iyilik/yardım amacıyla bir yayında veya röportajda bir şeyin reklamını yapma
plug n. bir yayın/röportaj arasında bir şeyin tanıtımını yapma
plug n. bir ısırımlık çiğneme tütünü
plug n. bir lokma çiğneme tütünü
plug n. lokma büyüklüğünde çiğneme tütünü
plug n. bira
plug n. bir yudum bira
plug n. bedava reklam
plug n. bedava promosyon
plug n. bedava tanıtım
plug v. bedava reklamını yapmak
plug v. bedava tanıtımını yapmak
plug v. bedava promosyonunu yapmak
plug v. (bir şeyi) olumlu anlatmak
plug v. bir şeyde ısrarcı olmak
plug v. bir şeyi sürdürmek
Trade/Economic
plug v. radyoda reklamını yapmak
Advertising
plug n. parasız reklam
plug n. reklam
plug n. tanıtım
Technical
plug n. ağız tütünü
plug n. buji
plug n. fiş
plug n. kilit dili
plug n. kör tapa
plug n. mandal
plug n. priz fişi
plug n. tapa
plug n. tıkaç
plug n. tampon
plug n. tıpa
plug n. yağ boşaltma tapası
plug n. yangın musluğu
plug n. tulumba pistonu
plug n. delik mastarı
plug n. emniyet tapası
plug n. çivileme yüzeyi yaratmak için duvarın içine yerleştirilmiş ahşap blok
plug n. fişek haznesini küçültmek için kullanılan silindir şeklindeki ahşap veya metal parça
plug n. ayakkabının üst kısmına süs amaçlı yerleştirilen deri parçası
plug n. elektrik sigortası
plug n. oltayla balık avlamada bir veya daha fazla çengelli olta dizisinden oluşan yem
plug n. kama ve tirfilin konik uçlu bölümleri
plug n. kama ve tirfilin kilidi
plug n. kalıp oluşturmak için baskı kalıbı uygulanmış yumuşak çelik parçası
plug n. demiryolu rayını ray yatağına sabitlemek için kullanılan takoz
plug n. kol veya duvar saatinin kırık bölümünü onarmaya yarayan ek
plug v. (elektrikli motoru) dönüş yönünü ters çevirerek durdurmak
plug v. (taş parçasını) kama ve tirfil ile kırıp şekil vermek
plug v. (sikkenin) merkezinden bir parçayı alıp yerine adi bir metal koymak
plug v. sikkedeki deliği doldurmak
Electric
plug n. fiş
Mechanic
plug n. elektrik fişi
Automotive
plug n. cer tapası
plug n. fiş
plug n. tapa
Marine
plug n. lavra deliği
Medical
plug n. buşon
plug n. damarı tıkayan kitle
plug n. cilt lezyonunun dışa açılan kısmını tıkayan kitle
Dentistry
plug n. içi oyuk dişte kullanılan dolgu
Tobacco
plug n. pılag
Geology
plug n. kolonsu entrüsiv volkanik kayaç
plug n. volkan ağzına giden yolun içindeki malzeme
plug n. kolonsu kaya tuzu kütlesi
Slang
plug n. ucuz şarap
plug n. köpek öldüren (şarap)
plug n. kurşun
plug n. silah atışı
plug n. yaşlı, yorgun, zayıf at
plug n. boks
plug n. yumruk kavgası
plug n. beceriksiz telgrafçı
plug n. torbacı
plug v. seks yapmak

Significados de "Plug" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
plug flow n. tapa akış
plug tabacco n. çiğneme tütünü
plug contact n. fiş kontağı
switch plug n. priz
mica spark plug n. mika buji
plug hat n. silindir şapka
key plug n. anahtar deliği
sparking plug n. buji
phone plug n. telefon fişi
fire plug n. yangın musluğu
plug socket n. dişi fiş
magnetic spark plug n. manyetik buji
telephone plug n. telefon fişi
plug socket n. priz
spark plug n. buji
battery plug n. akü fişi
vent plug n. hava boşaltma tapası
plug ugly n. kendinden zayıf olan insanlara eziyet eden kimse
ear plug n. kulak tıkacı
plug-socket n. priz
spark-plug n. buji
plug and feather n. kama ve tirfil
coupler plug n. bağlama fişi
iron plug n. ütü fişi
bathtub plug n. küvet tıpası
bathtub plug n. banyo tıpası
plug-ugly n. külhanbeyi
plug-ugly n. siyasi baskı yapma ve rakipleri sindirme faaliyetleri yürüten zorba çete üyesi
plug-ugly n. kaba ve görgüsüz tip
plug in v. prize takmak
plug out v. fişten çıkarmak
plug up v. göklere çıkarmak
plug up v. tıkamak
plug in v. sokmak
plug in v. fişe takmak
plug away v. harıl harıl çalışmak
plug away at v. üzerinde sebatla çalışmak
plug something in v. bir şeyin fişini prize sokmak
plug out v. fişten çekmek
plug up to v. kapamak
plug up v. tıpalamak
plug up to v. tıkamak
plug out v. fişten çıkartmak
pull the plug v. fişi çıkarmak
take out the plug v. fişi çıkarmak
pull out the plug v. fişi çıkarmak
pull out the plug v. fiş çekmek
pull the plug v. fiş çekmek
take out the plug v. fiş çekmek
plug into v. fişe takmak
plug into v. prize takmak
plug in v. fişi prize sokmak
plug away v. dur durak bilmeden çalışmak
plug away v. sürekli çalışmak
plug away v. gayretle çalışmak
plug out v. prizi çıkarmak
pull the plug out v. fişi prizden çıkarmak
pull the plug out v. fişi çıkarmak
pull the plug out v. fişi çekmek
pull the plug out v. fişi prizden çekmek
plug compatible adj. tümüyle uyumlu
plug and play adj. yeni giriş veya çıkış aygıtının eklendiğini tespit edip ona göre uygun kontrol yazılımını otomatik etkinleştirebilen
