Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
uplift
stochastic process
regoldo
over flow
network administration
padrastro
export financing
selective fading
green stuff
exposure switch
position level
microgram
schottisch
guarded
die-hardism
backward shift
through-bolt
object insured
forwarding agent
synapsis
kaptan
knowledge management
document extract
stop button
diffuse field
Punch
Geçmiş
Cümleler
"Punch"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 46 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
punch
i.
yumruk
2
Yaygın Kullanım
punch
i.
zımba
3
Yaygın Kullanım
punch
f.
yumruklamak
Genel
4
Genel
punch
i.
meyveli kokteyl
5
Genel
punch
i.
tıknaz tip
6
Genel
punch
i.
punç
7
Genel
punch
i.
kart basma makinesi
8
Genel
punch
i.
güç
9
Genel
punch
i.
etki
10
Genel
punch
i.
kuvvet
11
Genel
punch
i.
şişman ve hantal bir kukla (komedi)
12
Genel
punch
i.
delgeç
13
Genel
punch
i.
baskı kalıbı
14
Genel
punch
i.
ıstampa
15
Genel
punch
i.
yumruklama
16
Genel
punch
i.
bodur
17
Genel
punch
i.
biz
18
Genel
punch
i.
muşta
19
Genel
punch
i.
zımbalama
20
Genel
punch
i.
panç
21
Genel
punch
i.
delgi
22
Genel
punch
i.
matkap
23
Genel
punch
i.
bir soyadı
24
Genel
punch
i.
punch (dergi)
25
Genel
punch
i.
london charivari dergisi
26
Genel
punch
f.
zımbalamak
27
Genel
punch
f.
yumruk ile vurmak
28
Genel
punch
f.
muşta ile vurmak
29
Genel
punch
f.
delgeç ile delmek
30
Genel
punch
f.
zımba ile delmek
31
Genel
punch
f.
yumruk atmak
32
Genel
punch
f.
zımba ile delik açmak
33
Genel
punch
f.
sertçe basmak
34
Genel
punch
f.
vurmak
35
Genel
punch
f.
zımbayla delmek
36
Genel
punch
f.
basmak
37
Genel
punch
f.
(hayvanı) dehlemek
Teknik
38
Teknik
punch
i.
çivi, cıvata çıkarmak ya da takmak için kullanılan alet
39
Teknik
punch
i.
matkap
40
Teknik
punch
i.
zımba plakası
41
Teknik
punch
i.
zımba
42
Teknik
punch
f.
delmek
43
Teknik
punch
f.
matkap ile delmek
Otomotiv
44
Otomotiv
punch
i.
yarış yakıtı
45
Otomotiv
punch
i.
zımba
Spor
46
Spor
punch
i.
vuruş
"Punch"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
punch bowl
i.
punç kasesi
2
Genel
punch line
i.
bir anlatının en önemli noktası
3
Genel
punch line
i.
can alıcı nokta
4
Genel
citrus punch
i.
meyve kokteyli
5
Genel
citrus punch
i.
limonlu punç
6
Genel
nail punch
i.
çivi çakmakta kullanılan bir alet
7
Genel
punch up
i.
kavga
8
Genel
center punch
i.
merkezleme zımbası
9
Genel
center punch
i.
nokta zımbası
10
Genel
prick punch
i.
işaret zımbası
11
Genel
prick punch
i.
domuz tırnağı keski
12
Genel
punch-up
i.
dövüş
13
Genel
rabbit punch
i.
enseye darbe
14
Genel
rabbit punch
i.
enseye yumruk
15
Genel
milk punch
i.
sütlü içki
16
Genel
hole punch
i.
delgeç
17
Genel
punch knife
i.
yakın dövüş bıçağı
18
Genel
gut punch
i.
mideye atılan yumruk
19
Genel
one-two punch
i.
belirli bir sonuç elde etmek için peş peşe yapılan iki hareket
20
Genel
punch a spoon into the cake
f.
pastaya kaşığı daldırmak
21
Genel
punch a little child
f.
küçük bir çocuğa yumruk atmak
22
Genel
punch someone directly in the face
f.
yüzünün ortasına yumruğu patlatmak
23
Genel
punch (one's) ticket
f.
