Punch - Turco Inglés Diccionario

Punch

Significados de "Punch" en diccionario turco inglés : 46 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
punch n. yumruk
punch n. zımba
punch v. yumruklamak
General
punch n. meyveli kokteyl
punch n. tıknaz tip
punch n. punç
punch n. kart basma makinesi
punch n. güç
punch n. etki
punch n. kuvvet
punch n. şişman ve hantal bir kukla (komedi)
punch n. delgeç
punch n. baskı kalıbı
punch n. ıstampa
punch n. yumruklama
punch n. bodur
punch n. biz
punch n. muşta
punch n. zımbalama
punch n. panç
punch n. delgi
punch n. matkap
punch n. bir soyadı
punch n. punch (dergi)
punch n. london charivari dergisi
punch v. zımbalamak
punch v. yumruk ile vurmak
punch v. muşta ile vurmak
punch v. delgeç ile delmek
punch v. zımba ile delmek
punch v. yumruk atmak
punch v. zımba ile delik açmak
punch v. sertçe basmak
punch v. vurmak
punch v. zımbayla delmek
punch v. basmak
punch v. (hayvanı) dehlemek
Technical
punch n. çivi, cıvata çıkarmak ya da takmak için kullanılan alet
punch n. matkap
punch n. zımba plakası
punch n. zımba
punch v. delmek
punch v. matkap ile delmek
Automotive
punch n. yarış yakıtı
punch n. zımba
Sport
punch n. vuruş