plug-in adj. prize takılabilir
Phrasals
plug away at v. harıl harıl çalışmak
plug away at v. yoğun biçimde çalışmak
plug away at v. ineklemek
plug away at something v. üzerinde dur durak bilmeden çalışmak
plug (oneself) in (to something) v. (yerel bir ağa vb) bağlanmak
plug along v. idare etmek
plug along v. geçinip gitmek
plug (something) into (something) v. (bir şeyi prize, yuvasına) takmak
plug (something) into (something) v. (bir şeyi bir ağa, sisteme) bağlamak
plug (something) into (something) v. (bir şeyi bir enerji kaynağına) bağlamak/sokmak
plug up v. zayıf bir şeyi güçlendirmek
Colloquial
spark plug n. girişime hayat veren kimse
spark plug n. harekete geçiren kimse
spark plug n. teşvik eden kimse
Idioms
a spark plug n. (olayları) tetikleyici
a spark plug n. ajitatör
spark plug [us] n. canlandırıcı kimse
spark plug [us] n. tetikleyici kıvılcım
spark plug [us] n. fikirleriyle/pozitif kişiliğiyle tetikleyen kimse
spark plug [us] n. fikirleriyle/pozitif kişiliğiyle herkesi harekete geçiren kimse
spark plug [us] n. harekete geçiren kimse
spark plug [us] n. teşvik edici kimse
spark plug [us] n. gaza getiren kimse
spark plug [us] n. enerji veren kimse
spark plug [us] n. fikirleriyle/pozitif kişiliğiyle teşvik eden kimse
spark plug [us] n. fikirleriyle/pozitif kişiliğiyle ortamı canlandıran kimse
pull the plug on v. bir şeyin olmasını engellemek
pull the plug on v. elini eteğini çekmek
put the plug in the jug v. içkiyi bırakmak
pull the plug on something v. bir şeye son vermek
pull the plug v. yaşam destek ünitesinin fişini çekmek
put a plug in for someone v. birinden olumlu bahsetmek
put a plug in for someone v. birinden övgüyle bahsederek ilgiyi onun üzerinde toplamak
put a plug in for someone v. birinin reklamını yapmak
pull the plug on v. birşey hakkında zaman harcamayı/uğraşmayı bırakmak
plug one's nose v. (kokudan) burnunu sıkmak/tutmak
pull the plug v. desteğini çekmek
pull the plug v. elini çekmek
be not worth a plug nickel [obsolete] v. beş para etmemek
be not worth a plug nickel [obsolete] v. önemsiz olmak
be not worth a plug nickel [obsolete] v. değersiz olmak
be not worth a plug nickel [obsolete] v. işe yaramaz olmak
be not worth a plug nickel [obsolete] v. bir değeri olmamak
be not worth a plug nickel [obsolete] v. bir önemi olmamak
pull the plug (on something) v. (bir şeyin) fişini çekmek/çıkarmak
pull the plug (on someone) v. (yaşam ünitesine bağlı yaşayan kişinin) fişini çekmek
pull the plug (on someone) v. (bitkisel hayattaki kişinin) fişini çekmek
pull the plug (on something) v. (bir şeye) son vermek
put a plug in the jug v. içkiyi bırakmak
put a plug in for (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) olumlu bahsetmek
put a plug in for (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) reklamını yapmak
put a plug in for (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) övgüyle bahsederek ilgiyi üzerine toplamak
put in a plug for (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) olumlu bahsetmek
put in a plug for (someone or something) v. (birini/bir şeyi) başkalarına da tavsiye etmek
put in a plug for (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) övgüyle bahsederek ilgiyi üzerine toplamak
put in a plug for (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) reklamını yapmak
put a plug in for (someone or something) v. (birini/bir şeyi) başkalarına da tavsiye etmek
put the plug in the jug v. madde kullanımını bırakmak
put a plug in the jug v. madde kullanımını bırakmak
pull the plug v. ket vurmak
pull the plug v. önüne geçmek
pull the plug v. engellemek
pull the plug v. yayın hayatına son vermek
pull the plug v. tedavülden kaldırmak
pull the plug v. üretimi durdurmak
pull the plug v. önlemek
not worth a plug nickel [obsolete] expr. beş para etmez
not worth a plug nickel [obsolete] expr. işe yaramaz
not worth a plug nickel [obsolete] expr. değersiz
Speaking
did you check the plug? expr. fişi kontrol ettin mi?
the spark plug is worn out expr. buji meme yapmış
Advertising
plug a product v. bir ürünün tanıtımını yapmak
plug a product v. bir ürünü tanıtmak
Technical
coaxial plug n. koaksiyal fiş
electric heater plug n. elektrikli ısıtıcı tapa
spark plug bushing n. buji burcu
adjusting plug n. ayar tapası
lock plug n. kilit tapası
breather plug n. nefeslik
glow plug n. ön ısıtma bujisi
expansion plug n. genleşmeli supap
detent plug n. kapama tapası
spark plug wrench n. buji anahtarı
spark plug n. kıvılcımlı buji
banana plug n. tekli fiş
head plug n. ısıtıcı elektrod
air vent plug n. hava boşaltma tapası