(birinin) biletini işaretlemek
24
Genel
punch (one's) ticket
f.
(birinin) biletini delmek
25
Genel
key punch
f.
delgi makinesi kullanarak (delikli kart veya kağıt bantlara) delik açmak
26
Genel
punch drunk
s.
sarhoş
27
Genel
punch-drunk
s.
sersemlemiş
Öbek Fiiller
28
Öbek Fiiller
punch in
f.
birisinin işe giriş saatini kaydetmek
29
Öbek Fiiller
punch out
f.
birisinin işten çıkış saatini kaydetmek
30
Öbek Fiiller
punch through
f.
kirişi kırmak
31
Öbek Fiiller
punch something down
f.
bir şeye bastırmak
32
Öbek Fiiller
punch someone out
f.
döverek/yumruklayarak dize getirmek
33
Öbek Fiiller
punch someone on something
f.
birinin bir yerine vurmak
34
Öbek Fiiller
punch someone in something
f.
birinin bir yerine vurmak
35
Öbek Fiiller
punch someone out
f.
(birini) yere sermek
36
Öbek Fiiller
punch in
f.
bilgisayara klavye ile bilgi girişi yapmak
37
Öbek Fiiller
punch down
f.
şişen hamurun ortasına yumrukla bastırıp hava kabarcıklarını çıkarmak
38
Öbek Fiiller
punch down
f.
kabloyu monte ederek bir haberleşme aracını bağlamak
39
Öbek Fiiller
punch down
f.
tüm gücüyle itmek/bastırmak
40
Öbek Fiiller
punch down
f.
hızlıca itmek/bastırmak
41
Öbek Fiiller
punch down
f.
fermentasyon sürecinde şarabın yüzeyine çıkan tabakayı şaraba basmak
42
Öbek Fiiller
punch something out
f.
bir şeyi bastırarak bir şeyin içinden/yerinden çıkarmak
43
Öbek Fiiller
punch out
f.
yumrukla yere sermek
44
Öbek Fiiller
punch out
f.
bastırarak çıkarmak
45
Öbek Fiiller
punch out
f.
yumrukla bayıltmak
46
Öbek Fiiller
punch out of (something)
f.
yumrukla (bir şeyin) dışına atmak/çıkarmak
47
Öbek Fiiller
punch out of (something)
f.
bastırarak (bir şeyin) içinden/yerinden çıkarmak
48
Öbek Fiiller
punch out of (something)
f.
(bir şey) yüzünden yumruklamak
49
Öbek Fiiller
punch something out of something
f.
bir şeyi bastırarak bir şeyin içinden/yerinden çıkarmak
50
Öbek Fiiller
punch out
f.
birinin çıkış saatini işaretlemek
51
Öbek Fiiller
punch out
f.
bastırarak içinden çıkarmak
52
Öbek Fiiller
punch out of (something)
f.
(bir şey) nedeniyle yumruk atmak
53
Öbek Fiiller
punch out
f.
birinin kartına mesai çıkış saatini işlemek
54
Öbek Fiiller
punch out of (something)
f.
yumrukla (bir şeyin) dışına göndermek
55
Öbek Fiiller
punch something up
f.
bir şeyi kasaya/hesap makinesine girmek
56
Öbek Fiiller
punch into (something)
f.
(bir şeyde) delik açmak
57
Öbek Fiiller
punch something into something
f.
bir şeyi bir şeye daldırmak
58
Öbek Fiiller
punch something up
f.
bir şeyi kasaya/hesap makinesine tuşlamak
59
Öbek Fiiller
punch something into something
f.
bir şeyi bir şeye saplamak
60
Öbek Fiiller
punch into (something)
f.
(bir şeyi) delmek
61
Öbek Fiiller
punch something into something
f.
bir şeyi bir şeye batırmak/sokmak
62
Öbek Fiiller
punch something into something
f.
bir şeyi bir şeye bastırmak
63
Öbek Fiiller
punch into (something)
f.