Significados de "Punch" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
punch bowl n. punç kasesi
punch line n. bir anlatının en önemli noktası
punch line n. can alıcı nokta
citrus punch n. meyve kokteyli
citrus punch n. limonlu punç
nail punch n. çivi çakmakta kullanılan bir alet
punch up n. kavga
center punch n. merkezleme zımbası
center punch n. nokta zımbası
prick punch n. işaret zımbası
prick punch n. domuz tırnağı keski
punch-up n. dövüş
rabbit punch n. enseye darbe
rabbit punch n. enseye yumruk
milk punch n. sütlü içki
hole punch n. delgeç
punch knife n. yakın dövüş bıçağı
gut punch n. mideye atılan yumruk
one-two punch n. belirli bir sonuç elde etmek için peş peşe yapılan iki hareket
punch a spoon into the cake v. pastaya kaşığı daldırmak
punch a little child v. küçük bir çocuğa yumruk atmak
punch someone directly in the face v. yüzünün ortasına yumruğu patlatmak
punch (one's) ticket v. (birinin) biletini işaretlemek
punch (one's) ticket v. (birinin) biletini delmek
key punch v. delgi makinesi kullanarak (delikli kart veya kağıt bantlara) delik açmak
punch drunk adj. sarhoş
punch-drunk adj. sersemlemiş
Phrasals
punch in v. birisinin işe giriş saatini kaydetmek
punch out v. birisinin işten çıkış saatini kaydetmek
punch through v. kirişi kırmak
punch something down v. bir şeye bastırmak
punch someone out v. döverek/yumruklayarak dize getirmek
punch someone on something v. birinin bir yerine vurmak
punch someone in something v. birinin bir yerine vurmak
punch someone out v. (birini) yere sermek
punch in v. bilgisayara klavye ile bilgi girişi yapmak
punch down v. şişen hamurun ortasına yumrukla bastırıp hava kabarcıklarını çıkarmak
punch down v. kabloyu monte ederek bir haberleşme aracını bağlamak
punch down v. tüm gücüyle itmek/bastırmak
punch down v. hızlıca itmek/bastırmak
punch down v. fermentasyon sürecinde şarabın yüzeyine çıkan tabakayı şaraba basmak
punch something out v. bir şeyi bastırarak bir şeyin içinden/yerinden çıkarmak
punch out v. yumrukla yere sermek
punch out v. bastırarak çıkarmak
punch out v. yumrukla bayıltmak
punch out of (something) v. yumrukla (bir şeyin) dışına atmak/çıkarmak
punch out of (something) v. bastırarak (bir şeyin) içinden/yerinden çıkarmak
punch out of (something) v. (bir şey) yüzünden yumruklamak
punch something out of something v. bir şeyi bastırarak bir şeyin içinden/yerinden çıkarmak
punch out v. birinin çıkış saatini işaretlemek
punch out v. bastırarak içinden çıkarmak
punch out of (something) v. (bir şey) nedeniyle yumruk atmak
punch out v. birinin kartına mesai çıkış saatini işlemek
punch out of (something) v. yumrukla (bir şeyin) dışına göndermek
punch something up v. bir şeyi kasaya/hesap makinesine girmek
punch into (something) v. (bir şeyde) delik açmak
punch something into something v. bir şeyi bir şeye daldırmak
punch something up v. bir şeyi kasaya/hesap makinesine tuşlamak
punch something into something v. bir şeyi bir şeye saplamak
punch into (something) v. (bir şeyi) delmek
punch something into something v. bir şeyi bir şeye batırmak/sokmak
punch something into something v. bir şeyi bir şeye bastırmak
punch into (something) v. (bir şeyi) bir şeye saplamak
punch something up v. bir şeyi kasaya/hesap makinesine yazmak
punch into (something) v. (bir şeyi) bir şeye batırmak/sokmak
punch into v. -de delik açmak
punch (someone or something) on (something) v. (birinin/bir şeyin bir yerini) yumruklamak
punch out of v. yumrukla (bir şeyin) dışına göndermek
punch out of v. nedeniyle yumruk atmak
punch into v. -i bir şeye saplamak
punch out of v. yumrukla (bir şeyin) dışına atmak/çıkarmak
punch into v. -i bir şeye batırmak/sokmak
punch (someone or something) on (something) v. (birinin/bir şeyin bir yerine) vurmak
punch above (something) v. gücünün/kapasitesinin üzerinde başarı sağlamak
punch (someone or something) on (something) v. (birinin/bir şeyin bir yerine) çakmak
punch out of v. yüzünden yumruklamak
punch on v. bir yerine vurmak
punch (someone or something) on (something) v. (birinin/bir şeyin bir yerine) yumruk atmak
punch above (something) v. kendinden üstün biriyle/bir şeyle aşık atmak
punch above (something) v. kendi sıkletinin üzerindekilerle dövüşebilmek
punch above (something) v. beklenenin üzerinde performans göstermek
punch into v. -i delmek
punch above (something) v. kendisinden beklenenin üstüne çıkmak
punch on v. bir yerine yumruk atmak
Colloquial
roundhouse punch n. döner yumruk
roundhouse punch n. yarı dairesel hareketle atılan yumruk
roundhouse punch n. dönerek kafaya atılan yumruk
punch buggy n. bir volkswagen beetle marka araba görüldüğünde herkesin diğerlerine ilk yumruk vuran kişi olmaya çalışıp "punch buggy" dediği oyun
punch buggy n. volkswagen beetle marka araba sayma oyunu
sucker punch n. beklenmedik yenilgi
sucker punch n. yıkıcı başarısızlık
punch up v. bilgisayarda/daktiloda yazmak
punch up v. bilgisayara geçirmek
punch up v. dinamikleştirmek
punch it v. gazlamak
punch it v. gaza basmak
punch up v. kalburüstü insanlarla ilgili espri yapmak
punch up v. ilginçlik katmak
punch up v. ekonomik durumu iyi kişilerle ilgili espri yapmak
punch up v. heyecan katmak
punch up v. daktilo etmek
punch up v. canlandırmak
punch it v. gazı köklemek
punch up v. toplumda/siyasi açıdan yüksek konumdaki insanlarla ilgili espri yapmak
punch up v. ilginçleştirmek
punch up v. yüksek tabakadan insanlarla ilgili espri yapmak
be punch-drunk v. kafasına yediği sert yumruktan dolayı zihni karışmak
be punch-drunk v. kafasına yediği sert yumruktan dolayı travma yaşamak
be punch-drunk v. kafasına yediği sert yumrukla sersemlemek
sucker-punch v. beklenmedik anda yumruk atmak
punch-drunk adj. yumruk sarhoşu
he/she couldn’t punch his/her way out of a paper bag expr. onun kendine hayrı/faydası yok
(there's) no show without punch expr. en önemli kişi/şey olmadan hiç olur mu
(there's) no show without punch expr. kambersiz düğün olmaz
(there's) no show without punch expr. en önemli kişi/şey olmadan tadı çıkmaz
(there's) no show without punch expr. en önemli kişi/şey olmadan olmaz
Idioms
a one-two punch n. aynı anda veya arka arkaya meydana gelen iki olumsuz durum
the old one-two (punch) n. tokat gibi ikili
the old one-two (punch) n. birbirini tamamlayan ikili
one-two punch n. olumsuz olaylar silsilesi
the old one-two (punch) n. bir elmanın iki yarısı
the old one-two (punch) n. bir sağ bir sol vuruş
the old one-two (punch) n. sağ-sol yumruk
the old one-two (punch) n. yumruk gibi ikili
one-two punch n. art arda gelen aksilikler
the old one-two (punch) n. etkili çift
one-two punch n. birbirini takip eden aksilikler
the old one-two (punch) n. zehir gibi ikili
one-two punch n. üst üste gelen aksilikler
one-two punch n. boksta hızlıca arka arkaya atılan iki yumruk
one-two punch n. arka arkaya iki darbe
the old one-two (punch) n. bir sağ bir sol yumruk
be as pleased as punch v. bayram etmek
beat to the punch v. erken davranmak
beat to the punch v. başkasından önce davranmak
pull one's punch v. birisini eleştirmeyi bırakmak
pull one's punch v. tırnaklarını içeri çekmek
be punch-drunk v. bitkin olmak
be punch-drunk v. bitap düşmek
be punch-drunk v. çok yorgun olmak
roll with the punch v. kabullenmek
roll with the punch v. sineye çekmek
roll with the punch v. itiraz etmemek
pack a punch v. (enerji vermek vb.) uçurmak
beat somebody to the punch v. erken davranmak
beat someone to the punch v. önce davranmak
beat someone to the punch v. erken davranmak
beat somebody to the punch v. önce davranmak
punch a clock v. (işe) varış çizelgesi doldurmak
punch a clock v. her gün işe gitmek