UK - Turco Inglés Diccionario

UK

Significados de "UK" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
General
uk n. ingiltere
uk n. birleşik krallık
uk n. büyük britanya
uk abrev. Birleşik Krallık (kıs.)

Significados de "UK" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
defence (uk) n. defans
shop window [uk] n. vitrin
caravan (uk) n. karavan
bin bag (uk) n. çöp torbası
bin liner (uk) n. çöp torbası
General
drink driving [uk] n. alkollü araç kullanma
pin [uk] n. raptiye
drink driving [uk] n. içkili araç kullanma
the uk n. birleşik krallık
constable [uk] n. polis memuru
lost property [uk] n. kayıp ve buluntu eşya bürosu
lost property [uk] n. kayıp eşya bürosu
metropolitan police service (uk) n. büyük şehir polis teşkilatı (ingiltere)
retail park [uk] n. (genelde şehir dışında) alışveriş merkezi
commercial driver's licence (uk) n. ticari araç sürücü belgesi
supporting act [uk] n. konser öncesi ana grup öncesi çıkan grup
supporting act [uk] n. ön grup
cotton buds [uk] n. kulak temizleme çubuğu
runner beans (uk) n. taze fasulye
propelling pencil (uk) n. basmalı kalem
washing-up liquid (uk) n. bulaşık sabunu
washing-up liquid (uk) n. bulaşık deterjanı
uk glossary of joint and multinational terms and definitions n. birleşik krallık müşterek ve çok uluslu terimler ve açıklamaları sözlüğü
family counselling (uk) n. aile danışmanlığı
electricity pylon (uk) n. (elektrik) iletim kulesi
hip pack (uk) n. bel çantası
answer phone [uk] n. telesekreter
fruit machine [uk] n. slot makinesi
meat tenderiser (uk) n. et tokmağı
meat tenderiser (uk) n. et döveceği
gritter [uk] n. yol tuzlama aracı
noisy neighbour (uk) n. gürültücü komşu
punched pocket (uk) n. poşet dosya
punched pocket (uk) n. şeffaf dosya
medic [uk] n. tıp öğrencisi ya da doktoru
ducks and drakes [uk] n. taş sektirme
draught horse (uk) n. koşum atı
tipping (uk) n. yasa dışı çöp boşaltma
porta loos (uk) n. portatif tuvaletler
accouterment [uk] n. donanım
accouterment [uk] n. teçhizat
aerofoil [uk] n. kanatçık
aerofoil [uk] n. kanat
scrapyard (uk) n. araba mezarlığı
scrapyard (uk) n. araba hurdalığı
last in the series (uk) n. sezon finali
u-turn (uk) n. tutum/tavır değiştirme
u-turn (uk) n. döneklik
till (uk) n. yazar kasa
newsagent's shop (uk) n. gazete bayisi
newsagent's shop (uk) n. gazete satılan yer
newsagent's shop (uk) n. gazeteci
newsagent's shop (uk) n. gazete bayi
newsagent's shop (uk) n. gazete büfesi
rubbish man (uk) n. çöp toplama işçisi
dustbin man (uk) n. çöp toplama işçisi
dustbin man (uk) n. çöp toplama görevlisi
bin man (uk) n. çöp toplama görevlisi
refuse collector (uk) n. çöp toplama işçisi
refuse collector (uk) n. çöpçü
dustman (uk) n. çöpçü
refuse collector (uk) n. çöp toplama görevlisi
dustbin man (uk) n. çöpçü
rubbish man (uk) n. çöpçü
dustman (uk) n. çöp toplama işçisi
dustman (uk) n. çöp toplama görevlisi
bin man (uk) n. çöp toplama işçisi
rubbish man (uk) n. çöp toplama görevlisi
bin man (uk) n. çöpçü
jogger (uk) n. egzersiz giysisi