(bir şeyi) bir şeye saplamak
64
Öbek Fiiller
punch something up
f.
bir şeyi kasaya/hesap makinesine yazmak
65
Öbek Fiiller
punch into (something)
f.
(bir şeyi) bir şeye batırmak/sokmak
66
Öbek Fiiller
punch into
f.
-de delik açmak
67
Öbek Fiiller
punch (someone or something) on (something)
f.
(birinin/bir şeyin bir yerini) yumruklamak
68
Öbek Fiiller
punch out of
f.
yumrukla (bir şeyin) dışına göndermek
69
Öbek Fiiller
punch out of
f.
nedeniyle yumruk atmak
70
Öbek Fiiller
punch into
f.
-i bir şeye saplamak
71
Öbek Fiiller
punch out of
f.
yumrukla (bir şeyin) dışına atmak/çıkarmak
72
Öbek Fiiller
punch into
f.
-i bir şeye batırmak/sokmak
73
Öbek Fiiller
punch (someone or something) on (something)
f.
(birinin/bir şeyin bir yerine) vurmak
74
Öbek Fiiller
punch above (something)
f.
gücünün/kapasitesinin üzerinde başarı sağlamak
75
Öbek Fiiller
punch (someone or something) on (something)
f.
(birinin/bir şeyin bir yerine) çakmak
76
Öbek Fiiller
punch out of
f.
yüzünden yumruklamak
77
Öbek Fiiller
punch on
f.
bir yerine vurmak
78
Öbek Fiiller
punch (someone or something) on (something)
f.
(birinin/bir şeyin bir yerine) yumruk atmak
79
Öbek Fiiller
punch above (something)
f.
kendinden üstün biriyle/bir şeyle aşık atmak
80
Öbek Fiiller
punch above (something)
f.
kendi sıkletinin üzerindekilerle dövüşebilmek
81
Öbek Fiiller
punch above (something)
f.
beklenenin üzerinde performans göstermek
82
Öbek Fiiller
punch into
f.
-i delmek
83
Öbek Fiiller
punch above (something)
f.
kendisinden beklenenin üstüne çıkmak
84
Öbek Fiiller
punch on
f.
bir yerine yumruk atmak
Konuşma Dili
85
Konuşma Dili
roundhouse punch
i.
döner yumruk
86
Konuşma Dili
roundhouse punch
i.
yarı dairesel hareketle atılan yumruk
87
Konuşma Dili
roundhouse punch
i.
dönerek kafaya atılan yumruk
88
Konuşma Dili
punch buggy
i.
bir volkswagen beetle marka araba görüldüğünde herkesin diğerlerine ilk yumruk vuran kişi olmaya çalışıp "punch buggy" dediği oyun
89
Konuşma Dili
punch buggy
i.
volkswagen beetle marka araba sayma oyunu
90
Konuşma Dili
sucker punch
i.
beklenmedik yenilgi
91
Konuşma Dili
sucker punch
i.
yıkıcı başarısızlık
92
Konuşma Dili
punch up
f.
bilgisayarda/daktiloda yazmak
93
Konuşma Dili
punch up
f.
bilgisayara geçirmek
94
Konuşma Dili
punch up
f.
dinamikleştirmek
95
Konuşma Dili
punch it
f.
gazlamak
96
Konuşma Dili
punch it
f.
gaza basmak
97
Konuşma Dili
punch up
f.
kalburüstü insanlarla ilgili espri yapmak
98
Konuşma Dili
punch up
f.
ilginçlik katmak
99
Konuşma Dili
punch up
f.
ekonomik durumu iyi kişilerle ilgili espri yapmak
100
Konuşma Dili
punch up
f.
heyecan katmak
101
Konuşma Dili
punch up
f.
daktilo etmek
102
Konuşma Dili
punch up
f.
canlandırmak
103
Konuşma Dili
punch it
f.
