Toll! - Turco Inglés Diccionario

Toll!

Significados de "Toll!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
toll road n. paralı yol
toll road n. ücretli yol
General
toll call n. ücrete tabi konuşma
city toll n. ayakbastı parası
toll n. geçmelik
toll n. şehirlerarası telefon ücreti
toll n. pay
toll n. köprü geçiş parası
toll n. geçiş parası
toll booth n. yol ücretlerinin alındığı gişe
toll bridge n. paralı köprü
toll line n. geçiş parası hattı
toll n. resim
toll n. telefon ücreti
toll n. yol ve köprü parası
toll gate n. turnike
toll n. mürüriye
toll n. çan sesi
toll n. milletlerarası telefon ücreti
city toll n. ayakbastı
toll n. yol parası
toll n. şehirler ya da milletler arası telefon konuşmalarından alınan ücret
toll n. ayak bastı bedeli
death toll n. ölü sayısı
toll n. yer parası
toll n. saatin çalması
toll n. işgaliye bedeli
toll n. köprü geçişlerinden alınan ücret
canal toll n. geçmelik
toll booths n. gişeler (karayolu)
toll booth n. gişe (karayolu)
toll road n. yol ücreti
road toll n. yol ücreti
toll fee n. yol ücreti
cash toll n. nakit geçiş
bridge-toll n. köprü parası
toll-gate n. geçiş parası alınan yer
toll n. (yol vb) geçiş ücreti
toll n. çınlama
toll n. köprü parası
call toll n. görüşme ücreti
call toll charge n. görüşme ücreti
call toll n. konuşma ücreti
call toll charge n. konuşma ücreti
toll call n. şehirlerarası telefon görüşmesi
bridge toll n. köprü geçiş ücreti
death toll n. ölenlerin sayısı
toll route n. paralı yol
toll charge n. (otoyol/köprü) geçiş ücreti
toll fee n. (otoyol/köprü) geçiş ücreti
toll n. hasar maliyeti
toll plaza n. geçiş gişelerinin bulunduğu bölge
toll gatherer n. geçiş parası tahsildarı
toll hop n. değirmenciye yaptığı işin karşılığı olarak verilen tahıl miktarını ölçmekte kullanılan tabak
toll [dialect] n. değirmencinin ücret olarak aldığı bir miktar tahıl
toll n. harç
toll n. bilanço
toll collector n. değirmencinin payını otomatik olarak müşterinin tahılından ayıran cihaz
toll n. zarar
take a heavy toll v. bir şeye çok zarar vermek
toll v. çan çalmak
toll v. ağır ağır çalmak (çan)
take a heavy toll v. büyük bir kayba sebep olmak
toll v. çalmak
toll v. ağır ağır çalmak (çanı)
take it's toll on someone v. birine zarar vermek
toll v. (çan) çalmak
toll the statute of limitations v. zamanaşımını kesmek
fear rise in death toll v. ölü sayısının artmasından endişe etmek
dial the toll-free number on the screen v. ekranda görünen ücretsiz telefon hattını aramak
toll for someone v. (çan) birisi için çalmak
toll v. çalarak haber vermek
toll v. ücret olarak vermek
toll v. geçersiz kılmak
toll v. ağına çekmek
toll v. vergi koymak
toll v. alıp götürmek
toll v. tuzağa düşürmek
toll v. ortadan kaldırmak
toll v. harç almak
toll v. yem atmak
toll v. harç vermek
toll v. cezbetmek
toll v. vergi ödemek
toll v. ayak bastı bedeli almak
toll v. sesle belirtmek
toll v. ölümü ilan etmek
toll v. ayak bastı bedeli ödemek
toll v. (birini) çağırmak
toll in v. çan çalarak insanları kiliseye çağırmak
toll-free adj. ücretsiz
in the vicinity of the toll booths adv. gişeler mevkiinde
toll N. bedel
Phrasals
toll for (someone or something) v. çanlar (biri/bir şey) için çalmak
toll for (someone or something) v. çanlar (birinin/bir şeyin) anısına çalmak
toll for v. için çalmak
Colloquial
death toll rise n. ölü sayısının artması
oppress of toll n. bedel ödeme
death toll is on the rise expr. ölü sayısı artıyor
death toll reach to 38 expr. ölü sayısı 38'e ulaştı
death toll reach to 38 expr. ölenlerin sayısı 38'e ulaştı
Idioms
take a heavy toll on v. büyük bir kayba sebep olmak
take a heavy toll on v. bir şeye çok zarar vermek
take its toll v. durumunu vb. kötüleştirmek
take a toll v. durumunu vb. kötüleştirmek
take its toll v. olumsuz anlamda etkilemek
take a toll v. olumsuz anlamda etkilemek
take its toll v. büyük zarar vermek
exact a toll v. bir bedel ödetmek
toll the death knell v. sonunu getirmek
toll the death knell v. başarısızlığa uğratmak
take (quite) a toll (on someone or something) v. durumunu kötüleştirmek
take a toll v. büyük zarar vermek
take (quite) a toll (on someone or something) v. olumsuz anlamda etkilemek
take a toll v. durumunu kötüleştirmek
take (quite) a toll (on someone or something) v. büyük zarar vermek
take a toll (on someone or something) v. (birini/bir şeyi) hasara uğratmak
take a toll (on someone or something) v. (birine/bir şeye) zarar vermek
take a toll (on someone or something) v. (birinin/bir şeyin) durumunu gitgide kötüleştirmek
take a toll (on someone or something) v. (birine/bir şeye) sürekli zarar vermek
take a toll (on someone or something) v. (birini/bir şeyi) olumsuz/kötü etkilemek
Trade/Economic
toll n. köprü gibi geçiş ücreti
toll n. geçiş ücreti
toll road n. paralı geçiş yolu
toll manufacturing n. fason imalat
toll n. vergi
toll n. kanal
toll n. köprü ya da yoldan geçiş parası
toll collector n. vergi tahsildarı
road toll n. yol parası
road toll n. otoyol ücreti
canal toll n. kanal geçiş ücreti
toll n. işgaliye bedeli
canal toll n. müruriye
toll-call n. şehirler arası telefon konuşması
toll n. geçiş vergisi
toll n. müruriye
town toll n. oktruva
town toll n. giriş vergisi
town toll n. ayakbastı parası
toll bridge n. geçiş ücretli köprü
toll road n. geçiş ücretli yol
economic toll n. ekonomik hasar boyutu
toll agent n. vergi tahsildarı
toll agent n. geçiş ücreti toplayan görevli
toll taker n. vergi tahsildarı
toll taker n. geçiş ücreti toplayan görevli
toll v. vergi vermek
toll v. atı satılması için pazara koymak
Law
city toll n. oktruva

Significados de "Toll!" con otros términos en diccionario inglés turco: 2 resultado(s)

Turco Inglés
Medical
toll benzeri reseptör toll-like receptor n.
toll benzeri reseptörler toll-like receptors n.