jogger [uk] n. eşofman
noughties (uk) n. 200-2009 arası yıllar
the noughties (uk) n. 200-2009 arası yıllar
shop window (uk) n. mağaza vitrini
skipping (uk) n. (işe yarayacak birşeyler bulmak amacıyla yapılan) çöp karıştırma
fairy cake (uk) n. fincan kek
fairy cake (uk) n. fincan şeklinde küçük kek
uk visa n. ingiltere vizesi
hair-slide (uk) n. saç tokası
panda eyes (uk) n. güneş gözlüğü ile güneşlendikten sonra göz çevresinde kalan iz
special constables (uk) n. özel emniyet mensupları
blash [uk] n. hafif yağmur
lost property (uk) n. kayıp ve bulunan eşya ofisi
year of enrolment (uk) n. kayıt yılı
dosshouse [uk] n. düşkünler evi
dosshouse [uk] n. evsizler yuvası
dosshouse [uk] n. evsizler evi
garden centre [uk] n. bahçe merkezi
petrol tanker (uk) n. yakıt tankeri
petrol tanker (uk) n. tanker
allotment garden (uk) n. hobi bahçesi
allotment garden (uk) n. insanların üzerinde sebze/meyve veya küçük bitkiler yetiştirmeleri için kiraladıkları küçük toprak parçası
candyfloss (uk) n. pamuk helva
candy floss (uk) n. pamuk şeker
candyfloss (uk) n. pamuk şeker
candy floss (uk) n. pamuk helva
chinese whispers (uk) n. kulaktan kulağa oyunu
massage parlour [uk] n. masaj salonu
scientific endeavour [uk] n. bilimsel çaba
flat peak [uk] n. Snapback şapka
caregiver (uk) n. bakımveren
caregiver (uk) n. bakıcı
potholing [uk] n. mağara yürüyüşü
potholing [uk] n. mağarada yapılan gezinti
foreignisation [uk] n. yabancılaştırma
q-car [uk] n. sıradan görünüşünün aksine çok yüksek motor gücüne sahip araç
local rag (uk) n. yerel gazete
tube station [uk] n. metro istasyonu
tube station [uk] n. metro durağı
dropped kerb [uk] n. kaldırım rampası
curb ramp [uk] n. kaldırım rampası
magazine news [uk] n. magazin haberleri
fire and rescue service [uk] n. itfaiye
fire and rescue service [uk] n. itfaiye teşkilatı
sofa bed [uk] n. çek yat
blowlamp [uk] n. şalama
veterinary surgeon [uk] n. veteriner hekim
tea [uk] n. çay partisi
tea [uk] n. ikindi çayı
casual [uk] n. serseri
casual [uk] n. ara sıra belediyeden yardım alan kimse
casual [uk] n. berduş
recommend [uk] n. öneri
recommend [uk] n. tavsiye
noble [uk] n. ingiliz soylusu
top sawyer [uk] n. saygın kimse
top sawyer [uk] n. itibarlı kimse
top sawyer [uk] n. seçkin kimse
trotter [uk] n. müstahdem
twig [uk] n. stil
twist [uk] n. kornet
private bag [uk] n. postaların içine konulduğu kilitli çanta
hot–water bag [uk] n. ısıtıcı ped
dorothy bag [uk] n. el çantası
brief bag [uk] n. avukat evrak çantası
bags [uk] n. pantolon
bags [uk] n. büyük bir miktar
bag-snatching [uk] n. kapkaç
childminder [uk] n. çocuk bakıcısı
child minder [uk] n. çocuk bakıcısı
bar [uk] n. (barda) oturma salonu
banker [dialect] [uk] n. hendek
banker [dialect] [uk] n. kanal kazıcı
barnacle [dialect] [uk] n. gözlük
barrow [dialect] [uk] n. alaka
barrow [dialect] [uk] n. münasebet
basket [uk] n. faytonun dış bölümünde birbiriyle karşılıklı duran iki arka koltuk
esquire [uk] n. avukat
esquire [uk] n. dava vekili
upgang [uk] n. bayır