gazı köklemek
104
Konuşma Dili
punch up
f.
toplumda/siyasi açıdan yüksek konumdaki insanlarla ilgili espri yapmak
105
Konuşma Dili
punch up
f.
ilginçleştirmek
106
Konuşma Dili
punch up
f.
yüksek tabakadan insanlarla ilgili espri yapmak
107
Konuşma Dili
be punch-drunk
f.
kafasına yediği sert yumruktan dolayı zihni karışmak
108
Konuşma Dili
be punch-drunk
f.
kafasına yediği sert yumruktan dolayı travma yaşamak
109
Konuşma Dili
be punch-drunk
f.
kafasına yediği sert yumrukla sersemlemek
110
Konuşma Dili
sucker-punch
f.
beklenmedik anda yumruk atmak
111
Konuşma Dili
punch-drunk
s.
yumruk sarhoşu
112
Konuşma Dili
he/she couldn’t punch his/her way out of a paper bag
expr.
onun kendine hayrı/faydası yok
113
Konuşma Dili
(there's) no show without punch
expr.
en önemli kişi/şey olmadan hiç olur mu
114
Konuşma Dili
(there's) no show without punch
expr.
kambersiz düğün olmaz
115
Konuşma Dili
(there's) no show without punch
expr.
en önemli kişi/şey olmadan tadı çıkmaz
116
Konuşma Dili
(there's) no show without punch
expr.
en önemli kişi/şey olmadan olmaz
Deyim
117
Deyim
a one-two punch
i.
aynı anda veya arka arkaya meydana gelen iki olumsuz durum
118
Deyim
the old one-two (punch)
i.
tokat gibi ikili
119
Deyim
the old one-two (punch)
i.
birbirini tamamlayan ikili
120
Deyim
one-two punch
i.
olumsuz olaylar silsilesi
121
Deyim
the old one-two (punch)
i.
bir elmanın iki yarısı
122
Deyim
the old one-two (punch)
i.
bir sağ bir sol vuruş
123
Deyim
the old one-two (punch)
i.
sağ-sol yumruk
124
Deyim
the old one-two (punch)
i.
yumruk gibi ikili
125
Deyim
one-two punch
i.
art arda gelen aksilikler
126
Deyim
the old one-two (punch)
i.
etkili çift
127
Deyim
one-two punch
i.
birbirini takip eden aksilikler
128
Deyim
the old one-two (punch)
i.
zehir gibi ikili
129
Deyim
one-two punch
i.
üst üste gelen aksilikler
130
Deyim
one-two punch
i.
boksta hızlıca arka arkaya atılan iki yumruk
131
Deyim
one-two punch
i.
arka arkaya iki darbe
132
Deyim
the old one-two (punch)
i.
bir sağ bir sol yumruk
133
Deyim
be as pleased as punch
f.
bayram etmek
134
Deyim
beat to the punch
f.
erken davranmak
135
Deyim
beat to the punch
f.
başkasından önce davranmak
136
Deyim
pull one's punch
f.
birisini eleştirmeyi bırakmak
137
Deyim
pull one's punch
f.
tırnaklarını içeri çekmek
138
Deyim
be punch-drunk
f.
bitkin olmak
139
Deyim
be punch-drunk
f.
bitap düşmek
140
Deyim
be punch-drunk
f.
çok yorgun olmak
141
Deyim
roll with the punch
f.
kabullenmek
142
Deyim
roll with the punch
f.
sineye çekmek
143
Deyim
roll with the punch
f.
itiraz etmemek
144
Deyim
pack a punch
f.
(enerji vermek vb.) uçurmak
145
Deyim
beat somebody to the punch
f.
erken davranmak
146
Deyim
beat someone to the punch
f.
önce davranmak
147
Deyim
beat someone to the punch
f.
erken davranmak
148
Deyim
beat somebody to the punch
f.
önce davranmak
149
Deyim
punch a clock
f.
(işe) varış çizelgesi doldurmak
150
Deyim
punch a clock
f.
her gün işe gitmek
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of Punch
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy